Kareronline.com

Yerelden Evrensele bir bakış…

Kamuya 67 bin personel alınacak

Posted by on May-4-2010

Kamuya 67 bin personel alınacak
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, bu yıl kamuya büyük çoğunluğu kadrolu olmak üzere 40 bin öğretmen, 20 bin polis ve 7 bin öğretim görevlisi alınacağını açıkladı

Malİye Bakanı Mehmet Şimşek, kamuya alınacak 100 bin memur açıklamasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Rakam telaffuz etmek istemediğin kaydeden Şimşek, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 40 bin öğretmen talebinin karşılandığını, İçişleri Bakanlığı’nın 20 bin polis alımı alımıyla ilgili çalışmaların sürdüğünü aktardı.
Malİye Bakanı Mehmet Şimşek, 100 bin memur alımı konusunda, ”Rakam konusunda bir şey telaffuz etmek istemiyorum, Türkiye’nin ihtiyaçlarına ve bütçedeki kriterlere göre gereken düzenlemeleri yapacağız” dedi.
Maliye Bakanı Şimşek, Dünya Bankası Türkiye Ülke Ekonomik Raporu çerçevesinde, ”Kayıt dışılık: Nedenler, Sonuçlar, Politikalar” konu başlığı altındaki raporun tanıtımı için düzenlenen toplantının çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Devlete 100 bin memur alımına ilişkin bir soru üzerine, mali disiplin ve Orta Vadeli Mali Programın kendileri için çok önemli olduğunu belirtti ve bundan herhangi bir sapma öngörmediklerini ifade etti. Şimşek, şöyle devam etti:
”Geçen sene eskiden emekli olanların yerine yüzde 25 oranında yeni personel alınabiliyordu. Biz bunu Orta Vadeli Mali Program ve bütçe çerçevesinde yüzde 50′ye çıkardık. Konuya Bu çerçeveden bakmak lazım. Dolayısıyla bu aşamada rakamlardan çok ülkenin öncelikli ihtiyaçlarını dikkate alan bir çaba içerisindeyiz.
Bizim için öncelik her zaman eğitim olmuştur. O nedenle Milli Eğitim Bakanlığının öğretmen ihtiyacını karşılama konusunda bir çalışma yapıldı, orada 40 bin kişilik kadro söz konusu. İkinci olarak bizim için güvenlik de çok önemlidir. İçişleri bakanlığının personel talebi vardı. 20 bin polis alınması konusunda. Ondan sonra da ağırlığımız denetim elemanları ve sağlık.”
Şimşek, kayıt dışılıkla mücadele eden, bu mücadelede öncü rolü oynayan Maliye ile Çalışma ve Sosyal güvenlik bakanlıklarına denetim elemanı alınması konusunda personel rejiminin getirdiği kısıtlamaları kaldırdıklarını bildirdi. Bakan Şimşek, ”Denetim elemanı konusunda bu kuruluşlara çok büyük bir serbestlik tanıdık. Bunun da ötesinde her yıl olduğu gibi Türkiye’nin doktor, hemşire açığının giderilmesi konusunda da bir çaba var” dedi. Bütün bunları 2010 bütçesi ve Orta Vadeli Mali Programda yer aldığı şekilde götürdüklerini ifade eden Şimşek, hiçbir şekilde kendileri için çıpa niteliğinde olan Orta Vadeli mali programdan bir sapmanın söz konusu olmadığını yineledi.
Şimşek Maliye Bakanlığı olarak bu hedeflerin tutturulması için her türlü çabayı göstereceklerini, her türlü tedbiri alacaklarını belirtti. Kamuya memur alımının 100 bini bulup bulmayacağının sorulması üzerine Maliye Bakanı, rakam konusunda bir şey telaffuz etmek istemediğini belirterek, Türkiye’nin ihtiyaçlarına ve bütçenin kriterlerine göre gereken düzenlemeleri yapacaklarını bildirdi. Şimşek, ”yeni alınacak öğretmenlerin sözleşmeli mi, kadrolu mu olacağı şeklindeki bir soru üzerine, Milli Eğitim Bakanlığının talebi doğrultusunda, öğretmenlerin şu aşamada ağırlı olarak kadrolu olacağını ifade etti.

ÖZÜRLÜ PERSONEL ALIMLARI
Maliye Bakanı, kamuya alınacak özürlü personellerle ilgili bir soru üzerine de bu konuda düzenlemeleri bütçe Kanununda gerçekleştirdiklerine dikkat çekti. ”Başbakanın açıklamalarını ve benim bugünkü açıklamalarımı Orta Vadeli Program çerçevesinde düşünmeniz lazım” diyen Şimşek, kamu kurumlarının özürlü istihdamına ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmediğini ifade etti.
Bunun personel alımlarındaki sınırlamalardan kaynaklandığını kaydeden Şimşek, ”Kamu kurumları geçmişte bu nedenle özürlü alımından imtina etmiş. Biz dedik ki (Özürlü alımı personel üst limitlerine tabi değil) bu şekilde 38 bin özürlünün istihdamına imkan sağladık. Tabii hepsi bu yıl alınacak demek değil” diye konuştu.

Bingöl Arıcılar Birliği Başkanı Hüseyin Sağdıç, katıldığı TRT GAP Radyosu’nda Bingöl Balı’nı tanıttı. Sağdıç, Bingöl Balı’nı ‘Bin Şifa’ adıyla markalaştırıp dünya pazarına sunacaklarını söyledi.
BİNGÖL MEDYA- Bingöl Arıcılar Birliği Başkanı Hüseyin Sağdıç, dün saat 10.45′te TRT GAP Radyosu’na konuk oldu. Programda Bingöl Balı’nı tanıtan Sağdıç, arıcılar birliğine 670 kayıtlı üyenin bulunduğunu belirterek, yılda 1500 ila 2000 ton arasında bal ürettiklerini söyledi.

Bingöl Balı‘nı markalaştırmak amacıyla ile genelinde isim yarışması düzenlediklerini belirten Sağdıç, Kadir Çelik ve Merve Akkuş’un önerdiği Bin Şifa ismini birinci seçtiklerini ve bundan sonra Bingöl Balı’nı ‘Bin Şifa’ adıyla piyasaya süreceklerini kaydetti.

Balın, Bingöl’ün en önemli ürünlerinden biri olduğunu ifade eden Sağdıç, “Bingöl Balı, arıcılıkla uğraşanların emeği ve Allah’ın Bingöl Dağları’na ve yaylalarına bahşettiği zengin bitki örtüsünden elde edilen önemli bir nimettir. Arıcılar birliği olarak amacımız, ‘Bin Şifa Balı’nı markalaştırmaktır. Bu konuda patent başvurumuzu yaptık. Bin Şifa Balı markasını tescil ettirerek, bu marka ile ballarımızı piyasaya ve dünya pazarına sunacağız” dedi.

Tarım İl Müdürlüğü, Bingöl’de meyveciliğin gelişmesi amacıyla yüzde 50 destekli 51 bin adet sertifikalı meyve fidanı dağıtımı yaptı.
Bingöl Tarım İl Müdürlüğü tarafından Bingöl’e getirilen 51 bin meyve fidanı yaklaşık 1 saat gibi kısa bir sürede tükendi.Vatandaşlara dağıtılan meyve fidanlarının yüzde 50 destekli olduğunu belirten Tarım İl Müdürü Namet Sevinç, çalışmaların Bingöl’de meyveciliği geliştirmek için yapılan projelerden olduğunu söyledi.Bingöl’e her yıl 50 bin fidanın fena bir rakam olmadığını söyleyen Tarım İl Müdürü Sevinç: “Vatandaşların meyve fidanlarına yoğun ilgi göstermesi ilimizde meyveciliğin iyi bir gelir kaynağı olacağını göstermektedir. Gönül isterdi ki Bingöl’de özel sektör eliyle fidan üretiminin yapılması, meyveciliğin gelişmesine çok katkı sağlayacaktır. Dün yüzde 50 destekli 31 bin adet elma, 8 bin adet armut, 3 bin adet kayısı, 7 bin adet kiraz ve 2 bin adet şeftali fidanı olmak üzere toplam 51 bin adet sertifikalı meyve fidanı dağıtımı yaptık” dedi.Sevinç, 400 dilekçeyle yaklaşık 250 bin talebin olduğunu ancak 51 bin fidan dağıtımı yapabildiklerini sözlerine ekledi.

Danıştay 10. Dairesi’nin, terörden doğan zararların tanzimi ile ilgili kararını değerlendiren Bingöl Barosu Başkanı Aydemir, karardan sonra zararların karşılanması amacıyla terör mağduru olan yaklaşık 20 bin dosyanın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gidilmesi için hazırlık yapıldığını belirterek, Danıştay kararının hukukun ruhuna aykırı olduğunu ifade etti.
Danıştay 10. Dairesi’nin, 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması kapsamında zarara uğrayan vatandaşların zararlarının tanzimi ile ilgili olarak ‘Köyün tamamen boşaltılması’ şartını getirmesi, Bingöl’de binlerce kişi harekete geçirdi. Terörden dolayı Bingöl genelinde çeşitli tarihlerde köyleri boşaltılan, yakılan ve göçe zorlanan aileler, zararların karşılanması yönünde yaptıkları başvuru, Danıştay 10. dairesinin engeline takıldı.

Terör nedeniyle en çok zararın Bingöl ilinde yaşandığını dile getiren Bingöl Baro Başkanı Avukat Erdal Aydemir, Danıştay kararından sonra yaklaşık Bin 500 dosyanın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) gönderildiğini, 20 bin dosyanın da gönderilmesi için ailelerin beklemede olduğunu kaydetti.

5233 sayılı yasadan doğan zararların tanzim edilmesi konusunda Danıştay 10. Dairesi’nin bir içtihat oluşturduğunu belirten Baro Başkanı Aydemir, “Danıştay, vatandaşların mağdur sayılabilmesi için köyün tamamen boşaltılmış olması şartını getirdi. Bu karar nedeniyle mağduriyet yaşanıyor. Danıştay’ın bu kararı ne yasaya uyuyor, nede hukukun ruhuna. Karar kesinlikle adil değildir” ifadelerini kullandı.

Danıştay 10. Dairesi kararının devlette egemen olan statükonun yargıya yansımasından başka bir şey olmadığını savunan eden Aydemir, “Buradaki amaç, YÖK ve Ankara’nın ulaşım konuları gibi çalışmaları iptal etmektir” dedi.

“DOSYALAR RED EDİLDİ”

Danıştay 10. Dairesinin almış olduğu karardan dolayı, terörden en çok zararı gören Bingöl’de binlerce kişinin mağdur edildiğine değinen Aydemir: “Danıştay’ın içtihat’ına uyan Bingöl’deki köy sayısı 14–15 tanedir. Bu nedenle yapılan başvuruların yüzde 98′i kadar reddediliyor. Dosyaları reddedilen yaklaşık Bin 500 civarında vatandaş, avukatları aracılığıyla dosyalarını AİHM’e göndermiş durumda. Bu sayı her geçen gün artacaktır.”

“BAKAN ÇİÇEK SÖZÜNÜ TUTMAZSA, 20 BİN DOSYA AİHM’E GİDECEK”

Bingöl Barosu olarak konuyu defalarca Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, Bingöl Valisi İrfan Balkanlıoğlu, Bingöl milletvekilleri ve vali yardımcılarına bildirdiklerini belirten Aydemir, “Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek Bingöl’e geldiğinde durumu kendilerine de aktardık. Sayın Bakan konuyu Bakanlar Kurulu’nda gündeme getireceklerini ve çözüm yolu bulacaklarını söyledi. Biz bu sözün takipçisi olacağız. Eğer sayın bakanın verdiği söz gerçekleşmezde Bingöl’den 20 bin dosya AİHM’e gidecek” dedi.

Türkiye’den yılda 9 bine yakın dosyanın AİHM’e gönderildiğini belirten Aydemir, “Bir çözüm bulunmazsa sadece Bingöl’den bir yılda 20 bin dosya gidecek. Buda Türkiye açısından hoş olmaz” ifadelerini kullandı.

Terör nedeniyle Bingöl genelinde zarar gören ve zararların karşılanması amacıyla yaklaşık 35 bin müracaatın olduğu, Danıştay 10. Dairesinin almış olduğu karar öncesi birçok dosyanın da olumlu sonuçlandığı öğrenildi. Geriye kalan yaklaşık 20 bin dosya da Danıştay 10. Dairesinin engeline takıldı.

Elazığ’da meydana gelen depremde 232 büyükbaş, 2 bin 777 küçükbaş, 9 tek tırnaklı hayvan telef oldu, 20 arı kovanı dağıldı.
Alınan bilgiye göre, öncelikle yardım malzemelerini vatandaşlara dağıtan İl Tarım Müdürlüğü ekipleri, daha sonra 7 ekip halinde Kovancılar, Palu, Karakoçan ilçeleri ve köylerinde hayvanlarla ilgili araştırma yaptı.

Ekipler, 232 büyükbaş, 2 bin 777 küçükbaş, 9 tek tırnaklı hayvanın telef olduğunu, 20 arı kovanının dağıldığı belirledi.

Depremde annesi ölen kuzuların süt dönemi beslenmesinin tamamlanması için ilk etapta 300 kilogram süt tozu ve biberon temin edildi. Kesime getirilen hayvanlar için kombinalarda önlem alındı. Depremde oluşan yem kayıpları için bedeli kriz merkezince karşılanmak üzere ihtiyaca göre yem temin edilecek, hayvanları telef olan üreticilere tüm çalışmalar bittikten, afet komisyonları oluşturulduktan sonra 2090 sayılı Tabii Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Hakkında Kanun’a göre ödeme yapılacak.

Müdürlük, afet gören köylerde tarımsal kalkınma kooperatifleri kurulması ve ’0′ faizli hayvancılık desteği için çalışmalara başladı.