Kareronline.com

Yerelden Evrensele bir bakış…

Meclis, 10 Kasım’da “Demokratik Açılım”ı görüşmeye hazırlanırken, bu konudaki ayrıntılar da netleşmeye başlıyor.

NTV, açılımın yol haritasına ulaştı.

Edinilen bilgilere göre; “Demokratik Açılım”la ilgili olarak şu adamların atılması bekleniyor;
YÖK Kanunu’nda değişiklik yapılarak üniversitelerde Kürtçe Araştırma Enstitüleri kurulacak. Bunlar dil ve lehçe araştırması yapacak.
Kürtçe’nin seçmeli ders olarak okutulmasına yönelik çalışma yapılacak.
Sınırlarla ilgili çalışma yapılacak. Habur’daki arama ve kontroller hızlandırılacak, yığılmanın önüne geçilecek.
Diyanet İşleri Başkanlığı, Kürtlerin çoğunluğu şafi olduğu için “şafi ilmihali Kürtçe” basılacak.
Kürtçe Kur’an-ı Kerim’in meaili basılacak.
RTÜK yönetmeliği değiştirilerek, Kürtçe’nin özel televizyonlarda da kullanılmasının önü süre sınırlaması olmadan açılacak. Reklamlar da Kürtçe yayınlanabilecek.
Sadece Van ve Hakkari arasında 21 araç kontrol noktası bulunuyor. Bu bire indirilecek. Bu idari genelgeyle yapılacak.
Mahmur’dan gelenler için TOKİ kabul yerleri oluşturacak. Bunlara ikametgah ve nüfus cüzdanları verilirken rehabilitasyon programı uygulanacak.
Geri dönenler “Öcalan için geldik” derse, etkin pişmanlığı düzenleyen Türk Ceza Kanunu’nun 221′inci maddesinden faydalandırılmayacak.
Koruculuk sadece terör bittiği anda tasfiye edilecek. Yaşı gelenler emekli olacak diğerleri de kamu hizmetlerinde çalıştırılacak.
Köy isimleri değiştirilecek.
Doğu ve Güneydoğu’da yaylalara çıkış serbest bırakılacak.
Bağımsız ‘İnsan Hakları Kurumu’ kurulacak.
Siyasi Partiler Kanunu’nun farklı dil ve lehçelerin kullanımını kısıtlayan 81′inci maddesi değiştirilerek, Kürtçe propogandanın önü açılacak. Böylece Meclis’te bekleyen birçok dokunulmazlık dosyası düşmüş olacak.
Birleşmiş Milletler işkenceyi önleme sözleşmesinin ek ihtiyari protokolü onaylanacak. Böylece Avrupa birliğinden inceleme komiteleri Türkiye’de daha rahat çalışma yapabilecek.

Koruculuk Sistemi Kaldırılsın

Posted by on Eki-11-2009

Kareronline > TürkiyeAvrupa Konseyi İnsan Hakları temsilcisi Thomas Hammerberg tarafından kaleme alınan raporda, Güneydoğu`da köylerini terk edenlerin tekrar evlerine dönebilmesi ve zararlarının karşılanması için etkili tedbirler alınması istenen raporda, koruculuk sisteminin de kaldırılması öneriliyor.Raporda, bölgedeki mayınların temizlenmesi için daha fazla çaba gösterilmesi isteniyor.Türkiye`de yaşayan Romanlara (çingene) yönelik ayırımcılığın önüne geçilmesi istenen raporda, bu kişilerin sosyal ve medeni haklarının tanınması, ev sorunlarının çözülmesi ve kültürel miraslarına sahip çıkılması tavsiye ediliyor.Raporda, Türkiye`nin Avrupa Ulusal Azınlıkların Korunması Sözleşmesine taraf olması çağrısı da yapılıyor.Mülteci hakları ile ilgili ikinci raporda da bu konuda Türkiye`de hazırlanan yasal düzenlemelerden memnuniyet duyulduğu ifade ediliyor ve uluslararası camia ile Avrupa`dan, mülteci akımı ile ilgili olarak Türkiye`ye destek vermesi isteniyor.
Raporda, Türkiye`de göçmen ve mülteci tanımının uluslararası standartlarla aynı çizgiye getirilmesi tavsiye ediliyor, Türk yetkililerin Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) ile daha etkili işbirliği içine girmesi öneriliyor.Gümrük yetkililerinin de bu konularda daha iyi eğitimden geçirilmesi tavsiye edilen raporda, göçmen ve mültecilere daha iyi sağlık hizmeti verilmesi gerektiği ifade ediliyor.