Kareronline.com

Yerelden Evrensele bir bakış…

Hükümet Sözcüsü ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek ve Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, çeşitli temaslarda bulunmak üzere 13 Mart Cumartesi günü Bingöl’e gelecekleri açıklandı.
Bir dizi inceleme ve temaslarda bulunmak üzere Bingöl’e gelecek olan Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek ile Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz’ın aynı gün saat 11.00’de Kültür merkezinde tertiplenen bir konferansa katılacakları belirtildi. AK Parti Bingöl Milletvekilleri Yusuf Coşkun ve Kazım Ataoğlu’nun katılacağı “Türkiye Buluşuyor” adlı konferansa tüm Bingöllülerin davetli olduğunu belirten AK Parti Bingöl İl Başkanı Cevdet Çalbay, konferanstaki ana temanın “Demokratik Açılım” konusu olduğunu ifade etti. Hükümet tarafından yapılan ve yapılacak hizmetlerin de anlatılacağı etkinliğe vatandaşlarımızın katılımını beklediklerini söyleyen Çalbay, bakan ve vekillerin anılan günde saat 09.45’de valiliği ziyaret edeceği, saat 10.30 -11.00 arasında belediye ziyaretinin gerçekleşeceğini ve saat 11.15 ise “Türkiye Buluşuyor” adlı konferans için kültür merkezinde olacaklarını söyledi. Bakan ve vekillerin saat 14.00’te AK Parti İl Başkanlığını ziyaret edeceği ve saat 15.30’da ilimizden ayrılacakları öğrenildi.

1 Mayıs 2003 Depreminden sonra Bingöl’ü yeniden inşa eden Başbakan ERDOĞAN’ın, Bayındırlık Eski Bakanı ERGEZEN’in, Milli Eğitim Bakanı ÇELİK’in ve TOBB Başkanı HİSARCIKLIOĞLU’ nun isimleri herhangi bir semte, okula veya caddelere verilmedi.

Meydana gelen 1 Mayıs depremin hemen ardından 2 saat içinde özel uçakla Bingöl’e gelerek sabır dileyen ve kurtarma çalışmalarının hızlandırılmasını sağlayan Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN ve beraberindeki bakanlar ile TOBB Başkanı Rıfat HİSARCIKLIOĞLU’ na vefa borcumuz olduğunu düşünüyoruz.

Yaraların sarılması ve ağır hasarlı konutların yerine hemen konut yapılması için talimat veren Başbakan ERDOĞAN ile Bingöl’ deki üyelerine 500 konut bağışında bulunan TOBB Başkanı Rıfat HİSARCIKLIOĞLU ile Bingöl’ün yeniden inşasında çok büyük emeği olan Bayındırlık Bakanı Zeki ERGEZEN ve 2003 bütçesinden Bingöl’e en büyük payı ayıran ve onlarca okul yaptıran Mili Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK’e vefa borcumuzu en azından semt, okul veya caddelere isimlerini vererek ödeyebiliriz. Depremden sonra yardımımıza koşan ve Bingöl’ün yeniden inşasında emeği geçen, adını yazamadığımız tüm kurum ve şahsiyetlere minnet borcumuzun olduğunu düşünüyor ve karşılıksız kalmaması gerektiğini belirtiyoruz.

Bingöl gazetesi olarak bunları unutmadığımızı ve unutmayacağımızı söylüyoruz. Bu vefa borcumuzu en azından yapılan semt, okul ve caddelere isimlerini vererek ifade etmeliyiz, unutturmamalıyız. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Çeltkisuyu PİO’yu yeniden inşa eden Sabah Gazetesi ve TBMM Vakfı Okulları’nda yapıldığı gibi…
BİNGÖL GAZETESİ

Bingöl Bayındırlık İl Müdürlüğüne ataması yapılan 13 mühendisle bir araya gelen Vali İrfan Balkanlıoğlu, Bingöl’ün terör yüzünden büyük acılar ve sıkınlar çektiğini belirterek “Terör yüzünden çekip gitmek isteyen olursa, Başbakan dahi arasa sizi göndermem” dedi.

Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) sonucunda başarılı olan ve ihtiyaç nedeniyle Bingöl Bayındırlık İl Müdürlüğü’nde ilk defa göreve başlayacak olan 13 mühendis, Bingöl Valisi İrfan Balkanlıoğlu, Vali Yardımcısı Abdulaziz Aydın ve Bayındırlık İl Müdürü Selim Aksoy ile bir araya geldi.

Valilik toplantı salonunda mühendislerle tanışan Vali Balkanlıoğlu, önemli açıklamalarda bulunduğu toplantıda, göreve başlayacak olan mühendisleri bir takım konularda uyardı.

Bingöl’ün dışarıda terör bölgesi olarak bilindiğini ve sürekli basın yayın organlarında terör olaylarıyla gündeme getirildiğini anlatan Bingöl Valisi Balkanlıoğlu, terör belası yüzünden bölge halkının büyük acılar ve sıkıntılar çektiğini ifade etti.
Bingöl Valisi olarak gece gündüz korumasız olarak Bingöl genelinde sürekli rahat bir şekilde dolaştığını ifade eden Balkanlıoğlu, Bingöl’de terörün olmadığını, dışarıda yapılan terör propagandaları yüzünden Bingöl’ün terör bölgesi olarak ilan edildiğini aktardı.
Balkanlıoğlu: “Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde mahrum, terör ve nitelikli personel bakımından sıkıntı çekiyoruz. Bingöl’e vali olarak atandığımda bana hayırlı olsun demeye gelen insanlar oldu. Dışardan arayan ve tebrik eden insanlara da ‘sizi de Bingöl’e bekliyoruz’ dediğimde ise gülüyorlardı. Bingöl dışardan, terörün kol gezdiği, insanların parmağını dahi dışarı çıkarmakta dahi zorlandığı bir il olarak anlatılmış, basın yayına da bu şekilde yansımıştır. Ancak Bingöl’e geldikten sonra da gördüm ki, Bingöl’ün orta Anadolu illerinden bir farkının olmadığını, teröründe halkın gündeminden tamamen düştüğünü gördüm ve öğrendim. Ben bu ilin valisi olarak gece, gündüz her tarafa rahatlıkla korumasız gidip gezebiliyorum. Allaha şükürler olsun ki bu bölge terör bakımından rahata ve huzura kavuştu. Ancak, insanlar bu terör yüzünden geçmişte yanlış anlatımlar ve basın yayında yer alan terör haberlerinden dolayı acı çekmeye de devam ediyor. Bu bölgenin asıl en büyük problemi işsizliktir. Kime sorsanız aynı şeyi söylüyor. Her gün akşama kadar bize onlarca insan geliyor ve bunların yarısından çoğu bizden iş istiyor, geriye kalan ise yardım istiyor. Devlette bu sıkıntıları görmüş ki, bu bölgelere teşvik sağlamış. Bu bölgeye yatırım yapmak isteyen iş adamları, sigorta primlerini ödemeyecek, vergi ödemeyecek. Bir çok imkana rağmen, devletin sunduğu imkan ve fırsatlara rağmen, batıdan hiçbir iş adamı buraya gelip yatırım yapmadı. Sebebi ise, terördür. Dışarıdaki terör propagandası yüzünden, Bingöl’e yatırım yapılmıyor” diye konuştu.

“33 şehit haberi ısıtılıp ısıtılıp gündeme getiriliyor”
17 yıl önce Bingöl-Elazığ karayolunda 33 askerin şehit edilmesi olayının basın yayın organları tarafından sürekli ısıtılıp ısıtılıp gündeme getirilerek Bingöl’ün terör bölgesi olarak gösterilmesine tepki gösteren Balkanlıoğlu, bu haber ve yanlış bilgiler yüzünden Bingöl’e yatırım yapılmadığını, memurlarında Bingöl’de çalışmak istemediğini hatırlattı.

Balkanlıoğlu: “Bingöl’e 13 tane pırıl, pırıl mühendis Bingöl’e gelip göreve başlamasıyla ilgili haber, ulusal medya da yer almaz. Dehşet haberi, terör haberi olsa anında yayına girer. Bingöl-Elazığ karayolunda ne olduğu belirsiz olan 1997 yılında 33 tane askerimiz şehit oldu. Bu sürekli ısıtılıp, ısıtılıp gündeme getiriliyor. O haber gündeme geldikçe, Bingöl terör bölgesi olarak gösteriliyor. Bu nedenle teknik eleman, yetişmiş insanlar, nitelikli insanlardan Bingöl mahrum kalmıştır. Ancak iş hacmindeki genel daralmadan dolayı, 13 tane mühendisi Bingöl’e kadar getirdik. Hizmet anlamında sizlerden çok şey bekliyoruz. Biz buraya geldik, aklama taşı olarak kullanacağız ve buradan da 5–10 gün gibi kısa sürede gideriz” şeklinde de düşünüyorsanız, Başbakan bile arasa hayal bile kurmayın asla göndermeyeceğiz. Başbakan bile arasa, ‘bunları gönder’ derse, bende ‘bunları alma beni al’ diyeceğim. Burayı aklama taşı olarak sakın düşünmeyin. Buradan ancak istifa ederek ayrılabilirsiniz. Sizi göndermeyeceğiz, burada çalışacaksınız. Buranın koşullarını bilerek, burayı tercih ederek geldiniz. Hele hele Elazığlı arkadaşlar bunu hiç düşünmesinler. Elazığlılar genelde Bingöl’ü aklama taşı olarak kullanıyorlar. Boş kadro nerde? Bingöl’de. Siz burada faydalı olmaya çalışacaksınız. Burada hakimler, paşalar, albaylar, kaymakamlar, yarbaylar var. Bu adamlar dağda bayırda geziyorlar. Bunlar hepsi gelir, burada çalışırlar. Vali gelir çalışır, öğretmen gelmek istemez, mühendis gelip çalışmak istemez. İkisi de devlet memurudur. Bingöl’de çalışacaksınız. Aksini kimse düşünmesin” ifadelerini kullandı.

“Şaibeli ve haksız kazançlardan kaçının”
Göreve yeni başlayan mühendislere, şaibeli ve haksız kazançların elde edilmemesi olaylarında uyarılarda bulunan Vali Balkanlıoğlu, şunları söyledi:

“Bazı insanların zafiyetleri var. Vatandaşın birinden 10 milyar menfaat temin etmişse, o kişide bunun karşılığında devletten 200, 500, hatta 1 milyon TL almaya çalışıyor. Adam sana 10 milyar veriyor, 200 milyar haksız kazanca imza atmanızı istiyor. Bunlar çok şaibeli ve sıkıntılı şeylerdir. Bu konular sizin sülalenizi lekeler. Ne pahasına olursa olsun, asla dürüstlükten taviz vermeyin. ‘Bizim parayla satılacak onurumuz yoktur’ deyin ve asla bu tür şaibeli işlere girmeyin. Bu tür şaibeli olaylara kamuoyu çok çabuk inanır. Böyle bir durum yaşanırsa, bunun lekesini üzerinizden zor atarsınız. Bu tür şeylere yargı mercileri de inanmaya hazırdır. Mesleğinizin başındasınız ve ben sizi şimdiden uyarmak istiyorum. Bu konulara dikkat edin” tavsiyesinde bulundu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Malatya’da yaptığı konuşmada “Demokratik Açılım”la ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

“Bütün makamları feda etmeye hazırız, bütün unvanlarımızı masanın üstüne koymaya hazırız, bütün rütbelerimizden sıyrılmaya hazırız. Yeter ki bir damla dahi şehit kanı akmasın.Bayrağa sarılı tabutlar gelsin de çığırtkanlık yapalım, bağıralım, çağıralım, işaretlerle beraber bunu ranta dönüştürelim) diyen bir anlayışın da mensupları değiliz. Şu ana kadar muhalefetin ortaya attığı iddiaların tamamı yalandır, iftiradır.

25 yılda terörün lobisi, piyasası, pazarı oluştu. Bu kanlı piyasadan ekmek yiyenler var. Bu kanlı pazardan rant devşirenler var. Bu kanlı sektörden siyası çıkar sağlayanlar var. Terör bittiği zaman, silahlar sustuğu zaman, şehit cenazeleri gelmediği zaman, gençler dağa çıkmadığı zaman, analar ağlamadığı, gözyaşı dökmediği zaman; işte bu kanlı piyasanın rantçıları işsiz kalacaktır. O zaman şehit cenazelerini istismar edemeyecekler. Doğu ve Güneydoğu’daki kardeşlerimi istismar edemeyecekler. Habur ve Diyarbakır’da gördüğünüz manzara istismarcıların ortaya çıkardığı manzaradır, oyunudur, hilesidir.

Birtakım medya kuruluşları sinsi sinsi bu kardeşlik projesinin altını oyma gayreti içindeler. Gösterdikleri görüntüler, yalan haberlerle süreci baltalamanın çabası içindeler. Milletim bu istirmarcılara boyun eymeyecek ve pirim vermeyecektir. Biz kardeşliğimizi pekiştirmeye devam edeceğiz.”