Kareronline.com

Yerelden Evrensele bir bakış…

Bingöl Video Reklam Alanı

İletişim için bingolvideo@gmail.com mail adresini kullanabilirsiniz

Bingöl Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Ali Bayram, Belediye Başkanı Serdar Atalay’ın Bingölspor için hat minibüsleri esnafından zorla 124 bin TL para istediğini ifade etti.

Belediye Başkanı Serdar Atalay, Bingöl SS 18 Nolu Şehiriçi Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi yetkilileriyle görüşerek, araç başı 2 bin TL olmak üzere toplam 124 bin TL’nin bu ayın 29′una kadar Bingölspor hesabına yatırılmasını istedi. Belediye Başkanı Atalay, hat minibüsü yetkililerine; “Bu parayı vereceksiniz aksi taktirde gereğini yaparım” dediği öğrenildi.
Başkan Atalay’ın isteğini kabul etmeyen kooperatif üyeleri, vize işlemleri ve araç devirleriyle cezalandırıldı.
Cuma günü yapılan belediye meclis toplantısında, her yıl yapılması gereken vize işlemleri 500 TL’den 5 bin TL’ye çıkarılırken, 6 bin TL olan araç devri ise 10 bin TL’ye çıkarıldı.

“Araç vize işlemleri 500 TL’den 5 bin TL’ye çıkarıldı”

Belediye Başkanı Serdar Atalay’ın toplu taşıma kooperatifi üyelerinden para istediğini ve vize ile araç devrinde yapılan yüksek artış kararlarını öğrenen Bingöl Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Ali Bayram, Başkan Atalay’ı sert bir dille eleştirdi.
Belediye Başkanı Serdar Atalay’ın hat minibüsleri esnafından Bingölspor için zorla para istediğini belirten Bayram, “Belediye başkanı, şehiriçi toplu taşıma üyeleriyle görüşerek araç başına 2 bin TL olmak üzere 124 bin TL para istiyor. ‘Bu parayı vereceksiniz, aksi halde gereğini yaparım’ diyor. Başkanın bu söylemi esnaftan zorla para istemektir. Esnafımız bu isteği kabul etmeyince başkanda dediği gibi gereğini yapmış ve vize ile araç devir işlemlerine yüzde bin oranında artış yapmıştır.
Daha önce her yıl hat minibüslerinden vize işlemleri için 500 TL alınıyordu. Belediye başkanı Cuma günü yaptığı meclis toplantısında bu ücreti 5 bin TL’ye çıkardı. Yine 6 bin TL olan araç devri 10 bin TL’ye çıkarıldı. Belediye başkanı bunları yaparak ortalığı karıştırmak, esnafı sokağa dökmek istiyor. Ancak esnafımız sokağa dökülmeyecektir” dedi.

“Konuyu Başbakana kadar taşıyacağız”

Türkiye’nin hiçbir yerinde böyle bir uygulamanın olmadığını ifade eden Bayram, hiç kimsenin keyfi uygulamalarla esnafı mağdur etmeye hakkının olmadığını söyledi. Başkanın yaptığının zulüm olduğunu belirten Bayram, “Zulmü ne Allah ne de halk kabul eder. Bu konuyu sonuna kadar takip edeceğiz ve Başbakan’a kadar götüreceğiz” ifadelerini kullandı.

“Başkan esnafla uğraşacağına Bingöl’ün sorunlarıyla ilgilensin”

Yolların çukurdan, sokakların pislikten geçilmediğini belirten Bayram şunları söyledi: “Belediye başkanı esnafla uğraşacağına asli görevlerini yerine getirsin. Kış geldi. Yolların durumu ortadadır. Bu yollarda bütün araçlar kısa süre içerisinde dökülecek. Ruhsatsız işyerlerine göz yumularak, yeni ruhsatsız işyerlerinin açılmasına teşvik ediliyor. Belediye başkanı esnafla uğraşacağına bu sorunlarla ilgilensin.”

Karne konusunda aileleri uyaran İl Milli Eğitim Müdür Vekili Ali Berdibek, “Çocuğunuzun kendine güvenmesini sağlayın, kırık notu olsa da çocuğunuzu sevin” dedi.

2009-2010 Eğitim-Öğretim yılı yarıyıl tatili dün başladı. Bingöl’de 392 ilk ve orta dereceli okulda bin 962 derslikte yaklaşık 3 bin öğretmen ve 60 bin 649 öğrenci ile eğitim-öğretime ara vererek karne aldı. 2009-2010 yarıyıl tatili 5 Şubat 2010 tarihinde sona erecek.

Karne ile ilgili aileleri çocuklarına kötü davranmamaları yönünde uyaran İl Milli Eğitim Müdür Vekili Berdibek, öğrencinin kırık notu olsa da ailesi tarafından sevilmesinin son derece önemli olduğunu söyledi.

Karnenin her şey olmadığına dikkat çeken Berdibek, annelerin ve babaların dikkat etmesi gerekenleri şöyle açıkladı:

“En önemlisi çocuğun bireysel özellikleri, genel kapasitesi ve güçlü olduğu alanlar gelmelidir. Artık sadece bir tek zeka veya yetenek olmadığını biliyoruz. Bu nedenle, çocuk, örneğin matematik dersinde zorlanmakta ise onun yeterince akıllı olmadığını düşünmek hatadır. Bir çocuğun sözel veya sayısal alanlara, müziğe, spora veya doğa bilimlerine karşı bir eğilimi olabilir. Ancak okul ortamı içinde kendisinden çok çeşitli alanlarda eşit derecede başarılı olması beklenir. Çok az kimse birçok değişik alana eşit derecede ilgi duyabilir, dolayısıyla da bazı alanlara doğası gereği kendini daha yakın hisseder, diğerlerini de mecbur olduğu için öğrenir. Ailelerin fark etmesi gereken çocuğun çok da yatkınlığı ya da merakı olmadığı halde, bir konuda bir şeyler öğrenme konusunda ne kadar çaba gösterdiğidir. Çocuk o dersi önemser ve anlamak için elinden geleni yaparsa, çaba gösterirse artık getirdiği karne notunun pek de önemi kalmaz.”

Herkesin çocuğunun karnesini eline aldığında mutlu olduğunu ve gururlandığını hatırlatan Berdibek, karnedeki notları zayıf olan çocukların da güçlük yaşamış olabileceğine işaret etti. Çekilen güçlüğün hayatın bir gerçeği olduğunu vurgulayan Berdibek, “Çocuğumuz karnesiyle geldiğinde bir veya birkaç kırık notu olması onu sevmememizi gerektirmez. Çocuğa çok sert tepki gösterelim, hatta dövelim ki o da durumun önemli olduğunu anlasın derslerine çalışsın diye düşünüp çocuğa karşı çok katı tutuma giren anne babalar çocuklarının ruhsal durumunu tehlikeye attıklarını düşünmelidirler. Aile çocuğa zayıfları için kızabilir. Ama çok katı ve ağır tepkiler çocuğu korkutabileceği gibi, ürkütebilir ve çocuğu dersten ve okuldan soğutabilir. Çocuğun kendine güvenini olumsuz yönde etkileyebilir. Bu hiç istenmeyen bir durumdur. Çocuğa zayıfından dolayı kızmalı. Ama onunla konuşup, yardımcı olabileceğinizi de göstermeli, ona destek olacağınızı anlatmalısınız.” görüşlerine yer verdi.

KIRIK NOT HAYATIN SONU DEĞİL

Karnede zayıf olmasının hayatın sonu anlamına gelmediğine dikkat çeken Berdibek, konuşmasına şöyle devam etti:

“Bu zayıflar düzeltilebilir. Ailelerin yapması gereken çocukla ile ilgili olmak, onları günü gününe takip etmektir. Okul aile işbirliği her zaman istenilen bir çalışmadır. Bu çalışmada okul aile ile her yönden işbirliği içinde olursa çocuğa daha fazla yardımcı olunabilir. Zaten ana amaç da çocuğu en iyi şekilde eğitmektir. Bütün bu yazıların aşağı yukarı bir amacı var. Karne dönemi pek çoğumuz gazetelerde okumuştur; intihar eden ilkokul veya ortaokul öğrencilerinin acı sonunu. Bir ağır sonuç intihar, diğer bir ağır sonuç ise evden kaçmadır. Çocuk karnesini annesine veya babasına göstermekten öylesine korkar ki, çareyi evden kaçmakta bulur. Bu yolda kötü niyetli kişilerce su istimal edilir. Bu tehlikeli sonuçları yaşamamak için lütfen aceleci olmamaya çalışalım. “Hışımla kalkan zararla oturur” atasözünü unutmadan dayak ve ağır cezalandırma yolunu değil; işbirliği, anlayış, destek ve yardım, konuşma, anlamaya çalışma yolunu seçelim. Kimi öğrencimizin içi rahat, kimi öğrencimiz çok ince hesaplar içinde. Bazısı kendi durumunu düşünürken bazısı nasıl tepkiler alacağını düşünüyor. Bir karnenin iyi veya kötü olması neye göre değerlendirilir? Bu değerlendirme öncelikle, doğal olarak karnede kaç kırık, kaç geçer not olduğuna bakılarak yapılır. Genellikle de içinde kırık not olmayan karne “iyi” karne olarak değerlendirilir. Diğer bütün performanslar gibi karnedeki duruma bakarak bir öğrenciyi, bir insanı değerlendirmek, yani sadece sonuçtan yola çıkarak bir yargıya varmak anneleri ve babaları yanlış noktalara götürebilir. Karne bir sonuçtur ve bir anlamı vardır, önemli olan bu sonuca götüren süreci iyi değerlendirmektir.”

Ali İhsan Tepe Unutanlar Var

Posted by on Oca-21-2010

müzik – ali İhsan tepe – unutanlar var | izlesene.com