Yönetmen Sırrı Süreyya Önder, Taraf Gazetesi yazarı Rasim Ozan Kütahyalı’nın “Önder referandumda evet diyecek” açıklamasını yalanladı. 12 Eylül’ü “Beynelmilel” filmiyle mizahi bir şekilde anlatan Önder, referandumu “boykot” edeceğini duyurdu. Ünlü yönetmen, Taraf yazarı için “Rasim Ozan irade hırsızlığı yapmıştır” dedi.
Yönetmen Sırrı Süreyya Önder, referandumda “evet” oyu kullanacağı şeklindeki iddiaları yalanladı. İddia, Taraf Gazetesi yazarı Rasim Ozan Kütahyalı’dan gelmişti. Kütahyalı, 18 Ağustos 2010 tarihli köşesinde “Sırrı Süreyya Önder’in de EVET demesi kesin” demişti.
Ancak Sırrı Süreyya Önder, “evet” demeyeceğini, “boykot” edeceğini açıkladı. 12 Eylül askeri darbesini “Beynelmilel” adlı filminde ‘ti’ye alan Sırrı Süreyya Önder, Kütahyalı’ya yazılı bir açıklama ile yanıt verdi. Ünlü yönetmenin açıklaması şöyle:
“Taraf gazetesi yazarlarından Rasim Ozan Kütahyalı, benim referandum oylamasında “kesin evet” diyeceğim şeklinde, haddini de cüretini de aşan bir paragraf yazmış. Mültefit bir tonla karışık irade hırsızlığı yapmıştır.
Şunu açıkça söylemek istiyorum: Bir kere, ben bu referandumun tasarlanış ve sunuluşuna esastan itiraz ediyorum. Yedi yıllık AKP iktidarında halkın karşısına bir “anayasa değişikliği” imkanıyla ilk defa (ve tek defa) çıkılıp da, ülkenin temel meselelerinin hepsine teğet geçilmesini ve “halktan bir kez daha icazet alma” görüntüsü yaratılan bu evet/hayır ikilemi mantığını reddediyorum.
Siyasi partiler ve seçim kanununu değiştirmeyen, dokunulmazlık konusunda verdiği sözleri unutan, gerek kendi parti işleyişinde gerekse ülke içi sorunların halledilişinde hiçbir şekilde “demokratik mekanizmaları” işletmeyen iktidar partisi, bir yanıyla açılımdan bahsederken, diğer yandan en son Hrant Dink’in katline yaptığı açıklamada olduğu gibi, milliyetçi ve kabul edilemez argümanları elden bırakmamaktadır.
AKP’nin en yetkili temsilcileri, verilecek “evet” oylarının yüzde 99′unu kendilerine verilmiş oylar olarak mütalaa etmektedir.
Yöntemsel olarak bu platforma çekilen, egemenler arasındaki bir dalaşmaya “evet” oyu vererek taraf olmam mümkün değildir.
Türkiye’nin emekçileri ve yoksullarının temel sorunları bu anayasa paketi içinde yoktur. Ayrıca, hükümetin bu referandum sonrasında temel insan haklarını genişletmeye yönelik bir çaba içinde olacağına dair en ufak bir emare de yoktur. Yoksullukla beraber Türkiye’nin ikinci temel meselesi olan Kürt sorununda AKP’nin ne kadar zalimane, bütün bir halkı tanımayan, onları ancak “AKP’lileşirse” dikkate alacağını ima eden bir politika takip ettiği de herkesin malumudur.
Halkın göstermelik iradesini bile yok sayarak, Anayasa Mahkemesi tarafından dizayn edilen bu referandum paketine katılarak meşruluk kazandırmam söz konusu olamaz. Şimdilik, BDP’nin bu süreçte ortaya koyduğu iradeyle dayanışma halinde olduğumun ve yaygın, kolektif sosyalist iradeden ayrı davranmayacağımın bütün kamuoyu tarafından bilinmesini isterim.”
Sırrı Süreyya Önder