Hükümet, 2010 yılında kırmızı et destekleme primine 13 milyon TL’lik bütçe ayırdı. Hayvanlarını Et ve Balık Kurumu kombinalarında veya Et ve Balık Kurumu’nun anlaşma yaptığı özel kombinalarda kestiren 28 ildeki yetiştiricilere 190 kilogram ve üzeri karkas ağırlığına ulaşmış erkek sığıra beher kilogramı için 1,50 TL ödeme yapılacak.
Hayvancılığın Desteklenmesi Hakkındaki Bakanlar Kurulu Kararı, 1 Ocak’tan itibaren geçerli olmak üzere Resmi Gazete’de yayımlandı. Buna göre, anaç sığır başına ödeme birim miktarları, 200 başa kadar tam olarak, 200 baş ile 500 baş arası için yüzde 50′si, 500 baş ve üzeri için ise yüzde 25′ine karşılık gelen tutarın ödenmesi suretiyle uygulanacak. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’na göre kurulmuş hayvancılık faaliyeti yürüten tarımsal amaçlı kooperatifler tek işletme kabul edilecek.
-2010 YILI DESTEKLEME ORANLARI-
2010 yılında hayvan başına anaç sığıra 225 TL, anaç mandaya 250 TL, Sığır soykütüğüne kayıtlı olanlara ilave 50 TL destek ödenecek. Soykütüğü-Önsoykütüğü Sistemi veri tabanına kayıtlı anadan suni tohumlama sonucu doğan tüm buzağıların dişilerine Brucellosis S-19 aşısı yaptırmak şartıyla yetiştiricilere, suni tohumlamadan doğan buzağı başına 60 TL ödeme yapılacak.
-SÜTÜN LİTRESİNE 0.04 TL DESTEK-
Damızlık koyun-keçi yetiştiriciliği yapan, Damızlık Koyun-Keçi Yetiştiricileri Birliklerine üye ve hayvanları kayıt altına alınmış yetiştiricilere damızlık anaç koyun-keçi başına 10 TL, Tiftik keçisi yetiştiriciliğinin teşvik edilmesi ve tiftik üretiminin artırılması için üretmiş oldukları tiftiği, Tiftik ve Yapağı Tarım Satış Kooperatifleri Birliği’ne (Tiftikbirlik) veya kooperatiflerine satan yetiştiricilere tiftiğin kalitesine göre beher kilogram için oğlak tiftiğine 15 TL, ana mala 14 TL, Tali’ye 10 TL destek verilecek. Üretmiş olduğu çiğ sütü, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’ndan süt teşvik kod numarası almış, gıda sicili ve çalışma izni olan süt işleme tesislerine satan yetiştiricilere koyun ve keçi sütü için farklı olmak üzere sığır-manda sütünün litresine 0,04 TL, koyun-keçi sütüne 0,10 TL destek verilecek.
-İPEKBÖCEĞİ YETİŞTİRİCİLİĞİ TEŞVİK EDİLECEK-
İpekböceği yetiştiriciliğinin teşvik edilmesi ve üretiminin arttırılması için yaş ipekböceği kozası üreticilerine ücretsiz dağıtılacak ipekböceği tohumunu sağlayan Bursa Koza Tarım Satış Kooperatifleri Birliği”ne (Kozabirlik) tohum bedeli için kutu başına, ürettiği yaş ipekböceği kozasını Kozabirlik’e veya kooperatiflerine satan yetiştiricilere ise kilogram başına tohumda 25 TL, damızlık kozada 18 TL, 1. sınıf kozada 15 TL, diğerlerinde ise 10 TL ödeme yapılacak. Arıda kovan başına 6 TL, bombonus arısının kolonisine ise 50 TL destek verilirken, Su Ürünleri Kayıt Sistemi’ne kayıtlı olmak şartıyla ürün için kilogram başına, yavru için ise adet başına ödeme yapılacak. Alabalıkta kilogram başına 0,65 TL, çipura-levrekte 0,85 TL, yeni türlerde 1 TL, midyede 0,10 TL, yavrularda ise yavru başına 0,05 TL destek ödenecek.
-KALİTELİ KABA YEM ÜRETİMİ ARTIRIMI İÇİN DESTEK-
Çiftçi Kayıt Sistemine kayıtlı arazileri üzerinde kaliteli kaba yem üretmek amacıyla yem bitkileri ekilişi yapan üreticilere, üretim yaptıkları, yapay çayır-mera ve çok yıllık yem bitkisi ekilişlerinde ilk yıl için, tek yıllık yem bitkileri ekilişlerinde ise üretim yaptıkları yıl için, ürünü hasat etmeleri kaydıyla dekar başına yoncada (sulu) 125 TL, yoncada (kuru) 70 TL, korungada 80 TL, tek yıllıklarda 30 TL, silajlık tek yıllıklarda 45 TL, silajlık mısırda (sulu) 50 TL, silajlık mısırda (kuru) 30 TL, yapay çayır-merada 75 TL ödeme yapılacak.
-İL KOMİSYONLARI BELİRLEYECEK-
3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu kapsamında belirtilen tazminatlı hastalıklardan birine yakalandığı ilgili mevzuat çerçevesinde tespit edilerek kestirilen, öldürülen ya da ölen hayvanların sahipleri ile ihbarı zorunlu hastalıklardan birine karşı koruma amacıyla hükümet veteriner hekimi ya da Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nca görevlendirilen veteriner hekim tarafından yapılan aşı, serum ve ilaç uygulamaları nedeniyle öldükleri otopsi ve laboratuar muayeneleri ile tespit edilen hayvan sahiplerine, miktarı il veya ilçelerde oluşturulacak komisyon tarafından belirlenmek üzere ödeme yapılacak.
-ARİ İŞLETMEDEKİ SIĞIRLARA 300 TL’LİK ÖDEME-
Afyonkarahisar, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bilecik, Bolu, Burdur, Bursa, Çanakkale, Denizli, Düzce, Edirne, Eskişehir, Isparta, İstanbul, İzmir, Kırklareli, Kocaeli, Kütahya, Manisa, Muğla, Sakarya, Tekirdağ, Uşak ve Yalova illerinde faaliyette bulunan Hastalıktan Ari İşletmeler İçin Sağlık Sertifikası’na sahip süt işletmelerinde bulunan hastalıktan ari işletmedeki sığır başına 300 TL destek verilecek. Bu desteklemeden yararlanan işletmelerdeki sığırlar belirlenen diğer ödemeler yapılmayacak.
-AŞI DESTEK ORANLARI-
Hayvan hastalıkları ile mücadele kapsamında, Brucellosis S-19 Genç aşısı ve şap aşısı yapılmış dişi sığırlar ve Brucellosis Rev-1 Genç aşısı yapılmış dişi kuzu ve oğlaklar için yetiştiricilere hayvan başına Brucellosiste (Büyükbaş) 20 TL, Brucellosiste (Küçükbaş) 4 TL destek verilecek. Hayvan hastalıkları ile mücadele çerçevesinde, Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca belirlenen programlı aşılamalar için de destek verilecek. Byükbaşa yapılacak şap aşısına 0,75 TL, küçükbaşa yapılacak şap aşısında 0,50 TL, büyükbaşa yapılacak Brucellosis S-19 Gençte 1,50 TL, küçükbaşta ise 0,50 TL destek ödenecek.
-28 İL’E KIRMIZI ET DESTEĞİ-
Hayvansal orijinli gıda kontrolünde etkinliğin sağlanması, hayvan hastalıklarıyla mücadele, mezbaha ve denetim hizmetlerinin iyileştirilmesi amacı ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın belirlediği işletmelerde veteriner hekim çalıştırılması için, kesilen hayvan başına ödeme yapılacak. Ancak kesim miktarı ne olursa olsun aylık destekleme miktarı bin 500 TL’den az, 3 bin TL’den fazla olamayacak. Tarım Kredi Kooperatifi ile sözleşmeli besicilik yapan ve hayvanlarını Et ve Balık Kurumu kombinalarında veya Et ve Balık Kurumu’nun anlaşma yaptığı özel kombinalarda kestiren Adıyaman, Ağrı, Ardahan, Artvin, Batman, Bayburt, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, Gümüşhane, Hakkari, Iğdır, Kars, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Mardin, Muş, Siirt, Sivas, Şanlıurfa, Şırnak, Tunceli ve Van illerindeki yetiştiricilere 190 kilogram ve üzeri karkas ağırlığına ulaşmış erkek sığıra beher kilogramı için 1,50 TL ödeme yapılacak. Ödenecek toplam kırmızı et destekleme primi tutarı yıllık 13 milyon TL’yi aşamayacak.
-HAYVAN KAYNAKLARININ YERİNDE KORUNMASINA DESTEK-
Hayvan genetik kaynaklarının yerinde korunması ve geliştirilmesi amacıyla Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nca uygulanan proje kapsamına alınan yetiştiricilere koruma ve geliştirme sürüleri için büyükbaş ve küçükbaş hayvanlarda farklı olmak üzere hayvan başına, arıcılıkta ise kovan başına destek verilecek. Büyükbaş korumada 400 TL, küçükbaş korumada 70 TL, arı da kovan başına 10 TL, elit sürüde 45 TL, taban sürüde 40 TL ödeme yapılacak. Bingöl Medya
‘Mesleki ve Teknik Eğitim Okul ve Kurumlar Arası Proje Tabanlı Beceri Yarışması’ sonuçlandı. İşte dereceye giren projeler…
Bingöl İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nce 2009–2010 eğitim öğretim yılı faaliyetleri kapsamında mesleki ve teknik eğitim okulları ve kurumlarında eğitim gören öğrenci ve kursiyerler arasında düzenlenen ‘Mesleki ve Teknik Eğitim Okul ve Kurumlar Arası Proje Tabanlı Beceri Yarışması’ sonuçlandı.
İl Milli Eğitim Müdürlüğünce düzenlenen ve kişisel sosyal hizmetler, elektrik-elektronik ve otomasyon, sağlık hizmetleri, moda tasarımı, üretim ve mühendislik teknolojileri-2, turizm hizmetleri olmak üzere 6 kategorilerde yapılan yarışmalar sonuçlandı.
Kız Teknik ve Meslek Lisesi 3, Solhan Mesleki ve Teknik Eğitim Merkezi, 60. Yıl Sağlık Meslek Lisesi ve Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi ise 1′er kategoride birinci oldu.
Kişisel Sosyal Hizmetler kategorisinde Kız Teknik ve Meslek Lisesi, ‘Dokun Öğren’ adlı proje ile birinci oldu.
Projenin amacı: “Vücut Bölümlerinin (Organların ) İsimlerini Söyleyebilme Vücut Bölümlerinin (Organların ) Görevlerini Söyleyebilme Giyinme Becerilerini Kazanabilme.”
Elektrik Elektronik ve Otomasyon kategorisinde; Solhan Mesleki ve Teknik Eğitim Merkezi, ‘Elektronik yoklama’ projesi ile birinci oldu.
Projenin amacı: “Yoklamaların elektronik ortamda alınmasıyla anlık kontrol sağlanması ve zaman kaybının önüne geçilmesi.”
Sağlık hizmetleri kategorisinde 60. Yıl Sağlık Meslek Lisesi ‘Turnalarım’ adlı proje ile birinci oldu.
Projenin amacı: “Uzuv Kopmalarında Uzun Yoldaki Hasta Nakil İşlemlerinde Veya Çoklu Hasta Nakillerinde Turnike Unutulmasında Doğan Doku Kayıplarını En Aza İndirmek.”
Moda tasarımı kategorisinde, Kız Teknik ve Meslek Lisesi ‘Poşete Hayır Kumaşa Evet’ adlı proje ile birinci oldu.
Projenin amacı: “Poşet ve Kumaşın Farklılıklarını Ortaya Koymak”
Üretim ve mühendislik teknolojileri-2 kategorosinde, Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi ‘Fonksiyonel Pinpon Masası’ adlı proje ile birinci oldu.
Projenin amacı: “Eğitim Ortamlarında Verimli Kullanılabilecek Bir Ürün Yaygınlaştırmak”
Turizm hizmetleri kategorisinde, Kız Teknik ve Meslek Lisesi ‘Vejetaryen İçli Köfte’ adlı proje ile birinci oldu.
Projenin amacı: “Et Tüketmeyenler İçin Yeni Bir Lezzet Yaratmak Sağlıklı Beslenmeye Katkı Sağlamak”
Yeterli ve dengeli beslenmeyle bağışıklık sistemini desteklemeli, hastalığa besinlerle savaş açmalıyız.
Bunun için 4 temel gruptaki besinleri, günde en az 3 ana, 3 ara öğünde ve yeterli miktarda tüketmek şart.
Acıbadem Bakırköy Hastanesi’nden Diyetisyen Hülya Günsoy, gripten korunmada büyük etkisi olan beslenme kurallarını ntvmsnbc’ye anlattı.
“Bir hastalık sırasında vücudumuzun savunma sistemi kendini enfeksiyona karşı korumaya çalışır. Enfeksiyonla savaş halindeki vücudun bağışıklık sistemini güçlü tutmak mümkün. Bunu yeterli ve dengeli beslenerek yapabiliriz” diyen Günsoy, şöyle devam etti.
ÖĞÜN ATLAMAYIN
“Günlük enerjinin yüzde 50-60’ını karbonhidratlardan, yüzde 15-20’sini proteinlerden, yüzde 25-30’unu yağlardan karşılayıp, enfeksiyon durumlarında normalin biraz daha üstünde vitamin almak ve bol sıvı tüketmek gerekiyor. Öğün sayısı ve düzenine ise özellikle dikkat etmeliyiz.”Hülya Günsoy, dört temel besin grubunu ve bu gıdalardan ne kadar yenilmesi gerektiğini sıraladı.
SÜT, YOĞURT, KEFİR
“Yeterli ve dengeli beslenme, gün içinde her besin grubundan yeterli miktarda almakla sağlanır. Süt ve süt ürünleri, et, balık ve kümes hayvanları, sebze ve meyveler, ekmek ve hububat gibi tahıllar dört temel besin grubunu oluşturur. Bu gruptaki besinler, her gün mutlaka yeterli miktarda yenmeli.
SOĞAN, SARMISAK, ELMA, NAR
Bağışıklık sistemini güçlendiren yararlı mikroorganizmaları yani probiyotikleri içeren süt, yoğurt veya kefiri günde en az 2-3 porsiyon/bardak tüketmekte fayda var.
A ve C vitamini gibi antioksidan vitaminleri içeren havuç, brokoli, kabak, lahana, karnabahar, maydanoz, yeşil biber, taze patates, soğan ve sarmısak gibi sebzeleri bolca tüketin. Her gün mutlaka mevsimsel meyveleri özellikle C vitamininden zengin portakal, mandalina ve greyfurt gibi turunçgiller ile antioksidan etkisinden dolayı nar bolca tüketilmeli, günde bir elma yiyin.
BADEM, CEVİZ, FINDIK
Hem C vitamini ihtiyacının karşılanması hem de sıvı alımına katkı açısından taze sıkılmış meyve suları sıkça içilmeli. Vücut direnci üzerinde önemli etkiye sahip E vitaminini sağlamak için yeşil yapraklı sebzeler, günde en az beş adet fındık, ceviz, badem gibi yağlı tohumlar da ihmal edilmemeli.
BOL BOL BALIK
Kış mevsiminde güneşten aldığımız D vitamininden de yoksun kalıyoruz. Özellikle kemik ve diş gelişimi için önemli olan D vitaminin diğer bir kaynağı da balıktır. Artan D vitamini ihtiyacını karşılamak için kışın daha fazla balık tüketmeye dikkat etmeliyiz. Yağ tüketiminde de katı yağlar yerine sıvı yağları tercih etmeliyiz.
KIRMIZI ET VE MANTAR
Hareketsizlik nedeniyle artan sindirim problemlerinin önlenmesi için fiziksel aktivite yapılmalı, kepekli ekmek, makarna, bulgur gibi tam tahıl ürünleri, kuru baklagiller tüketilmeli. Sütlü tatlılar ve meyve tatlıları tercih edilmeli, vücut ısısını dengede tutmak için günde en az 2-2,5 litre su içilmeli. Haftanın 2-3 günü kırmızı et, diğer günlerde de beyaz et ve mantar tercih edilmeli.
BESLENME HATALARI VÜCUT DİRENCİNİ DÜŞÜRÜR
Günsoy, vücut direncini kıran ve hastalıklara karşı kişiyi savunmasız bırakan beslenme hatalarına ve kaçınılması gereken davranışlara da değindi.
“Soğuk havayla birlikte vücut ısısını yükseltmek için enerji açığı ortaya çıkar, enerji açığını fastfood, kızartma, kavurma gibi yağlı yiyeceklerle, tatlı ihtiyacını ise aşırı şekerli tatlılarla karşılamamak gerekiyor. Dört temel besin grubunu oluşturan besinlerden eksik ve yetersiz tüketmek, bağışıklık sistemi zayıflatır ve kişi hastalıklara karşı savunmasız olur.”
GRİP OLDUYSANIZ NASIL BESLENECEKSİNİZ?
Peki korunmada başarılı olamayıp domuz gribine yakalananlar nasıl beslenmeli? Günsoy’un önerileri:
“Mutlaka kahvaltı yapılmalı. İçeriğinde ise ayaküstü atıştırılan poğaça, börek gibi yağlı besinler yerine peynir, yetişkinlerde haftanın her günü olmamak şartıyla yumurta, zeytin veya ceviz, bal, mevsim yeşillikleri, açık çay, ıhlamur, bitkisel çaylar veya taze sıkılmış meyve suyu olmalı.
TAVUK SUYUNA ÇORBA
Öğlen ve akşam öğünleri de sağlıklı besinlerden seçilmeli. Özellikle tavuk suyuna bol limonlu çorba, ızgara, haşlama veya buğulama yapılmış et, tavuk, hindi veya balık, mutlaka sebze yemeği, mevsim yeşillikleri ile yapılmış salata, yoğurt ve bol tahıl içeren ekmek çeşitleri seçilmeli.
GİNSENG VE EKİNEZYA ÇAYI
Öğün ve öğün aralarında bol sıvı alınmalı. Günlük sıvı ihtiyacı gripte daha da artar. Bunun önemli bir kısmını su olarak karşılamak gerekir. Su dışında ise ıhlamur, kuşburnu, adaçayı, ekinezya, yeşil çay ve ginseng gibi bitkisel çaylar içilmeli.
GÜNDE BEŞ PORSİYON SEBZE VE MEYVE
Günlük toplam 5 porsiyon taze sebze ve meyve tüketmeye özen gösterilmeli. Sebze ve meyvelerin de çok iyi yıkanması ve doğru yöntemlerle pişirilmesi de önemli. Haşlanan sebzelerin sularının dökülmemesi, kendi suyunun içinde pişirilmesi vitamin kaybının önlenmesi açısından önem taşıyor.
KIZARTMALARDAN UZAK DURUN
Probiyotik süt, yoğurt veya kefirin de yine günde en az 2-3 porsiyon alınması, yağlı kızarmış yiyeceklerin tüketilmemesi grip esnasındaki beslenme önerilerim arasında.”
Adana Bölgesi Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Üzeyir Can, at ve eşek etlerinin bütün olarak değil, parça et veya kıyma olarak satıldığını, bu nedenle çıplak gözle etin niteliğinin anlaşılmasının mümkün olmadığını söyledi.
Bu tür kesim yapanların genellikle etleri otel, lokanta gibi işyerlerine sattıklarını anlatan Can, buralarda etlerin yemeklerde baharat gibi katkı maddeleriyle kullanılması nedeniyle fark edilmesinin güçleştiğini kaydetti.
At ve eşek etinin kesin ayrımının ancak laboratuvar testlerinden sonra belli olabileceğini anlatan Can, ”Üzerinde sürekli su oluşan, zor pişen ve pembemsi etler at ve eşek eti olabilir. At ve eşek eti dana etinden farklı olarak tatlımsı bir tada sahiptir, rengi de pempemsidir” dedi.
İlgili yasada da belirtildiği gibi kesimlerin mutlaka veteriner hekim kontrolünde olması gerektiğinin altını çizen Can, şöyle konuştu:
”Çok sayıda ilgili kanun var, ancak tüm önlemlere rağmen kaçak kesim yapılıyor. Bunların hem kesim öncesi hem de kesim sonrası veteriner hekim tarafından kontrolünün yapılması gerek. Çünkü hayvanlardan insanlara geçen çok sayıda ölümcül hastalık mevcut. Özellikle bruselloz (peynir hastalığı), verem, şarbon hastalığı etlerden insanlara geçebilir ve bu ölümlere kadar gidecek sonuçlar doğurur.”
At ve eşek eti kesimlerinin yasak olmadığını anımsatan Can, ancak bunların denetim altında ve veteriner hekim kontrolünde yapılması gerektiğini söyledi.
Kaçak kesimlerin önlenmesinde müeyyidelerin etkili olamadığını belirten Can, ”Bu kadar halk sağlığını tehdit eden bir konuda, yakalananlar 60-70 TL gibi ceza ödeyerek serbest bırakılıyor” dedi.
‘HAZIR KIYMALARDAN UZAK DURUN’
Adana Kasaplar, Tavukçular ve Balıkçılar Odası Başkanı Murat Yağmur da ayrımının çok zor olduğunu belirttiği at ve eşek etlerinin midede ekşime ve yanmaya neden olacağını, mangalda yapıldığında ise etin zor pişeceğini, üzerindeki sularının ise ateşi söndüreceğini söyledi.
Yağsız olan bu etlerin hastalıklı olması durumunda ise istenilmeyen sonuçlar doğuracağını belirten Yağmur, vatandaşların özellikle kıyma alırken dikkatli olmalarını istedi.
Genellikle büyük marketlerde kıymaların daha önceden çekildiğini ve ne eti olduğunun bilinmediğini belirten Yağmur, ”Tüketiciler bilmediği, tanımadığı yerden et almamalı. Özellikle marketlerdeki hazır kıymalardan uzak durmalı. Kıyma alacaksa da aldığı etten çektirmeli” dedi.
Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi diyetisyenlerinden Özgen Arı da denetimsiz kesimlerin önemli sağlık problemleri doğuracağını söyledi.
Arı, belirli koşullar altında yapılması durumunda bu tür etlerin de tüketilebileceğini vurgulayarak, ”Nasıl ki büyük ve küçük baş hayvanlar veteriner hekim kontrolünde kesiliyorsa, bunlar da mutlaka kontrol altında kesilmeli” dedi.