Kareronline.com

Yerelden Evrensele bir bakış…

Kadınlara Aktif Olun Çağrısı

Posted by on Mar-9-2010

Kaygalak: “Kadını evinde hizmetçi işinde köle olarak gören zihniyete artık dur demeliyiz. Kadınlarında toplumda bir birey olduğunu ve haklarımızın da olduğunu bilmeli, öğrenmeli ve bu hakları da almalıyız.”
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kadın Kolları Başkanı Sema Kaygalak, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü münasebetiyle açıklama yaptı.

Birleşmiş Milletler (BM)’nin 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart’ı tüm kadınlar için Dünya Kadınlar Günü olarak ilan ettiğini hatırlatan Kaygalak, kadınların sadece 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde hatırlanmasından yakındı.

Kaygalak: “Dünya kadınlar günü ilk kez 1857’li yıllarda bir tekstil fabrikasında daha iyi koşulları için greve giden kadın işçilerin fabrikaya kilitlenmesi arkasından çıkan yangında barikatlar yüzünden kaçamayarak ölmeleri ile gündeme geldi. Tüm dünyada ve halen her 8 Martta sadece kadınlar hatırlanıp kutlanılıyor. Kadınların yürüttükleri mücadelenin temelinde eşitlik, bağımsızlık ve politika haksızlıkları için yasaların kadınlara daha iyi şartlar oluşturması için halende mücadele ediliyor. Maalesef ki halende ülkemizde namlunun ucunda kadınlar yasam hakkı için çalışan kadınlar şiddete maruz kalan kadınlar ve de toplumumuzda kadınların daha iyi yerlere gelmesi engellenip erkek egemenliğini sürdürme içinde olmaları kadınlara karsı şiddet dünyada ve ülkemiz dede en yaygın ancak en az cezalandırılan suçtur” dedi.

Üç kadından birinin şiddet gördüğünü vurgulayan Kaygalak, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü: “En az 3 kadından biri dövülmüş genelliklede suiistimal edilmiştir ev içi şiddet bölge kültür etnik köken eğitim gibi kadınlara karsı en yaygın suiistimal şekilleridir. Mustafa Kemal Atatürk tarafından kadınlarımıza hakları verilmiştir ama ne yazık ki kıymetini bilmediğimiz gibi erkeklerin baskısı altında kalarak beyinlerini bile bağlamaya razı olmuşlardır. Kadınların isteyip de yapamayacağı hiç bir şey yoktur. Kadını evinde hizmetçi işinde köle olarak gören zihniyete artık dur demeliyiz. Kadınlarında toplumda bir birey olduğunu ve haklarımızın da olduğunu bilmeli öğrenmeli ve bu hakları da almalıyız. Bunun için de mücadele etmeli, dört duvar arasından çıkmalı, kendimizi eğitmeli, okuma yazma kurslarına katılmalı, bilgisayar ve İngilizce eğitimini almalı, siyasete atılmalı, her alanda kendimizi geliştirmeliyiz. Bir ipe dizili iki ucu birbirine bağlı inci taneleri olmamalı dağılıp her alanda kendimizi eğitmeliyiz. Tüm dünya ve Türkiye kadınlarımızın Kadınlar Günü’nü kutlarım” şeklinde konuştu.

Belediyeyi Enkaz Halinde Devraldık

Posted by on Şub-24-2010

Karlıova Belediye Başkanından Çarpıcı Açıklamalar

Haber kaynağınız BingolOnline yeniliklere devam ediyor. Çarpıcı söylemlerin, çok konuşulacak açıklamaların yer aldığı ve sadece haber kaynağınız BingolOnline’de yer alan Karlıova Belediyesi röportajı… Karlıova Belediye başkanı neden belediyeyi enkaz halinde devraldık dedi? Karlıova Belediyesinin kaç trilyon borcu bulunmakta? Belediye hesaplarını incelemek için müfettiş istenildiği halde neden gönderilmedi? Belediyede tasarruf tedbirleri olarak neler yapılmakta? Karlıova Belediyesi 2010 kışına hazır mı? Karlıova Belediyesi’nin hangi projeleri bulunmakta, bunlardan hangileri hayata geçirilecek? Tüm bu soruların cevapları ve çarpıcı açıklamalar için işte röportajımız. BingolOnline: Karlıova Belediyesi başkanlığı bayrağını 2009 yılı Mart ayındaki seçimde devraldınız. Sorulara geçmeden önce kendinizi tanıtır mısınız? Sayın Ferit Çelik: 1968 Karlıova doğumluyum. Lise mezunuyum. Üniversiteyi bazı ekonomik imkânsızlıklar nedeniyle devam ettiremedim. Evli ve üç çocuk babasıyım. İzmir ve Elazığ gibi değişik illerde görev yaptım. Karlıova’da esnaflık yaptığım dönemler oldu. Son olarak da Mart 2009’daki yerel seçimlerde belediye başkanı seçildim. BingolOnline: Belediye başkanlığı koltuğuna oturduğunuz zaman Karlıova’da hangi sorunların olduğunu gördünüz? Ya da masanızın üstünde Karlıova ile ilgili olarak ne gibi sorunlar vardı? Sayın Ferit Çelik: Karlıova’nın sorunları çok fazla. Zaten bölge olarak ekonomik anlamda çok geri kalmış bir bölgeyiz. Dolayısıyla en büyük sıkıntılar ekonomik sıkıntılardır. Ve geçmiş dönemde devraldığımız büyük bir enkaz. Bizim çıkardığımız kadarıyla dört trilyonluk bir borç görünüyordu. Bunun haricinde İstanbul’dan, İzmir’den, Bursa’dan, Ankara’dan, Van’dan bizlere hastane faturaları geliyor. Bunlar personellerin tedavi, muayene olup da ödenmeyen faturalarıdır. Ki bunlar bahsettiğimiz dört trilyonun dışında olan borçlardır. Belediyeye ait bütün araçlar enkaz halinde. Makam aracından tutunda itfaiye aracına kadar, çöp aracından tutun da kamyonlara kadar hiç biri çalışmıyordu nerdeyse. Personellerin 2006 yılından beridir içeride kalan alacakları ve ikramiyeleri vardı. Biz belediyeyi bu sıkıntılarla devraldık. Ayrıca Karlıova’da bir düzensizlik, bir disiplinsizlik hakim. En basitinden bir su parası dahi alınmamış. Ya da imar konusunda da aynı sıkıntılar var. Kimin kafası nereye istemişse oraya bir yapıt dikilmiş, müthiş bir düzensizlik var. BingolOnline: Peki bu sorunlar ve eksiklikler için ne tür çalışmalar yaptınız? Sayın Ferit Çelik: İlk olarak makam aracını yaptırmaya çalıştık, en azından bir yere gittiğimizde bir arabamız olacaktı. Şahsımın da arabası yoktu, herhangi bir yere gitmek gerektiği zaman gidemiyorduk. Daha sonra itfaiye aracını yaptırdık, sonra da diğer araçlarımızı yaptırdık, faal duruma getirdik. Bizim kepçe dediğimiz kazıyıcı, temizleyici araçlar 85 modeldi. Artık iş göremez durumdaydılar. Arızalandıkları zaman tamir masrafları çok fazla oluyordu. Dolayısıyla bunları elimizden çıkardık. Bunların yerine iki tane sıfır kepçe aldık. Bunları alırken de tabii bizim paramız yoktu. İller bankası krediyle bunları aldık. En azından tamirlerine vereceğimiz para yerine, taksit şeklinde bunların parasını öderiz. Bir diğer husus ise bizden önceki dönemde bu araçlar siyasi birtakım hesaplar doğrultusunda her yere gönderilmiş, en uzak köylere bir yollanmış bu araçlar ve çoğu zaman bunlar para alınmadan çalıştırılmış. İnanın beş yıl boyunca kepçe gibi çalıştırılan araçlardan 41 bin TL gibi bir para toplanmış. Bizim sırf bu birkaç aylık dönemde bu makinelerin çalıştırılmasından aldığımız para 60 bin TL’ye yakın. İçerde kalan memur maaşlarının hepsini ödedik, hiç biri kalmadı. Bir de göz ardı edilen şöyle bir durum var. Belediyede çalışan personel sayısı çok fazla. Yasal olarak mümkün olmayan bir personel fazlalığı var. Toplam personel sayısı 55 şu anda; ama bu 55 personelden 38 tanesi yasal olarak fazla bulunuyor. Yani nüfus yoğunluğuna bağlı olarak yasalara uygun şekilde düşündüğünüz zaman bu sayı Karlıova’da en fazla 20 olmalı. Siyasi birtakım kaygılar ve hesaplar nedeniyle normalin çok çok üstünde personel alımı yapılmış. Madem belediyelerde personel alımına ilişkin nüfus yoğunluğuna bağlı olarak @’lık sınır var o zaman neden bu uygulanmadı? Biz iş başına geldikten iki gün sonra belediye hesaplarının incelenmesi için müfettiş istedik ama maalesef gönderilmedi. Bir siyasi kaygı mı var yoksa birileri kollanmak mı isteniliyor bunu bilmiyoruz. BingolOnline: Belediyeye ait dört trilyonluk borç var dediniz. Peki, bu borcun ödenmesi için ne gibi çalışmalar yaptınız? Bu konuda yardım aldığınız herhangi bir kurum ya da kuruluş var mı? Sayın Ferit Çelik: Öncelikte tasarruf tedbirlerini en üst sınıra çektik. Belediye araçları için harcanan yakıt masrafı aylık 25-26 bin TL’nin aşağısına hiç düşmemiş. Şimdi ise biz bunu aylık 5-6 bin TL’ye çektik. Nereden bakarsanız aylık 25 bin TL’lik bir tasarruf yapıyor. Yıllık 16-17 bin TL kırtasiye malzemesi alınmış. Şimdi bu taş çatlasa 1.500 TL’yi geçmez. Bir telefon harcaması, başkanın aylık cep telefonu harcaması 900 TL’den aşağıya düşmemiş. Şu anda 60-90 lira arası. Yıllık 16-17 bin TL’den aşağı düşmeyen lastik tamir parası, bizim dönemimizde 8 ay boyunca 1.000 TL’yi geçmemiş. Bu tasarruflardan kalan para ile personel maaşlarını ödedik ve içerde personel maaşı bırakmadık. Ayrıca akaryakıt borcu 300.000 TL’den fazla. Bunun için belediyeyi icraya verdiler. Bu borcuda getirip taksite bağladık, her ay 30.000 TL ödüyoruz. Onun için borcu sabit bir çizgide tutmayı ya da borcu aşağıya çekmeyi hedefliyoruz. BingolOnline: Malumunuz mevsim kış. Karlıova’da kışın çok sert geçtiği yerlerden biri olarak bilinir. Karlıova Belediyesi kışa hazır mı, kış için ne tür tedbirler aldınız? Sayın Ferit Çelik: Alt yapı sıkıntımız had safhada. Daha önce yapılmış çalışmalar var ama bunlar da sağlıklı olarak yapılmamış. Kışa girmeden önce alt yapıyı elden geçirdik, tamir ve onarımını yaptık. Araçlarımızı yeniledik. Özellikle kazıyıcı, yükleyici, temizleyici kepçe aldık. Dolayısıyla bunlarla kar temizlemesi yapmaya çalışıyoruz. Hizmetimiz aksamadan devam etmeye çalışacağız. BingolOnline: Belediye başkanlığı koltuğuna gelmeden önce sizin de birtakım vaatleriniz olmuştur. Şimdi artık belediye başkanlığı koltuğunda olduğunuza göre geleceğe yönelik ne gibi projeleriniz var? Projelerinizi gerçekleştirmek için özellikle kaynak noktasında görüştüğünüz kurum, kuruluş ya da idari bir birim var mı? Sayın Ferit Çelik: Seçim süreci boyunca yapamayacağımız, gerçekleştiremeyeceğimiz hiçbir vaatte bulunmadık. Seçim sürecinde daha gerçekçi davranıp; yapabileceğimiz vaatlerde bulunduk. Onun için şimdi içimiz rahat. En azından kimseye verilmiş bir sözümüz yok. Buna rağmen elbette birçok projemiz olacak. Bunları sıralamak gerekirse: 1- Arıtma tesisi (Bunun projesini hazırladık tamamladık. Çevre ve Orman Bakanlığı’ndan proje geçti. Proje için belli bir para da çıktı; fakat çıkan miktar az. Belediye kaynakları ile bu projeyi gerçekleştirmemiz de mümkün değil. Onun için kaynağın tamamını sağlamaya çalışacağız.) 2- Mezbaha (Bu projemizi gerçekleştirdik, şu anda mezbaha açık.) 3- Halk ekmek fabrikası (Bu projemizi de gerçekleştirdik. Şu anda ortada bir rekabet oluştuğu için halk daha ucuz bir fiyata ekmek alabiliyor. Biz belediyenin halk ekmeğini 350 kuruştan satıyoruz, onun için fırıncılar da bu fiyattan ekmek satmak zorunda kaldı. Bundan da halkımız karlı çıktı.) 4- Güneşin doğuşu festivali 5- Yaylacılık faaliyetleri projesi 6- Hamaratlı eller projesi (ev yemekleri ile ilgili) 7- Çocuk bakıcılığı projesi 8- Kızlar okula kampanyası 9- Deprem koordinasyon merkezi projesi 10- Kültür merkezi projesi Projelerimiz bunlar. Gerçekleştirdiklerimiz de var, kaynak temini için uğraştıklarımız da. Mart ayı başında projeler netleşecek ve kaynak temini sağlayabildiğimiz projeleri hayata geçireceğiz. BingolOnline: Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı? Sayın Ferit Çelik: Yanlışlarımızı her zaman söyleyin, bizi takip edin. Eleştirilere her zaman açığız. Yaptığımız ve yapacağımız her şey halkımız için. BingolOnline: Bize vakit ayırıp sorularımızı cevaplandırdığınız için teşekkür ederiz. BingolOnline Karlıova Haber Servisi

1 Mayıs 2003 Depreminden sonra Bingöl’ü yeniden inşa eden Başbakan ERDOĞAN’ın, Bayındırlık Eski Bakanı ERGEZEN’in, Milli Eğitim Bakanı ÇELİK’in ve TOBB Başkanı HİSARCIKLIOĞLU’ nun isimleri herhangi bir semte, okula veya caddelere verilmedi.

Meydana gelen 1 Mayıs depremin hemen ardından 2 saat içinde özel uçakla Bingöl’e gelerek sabır dileyen ve kurtarma çalışmalarının hızlandırılmasını sağlayan Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN ve beraberindeki bakanlar ile TOBB Başkanı Rıfat HİSARCIKLIOĞLU’ na vefa borcumuz olduğunu düşünüyoruz.

Yaraların sarılması ve ağır hasarlı konutların yerine hemen konut yapılması için talimat veren Başbakan ERDOĞAN ile Bingöl’ deki üyelerine 500 konut bağışında bulunan TOBB Başkanı Rıfat HİSARCIKLIOĞLU ile Bingöl’ün yeniden inşasında çok büyük emeği olan Bayındırlık Bakanı Zeki ERGEZEN ve 2003 bütçesinden Bingöl’e en büyük payı ayıran ve onlarca okul yaptıran Mili Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK’e vefa borcumuzu en azından semt, okul veya caddelere isimlerini vererek ödeyebiliriz. Depremden sonra yardımımıza koşan ve Bingöl’ün yeniden inşasında emeği geçen, adını yazamadığımız tüm kurum ve şahsiyetlere minnet borcumuzun olduğunu düşünüyor ve karşılıksız kalmaması gerektiğini belirtiyoruz.

Bingöl gazetesi olarak bunları unutmadığımızı ve unutmayacağımızı söylüyoruz. Bu vefa borcumuzu en azından yapılan semt, okul ve caddelere isimlerini vererek ifade etmeliyiz, unutturmamalıyız. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Çeltkisuyu PİO’yu yeniden inşa eden Sabah Gazetesi ve TBMM Vakfı Okulları’nda yapıldığı gibi…
BİNGÖL GAZETESİ

İHD Diyarbakır Şubesi’nin düzenlediği ödül töreninde konuşan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, “Bingöl Solhan’da Yeşil’den kılpayı kurtulduk” dedi.

İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şubesi tarafından düzenlenen “İnsan Hakları Ödülü” törenine Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, kapatılan DTP’nin siyasi yasaklı milletvekili Aysel Tuğluk, İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, DTK Eşbaşkanı Yüksel Genç’in de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi katıldı.

“YEŞİL AZ DAHA BİZİDE GÖTÜRÜYORDU”
Törende daha önce şube başkanlığı da yapmış olan Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, ilginç açıklamalarda bulundu. Ödülü alan Rıdvan Kızgın’ın, birçok insan hakkı ihlalini cesurca ortaya çıkardığını belirten Baydemir: “1993′lerde Şırnak’ta İHD Şubesi açmak ne anlama geliyorsa, 2000′li yıllarda Bingöl’de İHD Şubesi açmak da o anlama geliyordu. Rıdvan ağabey ile birlikte Solhan’da birkaç kere kıl payı kurtardık kendimizi. Yeşil denen adamdan bir kaç kez kılpayı kurtulduk. Az daha bizi de götürüyorlardı. Bir kaç kez de karakola çektiler. Bunun canlı tanıkları da şu an aramızdalar” dedi.
İnsan hakları mücadelesinde verilen çaba ve uğraşın asla boşa gitmediğini söyleyen Baydemir: “Miskali zerre kadar boşa gitmiş değildir. Bütün bu bedeller bir hafıza oluşturdu, bir bellek oluşturdu. Ve inancım odur ki bu bellek, bu çaba mutlaka insan hakları kültürünü bu ülkede de yaşamsal kılacaktır” şeklinde konuştu.

“KEFENİ SİZ YIRTACAKSINIZ”
Baydemir, Türkiye tarihinin en büyük legal sivil siyaset darbesinin yapıldığını, 12 Eylül darbesinde bile bu kadar sivil, üst düzey Kürt siyasetçisinin gözaltına alınıp cezaevine konulmadığını ileri sürerek, “Bir yılda 4 bin 500 gözaltı, 2 binlere varan tutuklu. Bildiğim kadarıyla Türkiye Cumhuriyeti tarihinde hiçbir zaman çocuk yaşta bu kadar insan tutuklanıp gözaltına konmamıştır. Yargı hiç bu kadar politize olmamıştı. Ve dünya bu kadar sessiz olmamıştı. Türkiye’nin Batı yakası bu kadar sessiz olmamıştı. Dolayısıyla bu sessizliği, bu kefeni yırtacak olan yine sizlersiniz. Yine insan hakları savunucularıdır. Yine bizleriz” ifadelerini kullandı.

Baydemir konuşmasının ardından Kızgın’a İnsan Hakları Ödülü’nü verdi. Baydemir’in eşi Reyhan Yalçındağ da, Kızgın’ın ve Baydemir’in yıllar önce birlikte çalıştıkları bir dönemde çekilmiş ve çerçevelenmiş büyük bir fotoğrafını hediye etti.

BAYDEMİR’DEN ÇOK ŞEY ÖGRENDİM
İnsan Hakları Ödülü’nü Büyükşehir Belediye Başkanı’nın ellerinden alan Rıdvan Kızgın, ödülü almaktan büyük bir mutluluk duyduğunu, ancak Diyarbakır Şube Başkanı Muharrem Erbey’in ve çocukların tutuklu bulunmasından dolayı buruk bir mutluluk yaşadığını söyledi. Kızgın, uzun yıllar beraber çalıştığı Baydemir’den kendisinden 20 yaş küçük olmasına rağmen çok şey öğrendiğini ifade ederek, “Şartlar ne olursa olsun insan hakları mücadelesi içindeki mücadelem sürecek. Çünkü bu mücadele onurlu olma, insan olma mücadelesidir. Umarım tüm arkadaşlarımız özgürlüklerine kavuşur, ülkemize, bölgemize tüm renklerimizle yaşayacağımız günlerde bir arda oluruz” diye konuştu.

Bingöl Belediyesi ile Hizmet-İş Sendikası Bingöl Şubesi arasındaki toplu iş sözleşmesi görüşmeleri sonuçlandı.

154 işçi adına toplu iş sözleşmesi görüşmelerini sürdüren Hizmet-İş Sendikası, ücretlere yüzde 9.5 oranında zam yapılması konusunda belediye yöneticileriyle anlaştı.

Hak-İş‘e bağlı Hizmet-İş sendikası ile Bingöl Belediyesi arasında anlaşma sağlanması nedeniyle dün saat 16.30’da Belediye Toplantı Salonu’nda imza töreni düzenlendi. Düzenlenen imza törenine Belediye Başkan Serdar Atalay, Hak-İş Bingöl Şube Başkanı Abdulmecit Akdemir, Belediye Başkan Yardımcılar, Belediye Meclis Üyeleri ve Belediye işçileri katıldı. Törende belediye adına Başkan Serdar Atalay, Hak-İş adına Bingöl Şube Başkanı Abdulmecit Akdemir, çalışan işçilerin mali ve sosyal haklarıyla ilgili 1 yıllık sözleşmeyi imzaladı.

Törende konuşan Belediye Başkanı Serdar Atalay, anlaşmanın her iki taraf için mutlu sonla bitmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, ”Emek çok kutsal bir kavramdır. Alın teri kurumadan emeğin karşılığını vermek gerekir” dedi.

Belediyede çalışan 154 işçinin sendikal haklarını konuşmak üzere Hak-İş ile 2 gün önce masaya oturduklarını anımsatan Başkan Atalay, birlik ve beraberlik içinde çalışarak anlaşmaya vardıklarını söyledi.

Birlik ve beraberlik içinde sendika ile anlaşmaya vardıklarını anlatan Başkan Atalay, şöyle konuştu:

“Emek kavramı hem inancımıza göre çok kutsal bir kavram hem de beşeri dünya içerisinde yükselen bir değerdir. Emeğin hakkının verilmesi işverene ait bir görevdir. Burada işin iki tarafı var, emek kavramının kıymetinin çok iyi bilinmesi gerekiyor. Tabi bu emeğinde alınan ücret karşılığında çok iyi harcanması gerekiyor. Bize düşen işçinin hakkını emeğini alın teri kurumadan ödemek. Bizlerde Allah’a hamd olsun 10 aydır bunu böyle yaptık, 11. ayda da böyle olacak inşallah 60. ayda da bu böyle olacak. Bunu iyi niyetle devam ettirmeye çalışacağız. Bu düzenin oluşmasında birçok arkadaşımızın katkısı var. Belediye meclis üyesi arkadaşlarımızla çok uyumlu çalışmalarımız var, fikirlerimiz uyuşmasa da zaman zaman Bingöl’ün menfaatleri doğrultusunda kararları oy birliğiyle alıyoruz. Tabi ki zaman zaman ayrı düşündüğümüz noktalarda oluyor, bu demokrasinin bir gereğidir. Örneğin personelin ücretleriyle ilgili kararı oy birliğiyle aldık” dedi.

Memurların sosyal denge sözleşmesine değinen Başkan Atalay, “Aslında bu arkadaşlarımız birkaç aydır bunu alıyorlar, ben Sayıştay ile görüştüm kesinleşmiş bir zimmet var. Devlet alacakları hiçbir zaman afa uğramıyor. Bugün olmasa yarın mutlaka gelip bu parayı alıyorlar. Biz bu arkadaşlarımızın hem o sıkıntıyı yaşamamaları için hem de daha yasal bir şeyler yapabilirmiyiz? Diye formül aradık. En son yemek yardımı yapmayı kararlaştırdık. Her arkadaşımız yaklaşık 300 TL para alıyor. Hem arkadaşlarımızı o zimmet sıkıntısından kurtardık, hem de o paranın yasal olarak verilmesini sağladık. Şirket elemanlarının alacaklarını verdik, sadece 1 aylık maaşları içerde onun ödemesini de şirkete yaptık. Ancak şirketten kaynaklanan bir sorun var onunda şirketin teminatı ile kontrol altına aldık. Göreve geldikten sonra 5–6 personel iş ahlakına uymadıkları için uyarılmalarına karşın uyarıları dinlemedikleri için işlerine son verilmiştir. Kazandıktan sonra bu salonda yaptığım konuşmada sizden iki şeye dikkat etmenizi istemiştim. Birincisi aldığınız paranın hakkını vermeniz ikicisi ise dürüstlüktü. Kimsenin dini, mezhebi, siyasi görüşü beni bağlamaz. Sizden istediğim bu iki kriterin aksini yapmadım ve ısrarla devam ettireceğim. 154 işçimizin sendikal haklarını görüşmüştük, 2 günde anlaştık, kendi işçilerimle anlaşmak için Ankara’dan Malatya’dan adam getirmeye gerek yoktu. Arkadaşlar büyük olgunluk gösterdiler, bizde Türkiye şartlarında olabilecek en iyi rakamı oluşturmaya çalıştık. Hükümetin Türk-İş ile yaptığı anlaşmanın üzerinde bir rakam belirledik. Yüzde 9,5 zam verdik, burada da enflasyonu baz aldık ve anlaştık. Atölye de çalışanla içerde çalışan bir olamaz, dış görevle iç görev arasında fark olmalıydı. İç görevi 27 TL’de sabit tuttuk, dış görevi de 100 TL’ye çıkardık. Kimseye haksızlık yapmadık dış göreve gitmek isteyen arkadaşlarımızda gönderebiliriz. Kimseye haksızlık yapmadık. Bu farkı ödemek kaydıyla gönderebiliriz. Burada sevindirici olan şudur, birlik beraberlik içerisinde belediyemizin menfaatlerini koruyarak, sonuçta ben afaki bir rakamda verebilirdim, ama ödeyemedikten sonra vermenin bir anlamı yok. Ben sizden bir tek şey istiyorum, Allah rızası için bu aldığınız maaşın hakkını verin çünkü bu Bingöl hepimizin ben bugün varım yarın yokum. Sizlerde emekli olacaksınız. Ama bizim çocuklarımız torunlarımız burada yaşayacak, burada defin edileceğiz. Bingöl’e karşı bir borcumuz var, kısıtlı imkânlarımıza rağmen bu fedakârlığı yaptık. Sizlerden de bunun karşılığını istiyorum. 1 saatimizi zayi etmeyeceğiz, aldığımız maaşın karşılığını vereceğiz. Bu sözleşmemizin Bingöl’e belediyeye ve hepinize hayırlı olmasını diliyorum” şeklinde konuştu.

Hizmet-İş Sendikası Bingöl Şube Başkanı Abdulmecit Akdemir de Türkiye değerlendirmesine göre iyi bir sözleşme yaptıklarını ifade etti. Belediye yöneticilerine ve işçilere teşekkür eden Akdemir ”İşçi arkadaşlarımız aldıkları parayı hak etmek için ellerinden gelen tüm çabayı gösterecektir. Bir kurumda birlik ve beraberlik varsa 3-5 kuruşun hesabını yapmadık. Tüm arkadaşların onayını alarak anlaşmayı imzaladık. Emeği geçenlere teşekkür ederim” diye konuştu.

Taraflar bir birilerini tebrik ederek, toplu iş sözleşme metnini imzaladı. Bingöl Belediyesinde çalışan işçilerin mali ve sosyal haklarıyla ilgili de anlaşma sağlandığı, sözleşmenin 1 Mart 2010 tarihinden itibaren yıl geçerli olacağı bildirildi.