Kareronline.com

Yerelden Evrensele bir bakış…

Değerli Karerliler, Kigılılar ve Karer dostları,

3. Karer Kültür Festivali çalışmalarına başlamış bulunmaktayız. Festivalimizin tarihi ile ilgili gerek Kiğı Kültürünü Yaşatma ve Dayanışma Derneği ve aynı zamanda Kiğı Seyit Kasım Doğa-Kültür ve Bal Festivali başkanı Şinasi ONUK ve bazı dostlarımızdan aynı tarihte Kiğı Festivali’nin de yapılacak olması konusunda çeşitli eleştiriler ve değerlendirmeler aldık. Şunu kesinlikle belirtmek isteriz ki festivalimizin aynı tarihlere denk gelmesi asla Kiğı Festivali’ni manipüle etmek anlamına gelmemelidir, böyle bir düşüncemiz ve niyetimiz asla olamaz. Festivalimizi bu tarihe almamızın en büyük nedeni mevsimsel koşullardır, aynı zamanda büyük kentlerden fativale katılacak olanların izin durumlarının ve Avrupa’daki AVKAR Dernek Başkanımız sayın Cengiz YURTSEVER’in açıklamasına göre Avrupa da yaşayan dostlarımızın oradaki genel tatil tarihine denk gelmesi etkili olmuştur. Bildiğiniz üzere 1.ve 2. Festivalimiz daha farklı tarihlerde organize edilmişti ve bu tarihlerde Karer’de ekinlerin (otların) toplanamamasının ve bazı köylerimizin yayladan dönemeyişi her iki festivalimizi de olumsuz etkilemişti. 6-7-8 Ağustos tarihleri özelliklede Karer’de oturan hemşehrilerimizin işlerini derleyip toparladığı bir tarihtir, ondan sonraki hafta ise Ramazan Ayı’nın başlayacak olması nedeniyle daha ileriki bir tarihe almamız mümkün değildir. Bizler yine Kiğı Seyit Kasım Doğa-Kültür ve Bal Festivali’nin sayın Başkanı ve yönetimiyle diyalog ve dayanışma içinde olacağımızı belirtir, festival ile ilgili öneri ve değerlendirmelerinizi yaparak festivalimizin daha güzel ve verimli gerçekleşmesini sağlıyabiliriz. Hepinize sevgi ve saygılarımızı sunuyoruz.

3. Karer Kültür Festivali Başkanı

Mehmet ÇALASIN

İHD’den 8 Mart Açıklaması

Posted by on Mar-9-2010

“Dünya Kadınlar Günü” olarak kutlanmasına ise 16 Aralık 1977 tarihinde Birleşmiş Milletler Örgütü’nün aldığı kararla geçildiğini hatırlatan Boklan: “Kadının insan hakkı en temel insan hakkıdır. Şiddetsiz, sömürüsüz, yaşanılır bir dünya dileğiyle”
İnsan Hakları Derneği (İHD) Bingöl Şubesi tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle bir basın açıklaması yapıldı.

İHD’li kadınlar adına açıklama yapan Arife Özlem Boklan: “Her şey 1857 yılında başladı. New York’ta dokuma işçisi olarak çalışan 40 Bin kişinin insanlık dışı çalışma koşullarına, eşitsizliğe ve düşük ücrete karşı başlattığı grev sonrasındaki olaylarda ve akabinde çıkan yangında 129 kadın işçi can verdi. Yüz binler cenaze törenine katılırken, daha sonra 1910 yılında Almanya Sosyal Demokrat Parti lideri Clara Zetkin, bu yangında yaşamını yitiren 129 kadın işçi anısına 8 Mart gününün Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak kutlanmasını önerdi ve önerisi kabul gördü. “Dünya Kadınlar Günü” olarak kutlanmasına ise 16 Aralık 1977 tarihinde Birleşmiş Milletler Örgütü’nün aldığı kararla geçildi. Günümüzde yer alan şekliyle 8 Mart, dünyada kadınların devam eden özgürleşme mücadelesinin kutlandığı ve kadınların güncel taleplerinin ifade edildiği bir gün haline gelmiş oldu” dedi.

‘Bizim yıllardır tekrarlamaktan bıkmadığımız ancak manasına bir türlü varamadığımız 8 Mart açıklamaları hep böyle başlar’ diyen Boklan: “Hâlbuki kanayan yaralardan biri olan; kadim, kadın sorununu bu açıklamalar asla çözemedi. Yine de vicdan rahatlatmanın mecbur bir yolu olarak yapıldı bu açıklamalar ve daha yıllarca da yapılacak. Dünyanın en eski belki de en derin sorunu olan kadın sorunu; ad değiştirerek, yön değiştirerek hep devam etti. Buna karşı alınan önlemler ya kadını ötekinin de ötekisi yaptı ya da güncel deyimle metalaştırdı. Ancak bu yaraya gereken neşter bir türlü atılamadı. Kadının kadın olmaktan kaynaklı uğradığı ayrımcılık ya da yaşadığı ihlaller temel insan hakları içine alınarak boğulması bir yana, çoğu zaman gelenek ve tarihin de yardımıyla doğallaştırıldı. Kadın, içine düştüğü ortamın hem mağduru hem faili olarak değerlendirilirken kadının bu soruna yaklaşımı da hep sorunlu oldu. Aslında birbirinden türeyen, birbirinin içine geçen helezonik bir yapılanmanın da açık bir tezahürüydü”

Afganistan’ı, İran’ı ve birçok ülkeyi düşündüğümüzde evrensel boyuttaki bu sorunun içteki yansımalarını anlamadan, algılamadan büyük laflar etmenin gereği olmadığını düşündüklerini vurgulayan Boklan açıklamasını şu sözlerle sürdürdü: Ülkemizde; Hala namus cinayetleri işleniyor haberiniz var mı? Aile içi şiddet hız kesmeden devam ediyor duyuyor musunuz?

Tekel işçisi kadınlar üç aydır Ankara sokaklarında farkında mısınız? Ya yoksulluk, yoksulluktan en çok etkilenenin kadın olduğunun farkında mısınız? Çifte ayrımcılığa uğrayan engelli kadınlar var biliyor musunuz? CEYLANLAR! Ya Ceylanlar dağ başlarında kayan yıldızlar. Berivanlar cezaevleri duvarları arasında sek sek düşü kuran, üşüyen ve korkan Berivanlar. Ve cezaevlerindeki hasta kadınlar, Gulazerler, Hazneler, Sibeller. Ölümün kollarına atılmış biliyor musunuz? Ve biz İHD olarak 2010 8 Mart’ını işte bu kadınlara adıyoruz. Yaşamı dört duvar arasında büyüttükleri için. Düşündükleri ve dünyayı değiştirmeye çalıştıkları için. Onlara dayatılanla yaşamayı seçmedikleri için. Bütün otoritelerin üzerine basarak kendileri olabildikleri için. Ve her şeyden önemlisi koşullar bu kadar acımazsızken hala sımsıcak gülümseyebildikleri için. Sorumlusu olmadıkları bir yanlışlar manzumesinin sonucunu çocuk yürekleriyle taşıyabildikleri için. Hala insanım çünkü kadınım diyebildikleri için. Evet, bu gün yeni bir 8 Mart, şiddete, sömürüye, eşitsizliğe karşı mücadelemizi daha görünür kılmak için yine meydanlardayız ve mücadelemizin bize öğrettiği umutla, belki bir gün asıl mağdur olan, mağduriyeti üzerinde konuşma ve sorunu çözme gücüne sahip olur ve yaşanan tüm trajediler sona erer diyoruz. Kadının insan hakkı en temel insan hakkıdır. Şiddetsiz, sömürüsüz, yaşanılır bir dünya dileğiyle” şeklinde konuştu.

Kayıp Kuzenler Nerede?

Posted by on Oca-25-2010

Bingöl’de kitap almak için dışarı çıkan 3. ve 8. sınıf öğrencileri olan iki kuzenden haber alınamaması aile ve polis ekiplerini harekete geçirdi.

Edinilen bilgiye göre, Kurtuluş Şişmantürk İlköğretim Okulu 3. sınıf öğrencisi Asliye Ayaz ve kuzeni 8. sınıf öğrencisi Zeynep Varış dün saat 12.00 sıralarında kitap almak üzere evden çıktı. Akşam geç saatlere kadar eve gelmeyen kız öğrencilerin durumlarından endişe eden aile bütün akrabalarını arayarak çocuklarını sordu. Aile fertleri tarafından yapılan tüm aramalara rağmen bulunamayan öğrencilerin durumu İl Emniyet Müdürlüğü’ne bildirildi. Kız öğrencilerin eşkallerini alan İl Emniyet Müdürlüğü Haber Merkezi görevlileri durumu bütün istasyonlara bildirerek çalışma başlattı.

Polis ekipleri tarafından yapılan çalışmalarda Saray Mahallesi Temel Yapı Konutları’nda ikamet eden Asliye Ayaz ve Zeynep Varış’ın izine rastlanılamazken, öğrencilerin bulunması için geniş çaplı aramaların devam ettiği belirtildi.
Çocuklarından dünden itibaren haber alamayan aile fertleri ise kaybolan kızlarının bir an evvel bulunmasını istediklerini söyledi. Zeynep Varış’ın babası Ramazan Varış, “Kızım dün karnesini aldıktan sonra eve geldi. Karnesi iyi olduğu için çok sevinçliydi. Çünkü taktir almıştı. Kardeşine tatil kitabı almak için çarşıya gideceğini söyledi. İkisi birlikte dün saat 12.00 sıralarından evden ayrılmışlar. Akşam eve gelmeyince şüphelenip aramaya başladık” dedi.

Asliye Ayaz’ın babası Hakkı Ayaz ise kızının bulunması için tüm akrabalarının seferber olduğunu belirtti. Hakkı Ayaz, “Aklıma kötü şeyler getirmek istemiyorum ama çocuklar ortada yok. Akşamdan beri aramadığımız yer kalmadı. Sayın valimizden, emniyet müdürümüzden, jandarmamızdan ve bütün vatandaşlarımızdan yardım bekliyoruz” ifadelerini kullandı.