Kareronline.com

Yerelden Evrensele bir bakış…

Archive for the ‘Kareronline’ Category

RIWES (Işkın) : Bu ot yörenin kıt olan otlarındandır. Genellikle yamaçlarda olur, büyük ve geniş yapraklı bir ottur. Yapraklarının arasında neri dediğimiz bir dal çıkar, bu dal soyulup çiğ olarak yenir, tadı güzel ve hafif ekşidir.

TIRŞIK (Ekşimik) : Büyük ve küçük olmak üzere iki çeşidi bulunur. Büyüğüne tırşıka gahan denir, bu tırşıkın yaprakları genellikle sarma olarak kullanılır. Çok tohumlu bir ottur, oldukça uzanır, bazen boyu bir buçuk metreyi geçer. Tohumunun her döküldüğü yerde olduğu için yörede çoktur. Küçüğünün ıspanağa benzeyen yaprakları tazeyken tuzlanıp çiğ olarak yenir. Tadı ekşi olup daha çok çimenlerde olur, ayriyeten kökünü çaya koyup tatlandırıcı olarak ta kullanan vardır.

GÛ LSOSIN (nevroz çiçeği) : Yörenin en güzel çiçeğidir. Vişne çürüğü bir rengi vardır ve nadir bulunur, bu çiçeğin yaprakları ve kökü tazeyken yenir. Yörede güzel olan birisine (Tu wek gûlsosini ) denir.

RI HAN (REYHAN: İnce uzun dallı, küçük yuvarlak yapraklı olan bu ot, çok hoş kokar. Bostanlarda ekilir. Genellikle böreklere konulur. Kurutulup kışın da yemeklerde tatlandırıcı olarak kullanılır. Yörede ince uzun boylu kızlara (Bejna te mina bejne Rahane ye) denir.

GIZERA BOSTANAN (Yer elması) : Sari geniş ve uzun boylu bir ottur. Kökü patatese benzer. Soyulup çiğ olarak yenir. Sonbaharın habercisidir, özel olarak bostanlarda ekilir. Sonbaharın ilk gününde çiçek açar, nerede olursa olsun, Ekim ayının birinde çiçek açar.

SILMASTIK: Bu ot yabani ıspanaktır, yörede çok olur, pancar olarak kullanılan bir ottur.

PUNG (Nane): Genellikle ere kenarlarında olur. Küçük yapraklıdır. Tazeyken yörede ayran çorbasında tatlandırıcı olara kullanılır çok lezzetli bir tat katar.Kurutulup kışın da baharat olarak da kullanılır.

ANIX : Dağlık ve kayalık alanlarda olur. İnce dalları, küçücük ve güzel çiçekleri olur. Çiçeği kurutulup ufaltılır, kışın baharat olarak kullanılır. Yağda kızartılıp bir nevi sos olarak çorbalara katılır.

PILTAN : Çok nadir olarak bulunan otlardadır, ufaltılıp çökeleklere tatlandırıcı olarak kullanılır.

ZENBUR (Kekik ve yarpuz cinsinden bir baharat) .Yere yapışık olarak çıkar, çok kokuludur, uzaklarda kokusu hissedilir. özellikle çay suyunda kullanılınca güzel bir tat verir. İnsanı terleten bir ottur, aynı zamanda nefes açıcı özelliği de vardır.

DEMA ÇOLE (Yaban çayı) : Dağlık alanlarda olan bu cay on-on beş santim boyunda, ufak yapraklı güzel ve küçük çiçekli olur. Haziran_Temmuz aylarında kıvamına gelir. Çay gibi suda kaynatılarak içilir, suya sarı renk verir. Ayrıca kurutulup kışın da çay olarak kullanılır.

QARI (Dana ayağı otu): Bu ot tazeyken yaprakları pancar olarak kullanılır, ayriyeten kurutulup kışın çorbası da yapılır. Yeşil ve geniş yapraklıdır, ortasında bir dal çıkar ve uzanır, bu dal çok güzeldir, bir nevi kılıca benzer.

MENDIK :Mayıs ve haziran aylarında evlerimizde eksik olmayan otlardadır. Pancar olarak kullanıldığı gibi, ortasında çıkan ve tohum veren dal doyularak çiğ olarak da yenilir.

GIYAYE KURMAN (Solucan otu): Çimenlerde olur, küçük yapraklıdır. Sarı ve küçük çiçek açar, çok zehirli bir ottur. Bu otu tazeyken yenen hayvan zehirlenir ve kolay kolay kurtulamaz. Kartlaşıp tohum verdi mi, etkisi geçer.
JAHRI: bu ot da tarlalarda ve sulu yerlerde yetişir. Sarı çiçeklidir. Bazı yörelerde zerîk de denir. Zehirlidir. Onu yiyen hayvan, şişer. Hayvanın şiştiği fark edilirse kulağı kanatılır. Kanın akmasıyla hayvan kendine gelir. Bu ot çok olduğundan, biçilip kışlık yem olarak kullanılır. Zehri çok olan bu ot kışın ıslatılır ve karın içinde bekletilir. Karda kalan bu otun zehri geçer.

ADROK: Çimenlerde olur. Baharda en erken çıkan otlardandır. Sarı çiçekli olup hoş görüntülü bir ottur. Baharın ilk aylarında çimenleri sarıya süsleyen tek çiçektir. Çiçeğin ömrü kısadır. Çiçek yerini tohuma bırakır. Çiçeği zehirlidir ve bu yüzden hayvanları baharın ilk aylarında bu çiçekten uzak tutarlar, tohum verdiğinde zehirsiz olur.

ONCE (YONCA): Dört yaprağıyla tanınır. Pancar olarak kullanılır. Tazeyken zehirlidir, onun için hayvanlara tazeyken pek fazla verilmez. Yonca, davar yemi olarak kullanılır. En büyük özelliği senede iki üç kere biçilmesidir.

KINKOR: Dağlarda ve ormanlarda çok olan bu ot genelde kümeler halinde olur. Tazeyken pancar olur. Büyüdükçe kartlaşır. Çok olduğundan davar yemi olarak kullanılır. Hoş bir kokusu var. Bu otu yiyen hayvanın sütünde de aynı koku vardır. Kökünde çok lezzetli mantar vardır. Mantarları çok sert ve küçüktür. Pişirildikten sonra hem tadı güzel olur hem de yumuşar. Ayrıca bu ottan sabun da yapılır. Önce kazanlarda kaynatılır Eriyip katılaşınca kalıplar halinde kesilip sabun yapılır. Kınkor yörede çok olduğundan hayvan yemciliğinde önemli rol oynar.

GURIZ: Genellikle tarlalarda geniş yapraklı ve ufacık dikenli olur ve daha sonra dallanır. Dalında kırmızı ufak güzel çiçekler açar. Arıların en çok konduğu çiçeklerdendir.

PERÇEK: Her yerde yetiştiği gibi gübre yığınlarının ve evlerin çevrelerinde daha çok yetişir. Bir çeşit yer sarmaşığıdır. Pancar olarak da kullanılır. İç Anadolu’da madımak denilen ottur.

GULING: Otların içinde en uzun boylusudur. Olduğu yerde hemen kendini gösterir. Tek dal ve yapraklı olur. İki üç metreye kadar uzanır. Dallarının tepesinde misket büyüklüğünde ve beyaz bir çiçek olur. Dalının içi boru gibi boştur. Kesildiğinde katı ve beyaz bir sıvı çıkarır, bu sıvı kanı durdurur. Onun için yörede önemi büyüktür. Bu otu kanayan yaraya sürünce çok can yanar ama kanı kesinlikle anında durdurur. Olgunlaştığı dönemlerde üzerinde sert kanatlı böcek türleri birikir ve bu böcekler insan vücuduyla temas ettiği an, güneş yanıklarına benzer bir tahrip meydana getirir.

PEL HEWES: Dere ve ark kenarlarında olan bu ot küçüktür. Sulak yerleri seven bu ot, uzamaz. Yaprakları bir nevi yere yapışık gibidir. Yarayı erken iyileştirdiği gibi, yumuşak, tutma özelliğine de sahiptir.

SIRE DELE (ŞİLAN): İsmi it sütü anlamına gelen bu ot, yörede çoktur. Kesildiğinde süt gibi bir sıvı akar. Bulanık suya bir kaç damla damlatıldığında, bu sıvı suyun yüzeyindeki tüm tozları dışa doğru hızlı bir şekilde iter ve suya berrak bir görünüm verir. Çocuk pipisine sürüldüğünde pipi günlerce şiş kalır ve ağrıtır, bu yüzden yöre insanı bu ottan çocuklarını uzak tutar.

ZIRIK GEZOK (ISIRGAN OTU) : Çok yapraklı ve dal şeklinde olan bu ot, insanı uyuşturur. Onun için bu ot fazla biçilmiyor. Dere ve sulak yerlerde daha çok çıkar. Yöremizde daha evvel önemsenmeyen bu ot, son dönemlerde yaprakları pancar olarak yenilir. Kaynatılıp suyu içildiğinde böbreklere iyi geldiği bilinir. Ayrıca romatizmalı yerlere yaprakları koyulur, romatizmaya da iyi geldiği bilinir.

GIYAYE REŞIK: Koyu yeşil renkli olan bu otun yaprakları çok geniş ve yumuşaktır. Büyümez, yer seviyesinde kalır. Boyacılıkta kullanılır. Bu ot kaynatılır, suyuna yün ve ipler konur ve siyah bir renk verir ve rengi kalıcı bir özelliğe sahiptir. Yörenin kilim-halı ve cacım yünlerini boyamada kullanılır.

GÛLA ÇEQER (SARI ÇİÇEK): Aslında zer olan bu sarı renk bizim yörede çeqer olarak da kullanılır. Bu çiçek yaz kış tazeliğini korur. Devamlı kokar. Kurusu da tazesi gibidir. Kururken de hiç bir özelliğini kaybetmez. Tek dal olarak çıkar. Ucunda yuvarlak, ufak, sarı renkli çiçekler olur. Bu çiçekler sarı olduğundan ismine gûla çeqer denir. Bir bardak suyun içine atılıp günlerce bekletildiğinde, bu su kolonya gibi kokar.

HAWLÊK (SÜPÜRGE): Kırmızı-beyaz çiçek açan bu bitki 30-40 cm. uzunluğunda olur. Olgunlaştığında toplanıp bağlanır ve süpürge olarak kullanılır.

PIVOK (ÇİĞDEM): Pivok, baharın habercisi bir çiçektir. Açık mavi ve beyazla karışık alacalı bir çiçektir.yörede görülmesiyle baharın geldiğini müjdeler.

Serabi Güreş

Bugüne kadar Kürt yörelerinde yetişen bitkilerin çoğu botanik bilimi açısından doğru dürüst incelenemedi. Edip Polat’ın yaptığı araştırmayı (Bilim Dilinde Kürtler ve Kürdistan) bir tarafa bırakırsak, halen Kürdistan’dan keşfedilmeyi bekleyen yüzlerce bitki var. Serabi Güreş, bu konuda herhangi bir öğretim görmüş değil, fakat, yöresinde (Bingöl) yetişen otları, kişisel gözlemlerine dayanarak kaleme almış. Yararlı olacağı ve bu konuda yapılacak bilimsel araştırmalara katkıda bulunacağı kanısıyla yayınlıyoruz.

Suyun ve yeşilliğin olmadığı yerde hayat da olmaz. Bir insan nasıl susuz duramıyorsa öyle otsuzda duramıyor. Ot denilince aklımıza ektiğimiz ve kendiliğinden olan tabiat yeşillikleri gelir. İnsanların devamlı günlük yaşantısında otlar olmuştur. Otlar bazen sofralarımızı süslemiş, karnımızı doyurmuş, bazen de ilaç olup dertlerimize derman olmuş. Otlar yaşantımızda öyle büyük yer almış ki bir çok yöremiz ismini otlardan almış. İlimiz Bingöl’ün ismini aldığı Bingöl dağları bile ismini otlardan almış.

Nuri Dersimi, “Kürdistan Tarihinde Dersim” adlı kitabında Bingöl dağları ismine değinerek şöyle demektedir. Bingöl dağları 3650 m. yükseklikte ve 3000 km. karedir. Bu dağların adı Kürtçe koku anlamına gelen “bin” ve çiçek anlamında olan “gûl” kelimeleri birleştirilmiş. Gül ve çiçek kokulu dağlar demektir. İnsanlarımızın yaşantısında bu denli önemli yeri olan bu otları iyi tanıyıp, bilmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bunu göz önünde bulundurarak yöremizin otlarını bildiğim ve tanıdığım kadarıyla tanıtmaya çalışacağım. Tabiî ki benim iyi tanıyıp da ismini bilmediğim onlarca ot vardır.

Yöre insanların da duyduğu ve kendi araştırmam çerçevesinde bu tanıtmayı yapacağım. Bütün ot isimleri yöremize aittir.aska yörelerde değişik olabilir. Ne yazık ki şimdiye kadar yöremizdeki otlarla ilgili bir araştırma yapılmadı. Yöremiz Munzur’la (Dersim) aynı olduğu için, Nuri Dersimi’nin su yazdıklarını size aktarmamda yarar vardır. Munzur dağlarında renkli ve hoş kokulu bir çok ot vardır. 1913 yılında bazı Amerikalı uzmanlar Sarı Saltık ailesinden Mola Hıdır ile İstanbul’dan Dersim’e gelerek, bu otlar hakkında incelemelerde bulunduktan sonra, bunları istismar maksadıyla bir şirket kurmak istemişlerse de, aşiretlerin karşı çıkmaları başarılı olmamışlardır.

Aynı kitap sayfa 17. Siyamo, Poxik, Gullik, Mendîk, Gurîz, Sîlmastîk, Pecek, Pincaré Bostanan, Kînkor, Qari, Kovkarîk, Nuka bej, Kereng, Gîzér, Sîping, Xilok, Pivok, Gûlsosîn, Nérbend, Ruweş, Silmok, Kerenga Newi, Pivoka bej, Tîrşîk, Pel hewes, Zırık, Gula gılor, Gulfıst, Lale, Pisık, Kululık, Menekşe, Sunbîl, Kavrok, Gula hustixwar, Xiyaré pisikan, Sivîsk, Girnug, Havlék, Dema colé, Reyhan Sirame.

Yöremizin başlıca otları bunardır. Bu otların önemli olanlarını anlatmaya çalışacağım. Aslında bu otları sınıflandırmak gerekir.

1- Yenen otlar: Bu otlar pişirilerek ve salata yapılarak yenen otlar olmak üzere ikiye ayrılır.
2- Yemlik otlar: Bu tür otlar hem yeşil olarak ve hem de kurutulup kışa saklanarak hayvanlara yedirilir.
3- İlaç olarak kullanılan otlar.: Bu otlar yöremizde yıllarca ilaç olarak kullanılmıştır.
4- Süs otları: Bu otlar çiçek olarak bahçe ve evlerimizi süsleyen otlardır.
5- Boyacılıkta kullanılan otlar: Bu otlar yörede yün boyama işinde kullanılır, yıllarca hali ve kilimler bu otların renkleriyle süslenmiştir.
6- Zehirli otlar: Bu otlar zehirli olduğundan yöredeki insanlar çok iyi tanır.
Simdi bu otları tek tek ele alalım.

KERENG (Kenger): Dikenli olan bu ot yörede sebze olarak en çok kullanılanıdır. Kereng yerde yeni çıktığında dikensiz haliyle pişirilip pancar olarak kullanılır. Büyüdükçe dikenleşip ortasında Néri dediğimiz bir dal çıkar, bu dal tohum veren daldır. Ayrıca bu dal soyularak yenir. Çok lezzetlidir. Dikenli olduğundan toplanması zordur ama lezzetli oluğundan o zorluğa katlanılır. Kerengin sakızı da ünlüdür.
Yine N. Dersimi’den aktarayım. Ovacık ilçesinin sakızı ünlüdür. Burada kenger denilen bir ot yetişir ki Temmuz, Ağustos ayında bu otlar kesilerek çıkan sütler taşlar üzerinde toplanır ve kalıplar haline getirilir-ki buna benist denir, Bu sakız ilk toplandığında yıkanıp çiğnenilir. Yeni çiğnenen sakızlar çok sert ve biraz acıdır ama tadı çiğnendikçe zamanla güzelleşir. Kerengin bir çeşidi daha vardır.

KERENGA TALKI(Acı Kenger): Bu türü yenmez Hayvanlara yemlik olarak verilir.

GULIK (Çiriş otu, yabani Prasa) :Soğanı andıran bu ot, karların erimesiyle yerden fışkırır. Yaprakları soğan yaprakları gibidir, bu bitki kısa ömürlüdür. Çıktıktan bir iki hafta sonra kartlaşır, ortasında bir dal uzanır bu dal aynı zamanda tohum verir. Dağlarda çok olur. Yöre sofralarında en çok kullanılan otlardadır. Pancar olarak kullanıldığı gibi corbasi da meşhurdur. Gulik bu otun köküdür, kökü toplanılıp mal karşılığı gezgin çerçilere satılır. Kökü kırmızı, kütük ve çatallıdır. Köküne “sireç” adı verilir. Ne yazik ki çerçilerin götürüp ne işlerde kullandığını bilen yok. Kimisi yiyecek maddesi yapıldığını söyler, kimisi de kumaş boyası yapıldığını söyler.

Nuri Dersimi, Ovacık’tan Sirisk otu da çıkar. Asıl çiriş bu otun kökünden yapılır, yapraklarına Gulik adı verilir-ki buna torak denilen süzme ayranla karıştırarak gıda maddesi olarak kullanılır. Bu madde sonbahar mevsimine kadar ekmeğin yerini tutar. Yani ilkbahardan itibaren bütün yaz başlıca gıda maddesini oluşturur.

SILMOK (Yaban Sarımsağı): Genellikle cimlerde olur, sarımsağa göre yaprakları daha incedir. İlkbaharda çıkan otlardadır. Erken büyür kendisini hemen çimenlerde beli eder. Kökü küçük olduğunda fazla kullanılmaz, daha çok çiğ olarak yenir. Çok yararlı bir ottur. Bazı yörelerde sarımsak ihtiyacı bu otlan giderilir.

GIZER (Yer elmasının bir çeşidi) : Bu ot hemen hemen her yerde olur. Yaprakları küçük ve soğan yapraklarına benzer, ama soğana oranla daha ince ve küçüktür. Kökü soyularak yenir. İlkbahar aylarında olur.
SIPING (Yemlik) :Genellikle cimlerde çıkar yaprakları Gızer yapraklarına benzer, Sıpıng’ın yaprakları daha enli ve uzundur. Yaprakları tuzlanıp çiğ olarak yendiği gibi, pancar olarak da yenilebilir. Ayrıca sütü yarayan kanamalarda kanı durdurmak için ilaç olarak da kullanılır.

XILOK : özellikle tarlalarda olan bu otun yaprakları incedir, Sık olan yapraklarını köküne bağlayan dalı da incedir. Toplanıldığında dalını koparmamaya özen göstermek gerekir, çünkü dalı koptuğu an, kökünü bulmak zorlaşır. Bu bitkinin doyurucu özelliği olduğundan çok yenir.

Serabi Güreş

Av-Kar Gecesi 7.Bölüm

Posted by on Oca-18-2010

Özgür Meydan

Posted by on Oca-18-2010