Kareronline.com

Yerelden Evrensele bir bakış…

Sey Zeynel Sevin Dedenin Kabristanı

Posted by on Ağu-28-2010

Sey Zeynel dede,gönüllere taht kurmuş,Karer’in çok değerli insanlarından biridir.Onu bugünde yarında özlemle anıyoruz.Mekanı cennet olsun…

Karer Ağaköy Berisi

Posted by on Ağu-28-2010

Ağustos 2010 tarihinde,Ağaköy tepesinde çekilmiştir.

Karer Ağaköy (Ağustos 2010)

Posted by on Ağu-26-2010

Ağaköy kabristanının bulunduğu tepeden,Ağustos 2010′da çekilmiştir.

Darebi Köyüne Bağlı Mezralar

Posted by on Şub-19-2010

1-MEZRA AĞAKÛYE(Ağa Köy MEZRASI
Darebi köyünün bu mezrasında Hormek aşiretinin, Feran, Xelan(Ğelan), Baluçukan, Dawıdan kabilesine mensup halk arasında Karerde bu kabileye Kopanlar da deniliyor. Bu Mezrada Hormek aşiretinin dişinda, Bmasur aşiretine mensup, Sey Momınanlar da yaşıyorlar. Bamasuran aşireti ve ocağı alevi toplumunun hoşgürü kültürünü ve dini vecibelerini yerine getiren bir ocak ve aşirettir. Kısacası Bamasuran aşireti ve Ocağı Hormeklerlen birlikte Batı Horasan dan gelip Dêrsime sonradan da alevi toplumuna has talipleri nerede varsa onlarda öyleliklen dağılmişlar. Yine Hormek aşiretine Mensup Dawıdan lar(Kopanlar) kabilesini kısaca tanıyalım. Bu kabileye mensup Dursun Kıyak’ın deyimi ile kabileleri Dersimden gelirken Gimgım (Varto) ilçesine bağlı Üstekuranın Kakuç Mezrasına gidip yerleşmişler. Daha sonra üç kardeş bu mezradan göç ederek Karere yerleşmişler. Bu kardeşlerden İbrahimê Kopan Darebi Köyünün Ağa Köy Mezrasına, Mehemedê Kopan Karerin Pircan Köyüne, İsmet Karerin Maskan köyüne gelip yerleşmişler. Gelelim Hormeklilerin bu Dwıdıj kabilesine neden kopanlar denmiş. Yine Dursun Kıyak’ın deyimi ile dedeleri Vartonun Üskurana bağlı Kakuç Mezrasında , ot ayında ot biçiminden gelirken, komşuları sormuşlar nerden geliyorsun? Deyince DawıdIj dedeleri de demiş ki , bir iki kop ot biçtim geldim. O gündür bu gündür bize Kopanlar deniyor oysaki bizde Hormek aşiretinin bir boyu olan Dawıdıcız. Yukarıdan da arz ettiğim gibi Hormekliler ve Bamasuranlar Dersimden gelip uzun zaman Darebi Köyünün merkezine yerleştikten sonra Darebi merkezinde yer darlığı ve çeşitli nedenlerle yavaş, yavaş herkes kendi arazisinin yakınındaki Mezraya çekilerek bu Mezraları kendilerine yurt edinmişler. Ağa Köy Mezrasının başka bir özelliği de Hormek aşiretinin aşiret reisi olan Küçük Ağa ile Mehmet Hulusi Bey (Mehmet Hulusi YURSEVER) bu mezrada oturuyorlardı. Tabi bu mezrada Küçük Ağanın konağı koca bir hükümet konağı gibiydi. Bir döşünün ki bu konakta Kimler geldi, kimler geçti. Karer halkı için bu konakta hangi kararlar ve toplantılar yapıldı. Örneğin: Saxnis( Karlıova ilçesine bağlı Yiğitler köyü) talanı getirilince, Bingöl merkeze bağlı Vılware meselesi, Kralıova ilçesine bağlı Çırık (Taşlıçay)Köyü ileToxlîyan(Toklular) köyü arasındski Mêrga Gındoran Karlıovanın Boran(Boncukgöze) köyü sınırları içerisindedir. Bu Gındoran çayırı meselesi on yıl devam ediyor ve 185 insan ölüyor. Alınan kararlar ve Karer Hormek aşiretinin o dönemdeki konumu ve aşiretler arası durumu oldukça iyi ve hatırı sayılır bir konumdaydı.

Keşke o Küçük Ağa konağının yıkık duvarlarının dili olsaydı da, o günleri günümüzdeki insanlara bir anlatsaydı… Konağın o misafir odasına kimler geldi. Hangi kararlar alındı, kararlar alınırken kabile reislerinin katkıları ve çıkan ortak kararlar neydi?.Ayrıca Mêrga Gindoran meselesi iki kardeş arasında oluyor ve10 yıl devam ediyor , 185 insan bu çayırın uğruna ölüyor. Bu meseleyi kim devreye giriyorsa hiç kimse barışı sağlayamıyor . Solhan’ın Melekan Şêxlerinden Şeyh Abdullah bir elçiye mektup vererek Karer li Küçük Ağaya gönderiyor. Gelen mektubu Küçük Ağa kendi kabile reisleri ile değerlendirdikten sonra, Qerbaşan (Karbaşan)ve Sağniste ki Şukuran –Zıktê aşiret reislerini de yanına alarak önce Karlıovanın Çırık(Taşlıçay) köyüne küçük kardeş olan Selimê Dewrêşin(Selimê Topal’ın)evine, oradan da Toxliyan (Toklular)köyünde oturan büyük kardeş Xalıt Begin(Halit Beyin) evine gitme kararı alınır.Bu karar üzerine, Karer Hormek Aşiretinden bir heyet ile diğer Qebaşan (Karbaşan) ve Şukuran aşiretinin heyetleri ile birlikte gidip bu barışı sağlıyor… Ayrîyeten Ruslar 1917 yılında Karere geldiklerinde yüksek tepelerin tümüne mevzileniyorlar. Gece Heserbabadan Ağa köy Mezrasını gözetlerken parlayan bir şeyler görüyorlar. Meğerse o parıldayan Ağa köy Mezrasının çeşmesiymiş. Ruslar o parıldayan yere üç el top atışı yapıyorlar o suyun çıktığı yerde büyük bir çukur meydana geliyor ve o çeşmenin suyuda çoğalmaya başlıyor. Ağa köylüler macirlikten dönünce Mehmet Hulusî Bey köylülerlen birlikte o büyük çukurun loduğu yerde çok büyük bir avuz yapılıyor böyleliklen Ağa Köylüler arazîlerini bu havuz suyuyla sulamaya başlıyorlar. Mezra Ağakuye yi de böyle kısaca yazdık tan sonra diğer kalan Mezraların yazımına devam edelim…

9-WARÊ XATÛNE(ĞATUN WARE): Bu Mezra Koyê Dikanın (Horoz Baba) eteklerinde kurulmuş, karşısında Karêr Baba ve Heser Baba (Şeker Baba)Ziyaretleri ve dağları mevcuttur. Soğuk suları ve yaz döneminde ki yayla havasıyla herkesin beğenisini kazanmıştır. Darebi köyünün bu mezrasında yine Hormek aşiretine mensup Xelan(Ğelan) kabilesi ile Meğsan’lar yerleşik olarak daha önceleri Darebi köy merkezinde oturuyorlardı sonradan her aile kendi arazileri üzerine çekilerek mezraları kendilerine yurt edinmişler. Bu Mezrada Meğsanlar yaşıyorlar dedik. Meğsanlar da kendilerini Hormek aşiretinin Baluçukan kabilesinden sayıyorlar. Bu Mezrada Darebi köyünün Cumhuriyetin kuruluşundan sonra ki 4. Muhtarı Rıza Dayanç da oturuyordu. Rıza Dayanç Darebi köyüne en uzun dönem muhtarlık yapanlardandır. Yine bu mezrada Xelan kabilesine mensup Husênê Maçî diyorlardı, berberlik yapıyordu. O dönemde bir çok insanın saçını sakalını tıraş ederek berberlik yapıyormuş. Hûsênê Maçî günün birinde Ağa Köyde, Küçük Ağayı tıraş ederken usturası kesmemiş. Ağaya demiş ki ağa bekle ben gidip Xatûnwarede evde diğer usturayı alıp geleyim.Hûsênê Maçî gidip evde ki usturasını getirip Küçük Ağanın tıraşını öylelik le bitirmiş. Yine bu Mezrada halk arasında Hûsênê Mexsan (Hüseyin Dayanç) deniliyordu. Bu insanımızın meziyetleri oldukça fazlaydı: Çülagiliği babasından,Sünnetçiliği Pircan (Kabaçalı) köyünde ki Çartêl den öğrenmişti. Hüseyin Dayanç aynı zaman Karer yöresinin dengbêjlerindendi.

10-ZERKAN- RASTAN MEZRASI: Bu mezrada Hormek aşiretinin Feran Kabilesinden Sılêman Ağanın çocukları Ali Ağa ile Mehemed Ağa kardeşler oturuyorlardı. Feran kabilesi de diğer kabileler gibi Karer Hormek aşiretinin tüm kararlarına aynen katılmişlar. Sılêman Ağa Feran Kabilesi içinde en çalışkan insanlardan biriymiş. O dönem Alîyê Naman moraba olarak yanında çalışıyormuş. Sılêman Ağanın gelini Gulîzar’ın deyimiyle bir çift öküzü varmış. Sılêman Ağa her öküzüne iki büyük sepet yaptırmış. Evler Deşt yaylasına gelince o dönem her sabah yayladan köye gelirken Deşt yaylasının Garan (Garan:Sığırın akşamları yayla içine geldiği zaman istirahat ettiği yer)yayla denilen bölgede hayvan gübresini doldurup getirip Zerkan da ki Genco tarlasına sepet sepet yan yana döküyormuş. İşte o reçber dediğimiz Sılêman Ağa bu tarladan 700 teneke buğday alıyormuş. Yine Darebi merkezde oturan Kamılê Melan sadece bal peteklerine bakıyormuş. Sağım dönemi yer yokmuş ki bal koysunlar.Yine bu Mezrada oturan Ali Ağa ( Ali Yurtsever) tam bir Deşt Yaylası hayranı idi. Ali Ağa evler Kalmem yaylasına çıkınca , Komşu köylerin ve Darebinin hayvanlarını asla Deşt yaylasına bırakamazdı.Anlayacağınız Ali Ağa bir bekçi gibi köyün ortak malı olan bu yaylayı koruyormuş. Evler Deşt yaylasına gelince yayla çayırları yem yeşildi. Ali ağanın döneminde Deşt yaylasında ot biçildiği söyleniyor. Kısacası Ali Ağa Deşt yaylasını kendi çayırını korur gibi korurdu. Bence bu o dönem yaylaya yapılan en büyük hizmetlerden biriydi. Şimdi ise Deşt Yaylası Darebililerin dışında herkesindir.Yine bu Mezrada oturan ve Darebi köyünün üçüncü muhtarı olan Selim Yurtsever Kendi Muhtarlığı döneminde Kalmem yaylasını Darebi köyüne kazandıran Muhtarlarımızdandır. Bu dönemde Bingöl merkeze bağlı Alkırak(Yenibaşlar) Köyü dava açmışti. Kalmem yaylası bizmdir demişti. Bu dönem kimi Darebililer korkudan yaylayı dahi terk ettiler. Buna rahmen o dönem muhtar Selim Yurtsever’len birlikte Kalmem yaylasını terk etmeyip de yaylasını kazandıran tüm komşularımızı kutluyorum. Bu süreçte yiğit insanlarımızdan biri olan amojna Kej (Keja Melan) çok yiğitçe Muhtarı Selim Yurtseverin arkasında duruşunu göstermiş. Makeme döneminde şahitlik yapan tek bayandır. Şahştlik yaparkende Hakime benim düğünüm işte abu yaylada yapıldığını söylemiş.Meta Kejın diğer bir yiğitliği de Mehmet Hulusi Beye Esmeyin’in olayında asker Mehmet Hulusi Beye saldırmak isteyince yine meta Kej eline ayran yayma sêpisini alıp askerin üzerine saldırınca diğer kadınlarda cesaretlenerek saldırınca asker geri çekilip ordan ayrılmak zorunda kalıyor. Helal olsun sana Meta Kej helal olsun.Senin gibi yiğit annelere her zaman ihtiyaç vardır. Yine bu mezrada oturan Mehmet Veli ve Cemal Yurtsever kardeşlerin demir haneleri vardı. Onlarda çevreye ve Darebi köyüne orak ,balta , dahre ihtiyaç olan aletleri yapıyorlardı. Tabi bu Mezra eskiden şehir gibiyken şimdi ise ne demir hane var, nede o mezranın eski şenliği var.

DAREBÎ MERKEZ : Hormek aşiretine mensup Feranlar, Xelanlar, Baluçukanlar, Qeremanan kabileleri 1. Zeynel Ağayla birlikte gelip 1787 yılın da Darebi köyüne yerleşerek, bu köyü kendilerine yurt edinmişler. Darebiye gelip yerleşen Hormek aşiretinin 1.Zeynel Ağa dönemi çok sıkıntılı geçmiştir. Nedenine gelince Hormekliler Karer bölgesine yeni gelmişler, çevre ile ilişkilerini yavaş yavaş geliştiriyorlar. O dönem Kiğı Mirekanları ile ilişkileri uzun yıllar kavgalı geçiyor. Daha sonra Mirekanların şikayeti üzerine zamanın Padişahın fermanı ile Karer Hormek aşireti üzerine sefer düzenleniyor.Muş Mir Alay kuvvetleri ile Kiğı Mirekanlarına ait kuvvetleri Korkan ,Darebi köyleri arasındaki Gaban gediğinde, 1.Zeynel Ağa Kuvvetleri Daha önceden tedbirini alarak Gaban gediğinde mevzilenmişler. Nitekim uzun süre çatıştıktan sonra Muş Mir Alay Komutanı mevzileri sökemeyeceğini anlayınca, Zeynel Ağaya bir elçi gönderiyor: Diyor ki Padihşahın emridir. Siz köyden çıkıp Darebi mezarlığına kadar gidin, biz sadece köye girip çıkacağız. Nitekim Zeynel Ağa bu karara uyuyor köyden çıkıyor, Darebi mezarlığına girince Muş Mir Alay kuvvetlerinin kendisini takip ettiğini görünce , ihanete uğradığını anlıyor.

Karer Hormek aşiretine mensup kuvvetler ilerliyor Muş Mir Alay ve Kiği Yazıcıoğluları (Mirekanlar)da peşlerinde öyleliklen Belezer Gediği denilen Tırba Sipiye geliyorlr. Rivayete göre o anda Ormanda bir ayı çıkıyor ve Zeynel Ağanın oğlu Mustefa Ağayla karşılaşıyor. Mustafa Ağa ayıyı kucaklayıp yere indirince. Muş Mir Alay Komutanı bu yiğitliğe hayran kalıyor ve askerlerini geri çekiyor. Komutan geri gelip Darebide misafir de kalıyor, daha sonra çekip gidiyorlar. Deniliyor ki yapılan anlaşmada Mustafa Ağanın Karer de kalmaması. Bunun üzerine Ertesi yıl Mustafa Ağa ilkbaharda çekip Muş Mir Alay Komutanının misafirliğine gidiyor. Bu misafirlikte yapılan konuşmalar da Komutan Mıstafa Ağaya sana Muş ovasında arazi vereyim burada kal diyor. Mustafa Ağa bu ovadaki araziyi değil, Vratonun, Hormekan aşiretinin yaşadığı bölgeden Kaso kömünü(Kasıman- Köprücük köyü nü) istiyor. Muş Mir Alay Komutanı Mustafa Ağanın bu isteğini kabul ediyor. Nitekim Mustafa Ağa böylelikle Vartonun Kasıman köyüne yerleşmiş oluyor. Zeynel Ağanın Büyük oğlu Mehemed Ağada diğer Aşiretiyle Karer Darebi köyünde kalıyor. Yukarıda Hormek aşireti ile alakalı yazdıklarım Darebiye gelip yerleşen tüm Hormekan kabilelerini kapsıyor. Ayrıca Zeynel Ağayê Kalden Mehemed Efendi (Mehmet Hulusi Yurtsevere)ye kadar ne yapılmışsa Karer Hormek aşireti adına yapılmiştir. Devamı Gelecek….