Kareronline.com

Yerelden Evrensele bir bakış…

Gazi Üniversitesi (G.Ü.) Beden Eğitimi ve Yüksek Okulu’na giren ve kızıyla aynı sınıfta ders alan Arda Ünsal, Türkiye’de bir ilke imza attı.

Lise öğrenimini tamamladıktan sonra evlenen ve üniversiteye gidemeyen Ünsal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, spora aşık olduğunu ve beden eğitimi bölümünde okumayı çok istediğini belirterek, ”Üniversiteye gidemediğim için çok üzülüyordum ama yaşım kaç olursa olsun bir gün bunu yapacağımı biliyordum” dedi.

Başka bir alanda üniversiteye gitmeyi düşünmediğini, sporu çok sevdiği için böyle bir işe kalkıştığını anlatan Ünsal, ”Evlendim ardından 1991′de kızım doğdu. Hep aklımdaydı okumak ama aklımın ve yüreğimin ‘tamam’ dediği gün karar verdim. Bir dostumun yardımıyla, bu bölümlere sporcu hazırlayan bir antrenman grubuna girdim. 1 yıl çalıştım. Yaz kış demeden antrenman yaptım. Hazırlık sürecim çok zor geçti ama başardım. Bu kadar zorlanacağımı tahmin etmemiştim” diye konuştu.

Zaman zaman aklından ‘ben ne yapıyorum?’ diye geçirdiğini anlatan Ünsal, şöyle devam etti:

”Küçükken atletizmde birinciliklerim vardı. Erkeklerle basketbol oynardım. Spora hiç ara vermedim. İş yerinde hala her öğle aralarında basketbol maçı yaparız. 15 yıldır kayak yapıyorum. Badminton oynuyorum. Ben sporu gerçekten çok seviyorum ama yine de hazırlanırken ilk 3 ay çok zorlandım. 3. ayın sonunda, gruptaki benden neredeyse 20 yaş küçük genç arkadaşlarımı yakaladım. O zaman ‘ben ne yapıyorum?’ sorusunun cevabını aldım. Bir şeyi çok sevip istediğiniz zaman önünüzdeki tüm engeller kalkıyor.”

-”BANA GÜLEN ÇOK OLDU”-

Hazırlık aşamasında kendisine gülenlerin çok olduğunu dile getiren Arda Ünsal, ”(Boş yere gençlerle yarışma) dediler. Ailemden ve yakın çevremden çok destek aldım. Özellikle kızım çok destek oldu, bana inandı” dedi.

Hazırlık sürecinde beslenmesine ve fiziğine çok dikkat ettiğini vurgulayan Ünsal, ”Gazlı içecek bile içmedim. Uykuma ruh sağlığıma özen gösterdim. Fiziksel sınavda 100 metreyi 15 saniye, 800 metreyi de 3 dakika 10 saniyede koştum. ÖSS’ye ise sadece son 1 ay çalıştım. O yıl eşofman dışında bir şey giydiğimi hatırlamıyorum. Ama gençlerde bu isteği ve azmi göremedim. Antrenmandan çıkıp sigara içiyorlar. Hepsinde bir boş vermişlik var” diye konuştu.

Üniversiteyi bitirdikten sonra yüksek lisans yapıp akademisyen olmak istediğini anlatan Ünsal, ”Okulda adım ‘Arben’in annesi’ kaldı. Kızımla arkadaşlarımız ortak oldu. Artık herkes bizde toplanıyor. Onlara hem yemek yapıyorum hem ders çalışıyoruz. Okuldayken Arben’in özel alanına girmemeye dikkat ediyorum. Her günümüz komik ve eğlenceli geçiyor. Çok komik tepkiler alıyoruz” ifadelerini kullandı.

Hayatta istedikten sonra her şeyin mümkün olduğunu dile getiren Arda Ünsal, ”Gençlere bir amaçları olmasını tavsiye ederim. Ama ben gençlerde bunu görmüyorum, yine de umutluyum. Sporu bir yaşam biçimi olarak görsünler. Sporla iç içe yaşayan herkes mutlu olur” dedi.

-”SINAVLARDA ANNEMİN VELİSİ BEN OLDUM”-

Ünsal’ın kızı Arben Altay ise ÖSS ve yetenek sınavlarında annesinin velisi olduğunu belirterek, ”Sınavlara ben götürdüm. Kapıda bekledim. Çok heyecanlıydı. Kazanmasını gerçekten çok istedim. Annemden 1 yıl sonra da aynı bölüme ben girdim” diye konuştu.

Annesinin bu isteğini duyduğunda çok şaşırdığını, ancak bir antrenman grubuna girdiğinde işin ciddiyetini anladığını ifade eden Altay, ”Kazanacağını biliyordum. Kazanınca da çok mutlu oldum. Annemden sonra üstümde büyük baskı oldu çünkü tüm gözler bana çevrildi. (Annen kazandı, bakalım sen yapabilecek misin?) diyenler oldu” dedi.

Okulda annesiyle 2 derse aynı sınıfta girdiklerini kaydeden Arben Altay, durumu öğrenenlerin kendilerine inanmadığını ve sürekli nüfus cüzdanlarını göstermek zorunda kaldıklarını belirterek, şunları söyledi:

”Tarih ve basketbolu beraber alıyoruz. Evde ben anneme tarih çalıştırıyorum, o da bana basketbolda yardımcı oluyor. Annem okulda asla bana annelik yapmaz. Aradaki çizgiyi çok iyi koruyor. O yüzden hiç rahatsız olmayorum. Zaten arkadaş gibiyiz. Halimden çok memnunum. Beni, evdeki gibi sıkıştırıp öpmüyor ya da müdahale etmiyor. Hatta bazen selam bile vermiyor. Sanırım görmemezlikten geliyor. Eve geldiğimizde anne rolüne tekrar bürünüyor. Ben de (arkadaşım kalsan olmaz mı?) diye espri yapıyorum.”

Arkadaşlarıyla eğlenmeye gittiğinde annesinin de geldiğini anlatan Altay, ”Ne yapalım, arkadaşlarımız ortak. Biz plan yapıyoruz, bir bakıyorum annemi de çağırmışlar” dedi.

Tek isteği anne olmaktı

Posted by on Kas-12-2009

Denizli Sağlık Meslek Lisesi’nden mezun olduktan sonra Aydın’ın Söke ilçesinden Tolga Dal ile evlenerek Manisa’ya yerleşen Gönül Dal, buradaki bir özel hastanede hemşire olarak çalışmaya başladı.

Gönül hemşire, geçirdiği kalp rahatsızlığı nedeniyle kalbine takılan pille yaşamını sürdürürken, çocuk sahibi olmaya karar verdi.

Doktorların doğum yapmasının riskli olduğunu belirtmelerine rağmen hamile kalan Dal, sorunsuz geçen gebelik döneminde bebeğini doğurmaya hazırlanırken rahatsızlandı.7.5 aylık hamile olan ve 8. ayında bebeği sezaryenle alınacak olan Gönül Dal, Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine kaldırıldı.

Kalbinin yanı sıra akciğerlerinde de sorun olduğu belirlenen Dal, uygulanan tedaviye rağmen yaşamını yitirdi. Anne karnındaki bebekte operasyonla alınmasına rağmen kurtarılamadı.

Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesine getirilen Gönül Dal ve bebeğinin cenazeleri, merkez Kocacami’de kılınan cenaze namazı sonrasında Söke Asri Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Mağdura tazminat!

Posted by on Eki-30-2009

Adalet Bakanlığı’nın hazırladığı tasarıya göre; suç dolayısıyla ölenin anne, baba, eş ve altsoyu işlenen suç nedeniyle doğrudan doğruya oluşan kazanç kaybı, bakım, tedavi, protez ve cenaze giderleri ile suç sonucu ölen kişinin bakmakla yükümlü olduğu kişilere tazminat ödenecek.

Ödenmesi gereken tazminat miktarları şu şekilde:

Suç sebebiyle yaralanma, sakatlanma, malûllük ve ölüm hâllerinde,
* Yaralananlara yaralanma derecesine göre, 2 bin 250 liraya kadar
* Sakatlananlara sakatlık derecesine göre, 9 bin liraya kadar
* Yaşamak için gerekli hareketleri yapmaktan aciz ve hayatını başkasının yardım ve desteğiyle sürdürebilecek derecede malûl olanlara toplam 26 bin liraya kadar
* Ölenin ana, baba, eş ve altsoyuna toplam 15 bin lirasına kadar
* Ruhsal bakımdan zarar görenlere 2 bin liraya kadar nakdî ödeme yapılacak.

TECAVÜZE UĞRAYANA 26 BİN TL
Tasarıyla cinsel taciz veya tecavüze uğrayanlara da yardımda bulunulması öngörülüyor.

Cinsel taciz nedeniyle ruhsal bakımdan zarar gören kişilerin tedavi masrafları devlet tarafından karşılanacak. Cinsel taciz nedeniyle zarar gören kişilere 2 bin 250 TL yardımda bulunulacak.

Tecavüz nedeniyle başkasının yardım ve desteğiyle hayatını sürdürebilecek kadar zarar gören kişiler ise 26 bin TL’ye kadar tazminat ödenecek.

Tecavüz sırasında hayatını kaybedenlerin aileleri de yardımdan yararlanacak.

Tasarıya göre il ve ilçelerde yardım kurulları oluşturulacak.

Yardımlar İçişleri Bakanlığı bütçesinden ödenecek.

Sadakatsiz koca yandı

Posted by on Eki-22-2009

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, ”sadakatsiz davranan” kocayı ağır kusurlu sayarak, eşine 100 bin lira manevi tazminat ödemesine ilişkin yerel mahkeme kararını onadı.
İstanbul’da kuyumculuk yapan kocasının kendisini aldattığı iddiasıyla boşanma davası açan eşi kendisi için 2 bin 500 lira, çocukları için 5 bin lira nafaka ve 150 bin lira maddi, 300 bin lira manevi tazminat istemişti.
Kadıköy 1. Aile Mahkemesi, davalı eşin ”sadakatsiz davranarak ağır kusurlu” olduğunu belirterek, davacı eşine çocukları için 2 bin lira, 150 bin lira maddi, 100 bin lira da manevi tazminat ödemesine hükmetmişti.
Koca kararı temyiz etmesi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, ”daha uygun miktarda manevi tazminata” karar verilmesi gerekçesiyle, yerel mahkeme kararının manevi tazminata ilişkin kısmını bozdu, diğer kısımları onadı.
Yerel mahkeme, ”aldatan eşin mali durumunun Türkiye’deki normal yaşam standardının üzerinde olduğunu, bu nedenle manevi tazminatı ödeyecek durumunun bulunduğuna” işaret ederek, ilk kararında direndi.
Direnme kararının temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurul tarafından görüşüldü.
Kurul, Kadıköy 1. Aile Mahkemesi’nin ”100 bin lira manevi tazminat ödenmesine” ilişkin direnme kararını onadı.