Kareronline.com

Yerelden Evrensele bir bakış…

Erzincan’ın Refahiye ilçesine bağlı Gümüşakar Jandarma Karakol Komutanlığında Kürt kökenli jandarma Er 20 yaşındaki Mehmet Sefa Gölgü’nün intihar ettiği ileri sürüldü.

Alınan bilgiye göre olay dün saat 19.45′de meydana geldi. Refahiye İlçe Jandarma Komutanlığına bağlı Gümüşakar Jandarma Karakol Komutanlığında askerlik görevini yapan Van’ın Ercis nüfusuna kayıtlı Jandarma Er Mehmet Sefa Gölgü tüfeğiyle intihar ettiği iddia edildi. Kuşkulu olayla ilgili olarak 3’ncü Ordu Komutanlığı Askeri Savcılığı ve Refahiye Cumhuriyet Savcılığınca soruşturma başlatıldığı bildirildi.

ANF NEWS AGENCY

Kastamonu İl Jandarma Komutanlığı’nda askerlik yapan Bitlis Ahlat nüfusuna kayıtlı er Celal Timur’un ‘intihar’ ettiği iddialarına inanmayan baba Nurettin Timur, son zamanlarda artan asker intiharlarına dikkat çekerek, ‘Son zamanlarda sık sık asker intiharı haberleri duyuyoruz. Ama dikkat çekici bir nokta var ki oda ölen askerlerin neredeyse tamamının Kürt ailelerin çocuklarının olması. Ölüm sadece Kürt halkının askerlik yapan evladına mı var? Neden özellikle Kürt askerler ölüyor’ diye sordu.

Son dönemlerde artan ve çoğunluğunu Kürt çocuklarının oluşturduğu ‘asker intiharları’na bir yenisi daha eklendi. 22 Temmuz günü Kastamonu İl Jandarma Komutanlığı’nda askerlik yapan Celal Timur isimli Bitlis’li erin nöbet kulübesinde ölü bulunduğu iddia edildi. İddialara göre er Timur G3 tüfeğiyle çenesinden ateş ederek intihar etti. Ancak anlatılanlara inanmayan ve çocuklarının öldürüldüğünü düşünen Timur’un ailesi İHD Bitlis Temsilciliğine başvurarak hukuki yardım talebinde bulundu.
‘Oğlum her Kürt genci gibi yurtseverdi Kürtçe okur parti çalışmalarına katılırdı’
İntihar ettiği iddia edilen Timur’un babası Nurettin Timur son zamanlarda artan asker intiharlarına dikkat çekerek, ‘Son zamanlarda sık sık asker intiharı haberleri duyuyoruz. Ama dikkat çekici bir nokta var ki oda ölen askerlerin neredeyse tamamının Kürt ailelerin çocuklarının olması. Ölüm sadece Kürt halkının askerlik yapan evladına mı var? Neden özellikle Kürt askerler ölüyor’ diye sordu. Olayın yaşandığı gün oğlunun evi arayarak uzun uzun sohbet ettiğini, ailesinden para istediğini, bir sıkıntısı olmadığını belirttiğini söyleyen baba Timur, ‘Oğlumun bize yansıyan hiçbir problemi yoktu. Ne askerlikten önce, ne de askerlikte bize bir problemi olduğunu söylemedi. Her zaman sevecen ve güler yüzlüydü. Her Kürt genci gibi oda yurtsever bir gençti, parti çalışmalarına katılır, Kürtçe okur, dilini geliştirmek için uğraş verirdi. Hayat dolu bir çocuktu’ şeklinde konuştu. Baba Timur oğlunun askerlik ile bir problemi olmadığını dile getirerek bir an önce askerlik yapıp bitirmek için uğraştığını belirtti.

Çenesinin altından vurulmuş dendi ancak kurşun izi alnında çıktı

Er Timur’un ölümünün ardından aile, kendilerine Celal Timur’un nöbet kulübesinde kendini G3 ile çenesinin altından ateş ederek intihar ettiğini söylediklerini belirtti. Ancak hem baba Timur hem de anne Hanım Timur oğullarının cenazelerine baktıkları zaman kurşunun alından girip arkadan çıktığını gördüklerini söyledi. Baba Timur, ‘Kurşun iddia edildiği gibi çeneden girmemişti. Alnından girmiş arkadan çıkmıştı. Ayrıca yakın mesafeden ateş edilmediği belliydi, çünkü alnındaki yarada yanma ya da barutun tahriş izine rastlamadık ve kurşunun çıkış yerinin küçük olduğunu gördük. Bir G3 yarasına benzemiyordu’ diyerek oğlunun öldürülebilmiş olacağından şüphelendiklerini söyledi.

‘Oğlumuza daha silah verilmemişti’

Usta birliğinin altıncı gününde iken yaşamını yitiren Celal Timur’un ailesi çocuklarının ölümünden önce arayarak henüz kendisine silah verilmediğini söylediğini, ‘Kendisine silah verilmeyen biri nasıl olurda nöbet kulübesinde kendi silahıyla intihar eder’ diyerek tepki gösterdi.

Şüpheli sohbetler
Celal Timur’un yurtsever bir genç olduğunu dile getiren ailesi uzun süreden beridir siyasi parti çalışmalarında yer aldığını ve aktif olarak çalıştığını söyledi. Timur’un annesi Hanım Timur, Kütahya’da acemi birliğini yapan Celal Timur’un kendilerine bir yüzbaşı ve bir uzman çavuştan bahsettiğini söyleyerek, ‘Oğlum bize telefonda ‘burada bir yüzbaşı ve bir uzman var bana karşı çok iyiler, onlarda Kürtmüş geceleri sabahlara kadar Kürtçe sohbet ediyoruz’ dedi. Bende ona ‘oğlum onlara kanma, seni tuzağa düşürmeye çalışıyorlar’ dedim ama beni dinlemedi. En son acemi birliği bitince yüzbaşı ve uzman ile vedalaşmaya gitti. Ama biri hastaymış ötekinin tayini çıkmış’ diyerek oğullarının Kütahya’da hakkında rapor tutulduğunu ve Kastamonu’da kasıtlı olarak öldürüldüğünü iddia etti.

Oğullarının otopsi raporlarının kendilerine ulaşmadığını, ulaştığı zaman hukuki girişimlerde bulunulacağını söyleyen aile, ‘Oğlumuz öldürüldü. Rapor bize ulaştığı zaman gerekli hukuki girişimlerde bulunacağız. İnşaallah sebep olanların Allah belasını verecek’ dedi.

Bitlis’in Ahlat ilçesinin Yoğurtyemez köyüne getirilen cenaze aile tarafından köy mezarlığına defnedilmişti.

SİNAN AYGÜL
BİTLİS-DİHA

Koçakelçi’nin Gurur İntiharı

Posted by on Şub-23-2010

Kocaeli’de ikamet eden Bingöllü işadamı Abdürrezzak Koçakelçi, hafta sonu intihar etti. İşte intiharın sebep ve sonuç ilişkileri ile ilgili önemli detaylar…

Bingöl`ün ilk eczacılarından olan, hemen hemen her yıl Bingöl’de vergi rekortmenleri listesinin ilk sırasında yer alan, 1993 yılında dönemin Bayındırlık ve İskân Bakanı Onur Kumbaracıbaşı’nın desteğiyle İzmit`e yerleşen ve Kocaeli’de müteahhitlik yapmaya başlayan Abdürrezzak Koçakelçi, Cumartesi günü sabaha karşı Fevziye Camii’nin karşısındaki evinde kendisini 4. katın penceresinden boşluğa bıraktı. Beton zemine çakılan Koçakelçi, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.
MANŞETLERE TAŞINMIŞTI
Kocaeli’de yayın yapan kırmızı Kocaeli Gazetesi,7 Şubat tarihinde “Abdürrezzak Koçakelçi’ye kim yürü ya kulum dedi” adı altında bir yazı dizisi başlatmış, 10 gün boyunca Koçakelçi’yi manşetlere taşımıştı. Kocaeli’de yaptığı yatırımlar ve aldığı ihalelerle ünlenen Koçakelçi hakkında çeşitli iddialar ortaya atan gazete, Bingöllü iş adamının ‘Ali Cengiz` oyunlarıyla mal varlığını büyüttüğünü ima etmiş, kamuoyuna da bu yönde mesajlar vermeye devam etmişti.
HAKKINDAKİ İDDİALAR
“Kaldırım müteahhitliğinden gayrimenkul zenginliğine” başlığıyla manşetlerden inmeyen Koçakelçi hakkında İzmit Belediyesi’nin arkasındaki otoparkı 10 yıldır iskânsız işlettiği, otoparkın altında bulunan üç dükkânın projeye uygun yapılmadığı, otoparkın emlak ve çevre temizlik vergisini tahsil etmek isteyen İzmit Belediyesi’ni İçişleri Bakanlığı’na şikâyet ettiği, Koçakelçi’nin İzmit Belediyesi’ndeki dosyasının bir hayli kabarık olduğu, Yahya Kaptan`da bulunan Tansaş ve Final Dershanesi’nin kiracısı olduğu binanın da iskânının olmadığı iddialarına yer verilmişti.
PSİKOLOJİSİ BOZULMUŞTU
Bingöllü iş adamı Abdürrezzak Koçakelçi yaklaşık 13 gündür hakkında çıkan haberlere ilişkin tek satırlık bir açıklama yapmamıştı. Koçakelçi, hemen hemen her gün hakkında yeni bir iddia ortaya atılsa da sessizliğini korumuştu, ancak yakın çevresinin iddiasına göre bu haberler Bingöllü iş adamının psikolojisini bozmuştu. Koçakelçi’nin yaklaşık bir haftadır evinden çıkmadığı ve sakinleştirici ilaçlar aldığı öne sürüldü.
AİLE GAZETEYİ SUÇLUYOR
Aslen Bingöllü olan Abdürrezzak Koçakelçi’nin yakınları, tanınmış işadamı intihara kadar götüren bunalımdan, illimizde yayın yapan bir yerel gazeteyi sorumlu tutuyor. Kocaeli Gazetesi, yaklaşık bir haftadan beri Abdürrezzak Koçakelçi’nin geçmişten bugüne belediyeler ile ilişkileri, ticari yaşamı, özellikle yap-işlet-devret modeliyle yaptırdığı şehir merkezindeki katlı otoparkın durumu hakkında yayınlar yaparak, Koçakelçi’yi ağır biçimde suçluyordu. Dün sabaha karşı intihar olayının gerçekleşmesi üzerine, polis Koçakelçi ailesi ve yakınlarından gelebilecek olası tepkilere karşı, Kocaeli Gazetesi binası önünde önlem aldı.
SAKİNLEŞTİRİCİ ALIYORDU
Bingöl`de geniş bir sülaleye mensup olan, hatırı sayılır bir yeri bulunan Koçakelçi hakkında kırmızı Kocaeli Gazetesi’nde yer alan haberlerin memleketinde de yankı bulması iş adamını daha da fazla üzmüştü. Üzerinde oluşan baskı nedeniyle insan içine çıkmaktan çekinen Koçakelçi’nin, geceleri de uyuyamadığı, ruhsal durumunun iyice bozulduğu öne sürülmüştü.
Yakınları, Abdürrezzak Koçakelçi’nin hakkındaki gazete haberlerine, iddialara çok üzüldüğünü, bu haberlerle ilgili herhangi bir açıklama yapmamakla, tepki göstermemekle birlikte, ruh sağlığının bozulduğunu, aile yakınları bir doktorun tavsiyesi ile birkaç günden beri sakinleştirici hap kullandığını söylediler. Koçakelçi’nin arkasında herhangi bir mektup bırakmadığı, intihar olayının da çok ani gelişen bir kararla gerçekleştiği sanılıyor.
5. KEZ BABA OLACAKTI
Abdürrezzak Koçakelçi, 1995 yılında ilk eşi Rezzan Piroğlu`nu kanser nedeniyle kaybetmişti. Piroğlu ile olan evliliğinden 3 kızı bulunuyordu. Kızları ise İstanbul`da ikamet ediyordu. Koçakelçi, eşinin ölümünden sonra katlı otoparkta çalışan Nebahat Hanım`la yeni bir yuva kurmuştu. Nebahat Hanım`dan da 5 yaşında bir oğlu olan Koçakelçi, 6 ay önce ise yeniden baba olacağını öğrenmişti. Abdürrezzak Koçakelçi üç ay sonra 5. kez baba olacaktı, ancak dünyaya gelecek yavrusunu göremeden hayata veda etti.
CAMDAN ATLADI
Edinilen bilgiye göre; Abdürrezzak Koçakelçi önceki akşam Fevziye Camii’nin karşısında, Mc Donald`s’ın üzerinde bulunan evinde eşi ve oğluyla birlikteydi. Saatler gece yarısını geçmesine rağmen bir türlü uyuyamıyordu. Eşi Nebahat Hanım sabah 04.30 sıralarında “hadi gel yatalım” dedi. O da eşine son kez “Tamam geliyorum, sen geç” yanıtını verdi. Eşi tam arkasını dönmüştü ki Abdürrezzak Koçakelçi camın önüne koyduğu sandalyenin üzerine çıktı, 4. kattan kendisini boşluğa bıraktı. Nebahat Hanım camdan baktığında eşini kanlar içerisinde yerde yatarken görünce sinir krizleri geçirdi.
KIZLARI PERİŞANDI
Hemen ambulansa haber veren Nebahat Koçakelçi hem kendisini sakinleştirme, hem de eşine destek olmaya çalışıyordu. Ancak kafasının üzerine düşen ve çok kan kaybeden Koçakelçi, ambulansla kaldırıldığı KOÜ Tıp Fakültesi Hastanesi’nde yaşamını yitirdi. Koçakelçi’nin, İstanbul`da oturan üç kızı da olayı duyar duymaz hemen İzmit`e geldi. Babalarının öldüğünü mezarlıkta öğrenen kızlar sinir krizleri geçirdi. Bir türlü sakinleştirilemeyen talihsiz kızlara asri mezarlığa gelen ambulans ekipleri tarafından sakinleştirici iğne yapıldı. Diğer yakınları ise bu olaya bir türlü inanamadı.
EVİNİN ÖNÜNE GETİRİLDİ
KOÜ Tıp Fakültesi Hastanesi’nden alınarak otopsi için Asri Mezarlık`a getirilen Abdürrezzak Koçakelçi’nin ölüm haberini alan çok sayıda yakını da mezarlığa akın etti. Koçakelçi’nin akrabalarının yanı sıra mezarlığa Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Ömer Polat da gelerek taziyelerini iletti. Asri Mezarlık`ta yapılan otopsinin ardından Koçakelçi’nin cansız bedeni son kez evinin önüne getirildi. Evinin önünde düzenlenen törene İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan, KOTO Başkanı Halil İbrahim Keleş, İSU eski Müdürü Servet Alparslan, DP Körfez İlçe Başkanı Fevzi Canbaz ile çok sayıda iş adamı katıldı.
CENAZESİ BİNGÖL’E GETİRİLDİ
Koçakelçi’yi son yolculuğuna uğurlayan kızları ve eşi ile çok sayıda yakını gözyaşlarına hakim olamadı. Koçakelçi’nin cenazesi evinin önünde alınarak Sabri Gökçen Havalimanı’na götürüldü. Koçakelçi’nin cansız bedeni toprağa verilmek üzere saat 15.30 uçağıyla ilk olarak Elazığ`a, ardından da karayoluyla Bingöl`e ulaştırıldı. Koçakelçi’nin cenazesi gece geç saatlerde Bingöl merkez Yeşilyurt Mahallesi Mezrafaki Mezarlığı’nda toprağa verildi. Taziye ise, Mezrafaki Yukarı Akpınar Camii’nde kuruldu.
Abdürrezzak Koçakelçi ile ilgili yazı dizisini yapan kırmızı Kocaeli Gazetesi’nin önünde ise polis ekipleri önceki gün boyu nöbet tuttu.

İntihar notu Facebook’ta

Posted by on Şub-11-2010

Güneydoğu İspanya’da yer alan Garrucha’da yaşayan 48 yaşındaki İngiliz Lita Broadhurst, Facebook’a bıraktığı notun ardından evinin terasından atlayarak intihar etti.

İngilizce öğretmeni Lita, eski erkek arkadaşının kendisine saldırmasıyla ilgili bir davada tanıklık yapacaktı.

Bunun yerine, yaşadıklarını intihar notuna yazan kadın, çocuklarına veda edip, kendisine saldıran eski sevgilisinin kendisine yaptıklarını da yazarak ölüme atladı.

Şu anda kefaletle serbest kalan eski erkek arkadaşı hakkında polis kadının mesajına dayanarak yeni bir soruşturma hazırlıyor.

Solhan Belediye Başkanının makam şoförünün oğlu intihar etti. Polis, intihar eden gencin telefonunu incelemeye aldı.

Bingöl’ün Solhan Belediye Başkanının makam şoförünün oğlu, bilinmeyen bir nedenden dolayı boynuna geçirdiği kabloyla intihar etti.
Edinilen bilgiye göre, Bingöl’ün Solhan ilçesi Halimepınar Mahallesi PTT Caddesi Solhan Lisesi arkasında evi bulunan Belediye Başkanı Niyazi Çavuşoğlu’nun makam şoförü Aydın Ekinci’nin oğlu Solhan Lisesi 3. sınıf öğrencisi Nurullah Ekinci(19), bilinmeyen bir nedenden dolayı evde kimsenin olmadığı bir esnada tavana astığı kabloyu boynuna geçirerek intihar etti. Baba Aydın Ekinci, telefonunu almak için gittiği evde kapının kapalı olması üzerine kapıyı kırarak içeri girmesiyle oğlunun asılı vaziyette cansız bedeniyle karşılaştı. Aile bireyleri tarafından polis ekiplerine haber verildi. Olay yeri inceleme ekibi tarafından yapılan ilk incelemenin ardından nöbetçi savcı olay yerine geldi. Nurullah Ekinci’nin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla cesedi otopsi yapılmak üzere Solhan ilçe Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

Polis ekipleri ise intiharın neden gerçekleştiğini araştırmak için Nurullah Ekinci’ye ait cep telefonu incelemeye aldı. Nurullah Ekinci’nin cesedi yapılan otopsinin ardından aileye teslim edilerek, aile mezarlığında defnedildi.
Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.