CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, milletvekillerin “Demokratik Açılım” görüşmeleri sırasında pankart açmalarıyla ilgili olarak gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Baykal, şöyle konuştu: “Pankartlarla millete ulaşmaya çalışmışlardır. Demokrasilerde böyle olaylar olur. Başbakan, TBMM’nin amiri, kumandanı değildir. Meclis Başkanı’na talimat vererek TBMM’yi yönetmesi söz konusu değildir. Başbakan kendi sınırını, ölçüsünü bilecek. Başbakan Türkiye’nin hükümdarı değildir. Herkes hakkını, hukukunu koruyacaktır. Başbakan’ın talimatıyla da herkes ağzını kapatıp Başbakan’a teslim olacak değildir.”
”Başbakan’ın TBMM Başkanı’na Başkanlık Divanı’ndaki odasında bir anlamda kızmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusu üzerine da Baykal, ”Hiç şaşırtıcı değil. Herkesi yönetmek istiyor. Herkese haddini bildirmek istiyor. Bunu yapması kesinlikle mümkün değil. Türkiye buna kesinlikle teslim olmayacaktır” dedi. Baykal, şöyle konuştu: “Başta Başbakan için işlemelidir hukuk. Önce Başbakan’ın dokunulmazlığı kaldırılmalıdır. Çünkü onun dokunulmazlığının kaldırılmasına yönelik ciddi, ceza hukukumuz açısından suç teşkil eden savcılık dosyaları vardır. Burada, böyle bir Genel Kurul’da, üyesi oldukları bir Genel Kurul’da TBMM üyelerinin, milletvekillerinin düşüncelerini sözle ifade etmeleri, kürsüden ifade etmeleri, yerlerinden sözle ifade etmeleri ya da düşüncelerini sözle ifade etmenin ötesinde görsel olarak ifade etmeleri ceza hukuku açısından herhangi bir sorun teşkil etmez. Bunu Başbakan’a birilerinin anlatması lazımdır.”
Duruşma Hakimi Binbaşı Cemil Çelik, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, ikinci ”Ergenekon” davasında tutuklu olarak yargılanan sanık Yarbay Dönmez’in, Silivri Ceza İnfaz Kurumlarındaki duruşmalara katılması için Mamak Askeri Cezaevi’ne yazı yazdığını bildirdi.
Duruşmada, Yenikent’teki Zir Vadisi’nde yapılan kazılara ilişkin jandarmanın ve emniyet güçlerinin yaptığı kamera kayıtları izlendi.
Yaklaşık 1 saat süren kamera görüntülerinin izlenmesinin ardından Hakim Binbaşı Çelik, jandarma ve emniyet müdürlüğünün kamera kayıtlarının ”birbirine uygun” olduklarının görüldüğünü zapta geçirdi. Yarbay Dönmez kazılan yerlerle ilgili olarak ifadesinde buraların yakın dönemde kazıldığını iddia etmişti. Hakim Çelik ise görüntülerden kazılan yerin Yarbay Dönmez’in iddialarının aksine ”yakın zamanda kazınmış izlenimi vermediğini”, görüntülerin; mühimmatların nasıl bulunduğu, mühimmat bulunan yerin nasıl tespit edildiği ve ölçümlerin nasıl yapıldığına ilişkin kanaat verdiğini kaydetti.
Mahkeme heyeti, görüntülerin izlenmesinin ardından sanık Yarbay Dönmez’in taleplerini görüştü. Hakim Binbaşı Çelik, Dönmez’in bazı kişilerin tanık olarak dinlenmesine yönelik taleplerinin, bu kişilerin daha önce dinlendiği gerekçesiyle reddedildiğini açıkladı.
Duruşma Dönmez’in kendi isteği üzerine gelecek duruşmaya katılması için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, sanık Dönmez’e savunmasını hazırlaması için süre verilmesine ve kazılara ilişkin kamera kayıtlarındaki konuşmaların yazılı dökümünün çıkartılmasının beklenmesine karar vererek ertelendi.
İran haber ajansı ISNA’nın haberine göre Haziran ayında yapılan seçimler sonrasında meydana gelen olaylarla ilgili olarak gözaltına alınan muhaliflerden üçü monarşi yanlısı olduğu gerekçesiyle idam cezasına çarptırıldı.