Danıştay 10. Dairesi’nin, terörden doğan zararların tanzimi ile ilgili kararını değerlendiren Bingöl Barosu Başkanı Aydemir, karardan sonra zararların karşılanması amacıyla terör mağduru olan yaklaşık 20 bin dosyanın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gidilmesi için hazırlık yapıldığını belirterek, Danıştay kararının hukukun ruhuna aykırı olduğunu ifade etti.
Danıştay 10. Dairesi’nin, 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması kapsamında zarara uğrayan vatandaşların zararlarının tanzimi ile ilgili olarak ‘Köyün tamamen boşaltılması’ şartını getirmesi, Bingöl’de binlerce kişi harekete geçirdi. Terörden dolayı Bingöl genelinde çeşitli tarihlerde köyleri boşaltılan, yakılan ve göçe zorlanan aileler, zararların karşılanması yönünde yaptıkları başvuru, Danıştay 10. dairesinin engeline takıldı.
Terör nedeniyle en çok zararın Bingöl ilinde yaşandığını dile getiren Bingöl Baro Başkanı Avukat Erdal Aydemir, Danıştay kararından sonra yaklaşık Bin 500 dosyanın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) gönderildiğini, 20 bin dosyanın da gönderilmesi için ailelerin beklemede olduğunu kaydetti.
5233 sayılı yasadan doğan zararların tanzim edilmesi konusunda Danıştay 10. Dairesi’nin bir içtihat oluşturduğunu belirten Baro Başkanı Aydemir, “Danıştay, vatandaşların mağdur sayılabilmesi için köyün tamamen boşaltılmış olması şartını getirdi. Bu karar nedeniyle mağduriyet yaşanıyor. Danıştay’ın bu kararı ne yasaya uyuyor, nede hukukun ruhuna. Karar kesinlikle adil değildir” ifadelerini kullandı.
Danıştay 10. Dairesi kararının devlette egemen olan statükonun yargıya yansımasından başka bir şey olmadığını savunan eden Aydemir, “Buradaki amaç, YÖK ve Ankara’nın ulaşım konuları gibi çalışmaları iptal etmektir” dedi.
“DOSYALAR RED EDİLDİ”
Danıştay 10. Dairesinin almış olduğu karardan dolayı, terörden en çok zararı gören Bingöl’de binlerce kişinin mağdur edildiğine değinen Aydemir: “Danıştay’ın içtihat’ına uyan Bingöl’deki köy sayısı 14–15 tanedir. Bu nedenle yapılan başvuruların yüzde 98′i kadar reddediliyor. Dosyaları reddedilen yaklaşık Bin 500 civarında vatandaş, avukatları aracılığıyla dosyalarını AİHM’e göndermiş durumda. Bu sayı her geçen gün artacaktır.”
“BAKAN ÇİÇEK SÖZÜNÜ TUTMAZSA, 20 BİN DOSYA AİHM’E GİDECEK”
Bingöl Barosu olarak konuyu defalarca Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, Bingöl Valisi İrfan Balkanlıoğlu, Bingöl milletvekilleri ve vali yardımcılarına bildirdiklerini belirten Aydemir, “Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek Bingöl’e geldiğinde durumu kendilerine de aktardık. Sayın Bakan konuyu Bakanlar Kurulu’nda gündeme getireceklerini ve çözüm yolu bulacaklarını söyledi. Biz bu sözün takipçisi olacağız. Eğer sayın bakanın verdiği söz gerçekleşmezde Bingöl’den 20 bin dosya AİHM’e gidecek” dedi.
Türkiye’den yılda 9 bine yakın dosyanın AİHM’e gönderildiğini belirten Aydemir, “Bir çözüm bulunmazsa sadece Bingöl’den bir yılda 20 bin dosya gidecek. Buda Türkiye açısından hoş olmaz” ifadelerini kullandı.
Terör nedeniyle Bingöl genelinde zarar gören ve zararların karşılanması amacıyla yaklaşık 35 bin müracaatın olduğu, Danıştay 10. Dairesinin almış olduğu karar öncesi birçok dosyanın da olumlu sonuçlandığı öğrenildi. Geriye kalan yaklaşık 20 bin dosya da Danıştay 10. Dairesinin engeline takıldı.