Karabulut cinayetiyle ilgili iddianame tamamlandı. Baba Nida Garipoğlu ile oğlu Cem’in, Münevver’i, önceden tasarladıkları plana uygun şekilde bıçakladıktan sonra, henüz yaşarken kafasını keserek öldürdükleri iddia edildi
Münevver Karabulut cinayetinin katil zanlısı Cem Garipoğlu hakkında hazırlanan iddianame tamamlandı.
Cinayetten 197 gün sonra yakalanan zanlı Cem Garipoğlu, cinayeti işlediği gün 18 yaşından küçük olduğu için müebbet hapisten kurtuldu. Öte yandan baba Nida Garipoğlu hakkında, Karabulut’u öldürdüğü iddiasıyla; anne Tülay ve amca Hayyam Garipoğlu için de delilleri gizlemek suçlarından dava açıldı.
İddianame tüyler ürpertici
İddiaanameye giren ayrıntılarda birbirinden çarpıcı şu ifadelerin yer aldığı görüldü: “Cem Garipoğlu’nun saat 14:55’te maktûl ile birlikte ikametine girmesiyle başlayıp saat 18:36’da valiz ve gitar çantası ile dışarı çıkmasıyla bittiği anlaşılan zaman dilimi içindeki cinayet saatinde, şüpheli Mehmet Nida Garipoğlu’nun alt bahçe yolundan kameralara gözükmeden gizlice Cem Garipoğlu’nun önceden açtığı alt bahçe kapısından eve girdiği, cinayete doğrudan katılarak şüpheli Cem ile birlikte maktûlü kesici alet ile yaraladıkları, vücudunda işkence mahiyetinde yaralar açtıkları, otopsi raporlarından anlaşılacağı üzere henüz canlıyken testere ile kafasını kestikleri…”
Telefon sinyalleri de doğruluyor
“… Şüpheli Cem ile şüpheli Mehmet’in maktûlün kafasını poşete koyarak gitar kutusuna koydukları, başsız cesedi ise bavula yerleştirdikleri, yerdeki kan izlerini büyük oranda silmeye çalıştıkları, daha sonra şüpheli Mehmet Nida Garipoğlu’nun cinayet mahallinden çıkarak beş kilometre uzaktaki Avcılardaki ofisine 5-10 dakika gibi bir sürede en geç saat 17:21 civarında gittiği (şüpheli Mehmet Nida’nın kullandığı cep telefonu baz istasyonu sinyal bilgileri dikkate alındığında); şüpheli Cem’in ise saat 18:36 sıralarında ikametten şüpheli Mehmet Ceyhan Benice’nin çalıştığı taksi durağını telefonla aradığı ve taksi istediği, şüpheli Cem’in gitar kutusundaki baş ve bavul içindeki cesedi alarak evden dışarı çıktığı, bavul ile evden çıkarken tanık Refik İmamoğlu tarafından görüldüğü, şüpheli Cem’in Mehmet Ceyhan Benice’nin aracına yolcu olarak binerek kendisini Beşiktaş’a götürmesini istediği, daha sonra Beşiktaş, Etiler, Dilek Yıldızı sokak üzerinde indiği, Mehmet Ceyhan Benice’nin şüpheli Cem’in inmesi üzerine ayrılarak gittiği, şüpheli Cem’in ise No:9 önünde bulunan çöpe doğru yürüyerek bavul ve gitar kutusunu çöp konteynırına attığı…”
Baba, ‘Cem bir arkadaşıyla tartıştı’ demiş
Karabulut cinayeti ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında Adana’da gözaltına alınan Mehmet Karakayalı, ifadesinde Cem Garipoğlu ile babasının Avcılar’daki işyerine geldiğini söyleyerek “Cem’in anormal bir hali olmadığını, gayet sakin olduğunu, ancak sürekli, uyuşturucu almış bir şahıs gibi salak salak baktığını, hiç gülmediğini, evin dışında Mehmet Nida Garipoğlu’nun, Cem’in bir arkadaşı ile tartışıp kavga ettiğini söylediğini, Cem ile odada konuşurken ‘neden kavga ettin’ diye sorduğunu, onun da ‘tartıştık’ dediğini ve galiba birini bıçakladığını söylediğini, tahminen 15 dakika sonra Cem’i apartmanın birinci katındaki yedi numaralı daireye götürdüklerini…” belirtiyor.
Çöpe atıp eve dönmüş
“… Cem’in cesedi konteynıra attıktan sonra saat 19:50 sıralarında Akmerkez’e gittiği, burada tanık Eren Atlı ile karşılaşıp sohbet ettiği, 21:40 civarında Bahçeşehir Şelale villalarında bulunan ikametine geri geldiği, evde bulunan kan izlerini gören şüpheli Tülay Makbule Garipoğlu’nun bu kan izlerini silmeye ve gizlemeye çalıştığı, gece tekrar, saat 22:30 civarında eve gelen şüpheli Mehmet Nida Garipoğlu’nun şüpheli Cem Garipoğlu’nu yanına alarak şahsının kullandığı 34 FP 0019 plakalı araç ile şirketlerine ait ve şüpheli Mehmet Karakayalı ve Habib Kurt’un birlikte ikamet ettikleri Beylikdüzündeki Güzelyurt mah. Profösörler sitesi A bolk kat: 7 D:32 adresinde bulunan eve gittiği…”
Hayyam amcası kaçırmış
“… Şüpheli Mehmet Nida’nın şüpheli Cem’i Hayyam Garipoğlu’nun kullandığı anlaşılan siyah Passat marka aracın arka kapısını açarak arka koltuğa bindirdiği, şüpheli Hayam Garipoğlu’nun bu şekilde şüpheli Cem’i alarak Edirne istikametine doğru gittiği, şüpheli Mehmet Nida’nın ise kendi aracı ile başka istikamete doğru ayrıldığı…”
Cinayet önceden planlanmış
“… 27.02.2009 tarihinde şüpheli Cem’in maktûl ile MSN üzerinden yaptığı yazışmalarda sonraki gün için maktûlü Bahçeşehir’deki evlerine davet ettiği, maktûle ‘çok büyük planları olduğunu, duyunca ağzının açık kalacağını, eve, güvenliğin görmemesi için arka bahçeden gireceklerini’ belirterek, maktûlü kaçta alacağı, kaçta eve varacakları ve evden geri çıkacakları-na dair ayrıntılı bilgiler verdiği, böylece işleyeceği cinayete ilişkin önceden plan yaptığının haberini verdiği, ancak ilk planlanan buluşma tarihi olan 28.02.2009 tarihinde şüpheli Cem ile maktûlün buluşamadıklarının HTS raporundan anlaşıldığı…”
‘Canavarca hisle eziyet’ iddiası
İstanbul Cumhuriyet savcıları Faruk Erşen Yılmaz ve Mustafa Öztürk’ün hazırladığı iddianamede Garipoğlu’nun cinayeti tasarlayarak, kendini savunamayacak olan Münevver Karabulut’u canavarca hisle ve eziyet çektirerek öldürdüğü ileri sürüldü. Garipoğlu’nun kemik yaşını inceleyen Adli Tıp Kurumu, zanlının cinayeti işlediğinde yaşının 18’den küçük olduğunu kayda aldı. Bu nedenle Garipoğlu için 18 yıldan 24 yıla kadar hapis cezası istendi.
Babası için müebbet istendi
Münevver Karabulut’u öldürmek suçundan hakkında dava açılan Cem Garipoğlu 18-24 yıl hapis istemiyle yargılanacak. Öte yandan baba M. Nida Garipoğlu’nun dosyası ayrıldı ve ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılanacak.
Delilleri ortadan kaldırmak, gizlemek, değiştirmek ve cinayete yardım etmekle suçlanan anne Tülay M. Garipoğlu ile Cem’in amcası Hayyam Garipoğlu ise, suçluyu kayırma suçundan, yine altı aydan beş yıla kadar hapis istemiyle yargılanacak.
‘Rusya’ya gidiyorum’ demiş
İddianamede, Cem Garipoğlu’nu cinayeti işlediği evden alarak Etiler’e götüren korsan taksicinin ifadelerinin yer aldığı bölümde de ilginç ayrıntılar göze çarptı:
Kapişonunu başından hiç çıkarmadı
“… Taksi şoförü Cem’le telefon görüşmesinde ‘Neredesin’ dediğini, bu esnada yolun başında omzunda gitar kutusu ve cep telefonu ile konuşan bir şahıs gördüğünü, şahsa ‘omzunda gitar mı var’ deyince ‘evet’ dediğini, şahsa ‘seni gördüm, geliyorum” dediğini, yanına vardığında yanında orta boylu koyu renkli bir bavul olduğunu, şahsın sağ arka kapıyı açtığını ve gitar kutusunu arka koltuğa doğru uzattığını, kendisinin araçtan indiğini, bagajın kapısını açtığını, bavulu bagaja koyduklarını, şahsın başındaki kapşonu hiç çıkarmadığını, ancak hafif kirli sakallı ve beyaz tenli yüzünü net şekilde gördüğünü…”
Şoföre ‘Rusya’ya gideceğim’ demiş
“… Şahsa “nereye gidiyoruz’ diye sorunca, “Etiler’e gideceğini” söylediğini, yolda ne iş yaptığını sorduğunu, öğrenci olduğunu, Bebek’te lise son öğrencisi olduğunu, ancak üniversite okumak için Rusya’ya gideceğini, babaannesi ile vedalaşmak için gittiğini söylediğini, şahsa ‘sen lise öğrencisisin nasıl fakülteye gideceksin’ dediğinde, ÖSS sınavına da girmeyeceğini Rusya’da okuyacağını, 08:30’da Atatürk Havaalanı’ndan gideceğini, abisinin Rusya’da okuduğunu, bu çeşit konuşmalar devam ederken yolu tarif ettiğini, gitmek istediği sokağı kaçırdıklarını, ancak tekrar onun yönlendirmesi ile bulduklarını, sokağa girdiklerinde ‘dur’ dediğini, aracı durdurduğu sıradaşöyle bir diyalog geliştiğini:
Taksici: ‘Babaannen burada mı oturuyor?’
Cem: ‘Evet. Biraz daha gider misin?’
Taksici: ‘Neden? Babaannenin evi geride kalmadı mı?’
Cem: ‘Onlar benim para verdiğimi görmesinler’…
Taksi şoförü ifadesinin devamında “Daha sonra aşağıya indiğini ve sağ arka kapıyı açarak gitar kutusunu aldığını ve yere koyduğunu, gitar kutusunu omzuna alarak, bavulu da sapından sürükleyerek babaannesinin oturduğunu söylediği apartmana doğru değil de ters istikamete doğru yürüdüğünü belirtti.”
İddianamedeki delillerde MSN görüşmeleri de var
Münevver Karabulut cinayeti ile ilgili iddianamede, Cem Garipoğlu ile Münevver’in 27 Şubat 2009 tarihli MSN görüşmeleri de kanıt olarak yer aldı.
C.G.: sna naparım bilio musn ben?
M.K.: ne
C.G.: hayal edemicen seleri
M.K.: neymiş
C.G.: sna sarılırım önce, sonra başlarım sıkmaya, sora daa çok daa cok we daa cok boğana kadar
M.K.:abartma
C.G.: tabiki de boğmadan önce bırakırım……..
C.G.: muthiş planlar içindeyim o zaman
M.K.: ne planı?
C.G.: tarihin en buuklerinden
M.K.: abartma be
C.G.: ole, duyunca agzın açık kalırsın
M.K.: sölee bakıymm, merak ettim
C.G.: çok büyük bunlar bebek, şaşırtmıyım alıştırarak sölerim sana
M.K.: sölee be
C.G.: bizdesin o zaman yarın, sana bi mumu ışığı yemek hazırlarım, panjurları fln kaptırm hep gece hawası olur, romantik bole……
……..
M.K.: hem güvenlik var sizin o görür ama
C.G.: arka bahçeden gircez dedim sana munewer karabulut……..