Archive for the ‘Teknoloji’ Category
Dünya üzerinde ilk yaşam belirtileri görülmesinden bugüne kadar yedi defa ‘kıyamet’ bekleyip sonradan vazgeçtik! Tarih boyunca gündeme gelen en önemli kıyamet senaryoları şöyle:
1666
Hristiyan dünyası 1666 yılına girerken dehşet ve endişe içindeydi. Çünkü İncil’de 666 rakamı şeytanın rakamıydı ve dünyanın sonunun şeytanın ellerinden geleceğine inanılıyordu . Aslında 1665 yıında ‘Büyük Londra Yangını’nı yaşayanlar bir süre için gerçekten kıyametin geldiğini düşündüler. Uzun süren yangın södürüldü ve hayatta kalanlar yaşamına devam etti.
1910
Halley kuyruklu yıldızı 76 yılda bir dünyanın yakınından geçiyor. Kuyruklu yıldız 1910 yılında özellikle Avrupa ve Amerika’da genel bir panik yaşattı. Oksijen ve maske stokları tükendi. Hepsi kıyamet için hazırlık içindi, fakat Halley sadece güzel bir manzara yaşatıp gökyüzünden kayboldu.
1914
1870 yılında Yahova Şahitleri olarak bilinen grup, cemaatlarinden bir kahinin öngörüsüne göre 1914’te kıyametin kopacağına inanıyordu. Belki de kahinin öngördüğü Birinci Dünya Savaşı’ydı.
1997
Takvimler 1995’i gösterdiğinde keşfedilen Hale-Bopp kuyruklu yıldızı başka bir kıyamet senaryosunun ortaya çıkmasına neden oldu. Şeytana taptığı düşünülen 39 kişilik grup kuyruklu yıldızın Dünya’ya en yakın olduğu 1997 yılında topluca intihar etti. Eylemi California’da gerçekleştiren grubun intihar için tek bir nedeni vardı; kıyamet gününün gelmesi…
5 Mayıs 2000
Kıyamet senaryosu yazanların en çok kullandığı malzemelerden biri gezegenlerin aynı hizaya gelmesi. Bunun volkanların patlamasına ve büyük depremlere neden olacağı düşünüluyordu. Tarihler 5 Mayıs 2000’i gösterdiğindeyse olay astronomları ilgilendiren bir gök olayından öteye geçmedi.
1 Ocak 2000
Dünya gündemini en çok meşgul eden mahşer günü senaryosu ise yeni milenyumun ilk günü insanlığı bekleyen kötü sondu. 1984 yılında yayınlanan bir makaleye göre 2000 yılına girdikten hemen sonra dünya çapında yaşanacak bir bilgisayar hatası tüm insanlığı kaosa sürükleyip dünyanın sonunu getirecekti. Şu anda takvimler 2009 yılını göstermesine rağmen ortada bir ‘kaos’ göze çarpmıyor!
2009
En güncel kıyamet senaryosu ise evrenin sırlarını araştıran CERN’deki Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nda oluşacak bir kara deliğin dünyanın sonunu getirmesi. CERN’de deney başladı, arıza verdi, ara verildi, tekrar başladı, Aralık’ta sonuçların alınması bekleniyor.
Bugün vizyona gire 2012 filmi, Hollywood’un kıyamet senaryolarının son örneği. Ancak kıyametle ilgili senaryolar sadece Hollywood’un ilgisini çekmiyor.
Dünyanın ya da insanlığın sonu, binlerce yıldır insanoğlunun aklını karıştırıyor. Bilim de, din de, mitoloji de dünyanın ve insanlığın bir gün son bulacağında hemfikir. Peki ama bu nasıl ve ne zaman olacak ? Bunun cevabını vermek kolay değil.
EVRENİN ÖLÜMÜ
Bilim, şu anki veriler çerçevesinde gerçek anlamda kıyameti, yani tüm evrenin yok olacağını öngörüyor. Peki bu nasıl olacak? En çok kabul gören teoriye göre Evren’in genişlemesi sürecek ancak giderek yavaşlayarak ve giderek soğuyarak… ‘Büyük soğuma’ adı verilen bu teoriye göre soğuma, ısı enerjisinin kalmayacağı ve moleküllerin durduğu mutlak sıfır noktasına (0 Kelvin, – 273.15 C) kadar devam edecek ve her şey bu durumda son bulacak.
‘Büyük Büzüşme’ adı verilen teoriye göre ise çekim gücü her şeyi yavaşlatacak ve evren kendi üstüne çökecek. Benzer bir teori olan ‘Büyük Zıplama’ teorisi, evrenin genişlemesini tamamlayınca daralmaya başlayacağını ve bu daralmanın sonunda yeni bir Big Bang (Büyük patlama) meydana gelerek yepyeni bir evrenin oluşacağını öngörüyor.
Bu iki teorinin tersi olarak adlandırılabilecek ‘Büyük Yırtılma’ teorisine göreyse gizemli ‘kara enerji’ evrenin giderek daha hızlı genişlemesine yol açacak ve evren dağılacak.
Peki everenin sonu ne zaman gelecek. Bu konuda farklı öngörüler var ama kesin olan şu ki bunu hiç birimiz göremeyeceğiz. Çünkü hiç bir teori 13 milyar yaşındaki evrenin ölüm tarihinin şimdiki yaşından daha erken olacağını öngörmüyor.
GÜNEŞ DÜNYA’YI YUTACAK
Eğer kıyameti Evren’in değil de Dünya’nın sonu olarak düşünüyorsak, bilim bu konuda da karamsar. Kesin olan bir şey varsa o da evrenin sonundan çok önce Dünya’nın sonunun Güneş tarafından getirileceği.
Güneş’in merkezindeki çekirdek füzyonu sona erdiğinde, çekirdek büzülürken, yıldızı saran hidrojenin büyük bölümü helyuma dönüşecek. Bu süre içinde Güneş giderek genişleyerek ‘Kırmızı Dev’ adı verilen dev yıldız formunu alacak. Bu genişleme sırasında Güneş’in çapı Mars’ın yörüngesinden bile daha büyük olacak. Dolayısıyla en yakın dört gezegen olan Merkür, Venüs, Dünya ve Mars, Güneş tarafından yutulacak.
Güneş son aşamada kendi içine çökerek yaşamını şimdi olduğundan da küçük bir kütlede beyaz cüce adı verilen ölü bir yıldız olarak sürdürecek. Ancak bu aşamaların hiç birine biz şahit olamayacağız.
Şu anda 4.6 milyar yaşında genç bir yıldız olan Güneş, yaklaşık 7 milyar yıl sonra genişlemeye başlayacak. Güneş’in beyaz cüceye döndüğündeki yaşı ise 12.4 milyar yıl olacak.
Kuyruklu yıldıza inmek üzere 5,5 yıl önce uzaya gönderilen Avrupa’nın uzay çalışmalarının amiral gemisi Rosetta uzay aracı, 2014′te kuyruklu yıldızla randevusunda uzayda daha hızlı ve uzağa gidebilmek için dün gece Dünya’nın yakınından geçerek gezegenin çekim gücünü bir tramplen gibi kullandı.
Avrupa Uzay Ajansı’ndan yapılan açıklamada (ESA), Rosetta’nın bugün TSİ 09.45′te Hint Okyanusu üzerinde Endonezya’nın Java adasının güneyinden yaklaşık 2500 km irtifadan ve saatte 48 bin km hızla Dünya’ya en yakın mesafeden geçtiği belirtildi.
2 Mart 2004′te uzaya gönderilen Rosetta, Güneş çevresindeki seyahatinde şimdiye dek yaklaşık 4,5 milyar km yol katetti ve hızını artırmak, aynı zamanda rotasını değiştirmek için iki kez Dünya’nın (Mart 2005 ve Kasım 2007) ve bir kez de Şubat 2007′de Mars’ın yakınından geçerek gezegenlerin çekim gücünü kullandı.
Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi, Ay’da donmuş halde önemli miktarda su bulunduğunu açıkladı.
NASA’nın Ay Kraterleri Gözlem ve Algılama Uydusu (LCROSS) misyonunun bilimsel sorumlusu Anthony Colaprete, düzenlediği basın toplantısında, ”Su bulduk hem de az değil, önemli miktarda” ifadesini kullandı.
Bir başka NASA yetkilisi de keşfin büyük bir önem taşıdığına işaret etti.NASA, su bulma umuduyla Ay’ın güney kutbunu ‘bombardıman etmişti.’
Ay’da su olduğu daha önceki araştırmalarda belirlenmesine karşın, bu ‘bombardımanla’ suyun keşfinin burada kalıcı bir üs kurma olasılığını artıracağı açıklanmıştı.