Kareronline.com

Yerelden Evrensele bir bakış…

Bingöl’deki hastanelere 100 uzaktan ateş ölçer
+ Büyüt – Küçült Sağlık Bakanlığı Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen uzaktan dijital ateş ölçme cihazları önümüzdeki günlerde ilimize ulaşacak.

Sağlık Bakanlığı Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen uzaktan dijital ateş ölçme cihazları önümüzdeki günlerde ilimize ulaşacak.
Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü İdari ve Mali İşler Daire Başkanı hemşerimiz Hamdi Bozgan’ın özel girişimleriyle ilimize gönderilen 100 adet uzaktan kumandalı dijital ateş ölçme cihazının önümüzdeki günlerde ilimize ulaşacağı öğrenildi.
Bozgan’ın özel çabalarıyla gönderilen son teknoloji ürünü 100 adet uzaktan kumandalı dijital ateş ölçme cihazı ilimiz ve ilçelerindeki sağlık kuruluşlarında kullanılacak.
İlimize sağlık alanında önemli katkılar sunan Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü İdari ve Mali İşler Daire Başkanı hemşerimiz Hamdi Bozgan’ın özel ilgisiyle daha öncede ilimizdeki sağlık kuruluşlarına son teknoloji ürünü cihazlar gönderilmişti.

Kiğı Belediye Başkanı Güven, Bingöl’ün 1. derece deprem bölgesi olduğuna dikkat çekti ve Bingöl’ün bölgenin deprem üssü olması gerektiğini söyledi.
Merkez üssü Elazığ’ın Karakoçan ilçesi meydana gelen 6,0 şiddetindeki depremin Bingöl’de de büyük etki oluşturması, önemli görüşleri de gündeme getirdi.

Yaşanan deprem sonrası Bingöl’de deprem üssünün kurulması gerektiğini belirten AK Parti Kiğı Belediye Başkanı Coşkun Güven: “Dönem dönem yaşanan depremlerin merkezi Bingöl’dür. Bizler deprem nedeniyle çok acı çektik, ölüler verdik, evlerimiz yıkıldı, yaralılarımız oldu. Ancak deprem ile ilgili bütün tesisler diğer bölgelerde Bingöl gibi 1. derece deprem bölgesinde kurulmalıydı. Mesela Kızılay’a ait deprem çadırları, çadır atölyeleri, prefabrik fabrikaları, ev-konut fabrikaları diğer bölgelerde kurulmuş. Allah korusun bu bölge de bir deprem olduğunda, Ankara’dan çadır veya diğer malzemelerin gelmesi beklenilecektir. Oysa biz burada bir deprem üssünün kurulmasını istiyoruz, yaşanan afet sonrası hemen gerekli müdahaleler yapılabilir” dedi.

Kandilli Rasathanesi’nin İstanbul’da olduğuna dikkat çeken Başkan Güven: “İstanbul yurdumuzun bir bölgesi ama deprem bölgesi Bingöl ise bir rasathanenin de Bingöl’de yapılması gerekiyor. Şimdi biz bunları buralarda yaptığımız zaman depremin acısını asgariye indirmiş oluruz. Bingöl’ün 2. depremi olan işsizlik depremini de asgariye indirmiş ve ilimizin gelişimine katkı sunmuş olacağız” şeklinde konuştu.

Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Bingöl İl Teşkilatı’nın Olağan İl Kongresi’nde Halis Yurtsever, il başkanlığına seçildi. BDP 1. Olağan İl Kongresi dün Özlem Düğün Sarayı’nda gerçekleştirildi. Kongreye kapatılan DTP’nin eş başkanı Ahmet Türk, BDP Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır, Diyarbakır Milletvekili Aysel Tuğluk, Nursel Aydoğdu ve çok sayıda BDP’li katıldı. Tek listeyle gidilen seçimde, Halis Yurtsever BDP il başkanlığına seçildi. Kongrede bir konuşma yapan Ahmet Türk, İçişleri Bakanı Beşir Atalay’a seslenerek, “Bakan Muhatap bulamıyoruz diyor. Muhatap belli. Muhatap BDP’dir” şeklinde ifadeler kullanarak, şunları söyledi; “Ne olursa olsun, Açılımı, Demokratikleşmeyi önemsiyoruz. Atılan her adıma önem veriyoruz. Ama burada iktidar, Kürt halkını dinlemeli. Taleplerini dinlemesini iyi bilmeli. Kürtlerin taleplerini dinlemeden, açılım yapıyorum demek gerçekçi değildir. Mecliste Kürtlerin siyasi iradesi, milletvekilleri vardır. Eğer bir adım atacaksanız, milletin temsilcilerini dinlemelisiniz. Bakan muhatap budamıyoruz diyor. Buyurun, muhatap Meclistedir. Neden diyalog yollarını geliştirerek, dinlemiyorsunuz?” dedi. Açılımın gerçekleşebilmesi için, diyalogun şart olduğunu vurgulayan Türk, konuşmasını şu sözlerle noktaladı:“Açılım gündem geldiğinde, ben Sayın Ahmet Türk’le görüştüm diyorlar. Yok, bu sadece ön bir görüşmeydi, ilk adımdı. Sonrası neden gelemdi. Kimse bizi dinlemedi. Kürtleri dinlemesen, çözüm üretemezsin. Kürtlerini taleplerini dinlemek zorundasın. Yoksa demokratikleşme imkânsız bir hale bürünür. Biz bunu defalarca ifade ettik. İster dağda olsun, ister asker olsun, ister polis. Tüm kayıplara ve ölümlere karşıyız, acılarını yüreğimizde hissediyoruz. Onun için bir an önce adım atılmalı ve açılım Kürtler dinlenerek, talepleri dikkate alınarak gerçekleşmelidir.”

Açılım İçin Diyalog Şart

Posted by on Mar-15-2010

Barış ve Demokrasi Partisi(BDP) 1. olağan il kongresinde konuşan DTP eş Başkanı Ahmet Türk, hükümetin açılımıyla tutuklamaların çeliştiğini belirterek, ölümlere karşı olduklarını ve açılım için diyaloğun şart olduğunu söyledi.
BDP 1. Olağan İl Kongresi dün saat 11.00’da Özlem Düğün Sarayında kapatılan DTP’nin eş başkanı Ahmet Türk, BDP Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır, Diyarbakır Milletvekili Aysel Tuğluk, Nursel Aydoğdu ve çok sayıda BDP’linin katılımıyla gerçekleşti. Tek listeyle gidilen seçimde tek aday olan Halis Yurtsever, BDP Bingöl İl Başkanı oldu. Kongreye konuşmacı olarak katılan kapatılan DTP Eş Başkanı Ahmet Türk; Atalay’ın “Muhatap Bulamıyoruz” sözlerine cevap vererek; “İşte muhatap Meclistedir, BDP’dir. Kürtlerin taleplerini dinlerseniz, açılımı hayata geçirirsiniz” dedi.

Konuşmacı olarak il kongresine katılan DTP eş Başkanı Ahmet Türk, İçişleri Bakanı Beşir Atalay’a seslendi. Konuşmasında, Bakan’nın “Muhatap Bulamıyoruz” sözlerine vurgu yapan Türk; “Bakan Muhatap bulamıyoruz diyor. Muhatap belli. Muhatap BDP’dir. Ne olursa olsun, Açılımı, Demokratikleşmeyi önemsiyoruz. Atılan her adıma önem veriyoruz. Ama burada iktidar, Kürt halkını dinlemeli. Taleplerini dinlemesini iyi bilmeli. Kürtlerin taleplerini dinlemeden, açılım yapıyorum demek gerçekçi değildir. Mecliste Kürtlerin siyasi iradesi, milletvekilleri vardır. Eğer bir adım atacaksanız, milletin temsilcilerini dinlemelisiniz. Bakan muhatap bulamıyoruz diyor. Buyurun, muhatap Meclistedir. Neden diyalog yollarını geliştirerek, dinlemiyorsunuz” ifadelerini kullandı.

Tutuklamalarla açılım olmaz

BDP’lilerin tutuklanmasına sert tepki gösteren Ahmet Türk, hükümetin açılımıyla tutuklamaların çeliştiğini söyledi. Türk, konuşmasını şu şekilde sürdürdü; “Yılardır aynı yaptırımlarla karşı karşıyayız. Biri suçlu ilan ediliyor ve baskı oluşturuluyor. Kürtlerin bunca partisinin kapatılması, suçlu ilan etme yaklaşımındadır. DTP’yi kapattınız ne oldu. Binlerce, siyasetçi ve belediye başkanlarını cezaevine atınız ne olacak? Bu barışa katkımı sağlayacak? Hayıt, bu tıkatıyor her şeyi. Bir halkın siyasetçilerini, başkanlarını hapse at, sonra açılım yapıyorum de. Böyle bir şey olamaz. Bu samimiyetsizliktir. Başka bir şey değil”

“Kimse bizi dinlemedi”

Açılımın gerçekleşebilmesi için, diyalogun şart olduğunu vurgulayan Türk, konuşmamsını şöyle sürdürdü: “Açılım gündem geldiğinde, ben Sayın Ahmet Türk’le görüştüm diyorlar. Yok, bu sadece ön bir görüşmeydi, ilk adımdı. Sonrası neden gelemdi. Kimse bizi dinlemedi. Kürtleri dinlemesen, çözüm üretemezsin. Kürtlerini taleplerini dinlemek zorundasın. Yoksa demokratikleşme imkânsız bir hale bürünür. Biz bunu defalarca ifade ettik. İster dağda olsun, ister asker olsun, ister polis. Tüm kayıplara ve ölümlere karşıyız, acılarını yüreğimizde hissediyoruz. Onun için bir an önce adım atılmalı ve açılım Kürtler dinlenerek, talepleri dikkate alınarak gerçekleşmelidir” dedi.

Diyanet-Sen Bingöl Şube Başkanı Mücahit Çelik, Mersin’de bir grup CHP’li kadının halifeliğin kaldırılışının 86′ncı yıldönümü nedeniyle bir araya gelerek çarşaf yırtmasını kınayarak 21. yüzyılda hala insanları kıyafetlerine göre değerlendiren CHP zihniyetinin artık değişmesi gerektiğini söyledi.
Konuyla ilgili yazılı bir basın açıklaması yapan Diyanet-Sen Bingöl Şube Başkanı Mücahit ÇELİK: “İslami değerlere ve İslam’ı çağrıştıran her şeye düşmanlığını ortaya seren CHP’nin Mersin İl Kadın Kolları’nın ekranlara yansıyan çarşaf parçalama görüntüleri bu zihniyeti taşıyanların ne kadar da acınacak durumda olduklarını bir kez daha gösteriyor. Halifeliğin kaldırılışının 86. yıldönümünü, Müslüman kadınların önemli bir kesiminin tesettür giysisi olarak kullandıkları kıyafetlere kırmızı görmüş boğa gibi saldırarak kutlayan CHP’liler, böylelikle ne kadar laik, çağdaş, cumhuriyetçi, ilerici olduklarını ortaya koyuyorlar. Türkiye’de bayanların bir bölümünün tesettür giysisi olarak tercih ettikleri çarşafa yönelik bu saldırı, aynı zamanda halkın bir bölümüne yönelik açıkça kin, nefret ve düşmanlığa sevk edecek bir eylemdir. Ceza kanununda halkı kin, nefret ve düşmanlığa teşvik suçu olan bu eylem ile ilgili olarak savcılar harekete geçmek zorundadır” dedi.

Geçtiğimiz son yerel seçimlerde gündeme gelen ve bizzat Baykal tarafından çarşaflı kadınlara CHP rozeti takılmasıyla sembolleşen “çarşaf açılımı”nı hatırlatan Çelik konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Bu ikiyüzlülük CHP’nin kuruluşundan bugüne genlerine işlemiş pragmatizm hastalığının tedavisinin mümkün olamayacağının da göstergesidir. Oy kaygısıyla iktidara gelene dek düşman olduğu değerlere kucak açmaktan imtina etmeyen bu ikiyüzlü tavır, Türkiye siyasi tarihinde böyle çirkin görüntüleri her zaman meydana getirmeye namzettir. 2009 seçimlerinde çarşaf açılımı yapıyoruz diye kadınların giyimini siyasi malzeme yapmaya kalkan CHP, 21. yüzyılda hala insanları kıyafetlerine göre değerlendirdiklerini ve asıl niyetlerini bir kez daha ortaya koymuşlardır. Yalnızca oy almak için çarşaflılara ve başörtülülere hoş görünmeye çalışan CHP zihniyeti gerçek yüzünü fazla gizleyememiştir. Ülkemizde 21. yüzyılda hala insanlar özelliklede kadınlarımız giyimlerinden dolayı hor görülüyor, eğitim ve sosyal haklarından yoksun bırakılıyorsa bunu çağdaşlıkla izah etmeye kalkmak bağnazlığın ta kendisidir. CHP’li kadınların çarşaf yırtıp ayakları altında ezmesi ne insan hakları ile ne de kadın hakları ile bağdaşan görüntülerdir. CHP’yi artık kıyafetle, kat sayıyla, başörtülü kızlarımızı üniversiteye sokmamanın yollarını bulmaya çalışmakla uğraşma yerine bu ülkenin hayrına şeyler yapmak için kafa yormaya davet ediyoruz. Bunu yapmıyorlarsa gölge etmesinler yeter” diye konuştu.