Kareronline.com

Yerelden Evrensele bir bakış…

Hüseyin Atamiş’in Ardından

Posted by on Mar-19-2010

*****Sevgili Hüseyin ağabeyim, ölümün bizleri derinden sarstı.Üzüntümüz büyük.Uzakta oluşun ve cenezene dahi katılamamak daha büyük acı.Bizlerin kaderi bu galiba zaman içerisinde çeşitli gerekçelerle doğup büyüdüğümüz ,memleketimizden kopup uzak diyarlarda bir yabancı olarak yaşamaya ve ölmeye mahkum olmak.Mekanın Cennet olsun. Sevenlerinin başı sağolsun.

Kuzenin Hüseyin Tosu

****Sevgili yoldaşım,canım ağabeyim
Öüm haberin bize büyük bir acı verdi.Yanında olmayışımız acımızı dahada büyüttü.Bir gün özgür ülkede buluşmayı hayal ederken,bu erken veda , sürgünde ölmek büyük acı.Sana dokunamamak ,acıyı yakınlarınla paylaşamamak acımızı daha da büyütmektedir.
Mekanın cennet olsun ,sevdiklerinin başı sağolsun.
Kuzenin Faika

*****Sevgili Hüseyin Ağabey,
Ölüm haberin Bizleri acıya boğdu.Yanında olmak ,acını çocuklarınla ve ailenle paylaşmak isterdim.
Sürgünde ölmek ne yazık ki bizlerin kaderi.Sistem yurtsever Devrimci ve demokratların Kendi topraklarında özgürce yaşamasına ne yazık ki imkan vermiyor.Nice kürt Yurtseveri gibi senin de ölümün sürgünde gerçekleşti. Ruhun şad olsun,mekanın cennet olsun.Hepimizin başı sağ olsun.
Kuzenin Doğan Tosu

****BİR BAHAR GİdİŞİNİN AKŞAM HÜZNÜNDE ÖYKÜSÜDÜR
Bir güz günüydü duyduğumda
Amansız bir hastalığa yakalandığını,
Onca sürgün yaşayan
Onlarca sürgünleri de yüreğinde yaşatan koca çınar,
Bilirdim nasıl özlem duyardın ülkene,
Nasıl acılar yaşardı o koca yüreğin,
Nasıl da titrerdi yüreğin yakınlarına ve ülkene
25 şubat günüydü gittiğinde
Neredeyse kış bitmiş bahara çevirmişti yüzünü takvimler,
Yeni bir umudun ilk sayfaları çevrilirken takvimlerde
Senden geriye sadece sensizlikler, hüzünler ve acılar kalmakta,
Kim şimdi okkalı küfürler edecek ti bu lanetli dünyaya
Kim öfkelenecekti, kim bağıracaktı, kim sürgünler yaşayacaktı,
Kim sürgünden, kim gurbetten bahsedecekti,
Gittin …
Şimdi koca bir boşluk bıraktın yüreğimizde…
Güle güle Hüseyin Atamış
Güle güle sevgili dayıcığım..
Güle güle…

yeğenin Erdal TEKİNGÜNDÜZ

*****Sevgili Hüseyin abim,
ölüm haberin bizlere büyük bir acı verdi, son bir kezde olsa seni görmek ailen ile birlikte son yolculuguna uğurlamak isterdim.
Sisteme isyanından ama sisteme inat sürgündede olsa kendi inandığın özgürlükte geleceğe örnek teşkil edecek şekilde bir yaşam sürdüğüne inandığımdan içimdeki bu acı biraz olsun hafifliyor, birgün hiçkimsenin sürgünde yaşamak zorunda olmadığı bir ülke olacak içinde bizler olmazsakta. Yakınlarının ve tüm sevenlerinin başı sagolsun, mekanın cennet olsun Hüseyin abicim

****sevgili hüseyin abim
ölümün bizi derinden sarstı .yıllardır hayati koşullar yüzünden görüşemesek de yüreğimiz hep sizinleydi.eşinize,çocuklarınıza ve tüm ailenize baş sağlığı diliyorum….mekanınız cennet olsun
ruhunuz şad olsun

****Allah Rahmet eylesin,Yeri Cennet Olsun Ailesine Sabır ve Metanet dileriz.
kareronline yöneticileri

Seçim beyannamenizin en dikkat çekici maddelerinden birisi liyakati esas alacağınız maddesiydi. Süre bitmek üzeredir. Bu taahhüdünüze uymadınız” diyen BİN-DER Başkanı Doğan Karasu, Erdal Arıkan’ın atamasının doğru bir terci olduğunu belirtti ve Bakan Yılmaz’a teşekkür etti
Bingöl Sosyal, Kültürel ve Ekonomik Kalkınma Derneği (BİN-DER) Başkanı Doğan Karasu, liyakat esaslı atamaları önemsediklerini belirtti ve yapılan atamalara toplumun çoğunun olumlu bakması, destek sunmasının önemli olduğunu kaydetti.

Kaliteli hizmetin ve yaşam standartlarının yükselmesinin mevcut kaynakların doğru ve etkin kullanılması ile mümkün olabileceğini vurgulayan Karasu: “Kent yönetimi bir futbol takımına benzer. İyi futbol iyi oyuncularla oynanır. İyi futbolcu, iyi teknik kadro, iyi yönetim ve tüm bunlara inanan taraftar topluluğu başarıya giden yolda önemli rol oynar. Kimsenin alınmasına gerek yok, iyi yöneticilere ihtiyacımız var. Her kurumun başına ve ekibe en iyilerini getirmek hem hizmet kalitesini yükseltir hem de siyasilerimizin işini kolaylaştırır. Siyasilerimizden istirhamımız: En iyilerini bulun. Seçim beyannamenizin en dikkat çekici maddelerinden birisi liyakati esas alacağınız maddesiydi. Süre bitmek üzeredir. Bu taahhüdünüze uymadınız. Liyakatin ölçüsü toplumun olumlu referans oluşudur. Sizden bunu istiyoruz, memleket için istiyoruz. Bingöllü olması şart değil, yeter ki üreteceği hizmetle toplumun güvenini alacak, doğru işler yapacak birileri olsun’, dedi.

“Arıkan doğru bir tercihtir”

Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz’ın Gençlik Spor İl Müdürlüğüne Erdal Arıkan’ı düşünmesinin çok olumlu bir tercih olduğunu ifade eden Karasu, bu tercihinden dolayı Bakan Yılmaz’a teşekkür etti.

Toplumun bu tercihe bakışının son derece olumlu olduğuna dikkat çeken Karasu: “Aslında toplumun 2007 seçimlerinden sonra ki beklentisi buydu. Bu beklenti büyüktü ve büyüktür. Toplumla iç içeyiz. Toplumun Sayın Cevdet Yılmaz’dan beklentisi var. Devlet Bakanı olmadan önce de böyleydi. Bu beklentiler karşılandı mı? Şüphesiz ki hayır. Beklentilerin bu kadar yüksek olmasının da doğru olmadığını düşünüyoruz. Bireysel beklentilerle Sayın Yılmaz’ın enerjisini tüketmenin Bingöl’e bir faydası yoktur. Bu dönem her Bingöllü bireysel beklentilerinden feragat etmelidir. Hep birlikte bu enerjiyi nasıl toplumsallaştırabiliriz demelidir’” diye konuştu.

“Bakan Yılmaz’a teşekkür ediyoruz”

Yönetici atamalarında Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz’ın bu son tercihinin bir başlangıç olmasını dileyen Karasu, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü. “Sayın Erdal Arıkan’a da bu toplumsal güven ve destek sonuna kadar devam edecek şekilde hizmet üretin, bu fırsatı bu kuşak için doğru değerlendirin. Yapacağınız hizmet ile bu tercihin doğruluğunu gösterin. Sizden doğru, adil, tüm hizmet alıcı kesimlere eşit mesafede duracak, kurumsal verimliliği artıracak, ekip ruhu yaratacak, 24 saat çalışacak, tüm imkânları en doğru şekilde kullanacak, pak bir hizmeti sergileyecek bir performans bekliyoruz. BİN-DER olarak ilk defa böyle bir açıklama yaparak sorumluluk alıyoruz. Bunları yapacağınıza inanıyoruz, bu tercihinden dolayı Devlet Bakanımız Sayın Cevdet Yılmaz’a teşekkür ediyoruz.”

Kayakta Büyük Başarı

Posted by on Şub-24-2010

480 sporcunun katıldığı yarışmada Bingöllü kayakçılar dikkat çekti. Önemli dereceler elde eden Bingöllü kayakçılar, Kayak Milli Takımı’na seçildiler.

Kayakta büyük başarı

480 sporcunun katıldığı yarışmada Bingöllü kayakçılar dikkat çekti. Önemli dereceler elde eden Bingöllü kayakçılar, Kayak Milli Takımı’na seçildiler.

Bursa Uludağ’da 19–21 Şubat 2010 tarihleri arasında yapılan birinci etap Alp disiplini Grup Türkiye Şampiyonası’na Bingöllü kayakçılar damga vurdu. 480 sporcunun katıldığı yarışmaya 3 kulüp, 12 sporcu ile iştirak eden Bingöl, aldığı başarı takdir topladı.

İki gün süren yarışmalar sonucunda İl Özel İdaresi Kulübü sporcularından çocuk birlerde Harun Öz Türkiye birincisi, Serhat Oruç Türkiye dördüncüsü, Muhammet Aktaş Türkiye altıncısı oldu. Büyük başarı sağlayan Bingöllü sporcular, Türkiye Kayak Milli takımına seçildiler. Ayrıca minik erkeklerde slalom yarışmasında Emre Kalan Türkiye ikincisi oldu.

Yarışma sonuçlarına ilişkin görüş belirten İl Özel İdaresi Spor Kulübü Başkanı Cihat Hülakü: “Son yıllarda özlemi duyduğumuz başarıyı Bingöl’e kazandırdıkları ve Bingöl’ümüzün adını Türkiye’ye duyurdukları için genç sporcu kardeşlerimize teşekkür ederiz” dedi.

“Son yirmi yıldır kayak milli takımına bir sporcudan fazla göndermiyorduk, bu yıl ki yarışmalarda gösterdiğimiz başarıdan dolayı üç sporcumuz milli takıma seçilmiştir’ diyen Hülakü: “Gençlik Spor İl Müdürü olarak ataması yapılan Erdal Arıkan Bey’e ilk hediyemizdir. Spora olan yakınlığı ve hocamız Abbas Aktaş ile yardımcıları Vedat Aktaş ve Mesut Çağala’ya verdiği destekten dolayı teşekkür ederiz. Destek olundukça başarılarda artarak devam eder. Destek ve kararlılığın sürmesi halinde başarı çıtamızın daha da yükseleceğine olan inancımız tamamdır. Emeği geçen herkese teşekkür ediyor, başarıların artarak devam etmesini diliyorum” diye konuştu.

TFFHGD’den Arıkan’a Ziyaret

Posted by on Şub-11-2010

Türkiye Faal Futbol Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği (TFFHGD) yöneticileri, Gençlik Spor İl Müdürlüğü görevine atanan Erdal Arıkan’a hayırlı olsun ziyaretinde bulundular.

TFFHGD Genel Başkan Yardımcısı Metin Karaarslan ve Şube Başkanı B.Resul Gönül Gençlik Spor İl Müdürlüğü görevine atanan Erdal Arıkan’ı makamında ziyaret ettiler.

Ziyarete, Klasman hakemlerinden Serkan Varol, Ersan Anşin, Sezgin Altun ve Şube Yönetim Kurulu Üyesi Özkan Gündüz’e katıldı. Arıkan’a TFFHGD Genel Başkanı, Yönetim Kurulu Üyeleri ve FİFA hakemlerinin imzaladığı hakem forması, hakem kokartı, flama ve sarı kırmızı kart hediye eden Karaarslan, şunları söyledi:

“Erdal Arıkan ilimizde futbol il gözlemciliği yapmış, sporcu kimliği olan bir arkadaşımızdır. Bundan sonraki süreçte hakem camiasına daha fazla katkı sunacağından şüphemiz yoktur. Yeni görevinde başarılar diliyor ve Bingöl adına sportif anlamda başarılı çalışmalarda bulunacağını düşünüyorum.”

Bingöl Devlet Hastanesi’nde görev yapan Üroloji Uzmanı Dr. Erdal Benli, ülkemizin de üzerinde bulunduğu coğrafya üzerinde taş hastalığına oldukça sık rastlanıldığını belirterek, hastalığın insanlık tarihi kadar eski olduğunu söyledi.

Bingöl Devlet Hastanesi’nde görev yapan Üroloji Uzmanı Dr. Benli, oldukça sık rastlanılan taş hastalığı konusunda gazetemiz muhabirine açıklamalarda bulundu. Taş hastalığı insanlık tarihi kadar eski bir hastalık olduğunu söyleyen Benli, Mısır’da El Amrah’daki bir mezarda MÖ 4800 yıllarından kalma bir erkek iskeletinde mesane taşı bulunduğunu ve mesane taşı ameliyatları MÖ 1500 ‘lerde Hintliler tarafından yapıldığını hatırlattı.

Erişkin insan nüfusunun yüzde 4’ünde hayatları boyunca, bir veya daha fazla böbrek taşı hastalığı görüldüğünü belirten Benli, “İlk defa taş hastalığı tanısı alan bir hastanın bu taş atağını geçirdikten sonra 10 yıl içinde %50 oranında tekrar taş hastalığı geçirme ihtimali vardır, taş hastalarının bu hususu unutmamaları gerekir. Bunun için hasta ve doktor işbirliği oldukça önemlidir. Ülkemizin de üzerinde bulunduğu coğrafya üzerinde taş hastalığına oldukça sık rastlanmaktadır. Taş oluşumu tam olarak anlaşılamamıştır ancak ailesel geçiş, yaş, cinsiyet, coğrafi durum, hava ısısı ve iklim, su tüketimi, diyet, meslek gb nedenler en çok dikkati çeken sebeplerdir. Taş hastalığında kilit olaylardan biri kristalizasyon ve ardından meydana gelen agregasyon(çökme)dur. Kristalizasyon deyince basitçe anlaşılması gereken: kristalize olma özelliği olan bir madde suya azar azar ilave edilince önce bu madde suda erir ve madde eklemeye devam edildiğinde artık bu madde suda erimeden çökmeye başlar işte bu noktada ilk kristaller görülür ki bu sıvı doydu (satüre oldu) anlamına gelir. Sonuçta idrar bir madde ile satüre olduğunda kristaller böbreğin küçük kanallarında oluşmaya başlar ve taşın ilk hali olan bir çekirdek oluşur. Taş oluşumunda kritik nokta oluşan kristal ve çekirdeğin böbrekte birikmesidir aksi halde idrar ile bu yapılar uzaklaştırılır. Böylece taş oluşumu için kristal-çekirdek yeterli süre böbrekte kalamaz ilerde bahsedileceği gibi fazla su tüketimi işte bu noktada hayati rol oynar. Yani böbrek taş oluşturan etkenler ile taşın oluşumunu engelleyen faktörler arasında bir savaş alanı olarak düşünülebilir” dedi.

Hastaların genelde doktora gece oluşan şiddetli, kıvrandırıcı ve hiçbir pozisyonda hastaya rahat vermeyen yan ağrısı, bulantı, kusma, idrarda kanama, idrarda yanma bazen karın ağrısı gibi çok değişik şikayetlerle; bazen de arada bir oluşan hastayı fazla rahatsız etmeyen müphem karın ve sırt ağrısı gibi şikayetlerle geldiğini ifade eden Benli, bu tür ağrılarla doktora gelen hastaların durumu belirlendikten sonra tedaviyi belirleyen en önemli husus taşın yerleşimi, büyüklüğü, enfeksiyon varlığı, hastanın ağrısı, böbreğin etkilenme düzeyi durumlarına bakılarak tedavi uygulandığını kaydederek, “Hastanın acil tedavisi yapıldıktan sonra en önemli husus taşın kimyasal yapısının tespitidir. Tedavi izlem ile başlayan ve cerrahiye kadar uzanan bir süreci kapsar. Önemli husus her taş hastalığı aktif tedavi gerektirmez. Şok dalgaları (ESWL) ile taşların kırılması taş tedavisinde önemli bir yer tutar” diye konuştu.

‘Taş kırma (ESWL) böbreğe zarar verir mi?’ sorusunu yanıtlayan Benli, “Şu nokta iyi bilinmelidir ki yan etkisi olmayan ve mükemmel olan bir tedavi yöntemi henüz bulunamamıştır. Ancak tedavide hasta için kar-zarar oranına bakılır ve hasta için en doğru tedavi yöntemi bulunmaya çalışılır. Tabii ki taş kırmanın da istenmeyen yan etkileri vardır ve bazı durumlarda ve uyumsuz hastalarda arzu edilmeyen sonuçlara sebep olabilir. Ancak taş tedavisinde 20 yılı aşkın süredir kullanılan ve yeri doldurulamayacak kadar önemli bir tedavi şeklidir. Başarısı taşın yerleşimine, taşın yüküne, taşın yapısına ve hastaya bağlıdır” ifadelerini kullandı.

Taş hastalarına önerilerde bulunan Benli, “Böbrek taşının sebepleri araştırılmalı mümkünse neden ortadan kaldırılmalıdır. Hastalar taş hastalığının tekrarlayıcı olduğunu ve tedavide kendilerinin çok önemli rol oynadığını ve taş hastalığından nasıl korunacakları konularını çok iyi kavramaları gerekir. Artmış idrar miktarı taş oluşumunu taşın cinsine bakılmaksızın azaltır. Günlük idrar çıkışı 2 litre ve üzeri olacak şekilde sıvı tüketimi arttırılmalıdır. Hastalar sık olarak sıvı alamadıklarından şikâyet ederler; sıvı tüketimi alışkanlıkla ilgili bir husustur bu nedenle yanlarında sürekli bir su şişesi taşımalarını ve su içmek için susamayı beklememelerini, su içme alışkanlığını kazanmalarını onlara şiddetle tavsiye etmekteyiz. Az şekerli limonata ve portakal suyunun idrardaki sitrat denen bir maddeyi arttırarak taş oluşumunu engellediği bilgilerimiz arasındadır. (Örneğin 6-8 bardak limonata) Aşırı hayvansal proteinlerin tüketimi, artmış bel çevresi ve kilo alımı, hareketsiz bir yaşam tarzı taş oluşumunu kolaylaştırır, yürüyüş, bisiklete binme vb spor faaliyetlerini hastalara şiddetle öneriyoruz.Akılda kalması gerekenler; ağrı oluştuğunda sağlık merkezine ulaşılamazsa ağrı kesiciler, sıcak su kompresleri yada sıcak duş hastayı rahatlatır. Yine bir akupunktur yöntemi olarak kullanılan aku-basınç noktaları kısa süreli ağrıyı azaltmada etkili olabilir, her iki başparmağın belirtilen noktalarına 2-3 dakika süre ile masaj yapılır (Başparmak kenarlarındaki tırnağa yakın noktalar). Çok önemli bir nokta sıvı alamadıklarında, uzun süreli ve yüksek seyreden ateş durumlarında ve özellikle tek böbrekli hastalar mutlaka sağlık kuruluşuna müracaat etmelidir” şeklinde konuştu.

Bingöl Devlet Hastanesi’nde taş hastalığı ile ilgili neler yaptıklarını anlatan Benli, “Taş kırma (ESWL) işlemleri, açık ve kapalı taş cerrahisi uygulanmaktadır. Kapalı (URS) taş cerrahisi rutin uygulamalar arasındadır ve hastalar cerrahinin aynı ya da ertesi günü evlerine gitmektedirler” ifadelerine yer verdi.