Devlet Bakanı Cevdet Yımaz, Başbakam Recep Tayip Eroğan’ın Bingöl mitingine katılarak referandumda ‘Evet’ oyu kullanacağını açıkladığı için Disiplin kuruluna sevk edilen Yedisu Belediye Başkanı M.Şerif Memioğlu’na sahip çıktı.
Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın Bingöl mitingine katılarak “evet” oyu vereceğini açıklayan ve bu nedenle partisi tarafından disiplin kuruluna sevk edilen CHP’li Yedisu Belediye Başkanı Mehmet Şerif Memioğlu ile ilgili olarak, “Sayın Memioğluna da CHP, onu bu demokratik davranışından dolayı disiplin kuruluna sevk etti. Biz bu konuda her zaman onun yanındayız. İster kendi partisinden devam etsin, ister bağımsız olsun, ister bizim partiye gelsin, fark etmez. Biz her zaman böyle demokratik, böyle kişilikli bir tutum gösteren değerli Belediye başkanımız Memioğlu’nun yanındayız. Hep birlikte bu memlekete, bu ülkeye hizmet edeceğiz” şeklinde konuştu.
Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, bu yıl 2′ncisi düzenlenen Kiğı Seyid Kasım Doğa, Kültür ve Bal Festivali’ne katıldı.
Bir dizi ziyaret ve açılışlara katılmak üzere Bingöl’e gelen Devlet Bakanı Yılmaz, Yedisu ilçesinde Cem Evi ve Kültür Merkezi’nin açılışının ardından Kiğı Seyid Kasım Doğa, Kültür ve Bal Festivali’ne katıldı.
Bakan Yılmaz’a Kiğı ziyaretinde Bingöl Valisi İrfan Balkanlıoğlu, Bingöl Belediye Başkanı Serdar Atalay, Bingöl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gıyasettin Baydaş, Kiğı Kaymakamı Bülent Tekbıyıkoğlu, İlçe Belediye Başkanı Coşkun Güven ve kurum amirleri eşlik etti. Festival alanına giden Bakan Yılmaz, vatandaşlarla sohbet etti. Stantları dolaşan Bakan Yılmaz, Kiğı Öğretmen Evi’nde mahalle ve köy muhtarları ve sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle bir toplantı yaparak sorun ve sıkıntıları dinledi.
Bingöl’de çeşitli temaslarda bulunan Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, AK Parti Teşkilat yönetici ve üyeleriyle bir araya gelerek, referandumun 1960 ihtilalı ile başlayan, vesayetçi denilen demokratik yapıdan eksik, farklı bir döneme Türkiye’yi getirecek son derece önemli bir hasise olduğunu belirterek, “Türkiye 13 Eylül sabahı farklı uyanacaktır” dedi.
Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Bingöl’e gelen Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın Bingöl’den başlattığı referandum mitingindeki başarılarından dolayı AK Parti Teşkilat üyelerini kutlamak üzere partililerle öğretmen evi bahçesinde bir araya gelerek referandum konusunda önemli açıklamalarda bulundu.
Anayasa değişikliği için 12 Eylül’de yapılacak Referandumun önemine değinen Yılmaz, “Referandum 1960 ihtilalı ile başlayan, vesayetçi dediğimiz demokratik yapıdan, eksik bir demokrasiden, farklı bir döneme Türkiye’yi getirecek son derece önemli bir hadisedir. Bu hadisede Bingöl başlangıç noktasını oluşturdu. Bütün Türkiye Bingöl mitingini hep birlikte izledi. Şuna inanıyorum ki Türkiye 13 Eylül sabahında farklı uyanacaktır. Allah muhafaza düşünün ki 12 Eylül günü sandıktan hayır çıktı. 13 Eylül sabahı uyandık, ne olacak? Türkiye değişimi istemiyor diyecekler. Türkiye’yi ileriye götürmek isteyenlerin cesareti kırılacak. Türkiye dünyada, bölgesinde güç sahibi, etki sahibi bir ülke olma yolunda olumsuz bir darbe yemiş olacak. Hâlbuki tersini düşünün, 12 Eylül günü oylarımızı verdikten sonra 13 Eylül sabahı uyandığımızda çok büyük çoğunlukla evet çıktığı düşünün. O zaman gerçekten Türkiye’de statükocuların, Türkiye’de bu milletin iradesinin yönetime yansımasından rahatsız olanların moralinin bozulduğu, cesaretinin kırıldığı; fakat Türkiye’nin gelişmesinden, değişmesinden, güçlenmesinden yana olanların ise çok daha cesaretli, çok daha moralli bir şekilde yoluna devam edecekleri bir gün olacaktır. Bu anayasa ile bu kanunlarla Türkiye’nin ilerlemesi mümkün değil. Artık geldik duvara dayandık. Türkiye 21. yüzyılda bölgesinde ve dünyada çok etkili bir güç olacaksa, halkının refahını arttıracaksa, insanlarının hakkına, hukukuna daha fazla riayet eden, onların hürriyetlerini, özgürlüklerini geliştiren bir ülke olacaksa, bu anayasa ile olmaz diyoruz. Bu anayasa 1980 yılında yapıldı. 30 sene önce 12 Eylülde askeri müdahaleden sonra yapıldı. O zamanı hepiniz hatırlayın, bir tane siyah beyaz televizyon kanalı vardı. O da devlet kanalıydı. Protokol konuşmaları yapılırdı, devlet neyi uygun görürse millete o anlatılırdı” dedi.
“Muhalefet vatandaşın kafasını karıştırıyor”
Referandum öncesi Muhalefet Partileri tarafından başlatılan ‘Hayır’ kampanyalarını eleştiren Bakan Yılmaz, elle tutulur hiçbir fikirleri olmamasına rağmen bunların etrafında dolanıp vatandaşın kafasını karıştıracak şeyler söylediklerini belirtti.
Yılmaz, “Bir şekilde niye bu AK Parti döneminde oldu dercesine bu işi AK Parti aleyhtarlığına dönüştürmeye çalışıyorlar. Bu tuzağa inşallah hiç birimiz düşmeyeceğiz. Bu noktada şunun altını çizmek istiyorum. Bakın onlar çok yanlış bir şeyi çok heyecanla savunup çaba sarf ediyorlar. Biz ise sizden çok doğru ve çok haklı olan bir şeyi savunmanızı istiyoruz. Bu konuda bütün teşkilat mensuplarımız kapı kapı dolaşarak referandum ile ilgili kafası karışık olanları aydınlatmalıdır” şeklinde konuştu.
Kahvaltılı toplantıya AK Parti Bingöl Milletvekili Kazım Ataoğlu, Bingöl Belediye Başkanı Serdar Atalay, AK Parti Bingöl İl Başkanı Cevdet Çalbay, ilçe ve belde belediye başkanları ile çok sayıda partili katıldı.
Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, Bingöl’ün Yedisu İlçesi Güzgülü Köyü’nde kurulan Cem Evi ve Kültür Merkezi’nin açılışını yaptı. Yılmaz, birlik ve beraberliğin önemine dikkat çekti.
Yedisu İlçesi Güzgüllü köyünde yapımı tamamlanan Cem Evi ve Kültür Merkezi törenle açıldı.
Açılış törenin; Devlet Bakanı Dr. Cevdet Yılmaz, Bingöl Valisi İrfan Balkanlıoğlu, Bingöl Milletvekili Kazım Ataoğlu, Adıyaman Milletvekili Şevket Köse, Bingöl Belediye Başkanı Serdar Atalay, Bingöl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gıyasettin Baydaş, AK Parti İl Başkanı Cevdet Çalbay, Yedisu Kaymakamı Mustafa Pala, Yedisu Belediye Başkanı Şerif Memioğlu, Yedisulular ve Güzgülü Köyü sakinler katıldı.
Programın açılış konuşmasını Cem Evi’nin yapılmasında büyük çaba harcayan Hasan Müldür yaptı. Müldür’ün akabinde konuşma yapan Cem Evi Dedesi Selçuk Sevin, Alevi veya Sünni diye bir dinin olmadığını vurguladı.
Alevilik üzerine yayınlar yapıldığını belirten Sevin: “İnancımızın temeli Allah, Muhammed ve Ali’dir. Bizler, Sayın Bakanımız Cevdet Yılmaz buradayken kendisine taleplerimizi iletelim. Biz, Anayasadaki haklarımızın verilmesini, zorunlu din derslerinin kaldırılmasını, Ehlibeyt dergâhlarının bütçeden pay almalarını, üniversitede Alevilik kürsüsünün açılmasını ve cem evlerinin ibadethane olarak kabul edilmesini istiyoruz” dedi.
“Bu köye ilk defa geldim ve emrinizdeyim”
Törende konuşan Bingöl Valisi İrfan Balkanlıoğlu ise, Yunus Emre ve Hacı Bektaşi Veli’den örnekler verdi.
Balkanlıoğlu: “Herkim olursa olsun, yakıcı ve yıkıcı olmamak suretiyle, inancını özgürce yaşamalıdır. Bu insanca yaşam için gereklidir. Bu güne kadar bazı düşünce ve inançlar, özgürce inançlarını yaşayamadılar maalesef. Türkiye, son yıllarda, bu konuda önemli adımlar attı. Ve demokratik temelde, herkes inancını özgürce yaşayabilecek. Her şeyin insan kaynaklı odluğunu, dünyada bulunan hiçbir şeyin gerçek sahiplerinin kim odluğunu, Yunus Emre ve Hacı Bektaş-i Veli açık bir şekilde ifade etmişlerdir. Yunus Emre derki; “Mal sahibi, mülk sahibi, Hani bunun ilk sahibi” diye sorar. Hacı Bektaşi Veli derki; Şeriatta; “Bu senindir, bu benimdir” Tarikatta; “Hem senindir, hem benim” Hakikatte ise; “Ne senindir, ne benimdir” der. İnsanlar bu temelde hareket ederse, dünyadaki her şeyi bir gün bırakıp gideceğini çok iyi bilirler. Bur da insanlar, köyleri için bir yapı inşa ettiler. Ben o hayırsever vatandaşlara teşekkür ediyorum. Ben bu köye ilk defa geldim ve emrinizdeyim” dedi.
“Bingöl’de bir ilk gerçekleştirilmiştir”
Cem Evi açılışının çok güzel birlik ve beraberlik manzarası olduğuna dikkat çeken Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz: “Bu manzara yapılan bu güzelliğe partiler üstü, siyaset üstü bakmanın çok güzel bir göstergesinin ifadesidir. Bu bakımdan gerçekten çok büyük mutluluk duyuyorum. Cem evinin açılışına katılmaktan şeref, onur duyuyorum. Bingöl’de bir ilk gerçekleşiyor. Bu açıdan da cem evi açılışını çok önemli görüyoruz. Tabi bir ilk derken yanlış anlaşılmasın. Bingöl’de Alevi kardeşlerimiz inançlarını, kültürlerini yüzyıllardır sürdürüyorlar. Değişik mekânlarda, belki adı konulmamış bir şekilde yapıyorlardı. Ama bu açılışla adını koyarak günümüzün şartlarında güzel bir adım atıldı. Özellikle liderlik ve öncülük yapanlara, katkıda bulananlara, maddi, manevi destek sağlayanlara teşekkür ediyorum. Az önce Alevi dedelerimizden biri çok güzel mesajlar verdi. Bence en önemlisi hepimizin altını çizdiği mesaj şudur. Bu anlamda Alevi Bektaşi kültürünün insana yaptığı vurgu, manevi değerlere yaptığı vurgu, sadece Alevi kardeşlerimizin değil aslında hepimizin ortak değerleridir. Tabii ki bu vurgular özelde onlarındır ama genelde hepimizindir. Bundan da nasibimizi almak durumundayız” dedi.
“Bingöl çok güzel bir geçmişe sahip”
Bingöl’ü güzel bir örnek olarak gösteren Devlet Bakanı Yılmaz: “Bu anlamda, bu günkü çağdaş dünya dediğimiz demokrasi, insan hakları, evrensel hukuk bütün bunları aslında medeniyetimize, atalarımıza baktığımızda görüyoruz. Bingöl’ü güzel bir örnek olarak alabiliriz. Bırakın Aleviliği-Sünniliği, değişik dinlerde, Kürt, Zaza çok farklı dillerde, etnik gruplarda insanları, Müslüman’ı, Hıristiyan’ı, değişik coğrafyaların insanları yüzyıllarca bir arada yaşayabilmişler. Bununla hepimizin iftihar etmesi lazımdır. Birbirleriyle ötekileştirilmeden, birbirlerine zulüm etmeden, birbirlerine önyargılarla bakmadan, bir arada yaşayabilmişler, komşu, kirve olmuşlar, evlenmişler, iş kurmuşlar hep birlikte bu hayatı paylaşmışlar. Bunlarla gerçekten iftihar ediyoruz. Bingöl, bu anlamda Türkiye’ye örnek olabilecek bir ilimiz. Çok güzel geçmişe sahip olan bir ilimiz. Geçmişte yapılan yanlışları hep birlikte kınayarak bunları söylüyorum. Gerçekten güzel insanlarımız var, güzel anlayışımız ve tarihimiz var. Bunun üzerine de geleceği çok rahat inşa edebiliriz. Medeniyetimizi, maneviyatımızı bugünkü insanlığın evrensel hukuki değerleriyle de birleştirdiğimizde çözemeyeceğimiz hiçbir sorun yoktur. Alevi dedelerimiz birkaç konuya değindiği için son dönemlerde Alevi açılımı olarak kamuoyunda bilinen çalışmalarla ilgili birkaç şey söylemek istiyorum. Bu ve çok değişik konularda olduğu gibi demokratikleşme dediğimizde Kürt konusu da gündeme geliyor. Gayrimüslimlerin sıkıntısı da gündeme geliyor. Yoksul kesimlerin, dışlanmış kesimlerin, işsizlik sıkıntısı yaşayan vatandaşların sıkıntıları gündeme geliyor. Bu kapsamda önemli çalışmalar yaptık. Birçok çalıştaylar düzenledik. Bilim adamlarıyla, siyasetçilerle, kanaat önderleriyle, çok değişik yetkililerle çalışmalar yapıldı. Buralardan gerçekten ortaya güzel fikirler çıktı. Ama bu fikirlerin altını daha fazla doldurmak gerekiyor. Alevi vatandaşlardan farklı fikirler var, hepsi aynı fikirde kalmıyorlar. Bunların bir noktada buluşması ve devletin de bunları dikkate alarak gerekli düzenlemeleri yapması yolunda bir süreç başlamış durumda. Zannediyorum bu süreç akılla, bilimle, sabırla, metanetle sonuca ulaşacaktır. Hacı Bektaş-ı Veli’nin dediği gibi ‘Murada ermek sabırla olur, acelecilikle değil, telaşla değil’ ama insanın özgür bir şekilde konuşmasıyla tartışmasıyla değişik fikirlerin bir araya gelmesiyle bunun şeffaf şekilde olmasıyla olur. Bir takım işler gizli kapaklı olursa önyargılar büyür. Ne kadar şeffaflık olursa, ne kadar insanlar birbirlerini tanırsa o kadar önyargıların önüne geçilir” ifadelerini kullandı.
“Alevilik enstitüsü kuracak”
Bingöl Üniversitesi’nin Alevilik Enstitüsü kurmak için çalışmalar yaptığını hatırlatan Bakan Yılmaz: “Alevi dedelerimizden biri Bingöl Üniversitesi’nde Alevilik Enstitüsünün açılmasını istedi. Bu konuda araştırma yapılmasını isteyerek durumu rektöre ilettik. Böyle bir başvuru yaptıklarını öğrendik. Bu konuda da rektörümüzü tebrik ediyoruz. Gerekli yerlere başvurular yapıldı. Biz burada Bingöllüler olarak hep birlikte birbirimize sahip çıkacağız. Çünkü biz hep biriz. Ortaklıklarımız, farklılıklarımızdan çok daha fazla. Farklılıklarımızı da zenginlik olarak görüp birbirimize kenetleneceğiz” şeklinde konuştu.
Program, Güzgüllü Cem Evi ve Kültür Merkezi açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından yapılan ikram ve sema gösterileriyle son buldu.
Devlet Bakanı Yılmaz’a tahsis ettiği yedek makam aracında sigara içildiğini anlayan Başbakanlık Müsteşarı Ala, Başbakanlık Ulaştırma Amiri Say’ı görevden aldı
Zaman zaman Başbakanlık koridorlarında, kapalı mekânlarda sigara yasağına uyulan uyulmadığını kontrol etmek için dolaşmaya çıkan ve birkaç kez de çalışanları sigara içerken yakaladığı bilinen Başbakan Erdoğan’ın sigara yasağı hassasiyeti müsteşarına da yansıdı. Başbakan Erdoğan’ın müsteşarlığa getirdikten sonra sigarayı bırakmasını sağladığı Efkan Ala, çarpıcı bir uygulamaya imza attı.
‘TAVİZ VERMEYİN’
Erdoğan’ın Başbakanlıkta ve kamu kurumlarında tavizsiz uygulanmasını istediği sigara yasağı kapsamındaki ilginç olay şöyle gelişti:
Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz’ın makam aracı arızalanınca Müsteşar Ala, Başbakanlıkta ortak kullanımda olan makam araçlarından birini tahsis etti. Bakan Yılmaz, kendi aracının arızası giderilinceye kadar kullandığı aracı daha sonra Başbakanlık’a iade etti.
Habertürk’ ün edindiği bilgilere göre, Müsteşar Ala, Yılmaz’ın iade ettiği araca binine döşemelerine sinmiş kokudan ve atıklardan sigara içildiğinin fark ederek şoföre, “Bu aracın içinde sigara mı içildi?” diye sordu. Şoförün aracın Bakan Yılmaz’a tahsis edildiğini ve onun içmiş olabileceğine söylemesi üzerine Müsteşar Ala, Başbakanlık Ulaştırma Amiri Bekir Say’ı yanına çağırarak niçin sigara içilmesine izin verildiğini sordu. Ulaştırma Amiri’nden de sigara içen kişinin “Bakan” olduğu yanıtını alan Müsteşar Ala, “Niye personelinizi eğitmiyorsunuz, kapalı mekânlarda, araçlarda sigara içilmediğini bilmiyor musunuz? Bu konuda yasa var “diye” tepki gösterdi. Ala, bu durumun sorumlusu olarak gördüğü Ulaştırma Amiri Say’ı görevden aldı. Başbakanlık kaynakları ise olayla ilgili olarak Ulaştırma Amiri’nin görevden alınmasının söz konusu olmadığını, Müsteşar Ala’nın, makam aracını kirli görünce ulaştırma amirine kızdığını öne sürdü.Devlet Bakanlığı’ndan araç açıklaması
Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz’ın hizmetine tahsis edilen makam aracının iddia edildiği gibi son aylarda arızalanmadığı ve buna bağlı olarak Başbakanlıktan yedek araç istenmediği belirtildi.
Devlet Bakanı Yılmaz’ın makamından yapılan açıklamada, bir gazetede yer alan ‘Bakan sigara içti, cezası ulaştırma amirine kesildi’ başlıklı haberin gerçeği yansıtmadığı kaydedildi.
Açıklamada, ‘Sayın Bakanımızın hizmetlerine tahsis edilen makam aracında son aylarda haberde ifade edildiği üzere bir arıza vuku bulmadığı gibi buna bağlı olarak Başbakanlıktan yedek araç tahsis edildiği bilgisi de doğru değildir’ ifadesine yer verildi.
Açıklamada, araçtaki sigara olayına değinilmemesi dikkat çekti.