1- Kekê Selmî ( Keki Keskin): 29 Ekim 1923 Cumhuriyetin kuruluşuyla birlikte hizmet veren Darebi köyünün ilk Muhtarıdır.
2- Silêman Efendî( Süleymen Yurtsever): 1926 yılında Atatürk’ün Doğu Beyleri ile Ankara’da yapmış olduğ toplantıya katılandır.
3- Selim Efendî (Selim Yurtsever) :1939 yılında Kalmem yaylası davasında Alkırak (Yenibaşlar) köyü ile girdikleri davada Kalmem yaylasını Darebilere kazandıran Muhtarımızdır. İşte bu süreçte, Gırboğa yaylası, Tuzukan yalası, Gonig yaylası ve Warê Lolanê Derinin hudutlarıda bu vesileyle çizilmiş oldu.
4- Hüsnü Yurtsever: Bir dönem Muhtarlık yapmıştır. 1934 Harput Orta Okulu mezunudur.
5- Rıza Dayanç (Rizayê Mexsan) : Darebi köyünde en uzun süre Muhtarlık yapan biridir.idareci ve uyumlu bir muhtardı.
6-İbrahim Yurtsever: İlk Okul mezunu ve Darebi köyünde bir dönem Muhtarlık yapmıştır.
7-Mehmet Kılıçgedik: İlkokul mezunu ve Darebi köyüne üç dönem Muhtarlık yapmıştir. 12Eylül döneminde işkence gören Muhtarlarımızdandır.
8- Şerif Bezek : 12 Eylül gazabında Muhtarlığa vekaleten baktı. İlk Okul mezunuydu.
9-Emin Yurtsever : Muhtarlık yaptığı sürece babası Selim Yurtsever gibi dirayetli bir Muhtarlık yapmak istedi. Ne yazık ki oda 12 Eylül kurbanlarından biri oldu.
10- Hasan Bektaş : İlk Okul mezunu Muhtarlığa vekaleten baktı. Baktığı sürece uyum sağlamaya çalıştı.
11- Sabri Kılıçgedik: İlk Okul mezunudur, iki dönem Darebi köyüne Muhtarlık yaptı.
12- Resul Bezek : İlk Okul Mezunudur. İkici dönemdir Darebi köyünde Muhtarlık yapmaya devam ediyor.
Ben emeği geçen tüm muhtarlarımızı saygıyla anıyorum. Ölenlerin ruhu şad olsun.
DAREBİ KÖYÜNE BAĞLI YAYLALAR
1- WARÊ KALMEMÎ ( KALMEM YAYLASI): Darebilirin ilk çıktıkları yayladır.
2-WARÊ DEŞTE( DEŞT YAYLASI): Bu her iki yaylaya Darebi köyünün merkezinden büyük bir kısmı, Zerkan , Bertalan, Warê Xatune(Ğatun Yayla),Qurbet Mezrasından Melan kabilesi ve Tengdere’de oturan Alan kabilesinin bir kısmı giderdi. Bu yaylada kırk gün kadar kaldıktan sonra ikinci yaylaları olan Deşt yaylasınada gelip kırk beş günde bu yalada kaldıktan sonra köye inerlerdi. Köye iniş ve yaylaya çıkışlar hep birlikte olurdu. Buda iyi bir birliktelikti.
3-WARÊ QERQETAN(KARKATAN YAYLASI): Ağa Köy Mezrasının ilk çıktığı yayladır.
4- WARÊ AXAKÛYE( AĞAKÖY YAYLASI ) : Bu her iki yaylaya Ağa Köyün merkezi, Ğatun yayladan bir ev, Tenderenin büyük bir bölümü ve Mamudanlar giderlerdi. Darebi yaylaların geneli hemen hemen aynı dönemde çıkar ve inerlerdi.
5-WARÊ GİRBOXÎ(GIRBOĞA YAYLASI) : Qûrbet Mezrasının gittikleri ilk yayladır.
6-WARÊ HESERBABAY(HESER BABA YAYLASI): Gırboğa yaylasında bir buçuk ay gibi kaldıktan sonra, evlerini yükleyip bu kezde Heserbaba yaylasına gelip kalırlardı. Heserbaba yaylası Qurbet Mezrasına daha yakındı . Orak ayında Karerin tüm yaylaları gitikleri birinci yaylasından göç edip köye veye mezraya daha yakın olan yaylaya gelirlerdi.
7- WARÊ TUZUKAN( TUSKAN YAYLASI) : Bu yaylaya Darebi merkezden, Şavan Mezrasında ki ler ve Gûşkan Mezrası gidip kalırlardı Tuzukan yaylasına gidenlerde vakti zamanı gelince onlarda diğer Darebi yaylaya gidenler gibi gç edip kendi reçberliklerine daha yakın yaylalarına gidelerdi. Darebi köyü dağınık ve geniş bir Mezra ve yayla arazisine sahip bir köydür. Bundan dolayıdırki mezralar ayrı ayrı yaylalara gidirlerdi Tabi buda Karerin coğrafi yapısından ileri geliyor.
8-WARÊ HESERBABAYÊ DÎYARÎ-WARÊ SÊLİM AXAY(SÊLİM AĞA YAYLASI): Bu yayla Heserbaba eteklerinde olduğu için bu yaylaya Warê Heserbabayê Dîyarî diyorlar.diğer bir adıyla Warê SÊLİM AĞAY’dır.Bu yayla da reçberlik yapanlar için Mezra ve Darebi Merkeze daha yakın olduğu için ot ayında bu yaylayı tercih ediyorlardı.
9-WARÊ GONÎGÎ (GÖYNÜK YAYLASI) : Bu yaylaya yine Darebi köy merkezinden, Qeremanan ve Bekan Mezraları bu yaylaya gidiyorlardı. Göynük yaylası Qereceneme (Karaceneme) ormanlarının orta yerinde bir yayladır. Ormanı ve suyu bol olan bir yaylamızdır. Darebinin diğer yaylaları gibi bu yaylada kırk beş gün bazen daha az bazende o yılın iklim koşularına uygun kalırlardı .
10- WARÊQAWAXÎ (Kavak YAYLASI) : Yine bu yaylayı ikinci yayla olarak kullananlar ot ayında bu yayla köy merkezine ve bu yaylaya giden Mezralar için daha yakın olduğundan dolayıdır ki ikinci yala olarak tercih ediliyordu. Çok eskide Darebi merkezinin büyük bir bölümü bu yaylaya gidiyorlardı.
11- WARÊ LOLANÊ DERÎ(LOLANIN DERE YAYLASI) : Bu yaylaya Lolan Mezrası ve Lolan Mezrasına Bağlı Mezra ile Darebi Merkezınde Zamanla Süleyman Efendi ile,Gazi Efendi giller de eskiden bu yaylaya gidiyorlardı. Bu yaylada gnig yaylası gigi ormanı ve suyu bol olan bir yayladır.
12-WARÊ LOLANÊ DÎYARÎ(LOLANIN TEPE YAYLASI) : Bu yayla Lolan mezrasına yakın olan bir yayladır. Ot ayında çalışan her vatandaş için vakit çok önemlidir. Bu vesileyle zamanla büyüklerimiz bunu iyi düşünmüşler. Lolan’ın yukarı yaylasının da diğer yaylalarımız gibi havası suyu ve güneşi güzeldir. Tabi ki yükseklerde doğayı izlemek çok güzel bir olgudur Ne yazık ki tüm yaylalarımız şimdi viranedir. Kuş uçmaz kervan göçmez yerler olmuştur. Geçmişte ejdadımızın ne zorluklarla çekip gelip yerleştikleri bu yerler son olarak bu topraklar bize emanet edilmişti. Ne yazık ki biz emenete sahip çıkamadık. Oralar bizim ebu ejdadımızın toprağıdır. Varoşlara gidip bunca zorluk çeken insanlarımız, geri gelip arazileri başında hayvancılık yaparsa bin kat varoş yaşamından özgür olunmaz mı? Bilhasa emekli olan vatandaşlarımızın geri dönüşü ne kadar güzel olur. Ama geri dönerken de komşularıyla barışık, eski Karer hukukunu hiçe saymasınlar istiyorum. Kısa ve öz olarak yazdığım bu istem içimdeki bir utkudur. Bu bağlamda kimse üzerine alınmasın.
Kurtuluş Savaşı komutanlarından Orgeneral İzzettin Çalışlar’ın kitaplığından çıkan, yazarı ve yayım tarihi tam olarak bilinmeyen ancak “gizli”, “kişiye özel” ve “kayıt altında” sadece 100 adet basılan ‘Dersim Raporu’, Türkiye tarihinin karanlık noktalarından birisi olan Cumhuriyet’in Dersim politikaları hakkında etraflı bir bilgi sunuyor.
Osmanlı’dan itibaren sorunlu bir bölge olarak görülen Dersim’de yaşanan ayaklanmaları, bunlara karşı girişilen askerî harekâtları, hükümet tarafından alınan önlemleri ve o günlerden raporun yazıldığı tarihe kadar konuyla ilgili olarak hazırlanan raporların hemen hepsini bir araya getiren kitap yakın tarihe ışık tutuyor.
Dersim’de ve civarında yaşayan aşiretlerin ve üyelerinin ayrıntılı bir içeriğini sunan rapor, “eşkıyayla mücadele” adı altında aslında o günlerden günümüze uzanan bir zihniyeti de ortaya koyuyor: Zorunlu göçten köyleri yakmaya, aşiretleri uçaklarla bombalamaktan adli, kültürel ve ekonomik tedbirlere uzanan; “Türk olduklarını unutan”(!) bölge insanına Türklüklerinin yeniden hatırlatılmasına dayanan yıkıcı, kıyıcı, ulus-devlet inşasına yönelik bir zihniyeti… Dersim’e yönelik çeşitli tarihlerde yapılmış harekâtların askerî planlarını da barındıran bu rapor, dönemin Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak’ın “Dersimli okşanmakla kazanılmaz” ifadeleri düşünüldüğünde, bölgede onyıllardır akan kanın kökenlerini anlamak isteyenler için de önemli bir kaynak.
Bingöl Sağlık Müdürü Zeki Bingöl görevinden alındı. Yıllardır Bingöl’de başarılı projelere imza atan Sağlık Müdürü Zeki Bingöl’ü siyasetçiler görevden aldı. Sağlık Müdürü Zeki Bingöl’ün yerine Elazığ Sağlık Müdür Yardımcısı atandı.
Ani bir kararla görevden alınan Sağlık Müdürü Zeki Bingöl, Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü bünyesinde bir göreve atandı. Daha öncede görevinden iki kez alınan ve daha sonra Bingöl milletvekillerinin birbirlerine düşmesi sonucu tekrar görevine iade edilen Sağlık Müdürü Zeki Bingöl’ü bu sefer siyasiler aldı.
Bingöl’de birçok yolsuzluğu önleyen Bingöl’ün, siyasiler tarafından görevinden alınması tepkilere yol açtı
Daha önce Zeki Bingöl’ün yerine Sivas Sağlık Müdür yardımcısı atanmıştı. Zeki Bingöl’ün görevden alınması milletvekillerini birbirine düşürdü. Sağlık Bakanlığı’nda görev yapan Müsteşar Yardımcısı Turan Buzganın da bu atama kararını onayladığı öğrenildi.