Kareronline.com

Yerelden Evrensele bir bakış…

Adaklı’ya 25 Yataklı Hastane

Posted by on Şub-24-2010

Adaklı’da yapılması planlanan ve çıkan bazı haberlerde yalanlanan proje hakkında açıklama yapan Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, 25 yatak kapasiteli hastanenin, 2011 yılında bitirilip teslim edileceğini bildirdi.

Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz’ın basın danışmanlığından Adaklı Devlet Hastanesi ile ilgili yazılı bir basın açıklaması yapıldı. Yapılan yazılı basın açıklamasında, “Adaklı ilçesinde 25 yatak kapasiteli ilçe hastanesi yapılacağı yönündeki bilgi ve açıklamaların yalanlandığı haberlerine ilişkin olarak, Devlet Bakanımız Sayın Dr. Cevdet Yılmaz, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi açısından bir açıklama yapma gereği duymuşlardır. Sağlık Bakanlığı İnşaat Onarım Daire Başkanlığından alınan bilgiye göre; 2009 yılı itibariyle proje aşaması bitmek üzere olan, 2010 yılında ihalesi yapılıp yapımına başlanacak ve 2011 yılı içerisinde bitirilmesi öngörülen hastanenin 25 yatak kapasitede bir hastane olacağı kamuoyunun bilgisine sunulur” denildi.
Mehmet Ali YILDIRIM Bingöl Online Haber Servisi

İHD Diyarbakır Şubesi’nin düzenlediği ödül töreninde konuşan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, “Bingöl Solhan’da Yeşil’den kılpayı kurtulduk” dedi.

İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şubesi tarafından düzenlenen “İnsan Hakları Ödülü” törenine Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, kapatılan DTP’nin siyasi yasaklı milletvekili Aysel Tuğluk, İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, DTK Eşbaşkanı Yüksel Genç’in de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi katıldı.

“YEŞİL AZ DAHA BİZİDE GÖTÜRÜYORDU”
Törende daha önce şube başkanlığı da yapmış olan Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, ilginç açıklamalarda bulundu. Ödülü alan Rıdvan Kızgın’ın, birçok insan hakkı ihlalini cesurca ortaya çıkardığını belirten Baydemir: “1993′lerde Şırnak’ta İHD Şubesi açmak ne anlama geliyorsa, 2000′li yıllarda Bingöl’de İHD Şubesi açmak da o anlama geliyordu. Rıdvan ağabey ile birlikte Solhan’da birkaç kere kıl payı kurtardık kendimizi. Yeşil denen adamdan bir kaç kez kılpayı kurtulduk. Az daha bizi de götürüyorlardı. Bir kaç kez de karakola çektiler. Bunun canlı tanıkları da şu an aramızdalar” dedi.
İnsan hakları mücadelesinde verilen çaba ve uğraşın asla boşa gitmediğini söyleyen Baydemir: “Miskali zerre kadar boşa gitmiş değildir. Bütün bu bedeller bir hafıza oluşturdu, bir bellek oluşturdu. Ve inancım odur ki bu bellek, bu çaba mutlaka insan hakları kültürünü bu ülkede de yaşamsal kılacaktır” şeklinde konuştu.

“KEFENİ SİZ YIRTACAKSINIZ”
Baydemir, Türkiye tarihinin en büyük legal sivil siyaset darbesinin yapıldığını, 12 Eylül darbesinde bile bu kadar sivil, üst düzey Kürt siyasetçisinin gözaltına alınıp cezaevine konulmadığını ileri sürerek, “Bir yılda 4 bin 500 gözaltı, 2 binlere varan tutuklu. Bildiğim kadarıyla Türkiye Cumhuriyeti tarihinde hiçbir zaman çocuk yaşta bu kadar insan tutuklanıp gözaltına konmamıştır. Yargı hiç bu kadar politize olmamıştı. Ve dünya bu kadar sessiz olmamıştı. Türkiye’nin Batı yakası bu kadar sessiz olmamıştı. Dolayısıyla bu sessizliği, bu kefeni yırtacak olan yine sizlersiniz. Yine insan hakları savunucularıdır. Yine bizleriz” ifadelerini kullandı.

Baydemir konuşmasının ardından Kızgın’a İnsan Hakları Ödülü’nü verdi. Baydemir’in eşi Reyhan Yalçındağ da, Kızgın’ın ve Baydemir’in yıllar önce birlikte çalıştıkları bir dönemde çekilmiş ve çerçevelenmiş büyük bir fotoğrafını hediye etti.

BAYDEMİR’DEN ÇOK ŞEY ÖGRENDİM
İnsan Hakları Ödülü’nü Büyükşehir Belediye Başkanı’nın ellerinden alan Rıdvan Kızgın, ödülü almaktan büyük bir mutluluk duyduğunu, ancak Diyarbakır Şube Başkanı Muharrem Erbey’in ve çocukların tutuklu bulunmasından dolayı buruk bir mutluluk yaşadığını söyledi. Kızgın, uzun yıllar beraber çalıştığı Baydemir’den kendisinden 20 yaş küçük olmasına rağmen çok şey öğrendiğini ifade ederek, “Şartlar ne olursa olsun insan hakları mücadelesi içindeki mücadelem sürecek. Çünkü bu mücadele onurlu olma, insan olma mücadelesidir. Umarım tüm arkadaşlarımız özgürlüklerine kavuşur, ülkemize, bölgemize tüm renklerimizle yaşayacağımız günlerde bir arda oluruz” diye konuştu.

Hükümet tarafından Doğu ve Güney Doğu’ya özel olarak çıkarılan teşvik yasasına rağmen işadamlarının Bingöl’e yatırım için gelmediğini söyleyen Vali Balkanlıoğlu, “İşadamları güvenliği ve terörü bahane edip gelmiyor” dedi.

Hükümet tarafından işadamlarının Doğu ve Güney Doğu’ya yatırım yapmasını sağlamak amacıyla özel olarak çıkarılan teşvik yasası bölgeye işadamlarını yönlendiremedi. Hükümet tarafından sigorta primleri dahil, vergisi, arsa tahsisi, nakil masrafları da dahil hepsinin devlet kanalıyla karşılanmasını kapsayan bu teşvik yasasına rağmen bölgeye gelmeyen iş adamlarının terörü bahane ettiği için gelmediğini söyleyen Vali İrfan Balkanlıoğlu, “Bingöl’ün terör dışında bölgede anılmaması yatırımın önündeki en büyük engeldir” diye konuştu.

İlimize bu kapsamda batıda hiçbir işadamının yatırım yapmadığını belirten Vali Balkanlıoğlu, “Son teşvik uygulaması çerçevesinde ilimize batıdan gelen hiçbir işadamı olmadı. Devlet tarafından gelecek olan yatırım yapacak olan işadamlarının sigorta primleri, vergisi, arsa tahsisi, nakil masrafları bile karşılanıyordu ama güvenlik ve terör bahanesi yüzünden ilimize yatırım olmadı. Hala dışarıda kötü bir imajımız var. Kötü tanınıyoruz. Şehir merkezinde bile terörün olduğunu düşünüyorlar. Oysa Bingöl Türkiye’nin en huzurlu şehri” diye ifade etti.

Türkiye’deki işadamlarının doğuya yatırım yapmamak için huzur ve güvenliği bahane ettiklerine dikkat çeken Balkanlıoğlu, “Güvenliği bahane edip, terör var diye Bingöl’e gelmiyorlar. Bugün dünyanın en güvensiz ve terörün fırtınalar estirdiği yeri Irak. Ancak bizim işadamlarımız orada ihale kapabilmek için birbiriyle yarışıyor. Orada yatırım yapılabiliyorsa en az İstanbul kadar güvenli olan Bingöl’e neden gelmiyorlar? Hayvancılık yapabilmek için mevsim şartları ve ekolojik yapısı mükemmel. Bunları artık başarmalıyız” şeklinde konuştu.Bingöl Olay

CHP İl Başkanı Kayaoğlu, Yayladere-Kığı yoluyla ilgili spekülasyonların aydınlatılmasını istedi ve Vali Balkanlıoğlu’na ‘kamuoyunu aydınlatın’ çağrısında bulundu.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bingöl İl Başkanı Mesut Kayaoğlu, Yayladere-Kiğı ilçeleri arasındaki karayolu hakkındaki spekülasyonlarla ilgili konuştu.

Yayladere-Kiğı karayolunun on yıl önce emsal değerlerinin üzerinde bir bedelle yaptırıldığını belirten Kayaoğlu: “Özlüce Barajı Müteahhidi tarafından yapılmış olan bu yolu Karayolları teslim almamıştır. Bu doğrumudur? Eğer doğru ise sebebi nedir? Yine bu yolun teslimi Kiğı ve Yayladere Kaymakamlarına yapılıp müteahhidin teminatının iade edildiği söylentisi doğrumudur? Eğer doğru ise Karayollarının iki ilçe arasındaki yol bağlantısını kendi ağına almamışsa Kaymakamlıklar hangi yetki ile bu yolu teslim almışlardır? Bu firma kanunların ve yönetmeliklerin üstünde midir? Arkasında kim var, destekçileri kimlerdir? Sayın Valimizin bu konuda Bingöl Kamuoyunu aydınlatmasını bekliyoruz” dedi.

Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz Ak Parti’nin başarısızlığını ortaya koydu..”Türkiye’de küçülme yaşanacak ama bir yapısal tahribata neden olmayacak” dedi

Yılmaz, TBMM Genel Kurulunda, bakanlığına bağlı kurumların 2010 yılı bütçesi üzerinde yaptığı konuşmada, 2002 sonrası dönemde, nereden bakılırsa bakılsın, Türkiye’nin ölçek değiştirdiğini belirtti. Yılmaz, Türkiye’nin, yalnızca sayısal anlamda değil, nitelik anlamında da farklı bir kategoriye geçtiğini ifade ederek, ‘Artık Türkiye, eski Türkiye değil, yepyeni bir Türkiye’ dedi.
Bu başarıdaki en önemli unsurlardan birinin, çok hızlı karar alabilen ve uygulayabilen tek başına bir hükümetin ülkeyi yönetmesi olduğunu belirten Yılmaz, AK Parti’nin çatışmacı değil, uzlaşmacı yaklaşım izlediğini, popülizmi değil orta ve uzun vadeli politikaları esas aldığını ifade etti.
Ekonomi politikalarını, demokrasi, hukuk, sosyal politika ve dış politikadan bağımsız düşünmediklerini belirten Yılmaz, başarılarının en önemli sırlarından birinin de bu olduğunu kaydetti.
Özellikle büyümede güçlü bir performans gösterdiklerini anlatan Yılmaz, DPT’nin de kurum olarak bunda önemli katkıları bulunduğunu dile getirdi. Acil Eylem Planında güçlü bir planlama yapıldığını ifade eden Yılmaz, ‘Kağıt üzerinde planlama yapmak önemli değil. Bunu herkes yapabilir. Önemli olan bu planları uygulama iradesini gösterebilmektir. Biz Acil Eylem Planını hayata geçirdik ve onun sonuçlarını da vatandaşımız yaşıyor. Alınan buzdolaplarının, otomobillerin sayısı, üniversite, konut sayısı ile vatandaşımız bunu yaşıyor. Yaşamasa biz burada iktidara devam ediyor olmazdık’ diye konuştu.

‘YAPISAL TAHRİBAT OLMAYACAK’

Ekonomik krizin etkisiyle Türkiye’de bir küçülme olacağını, bunun Orta Vadeli Programda da ilan edildiğini kaydeden Yılmaz, ancak bunun yapısal bir tahribata yol açmayacağına dikkati çekti.
Bankacılık sistemi batan ülkelerde, bankalara kamu bütçesinden destek verildiğini belirten Yılmaz, ancak bu desteğin bedelini, bu ülkelerin vatandaşlarının ödeyeceğini kaydetti.
Kriz sonrası dünyanın çok iyi algılaması ve Türkiye’nin buna göre konumlandırılması gerektiğini belirten Yılmaz, ‘Yeni bir dünya oluşuyor. Artık dünyanın iyi yönetilmediğini herkes görüyor. Dengesizliği görüyor. Dünya iyi idare edilmedi ve bugünkü noktaya geldi. Bundan sonraki süreçte, dünyanın yeniden şekillenmesinde biz de katkımızı sunmak durumundayız’ diye konuştu.
Yılmaz, küresel ısınma konusunun, geleceğe yönelik büyüme politikalarında çok dikkatli şekilde değerlendirilmesi gerektiğini, çevre, enerji ve sanayi politikalarının küresel ısınma sürecinde nasıl yeniden ayarlanabileceğinin düşünülmesi gerektiğini ifade etti.
AB’nin Lizbon Stratejisinin 2010 yılında sone ereceğini belirten Yılmaz, 2020 yılı ile ilgili tartışmaların yapıldığını söyledi. Türkiye’nin bu tartışmaları dikkatli bir şekilde izlemesi gerektiğini belirten Yılmaz, şöyle devam etti:
‘Bu tartışmalarda yenilik stratejileri ön plana çıktı. Yerel düzey çok fazla vurgulanıyor. Artık makro politika yeterli değil. Rekabetçi dünyada yenilik yapmak istiyorsanız yerel düzeye inmek durumundasınız. Bütün ülkedeki potansiyeli harekete geçirmek gerekiyor. AB bölgesel politikaların bu anlamdaki önemini ön plana çıkarıyor. Biz bu konuda aslında son yıllarda GAP ve Kalkınma Ajansı ile önemli atılımlar yaptık. Üniversitesi olmayan ilimiz kalmadı. Önümüzdeki dönemlerde Anadolu’nun potansiyelini hayata geçirebiliriz. Bunun gayreti içindeyiz.’
Kalkınma ajanslarından çok şey beklediklerini belirten Yılmaz, bunların, bölgelerin potansiyelini ortaya çıkaracağını söyledi.

GAP EYLEM PLANI

GAP Eylem Planı’na da değinen Yılmaz, projenin önemli ivme kazandığını anlattı. Yılmaz, 400 kilometre uzunluğunda ana kanallar inşa edildiğini belirten Yılmaz, bunun, GAP’ın sulama sisteminin omurgasını oluşturduğunu kaydetti.
Yılmaz, ayrıca, bunun yanında 16 sulama şebekesinin yapımının ihale edildiğini, 1 milyon 178 bin hektar alanda toplulaştırma ihalesi yapıldığını söyledi. Bakan Yılmaz, bölgede eski eserlerin onarıldığını, 4 ilin cazibe merkezi ilan edildiğini, Sosyal Destek Programının uygulandığını anlatan Yılmaz, ‘Biz, GAP’ı sadece fiziki altyapı olarak görmüyoruz. Sosyal boyutunu, ekonomik boyutunu çok önemsiyoruz. Bölgede, ülkemizde huzur ve güven ortamının da pekişmesiyle bu kamu yatırımlarını özel sektör yatırımlarıyla, kalkınma ajanslarıyla destekleyeceğiz. Bölgeyi çok farklı bir noktaya taşıyacağız’ diye konuşt