Kareronline.com

Yerelden Evrensele bir bakış…

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, “Van depremi nedeniyle sayın Başbakan’ın her konuşmada partimizi, belediyelerimizi anarak yıpratmaya çalışması, hedef göstermesi kabul edilemez” dedi. Demirtaş, “Biz bu işin siyasetini yapmadık ama siyasetini yapan Sayın Başbakan’a ’vicdanlı ol’ diyoruz. Bu ayrımcı, nefret uyandıran dili sayın Başbakan’ın terk etmesini bekliyoruz. Van halkı orada AKP-BDP çatışma değil battaniye, çadır istiyor” diye konuştu.

‘Kadromuz kalmadı’
KCK operasyonları adı altında “Başbakan’ın hedef göstermesi nedeniyle hâlâ gözaltıların sürdüğünü” savunan Demirtaş, İstanbul’da operasyonlar yapıldığını ve birçok kişinin gözaltına alındığını söyledi. BDP Parti Meclisi üyesi Prof. Dr. Büşra Ersanlı’nın da Datça’daki evinde gözaltına alındığını iddia eden Demirtaş, “Sayın Ersanlı genel merkezimizdeki anayasa hazırlık komisyonu üyemiz. Türkiye’nin yeni anayasasını yapma sürecinde aktif rol üstlenmiş akademisyenlerden birisi. Bu koşulların demokratik olduğunu ifade ediyorlar ve bizim komisyon üyemiz gözaltına alınıyor” dedi.
Bütün tutuklularla birlikte sayın Ersanlı’nın da derhal serbest bırakılmasını beklediklerini belirten Demirtaş, “Bu hukuksuzluğa, ciddiyetsizliğe, ahlaksızlığa artık ’dur’ diyoruz. Biz Hükümetin hukuku değil evrensel hukuk işlesin diyoruz. Bu süreç işlerse kimse Türkiye’de sağlıklı bir anayasa sürecinin yürüdüğünden veya yürüyebileceğinden söz edemez. Bu koşullarda anayasayı tartışmak giderek imkansız hale geliyor” diye konuştu.
Gözaltıların “çok kritik” olduğunu ve anayasa çalışmalarını doğrudan etkileyeceğini söyleyen Demirtaş, “Bu tutuklamalar, gözaltılar böyle devam ederse BDP olarak anayasa çalışmasına verebileceğimiz parti kadromuz kalmamış olacaktır” dedi.
İşkence gördü
Prof. Dr. Büşra Ersanlı, 1978’de Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun oldu. Aynı üniversitenin Siyaset Bilimi Bölümü’nden master ve doktora derecelerini aldı. 1990 yılından bu yana Marmara Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde öğretim üyesi olarak görev yapan Ersanlı, aynı zamanda BDP’nin Anayasa Komisyonu’nda yer alıyor. Yeni anayasa çalışmaları kapsamında Ak Parti heyetinin 10 Ekim’de görüştüğü BDP’liler arasında bulunan Ersanlı, 12 Mart darbesiyle Sansaryan Han’da bir ay boyunca işkence gördü, 2.5 yılını Ankara Mamak Askeri Cezaevi Yıldırım Bölge Kadınlar Koğuşu’nda geçirdi.
KA-DER’de yönetim kurulu üyeliği yapan Ersanlı, 12 Mart dönemiyle ilgili röportajında şunları anlatmıştı: “O zaman Robert Kolej henüz Boğaziçi Üniversitesi olmuştu ve ben Kimya Mühendisliği bölümüne kayıt olmuştum. 12 Mart’tan neredeyse bir yıl sonra 2 Nisan 1972’deki Bebek’teki evimizden gözaltına alındım. Parti üyesi değildim, fakat kendi adalet mücadelem çerçevesinde, biraz da tesadüflerle o çevreyle birlikte mücadele ediyordum. Herhangi bir şiddet içeren eylemin içinde değildim; yaptığımız gazete çıkarmak, tercümeler yapmak, zaman zaman sokak eylemlerine, fabrika direnişlerine ve işçilerle eğitimlere katılmaktı.”

1 ay Sansaryan’da işkence gördü
Ersanlı, “İşkence gördünüz mü?” şeklindeki soruya ise şöyle cevap vermişti:
“Evet falaka, dayak, yalnız bırakma, yerde ve sandalyede yatırma şeklinde işkence gördüm. Bize işkence yapan insanlar, Bulgaristan’da özel eğitim gördüklerini söylüyorlardı. 1974’te siyasi afla dışarı çıktıktan sonra, işkencecilerden ikisine sokakta rastladım. Birisi küfür ederek otobüse bindi, diğerine işkenceci olduğunu sokakta bağırdım ve kaçmak zorunda kaldı. 30 güne yakın Sansaryan Han’da tutulduktan sonra, bizi önce Sağmalcılar Cezaevi’ne, ardından da otobüslerle kelepçeli olarak Ankara Yıldırım Bölge’ye sevk ettiler.”

Sen bu acıyı hissedemezsin !

Posted by on Eyl-7-2010

‘Acısını kalbimde hissediyorum’ diyen Erdoğan’a Musa Anter’in oğlundan yanıt geldi: Sen ‘Tek dil, tek millet’ ideolojisine sahipsin, babam hiçbir zaman senin yolunda yürümedi ki, bu acıyı hissedebilesin

İKİYÜZLÜLÜK YAPIYORLAR

Tayyip Erdoğan’ı babasının ismini kullanmaktan vazgeçmeye çağıran Dicle Anter, ‘Bir yandan Apê Musa’nın ismini kullanarak Kürtlere ‘Evet’ dedirtmeye çalışıyorsun, diğer yandan torununun ismi ‘Asîwa’ olduğu için nüfus müdürün kabul etmiyor. Oğlu Anter Anter’in 18 yıldır babasının mezarını ziyaret etmesine izin vermiyorsun. Bu ikiyüzlülüktür’ dedi.

SAMİMİYSEN KATİLLERİ YARGILA

Üzerinden 18 yıl geçmesine rağmen babasının katillerinin halen yargılanmadığına dikkat çeken Anter, ‘Kendi raporlarında bile Musa Anter’in öldürülmesini bir hata olarak görüyorlar. Bu hatayı kabul etmelerine, failleri belli olmasına rağmen bir şey yapmamaları daha da büyük bir hata. Erdoğan samimiyse katilleri yargılasın’ diye konuştu.

‘Bu acıyı hissedemezsin’

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın 3 Eylül tarihinde Diyarbakır mitinginde yaptığı konuşmada, 1992 yılında katledilen Kürt bilgesi Musa Anter’in ismini zikrederek, ‘Musa Anter’in acısını kalbimde hissediyorum’ şeklindeki sözlerine Anter’in oğlu Dicle Anter tepki gösterdi. Başbakan Erdoğan’ın babasının ismini birkaç aydın ve yazarlarla yapılan görüş ve toplantılarda da zikrettiğini hatırlatan Dicle Anter, Başbakan’ın, babasının ismini çıkarlarına göre kullanmasının çok ayıp ve yakışıksız olduğunu söyledi. Anter, ‘Çünkü hiçbir zaman Musa Anter, ‘Tek dil, tek devlet, tek millet’ demedi. Musa Anter, daha çok çoğulcu, demokrasi isteyen bir kişilikti. Şimdi Kürtçe’nin ve Kürtlerin var olduğunu yazan bir insana karşı bu devirde sen halen ‘Tek dil, tek devlet, tek millet’ diyorsun ve bu mantıkla yola çıkan bir ideolojiye sahipsin. Ama Musa Anter, bu yolda yürüyen, bunu savunan bir insan değildi ki, sen onun acısını hissedebilesin. Bu bence ikiyüzlülüktür. Bu kullanmadır’ diye konuştu.

18 yıl geçmesine rağmen babasının faillerinin halen yargılanmadığını söyleyen Anter, ‘Kendi raporlarında bile Musa Anter’in öldürülmesinin bir hata olduğu söylenebiliyor, ki hatanın ötesindeydi. Ama bu hatayı kabul etmelerine rağmen, faillerin belli olmasına rağmen, h‰l‰ bir şey yapılmaması daha da büyük bir hata. Hata üzerine hata işliyorlar’ dedi.

SAMİMİYSEN BU SAVAŞI DURDUR

Bölge’de binlerce faili meçhul cinayetin olduğunu ve Başbakan Erdoğan döneminde de faili meçhullerin yaşandığını söyleyen Anter, ‘Yüzlerce çocuk hâlâ cezaevinde, gençlerimiz öldürülüyor, çocuklarımız öldürülüyor. Senin döneminde savaş devam ediyor, h‰l‰ kan akıyor. Ondan sonra kalkıyor diyorsun, ben Diyarbakır zindanında yaşamını yitirenlerin acısını hissediyorum, bilmem Musa Anter’in acısını hissediyorum. Bu ikiyüzlülükten başka bir şey değildir. Eğer sen bu acıları hissediyorsan, bu savaşı durdur. 8 yıldır sen iktidardasın, yapabilirsin, daha ne istiyorsun?’

TORUNUNUN İSMİNE İZİN VERMİYORSUN

Anter, ‘Sen bir yandan Musa Anter’in ismini kullanarak, Kürtlere ‘Evet’ dedirtmeye çalışıyorsun, diğer yandan onun torununun isminde (Asîwa) ‘W’ harfi olduğu için nüfus müdürlüğün kabul etmiyor. Diğer yandan ağabeyim Musa Anter’in 18 yıldır hiçbir gerekçe gösterilmeden babamın mezarını ziyaret etmesine bile izin vermiyorsun. Ondan sonra kalkıp ‘Musa Anter’ın acısını kalbimde hissediyorum’ diyorsun. Ben bunu ancak kandırmaca, kullanma, ikiyüzlülük, yalan söyleme olarak değerlendiririm’ şeklinde konuştu.

BATMAN – DİHA

Devlet Bakanı Cevdet Yımaz, Başbakam Recep Tayip Eroğan’ın Bingöl mitingine katılarak referandumda ‘Evet’ oyu kullanacağını açıkladığı için Disiplin kuruluna sevk edilen Yedisu Belediye Başkanı M.Şerif Memioğlu’na sahip çıktı.
Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın Bingöl mitingine katılarak “evet” oyu vereceğini açıklayan ve bu nedenle partisi tarafından disiplin kuruluna sevk edilen CHP’li Yedisu Belediye Başkanı Mehmet Şerif Memioğlu ile ilgili olarak, “Sayın Memioğluna da CHP, onu bu demokratik davranışından dolayı disiplin kuruluna sevk etti. Biz bu konuda her zaman onun yanındayız. İster kendi partisinden devam etsin, ister bağımsız olsun, ister bizim partiye gelsin, fark etmez. Biz her zaman böyle demokratik, böyle kişilikli bir tutum gösteren değerli Belediye başkanımız Memioğlu’nun yanındayız. Hep birlikte bu memlekete, bu ülkeye hizmet edeceğiz” şeklinde konuştu.

Başbakan Deprem Bölgesinde

Posted by on Mar-12-2010

TOKİ köy tipi modern binalar inşa edecek, Ramazan Bayramı’na yetiştirmeyi hedefliyoruz”
Başbakan Erdoğan 41 kişinin yaşamını yitirdiği Elazığ’da açıklamalarda bulundu. Depremin en büyük hasar verdiği Okçular Köyü’nde konuşan Erdoğan, 51 olarak açıklanan ölü sayısının daha sonra 41 olarak düzeltildiğini anımsattı. Erdoğan bu durumun mükerrer sayımlardan kaynaklandığını belirtti.

Başbakanlık uçağı ile Elazığ’a giden Erdoğan’ın Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, Devlet Bakanı Hayati Yazıcı ve Elazığ milletvekilleri eşlik etti. Saat 14:30 sıralarında Elazığ Havaalanına inen Başbakanı Elazığ Valisi Muammer Erol, Belediye başkanı Süleyman Selmanoğlu ve çok sayıda partili karşıladı.

Başbakandan depremzedeye konut müjdesi

Havaalanında toplanan vatandaşlara başsağlığı dileyen Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, “Ülkemizin depremin üstesinden gelme şansı yoktur” dedi. Erdoğan, deprem yaralarının en kısa sürede sarılacağını belirterek, “Yaşanan felaketten sonra bakan ve milletvekillerimiz bölgeye gelerek gerekli çalışmalar ve yardımları zamanında ulaştırmıştır. Depremde evsiz kalan yurttaşlarımızın konut ihtiyacının giderilmesi için TOKİ çalışmaları sürdürmektedir. Vatandaşlarımızın fazla mağdur edilmemesi için yapılacak konutlar Ramazan ayında hak sahiplerine teslim edilecektir. 81 İlimizde kentsel dönüşüm projesi kapsamında 420 bin konut yapıldı. Risk teşkil eden bölgelerde bu çalışmalarımız devam edecektir. Depremde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyorum. Yaralanan vatandaşlara acil şifalar diliyorum. Umarım ülkemizde bu tür felaketler olmaz “şeklinde konuştu.

”ölenle ölünmüyor, ibret almamız, ders çıkarmamız gerekir”

Emniyet Genel Müdürlüğüne ait helikopterlerle Deprem bölgesine giden Başbakan Recep Tayip Erdoğan’a bakanlar ve milletvekilleri eşlik etti.

Okçular köy meydanında vatandaşlara hitaben bir konuşma yapan Başbakan Erdoğan, acil ihtiyaçların karşılanması için bölgeye 625 bin lira gönderildiğini kaydetti. Toplam 53 yerleşim biriminde yapılan ön hasar tespit çalışmalarında 3 binin üzerinde hasarlı yapının tespit edildiğini söyleyen Erdoğan şöyle devam etti:

“Ölenle ölünmüyor, ama bunlardan ibret almamız, ders çıkarmamız gerekiyor. Onun için sürekli kentsel dönüşüm, kentsel gelişim diyoruz. Onun için 81 vilayetimizin tamamında şu ana kadar 420 bin konutu başlattık. İstiyoruz ki bu tür zemin etüdü noktasında zayıf olan yerlerde bu tür riskli, tehlikeli durumlar yaşamayalım ve insanca yaşayabileceğimiz konutları yapıp oralara yerleşelim istiyoruz. Bu adımları da bunun için attık, atmaya da devam edeceğiz. Yıkılan konutların yerine TOKİ tarafından belirlenecek uygun bölgelerde yenilerinin yapılması için çalışmalar başlatılmıştır. Bu çalışmalar vesilesiyle tespit edilen yerlerde köy tipi modern binalar inşa edilecek. İlk kazmayı 1 Mayıs itibarıyla vurmayı hedefliyoruz. Ramazan Bayramı’na konutların yetiştirilmesini hedefliyoruz.”

“Küçük baş hayvanları karşılayacağız”

Erdoğan depremde hayvanlarını kaybedenlerin küçük baş hayvanlarının hepsinin karşılanacağını belirtti ve “Büyük baş hayvanları küçük baş hayvan olarak takas vereceğiz isterlerse ücretlerini vereceğiz”

Okçulardan diğer köylere dağıtım yapılıyor

Neden Okçular Köyü’nden dağıtım yapıldığına ilişkin soruya Erdoğan, “Okçularda jandarma karakol komutanlığımız var. Herhangi bir yanlışa yer vermemek için buradan diğer köylere dağıtım yapıldı” dedi.

Erdoğan, 8. kolordu komutanı’na sarıldı ve öptü

Başbakan Erdoğan, taziye çadırını da ziyaret ederek, ölenlerin yakınlarına başsağlığı diledi. Yoğun güvenlik önlemleri alınan köyde, jandarma ve başbakanlık korumaları güvenliği sağladı.

Başbakan Erdoğan’ın çadırları ziyaretine 8. Kolordu Komutanı Korgeneral Mustafa Korkut Özaslan eşlik etti.

Çadırlardaki kadınların teşekkür ederek, ‘Depremin ilk anından itibaren yardımımıza koştular, destek oldular’ demeleri üzerine Erdoğan, ‘Yaptığınız yardım ve kurtarma hizmetlerinden dolayı size teşekkür ediyorum’ dedi ve 8. Kolordu Komutanı Korgeneral Mustafa Korkut Özaslan’ı sarılarak öptü.