Kareronline.com

Yerelden Evrensele bir bakış…

Resmiyet döküldü..!

Posted by on May-11-2010

Bingöl’de dün akşam saatlerinde etkili olan fırtına, kentte hayatı felç etti. Bir caminin minaresi devrildi, çatılar uçtu, güneş enerji sistemleri düştü, araç ve yaya trafiği durma noktasına geldi. Hasarın önemli boyutunun kamu binalarında yaşanması ise dikkatlerden kaçmadı!
Bingöl’de akşam saatlerinde aniden başlayan ve yaklaşık yarım saat süren şiddetli fırtına ve yağmur, günlük yaşamı olumsuz etkiledi. Şiddetli rüzgâr nedeniyle en büyük hasar okullarda oluştu. Bingöl Üniversitesi ile dört ilköğretim okulu, bir pansiyon, TOKİ konutları, tek katlı deprem konutlarına ait çok sayıda binanın çatıları hasar görürken, Saray Mahallesi’ndeki Saray Camii’nin depreme dayanıklılık için demir aksamdan yapılan minaresi de devrildi. Can kaybının yaşanmadığı kentte önemli ölçüde maddi hasar meydana geldi. Hasarın en büyük kısmı ise depremde olduğu gibi yine kamu kurumlarında yaşandı. Bingöl Üniversitesi’nde uçan çatılar bina önünde park halindeki araçların üzerine düştü, araçlarda maddi hasara neden oldu. Yeni yapılan okullar ile Valilik Kız Yurdu’nun da çatıları da uçtu. Belediye ekipleri, kopan çatı parçalarını toplamak ve olası kazaları önlemek için hasar gören bölgelerde müdahalelerde bulundu. Ayrıca şiddetli yağmur nedeniyle araç trafiğinde önemli aksaklıklar yaşanırken, fırtına ve yağışın okul çıkış saatine denk gelmesi nedeniyle okulda kalan öğrenciler, aileleri tarafından alındı.

ELEKTRİK KESİNTİSİ TEPKİLERE NEDEN OLDU!

Fırtına ve yağışlar sadece çatıları uçurmakla kalmadı, enerji nakil hatlarına da zarar verdi. Düzağaç’taki TEİAŞ Trafo merkezinden kente yayılan enerji, 4–5 ayrı noktada meydana gelen iletken kopması nedeniyle yaklaşık 3 saat boyunca abonelere verilemedi. Arızanın giderilmesi için harekete geçen ekipler sorunu çözmek için yoğu çaba sarf etti ancak elektrik arıza telefon hatlarının sürekli meşgul çalması vatandaşların tepkisine neden oldu. Enerjinin hangi saatte verileceği konusunda bilgi edinmek isteyen ancak ilgili birimle irtibata geçemeyen vatandaşlar: “Rüzgâr, yağmurda, karda her zaman aynı sorun yaşanıyor. En ufak bir hareketlilikte ‘iletkenler koptu’ denilip kenara çekiliyorlar. Her defasında iletkenlerin yeraltına alındığını söylüyorlar ama her defasında da aynı mazeretin arkasına sığınıyorlar. Elektriklerimiz kesiliyor ama ne zaman enerji verileceği bilinmiyor. İlgili kurumu aradığımızda da sürekli meşgul. Haliyle aklımıza, ‘telefonlara cevap vermemek için açık bırakıyorlar’ düşüncesi geliyor. Mağdur oluyor, bari bu hizmeti vermekten kaçınmasınlar” sözleriyle tepkilerini dile getirdiler.

Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK), kuruluşunun 10. yıldönümünde deprem ve zorunlu deprem sigortası bilincini artırmaya yönelik yeni projesi Kuzey Anadolu Fay Hattı TIR’ını başlattı.

Edİnİlen bilgiye göre Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü işbirliğiyle hayata geçirilen proje kapsamında 50 gün boyunca Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerindeki 20 il ziyaret edilecek. İllerde düzenlenecek toplam 115 eğitim semineri ve TIR etkinlikleriyle yaklaşık 40 bin kişiye doğrudan ulaşılması hedefleniyor.
Konuyla ilgili açıklamada bulunan DASK Yönetim Kurulu Başkanı İdris Serdar, Türkiye’de deprem bilincinin gelişmesi için kat edilmesi gereken uzun bir yol olduğunu belirterek, “Biz tüm cesaretimizle bu yola çıktık. Elazığ’dan Çanakkale’ye Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerindeki her durağa uğrayacağız. Proje kapsamında 4 bin kilometreden fazla yol yapacağız. Amacımız genelde depremi, özelde zorunlu deprem sigortasını anlatarak halkımızı bilinçlendirmek. Yakın zamanda deprem acısını yaşayan Elazığ’ın bizim için sembolik bir anlamı var. O yüzden ilk etkinliklerimizi burada gerçekleştireceğiz” dedi.
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü öğretim üyelerinden oluşan 10 kişilik ekip ziyaret edilen illerde kamu görevlileri, öğrenciler ve halka depremi, depremden korunma yollarını ve zorunlu deprem sigortasını anlatacak. Kuzey Anadolu Fay Hattı TIR’ındaki simülasyon sistemi sayesinde katılımcılar, deprem anını yaşayarak doğru davranış biçimlerini öğrenme fırsatı yakalayacak. Eğitim içeriklerini kalıcı bir bilgi materyaline dönüştürmeye önem verdiklerini vurgulayan Serdar, illerde TIR’ı ziyaret eden herkese “Deprem Geçecek, Hayat Devam Edecek” temalı Depreme Hazırlık Eğitim Seti’nin dağıtılacağını bildirdi. Eğitim setinde ünlü karikatürist Musa Kart da zorunlu deprem sigortasını çizgileriyle anlatıyor. Konuşmasında proje ortağı Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’ne katkılarından dolayı teşekkür eden İdris Serdar, “Depremler her zaman siyah beyaz sonuçlar doğurmaz. Doğru davranış biçimlerini edinerek ve gerekli önlemleri alarak depremlerden sağ çıkabiliriz. Konutlarımızdaki hasarların maddi yükü altında ezilmemek ve hayata yeniden başlayabilmek için de zorunlu deprem sigortası şart” diye belirtti.
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü öğretim üyelerinin vereceği deprem eğitimlerinin yanı sıra Tokat, Amasya, Çorum, Karabük, Bolu, Sakarya olmak üzere 6 ilde uzman psikolog Prof. Dr. Üstün Dökmen de seminer verecek. Dökmen, proje kapsamındaki seminerlerinde halka erteleme psikolojisinin deprem tehdidi altındaki bir ülkede neden olacağı kaotik sonuçları ve bunun önüne geçme yöntemlerini anlatacak.

BİR SONRAKİ DURAK BATI ANADOLU FAY KIRIK SİSTEMİ
Kuzey Anadolu Fay Hattı TIR’ı projesinin bir sefere mahsus olmadığını da sözlerine ekleyen Serdar, “Deprem bilinçlendirme çalışmalarında esas olan sürekliliktir. Bu nedenle bir sonraki güzergahımız Batı Anadolu fay kırık sistemi olacak” dedi. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Nurcan Meral Özel de DASK’la ortak bir projeye imza atmaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek şunları ifade etti: “Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi gözlem, eğitim ve bilimi kendisine şiar edinmiş 141 yıllık kurum olarak, akademik uzmanlığını, afete hazırlık eğitimleri ile birleştirerek son derece kapsamlı ve önemli bu projeye DASK ile birlikte imza atıyor. Kuzey Anadolu Fay Hattı TIR’ı hem eğitmenlerinin donanımı, hem güzergahındaki il sayısı hem de ulaşmayı hedeflediği kişi sayısıyla ülkemizde deprem bilincinin geliştirilmesine yönelik çok büyük bir adım olacaktır.”
DASK İdarecisi Eureko Sigorta’nın Genel Müdürü Okan Utkueri ise konuşmasında kurumun 2009 sonuçlarına ve 2010 yılı hedeflerine değindi. 2005 yılsonunda kapsam dahilindeki konutların yüzde 17′sinin zorunlu deprem sigortasının bulunduğunun altını çizen Utkueri sözlerine şöyle devam etti: “DASK olarak tanıtım ve bilinçlendirme çalışmalarına verdiğimiz ağırlık sayesinde bu oranı 2009 yılsonu itibariyle yüzde 27′ye yükselttik. Beş yıldan daha kısa bir sürede zorunlu deprem sigortası poliçe adedini yüzde 56 artırdık. 2009′da sigorta sektörünün hayatdışı segmentinde en çok büyüme kaydeden branş olduk. Hedefimiz, 2010 yılsonunda zorunlu deprem sigortalı konutların sayısını 5 milyona çıkarmak. Yılın ilk dört ayındaki performansımız bu hedefe ulaşmakta güçlük çekmeyeceğimizi gösteriyor.”
Türkiye’de depreme karşı önlem alma bilincinin henüz arzu edilen seviyede olmadığını da sözlerine ekleyen Utkueri, “Geçtiğimiz ay yaşanan Elazığ depreminden sonra DASK olarak zorunlu deprem sigortası poliçesi bulunan konut sahiplerinin hasar ödemelerini kısa sürede tamamladık. Depremi yaşayan ve sigortalılığın faydasını anlayan ilde poliçe satışlarımız 6 kat arttı. Ancak biz, deprem yaşanmadan bu önlemin alınmasını arzu ediyoruz. Kuzey Anadolu Fay Hattı TIR’ı projesini de bu yüzden başlattık. Halkımıza deprem tehlikesi ve riski arasındaki farkı anlatacağız. Topraklarımızın yüzde 98′i deprem tehlikesi altında olsa da biz alacağımız önlemlerle yaşamsal ve maddi risklerimizi en aza indirebilir, depremden sonra hayatımıza kaldığımız yerden devam edebiliriz” şeklinde konuştu.
Kuzey Anadolu Fay Hattı TIR’ı projesiyle ziyaret edilecek iller arasında Elazığ, Bingöl, Erzurum, Tunceli, Erzincan, Gümüşhane, Tokat, Amasya, Çorum, Kastamonu, Çankırı, Kırıkkale, Ankara, Karabük, Bolu, Düzce, Sakarya, Kocaeli, Tekirdağ ve Çanakkale yer alıyor. Kuzey Anadolu Fay Hattı turu 16 Haziran’da sona erecek.

Depreme karşı uyarılar sürüyor. Vali Balkanlıoğlu: “Sonsuz kudret karşısında bizlerin alacağı tedbirler de bir noktadan sonra yetersiz kalır. Ancak bunlarda bizi tedbir almaktan alı koymamalıdır” dedi.
İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı Bingöl Valiliği Toplantı Salonu’nda Vali İrfan Balkanlıoğlu başkanlığında yapıldı.

Toplantı, Vali Yardımcısı Abdulaziz Aydın, Belediye Başkanı Serdar Atalay, İlçe Kaymakamları, İl, İlçe ve Belde Belediye Başkanları Karayolları Bölge Müdürü Yasin Altunyuva, DSİ Bölge Müdürlüğü Yetkilisi, İller Bankası Müdürü Selahattin Özsoy ve kurum amirlerinin katılımıyla gerçekleştirildi.

Projelere ayrılan ödenekler

Toplantıda Bingöl’de 2009 yılının değerlendirmesini okuyan İl Planlama Müdürü Yunus Kırar: “Bingöl’de 2009 yılı sonu itibariyle merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile İl Özel İdaresince yürütülen 343 projenin toplam yatırım tutarının 1 Milyar 158 Milyon 559 bin 747 TL’dir. Toplam yatırım tutarı içindeki en önemli pay Kiğı Barajı ve HES Projesine aittir. Bu projenin ihale bedeli 827 Milyon 385 bin 703 TL’dir. 2009 yılı yatırım programında yer alan 343 adet projenin 2009 yılı ödeneği (ek ödenekler dâhil) 149 Milyon 979 bin 046 TL olup dönem sonuna kadar 155 Milyon 606 bin 074 TL harcama yapılmıştır. Nakdi gerçekleşme oranı yüzde 100’dür. 2009 yılı sonu itibariyle 244 proje bitirilirken, 68 proje devam halinde 15 proje ihale aşamasında ve 16 projeye başlanamadı. Başlanamayan projeler başlıca nedenleri ise arsa problemi, iz ödenekli proje olması, ihale yapılamaması yargıya intikal etmesi gibi nedenlerden dolayı başlanamamıştır” dedi.

“Yapıları sağlam inşa etmek zorundayız”

Toplantının açılış konuşmasını yapan Vali Balkanlıoğlu: “Öncelikle Elazığ da meydana gelen deprem felaketi nedeni ile oradaki tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun diyorum. Deprem maalesef bizim ilimizi de etkiledi neyse ki Bingöl de can kaybı yaşanmadı. Epey köylerimizde hasar var 700 civarı hasarlı binamız var. Son dönemlerde deprem konusunda uzman olduğunu söyleyen televizyonlarda, basında kendisine yer bulan insanlar Yedisu fay hattının her an sıkıntı oluşturabileceğini söyleyerek halkımızı da korkutuyorlar. Umarız ki böyle bir şey olmaz. Fakat yine de bizlerin bir an önce tedbirlerimizi almamız lazım. Yapılabilecek en büyük durum, afetler vuku bulmadan ön tedbirini almak ve gerekli altyapıyı oluşturmaktır. En büyük temennimiz başka acıların yaşanmamasıdır. Elbette ki, sonsuz kudret karşısında bizlerin alacağı tedbirler de bir noktadan sonra yetersiz kalır. Ancak bunlarda bizi tedbir almaktan alı koymamalıdır. ‘İnsanı deprem değil, bina öldürür’ sözü son derece yerinde olan bir sözdür. Eğer bizler gerekli tedbirlerimiz almazsak, dayanıksız yapılar yaparsak ondan sonra meydana gelen deprem benzeri doğal afette oluşan zararlarda nerde bu devlet nerde bu millet diye veryansın eder dururuz. 2003 depreminden sonra Bingöl de yapılaşma konusunda son derece sağlıklı ve depreme dayanıklı bir yapılaşma oldu. Yedisu ve Adaklı tarafında son günlerde meydana gelen selden dolayı çok sayıda heyelan meydana gelmiş, yollar tahrip olmuş, arazi alanları selden dolayı zarar görmüş. Yolların neredeyse trafiğe kapalı olduğunu söylüyorlar. Koordinasyonun amacı tamamen kaynağını devletten sağlayan kurumların birbirleri ile işbirliği halinde, yatırımlarında yapacakları hizmetlerde vatandaşa maksimum fayda sağlayacak şekilde işbirliğine gitmelidir. En az paraya en fazla faydayı nasıl sağlarız birbirimizle nasıl işbirliği yaparız, aslında onun görüşülmesidir. Hepimiz fakir memleketin vergileriyle topladığı değerleri tüketen kuruluşlarız. Maksadımız da vatandaşa hizmettir. Dolayısı ile fakir vatandaşa acıyarak elimizdeki kaynakları en verimli kullanılacak şekilde değerlendirmeli, onun çaresini araştırmalıyız. Aksi halde büyük vebal altında olduğumuzu unutmamalıyız” dedi.

Balkanlıoğlu’nun konuşmasının akabinde sırasıyla bölge müdürlükleri yetkililerine yaptıkları ve yapmayı düşündükleri çalışmalar hakkında söz verildi.

“Bu yıl 15 projemiz var”

Bu kapsamda konuşan DSİ Bölge Müdürlüğü Yetkilisi: “2010 yılında 14’ü tarım 1’i enerji 15 projemiz var. Kiğı Barajı’nın 100 Milyon ödeneği var, fiziki gerçekleşme yüzde 47 civarında. Bu yıl içerisinde 100 Milyon daha ödenek alırsak 3 yıl içerisinde projemiz bitecek. Bingöl ilinde 2010 yılı içerisinde 10 adet taşkın koruma projemiz var, 1milyon 674 bin TL toplam keşif bedelidir. Bunlardan 4 tanesi merkez Gümüşlü, merkez Çayboyu, merkez Kurudere ve Genç Kupar Mahallesi projeleri 2009 programında ihale etmiştik. Bunun dışında merkez Kaleönü, Genç Keklikdere Köyü, merkez Sancak Beldesi Yeşilova Mahallesi, Genç Servi Çaybaş Köyü, Genç Dere Köyü, Karlıova tuzluca projelerini de bu ilkbahar da ihale edip inşaat sezonunda bitirmeye çalışacağız. Bunlardan Genç Servi Çaybaşı Köyü ve Karlıova tuzluca projeleri 2011 yılına sarkacaklar. Kâfir ve Emirhan Dereleri taşkın koruma çalışmaları yapılacaktır. Sanayi Sitesi oraya yapılırken alanın uygun olmadığını söylemiştik” dedi.

“Solhan’da 7 ev yıkılacak”

Karayolları Bölge Müdürlüğü olarak 2009 yılı çalışmaları ve 2010 yılı çalışmaları hakkında bilgilendirme yapan Karayolları Bölge Müdürü Altunyuva: “Bingöl-Solhan karayoluna giren ve yol genişletme çalışmasına engel olan 7 ev yıkılacak. İlgililere gerekli tebligat yapılmıştır. 2009 yılında toplamda 27 projede çalışıldı bunların proje tutarı 81 milyon TL. 2010 yılında hedefimiz, özellikle Karlıova ayrımından Solhan da bazı bölgelerin tamamında çalışma yapabilmek. Malumunuz Bingöl de eylül ayının sonuna kadar ancak asfalt yapabiliyoruz böyle bir dezavantajımız var. Biz bu aya kadar gece gündüz demeden çalışarak hedeflenen yolları bitirmeyi amaçlıyoruz. Bingöl Ilıcalar’a kadar 11 nokta 6 kilometrelik kesime kadar ihale edilip onaylandı. Bingöl’den Genç İlçesi’ne kadar 18 kilometrelik kesimimiz şu an ihale onay aşamasında. Ayrıca geçen yıllarda trafiğe açtığımız Karakoçan’dan Yolçatı ayrımına kadar olan 23 kilometrelik kesimi de bölünmüş yolu ihale ettik. Programda olmamasına rağmen Karlıova Çatak yol ayrımı ile ilgili inceleme yaptırdık. Projemiz vardır orayla ilgili incelemelerimizi yaptırdık oraya bir üst yapı ihalesi çıktı. Toprak işleri ihalesini de yapacağız ve standartları yüksek tuttuk. 12 metre platform olacak şekilde ve uzun yıllar hizmet edecek devlet yolu hizmet standardında 10 kilometrelik yolun çalışmasını başlattık. Yağışlardan dolayı birçok noktada heyelanlar bu yıl meydana geldi, heyelandan dolayı meydana gelen yol sıkıntılarını en kısa zamanda çözmeye çalışacağız. Şu an Yedisu da heyelandan dolayı 7 iş makinemiz var 2 kamyon daha destek gönderdik. Sanayi kavşağına 5’e 8 alt geçit planlanmış inşallah onu yapacağız. Hastanenin orda ki geçişi kapatıp sanayinin oradan yapılacak olan alt geçitten yol vereceğiz” dedi.

Yapılan yolların daha kaliteli olması gerektiğini belirten Bingöl Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Ali Bayram: “Yapılan işler daha kaliteli olmalı. Ya kaliteli asfalt dökün ya hiç dökmeyin” diyerek tepki gösterdi.

Karlıova Kaymakamı Eşref Yonsuz, Bingöl-Karlıova yolu üzerindeki Çobantaşı Köyü mevkiinde bulunan ve kazalara neden olan geçidin genişletilmesini istedi.

Yapılan yol çalışmalarına değinen Vali Balkanlıoğlu: “Erzurum-Diyarbakır yolunun da bitmesi ve Muş yolunun tamamlanmasıyla Bingöl tamamen yol kavşağı olacak. Akdeniz’i Karadeniz’e ondan sonra Türkî cumhuriyetlere, Kafkaslara bağlayan ana güzergâh Bingöl olacak. Başbakan Valiler toplantısında bölünmüş yolların beton asfalt olarak yapılacağının müjdesini verdi” dedi.

İller Bankası Müdürü Selahattin Özsoy, İller bankası olarak çalışmaları hakkında bilgilendirme yaptı.

49 köyde 696 ağır, 770 orta hasarlı ev tespit edildi
İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğüne bağlı ekiplerce il genelinde yapılan ön hasar tespit çalışmaları kapsamında toplam 49 köyde 696 ağır, 770 orta hasarlı ev tespit edilirken, yaklaşık 3 bin 500 kişinin de direk olarak hasar için başvuruda bulunduğu bildirildi.

Alınan bilgiye göre, Elazığ’da meydana gelen ve merkez Karakoçan ilçesi Başyurt Beldesi olan 6.0 şiddetindeki depremin ardından İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü’nce il genelinde hasar tespit çalışmaları başlatıldı. İlk etapta Bingöl merkeze bağlı köylerde 10 ayrı ekip tarafından 49 köyde yapılan ön hasar tespit çalışmasında oturulamaz durumda olan 696 adet ağır hasarlı, 770 adet orta hasarlı ev tespit edildi.

İl Afet Acil Durum Müdürlüğüne bağlı ekiplerce yapılan hasar tespit çalışmalarının dışında yaklaşık 3 bin 500 kişinin de İl Müdürlüğüne şahsen başvuruda bulunduğu belirtildi.

Hasarlı ev sayısının fazla oluş nedeni ise 2003 Bingöl ve 2005 Karlıova depremlerinde hasar gören evlerin bulunmasından kaynaklandığı açıklandı.

Ayrıca 2003 ve 2005 depremleri sonrası evi yıkılan ve ağır hasar gören hak sahipleri için konut yapıldığı ve konut yapılan şahısların da hasar tespit raporlarından düşürülerek daha önce hasar gören evlerin yıkılacağı ve bun şekilde sahteciliğin önüne geçilmesi hedefleniyor.

Ön hasar tespit çalışmasının ardından gerçek hak sahipleri tespit edildikten sonra hazırlanacak olan raporun Bayındırlık ve İskân Bakanlığı’na gönderileceği ve konut talebinde bulunulacağı kaydedildi.

İl Afet Acil Durum Müdürlüğünce il genelinde yapılacak hasar tespit çalışmalarının tüm ilçe, belde, köy ve mezralarda yapılacağı belirtildi.

Yanlış Beyana Ağır Ceza

Posted by on Mar-18-2010

Deprem sonrası hasar tespit çalışmalarını başlattıklarını belirten Boğatekin, bu konuda da yanlış bilgi veren köy muhtarları ve vatandaşlar hakkında yasal işlem yapılacağını söyledi.
Merkez üssü Elazığ’ın Karakoçan ilçesi Başyurt Beldesi olan 6,0 büyüklüğündeki depremin ardından Bingöl’deki hasar tespit çalışmaları devam ediyor. 2003’te hasar görüp yıktırılmayan ama bu depremde yine hasar görmüş gibi gösterilen binalar için yanıltıcı bilgi verenlere de ağır cezalar gelecek.

8 Mart Pazartesi sabahı saat 04.30’da meydana gelen depremin ardından hasar tespit çalışmalarına başlayan İl Afet Acil Durum Müdürlüğü ekipleri, ön hasar tespit çalışmalarına devam ediyor. İl Afet Acil Durum Müdürü Mehmet Emin Boğatekin, kesin tespit çalışmalarından sonra yapılacak işlemlere karar verileceğini belirtti.

2003 yılında ağır hasar görüp yıkım kararı çıkan ancak yıktırılmayan bazı evlerin de bu depremde ağır hasar görmüş gibi gösterildiğini vurgulayan Boğatekin, bu konuda da yanlış bilgi veren köy muhtarları ve vatandaşlar hakkında yasal işlem yapılacağını söyledi.