Kareronline.com

Yerelden Evrensele bir bakış…

Sabah’ın Genel Yayın Yönetmeni Ergun Babahan patronlarının ‘avcı köpekliği’ni yapan medyadaki satılık kalemleri yazdı. Genel bir tarif yapmayı yeğleyen Babahan’ın sert ifadeleri:

Sabah Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ergun Babahan oldukça sert benzetmeler yaptığı yazısı…

Medya fahişesi

İki tür fahişe vardır.
Bir kısmı gerçek kader kurbanıdır. Yaşam onları alıp böyle bir yola sürüklemiştir.
Yaptıkları işten, yaşadıkları hayattan son derece mutsuzdurlar.
Bir de ruhları fahişe olanlar vardır.
Mesleklerini keyif içinde icra ederler. Bedenleri kadar, ruhları da satılıktır.
Bunların benzerleri maalesef bizim meslekte de vardır.
Bugün bekçi köpekliği yaptıkları patronlarının yanlışlarını, günahlarını, hatalarını ancak yeni bir müşteri bulduklarında fark ederler.
Bunun için yeni müşterinin cüzdanını sonuna kadar açması gerekir elbette.
Her yeni müşteri için de eskisini kötülerler.
Aslında çoğunlukla ilk müşteriyi tatmin işlevini tamamladıkları için kayıpları büyük önem taşımaz.
Asıl değerleri yeni müşteri içindir.
Her türlü numaraya, yalana, iftiraya açıktırlar.
Çünkü ruhları satılıktır.
Türkiye basınında böyle tipler hep var olmuştur ve ne yazık ki olmaya devam edecektir.
Çünkü para basmaya hazır müşteriler hep vardır ve olacaktır.
Siz ruhunuzu, kaleminizi satmaya hazırsanız, buna para basmaya hazır alıcılar piyasada her zaman vardır.
Bu kiralık katil tutmak gibi bir şeydir.
Bir insanı illa da kurşunla vurmanız, arabasını havaya uçurmanız gerekmez.
“Karakter suikastçileri” bunun için vardır.
Görünürde kan bırakmazlar ama savunmasız hedeflerde derin acılar, izler bırakırlar.
Avcı köpeği gibi kurbanlarını kendileri seçmezler.
Onlara “Tut” veya “Yakala” komutu verilir.
Kurban bazen rakip bir işadamıdır, bazen ünlü bir entelektüeldir.
Kendi fikri, düşüncesi olmaz bu tip fahişelerin ve hep cahiller arasından çıkar.
Çünkü düşünen fahişe tehlikelidir.
En ideali paradan başka bir şey düşünmeyen geri zekâlı tiplerdir.
Parayı ve komutu alınca işe koyulurlar. Aynı gün içinde onlarca yalanı arka arkaya sıralayabilirler.
Tıpkı pavyonda sarhoş müşteriyi sağmaya çalışan konsomatris gibi.
“Seni seviyorum” da diyebilir, “Aslanım senden büyük yok” da diyebilir.
İsimleri yoktur.
Sadece kod adları vardır.
Bazen kara, bazen siyah olurlar.
Çünkü akla işleri yoktur.
Beyaz ve beyazla ilgili hiçbir şey onlara yakışmaz çünkü.
Onları hemen tanırsınız çünkü vesikalarını yüzlerinde taşırlar.

Sanayİ ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, ‘Tekno girişim Sermayesi Desteği’ adı altında genç girişimcilere yönelik proje başlattıklarını belirterek, teknolojik ve yenilikçi fikri olan gençlere kefilsiz, karşılıksız, geri ödemesiz 100 bin liraya kadar hibe desteği sağladıklarını söyledi.
Bakan Ergün, TOBB ETÜ’deki TOBB 1. Genç Girişimciler Kurulu Kongresi’nde, “İşşizlikle Mücadele için Türkiye’de Genç Girişimcilerin Güçlendirilmesi” konulu bir konuşma yaptı. Ergün, yenilikçi fikri olan gençlere teknoparklarda, teknoloji merkezlerinde yer tahsisi de yaptıklarını belirtti. Ergün, bu merkezlere 2009 yılı Nisan ayında ilk başvuruları kabul etmeye başladıklarını,78 başvurunun uygun bulunduğu kaydetti. Bakan Ergün, yine bu proje çerçevesinde, 2010 yılı başvurularının başladığını ve 4 Ocak 2010′a kadar başvuruları kabul edeceklerini kaydetti.
Ergün, Türkiye’nin bugün karşı karşıya olduğu en önemli sorunların başında geldiğine dikkat çekerek, son açıklanan yüzde 13,4′lük işsizlik rakamlarının özellikle genç nüfusun yoğun bir işsizlik sorunu taşıdığını gösterdiğini söyledi. Ergün, krizin tüm dünyada özellikle istihdamı olumsuz etkilediğine işaret ederek, bu yıl sonu itibariyle tüm dünyadaki işsiz sayısının 240 milyona ulaşacağının tahmin edildiğini belirtti. Türkiye’nin, küresel krizin istihdamı en az etkilediği ülkelerden biri olduğunun altını çizen Ergün, işsizliğin sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal bir sorun olduğunu kaydetti.
Türkiye’nin 2010 yılı itibariyle istikrarlı büyümeye başlayacağını ifade eden Ergün, işsizli oranlarında orta vadede ciddi bir azalma beklemediklerini söyledi. Genç nüfusun önemli bir kaynak olduğunu vurgulayan Ergün, bu genç nüfusun küreselleşmenin gerektirdiği dinamizm ve esnekliği Türkiye’ye kazandıracağını kaydetti. Türk sanayisinin, özellikle ara elaman bulma konusunda büyük sıkıntı yaşadığını anlatan Ergün, bu sıkıntıyı aşmanın yolunun ise güçlü bir mesleki eğitim altyapısı oluşturmaktan geçtiğini söyledi. Gelişmiş ülkelere bakıldığında, genel lise eğitiminin, lise eğitimi içerisindeki payının yüzde 30-40 oranında olduğunu belirten Ergün, Türkiye’de ise bu durumun tam tersine olduğunu ifade ederek şunları kaydetti:
Sanayi ve Ticaret Bakanı Ergün, gençlerin sadece iş arayan değil, iş kuran gençler olmasını istediklerini belirtti.