Bingöl’ün Adaklı ilçesinde oğluna kız kaçıran baba, dönüş yolunda meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybetti. Kazada damat adayı, gelin adayı ve araç sürücüsü yaralandı.
Edinilen bilgiye göre, Bingöl’ün Adaklı ilçesine bağlı Gökçeli köyünden Adaklı ilçesine bağlı Meskan köyüne kız kaçırmaya giden Baba İlhami Uzunyayla(50) sağır ve dilsiz oğlu Tuncay Uzunyayla(28) ile birlikte uzun bir yolculuktan sonra sağır ve dilsiz olan Arife Koçpınar(29)’ı alıp araçla dönerken İzzet Akangün’nün idaresindeki 12 AR 265 Plaklı araç, aşırı hız ve korku nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle Topağaçlar köyü mevkiinde şarampole yuvarlanarak kaza yaptılar. Kazada çeşitli yerlerinden yaralananlar, yoldan geçen bir vatandaşın olayı fark etmesiyle 112 Acil servisine haber verildi. Kısa sürede olay yerine giden 112 Acil servis ile Bingöl Devlet hastanesine kaldırılan yaralılardan durumu ağır olan İlhami Uzunyayla tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Araç sürücüsünün sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu, Damat ve gelin adaylarının ise sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.
Yıllarca içme suyu bekleyen Gözelerliler, 2 günlük sondaj çalışması sonucunda hasrete son verdiler. 124 metre derinliğinde ortaya çıkan içme suyu köylüleri hem sevince boğdu, hem de hayretler içinde bıraktı.
Bingöl merkez 300 haneli ve 2 bin nüfusa sahip Gözeler Köyü’nde yıllarca devam eden içme suyu sıkıntısı, defalarca yapılan sondaj çalışmasına rağmen bir türlü giderilemedi.
Son olarak Gözeler Muhtarı Adem Arın tarafından Valiliğe, Bayındırlık İl Müdürlüğü’ne ve Devlet Su İşleri Müdürlüğü’ne yapılan müracaatla köylülerin içme suyu sorununun giderilmesi için ihale çalışması başlatıldı. Yapılan ihaleyle işin yapımını üstlenen Laçin Sondajcılık Firması, Gözeler Köyü’nde üç gün önce bir çalışma başlattı. İki günlük sondaj çalışması sonucunda 124 metre derinliğe inildi ve ortaya çıkan su şaşkına çevirdi. Ovadaki tüm köylerin su ihtiyacını karşılayacak kapasitedeki içme suyu, köylüleri sevince boğdu.
Ortaya çıkan içme suyu miktarı fazla olunca firma yetkilileri durumu köy muhtarına ve ilgili kurumlara ileti. Saatlerce suyun kesilmesi beklendi ancak bir gelişme olmayınca köylüler ve firma yetkilileri inceleme yapılıncaya kadar çalışmaları askıya almak zorunda kaldılar.
Yıllarca içme suyu çektiklerini ve başvurmadıkları kurum kalmadığını anlatan Köy Muhtarı Adem Arın, bir musluk kadar su beklerken dereyi andıran suyun ortaya çıktığını söyledi.
Tahmin edilemeyecek kadar büyük miktarda içme suyunun ortaya çıktığını anlatan Arın: “Ovadaki en büyük köy konumundayız. Köyümüz 300 haneli ve yaklaşık 2 bin nüfusa sahiptir. Yıllarca içme suyu sıkıntısı çektik, ilkel yöntemlerle içme suyunu taşıdık. Yaptığımız başvurular üzerine defalarca sondaj çalışması yapıldı ama su çıkmadı. Son olarak bir firma ihale yoluyla işin yapımını üstelendi. Bu firma köyümüzde iki günlük bir çalışma yaptı ve üçüncü gün sabahı dere suyu büyüklüğünde içme suyunu buldu. 124 metre derinlikte ortaya çıkan içme suyu hem köyümüze, hem de çevredeki köylere yeter. Burada yetkililere seslenmek istiyorum, lütfen gelin bu suyu değerlendirin, bu su boşa akmasın. Bizler yıllarca içme suyu sıkıntısı çektik. İnşallah bundan sonra bol miktarda suyumuz olur. Çok sevinçliyiz” diye konuştu.
Hem firma, hem de köylüler şaşkın
Türkiye geleninde yapılan sondaj çalışmalarında şuana kadar sadece Diyarbakır’da bol miktarda içme suyunun ortaya çıktığını anlatan firma yetkilileri, Bingöl’de sondaj çalışmasıyla ortaya çıkan suyu büyüklüğünde bir suyu daha önce hiç görmediklerini belirtiler.
İki günlük bir çalışma sonucunda 124 metre derinlikte bu şekilde bir suyun ortaya çıktığını belirten firma yetkilileri, mühendislerce yapılacak çalışmanın ardından verilecek karara göre hareket edecekleri ve şuan için sadece beklemek zorunda olduklarını ifade ettiler.
İmzaladıkları evraklarda ne yazıldığını bilmeyen köylüler, ‘devlet bedava konut verdi’ düşüncesiyle 6 yıldır ikamet ettiği konutların 41 Bin TL’ye satıldığını bankanın ihtarnamesiyle öğrendi. İş bununla kalmadı, 1 ay içinde 11 bin TL ödemezlerse icra memurları kapıları çalacak!
Bingöl’de 1 Mayıs 2003’te meydana gelen depremden sonra Bayındırlık ve İskân Bakanlığı Afet İşleri Genel Müdürlüğü’nce köylerde yapılan deprem konutlarının ödeme emirlerinin ulaştığı vatandaşlar panik içinde. 6 yıldır ikamet ettikleri konutlar için para ödemeyeceklerini düşünen köylüler, karşılaştıkları ihbarname ile ne yapacaklarını şaşırırken, ilgili müdürlük ve banka konuya ilişkin görüş bildirdi. Ancak köylünün iddiası, ‘imzaladıkları evraklarda ne yazıldığının bilinmediği’ yönünde!
“KÖYDEKİ KONUTLA ŞEHİRDEKİ KONUT AYNI FİYAT!”
Deprem sonrası yapılan ve 2004’te teslimatı yapılan konutların hangi ücret üzerinden alındığının bilinmediğini iddia eden Bingöl merkez Sarıçiçek Köyü sakinlerinden Mahmut Dursun, babası Yusuf Dursun adına Ziraat Bankası Bingöl Şubesi’nden gönderilen ihtarnamede biriken 11 Bin TL tutarındaki 4 taksitin 1 ay içerisinde ödenmemesi durumunda icraya verileceklerinin belirtildiğini söyledi.
Belirtilen tarih içerisinde ödeme yapılmaması durumunda faiz, dava ve avukat giderlerinin de kendilerine ödetileceğine dikkat çeken Dursun, köy ve şehirde yapılan konutların aynı fiyata satılmasına dikkat çekti.
Bingöl’de yapılan TOKİ konutlarının da aynı fiyata satıldığına işaret eden Dursun: “Hak sahiplerinin bir çoğu gelip o konutlarda oturmadı bile. Herkes 300–500 liraya kiraya verdi ve kira geliriyle hem taksitini ödedi, hem de daha ucuz bir konutta oturdu. Böylece 5–10 yıl içinde tüm taksitlerini ödemiş olacak. Peki, köylü ne yapacak? Yıl boyunca ektiği tarladan elde ettiği 5–10 torba buğday veya fasulyeyi satarak mı yıllık 2 bin 305 liralık ödemeyi yapacak? Köylü nerden bulacak bu parayı? Köydeki konutunu kiraya da veremiyor. Kiracı olsa da veremez, çünkü kendisinin oturacağı ikinci bir evi yok! Bingöl merkezde yapılan konutları 42 bin liraya yapan devlet, köydeki konutu yarı fiyatına yapabilirdi. Ama dağın başında yaptıkları konuta da kent merkezindeki konutun fiyatını biçiyorlar. Akıl alır bir mantık değil bu!” dedi.
“KÖYLÜ NEYE İMZA ATTIĞINI BİLMİYOR!”
Konutların teslimatında köylüye konutların hangi fiyat ve şartlarda satıldığına ilişkin bir bilgi verilmediğini, köy muhtarının da bu konuda köy halkına herhangi bir açıklamada bulunmadığını iddia eden Dursun: “Köy halkı hangi evraka ne için imza attığını bilmiyor. Evrak imzaladığını söyleyen de yok. İmzalatılmışsa bile herhangi bir açıklama yapılmamış, sadece evlerin teslimiyle ilgili evrak sanılıp imza atılmıştır. Yani ilgili kurum ya da banka, ‘bu evrakı imzalayın evinizi teslim alın’ deyip içeriğinden bahsetmeden imzayı attırmışlardır. Yoksa neden bugün itiraz edilsin ki! Evrakı imzalatıp borçlandırmayı yaptırmışlar, şimdide icraya vereceklerini söylüyorlar. Bu ödemelerden kimsenin haberi yok, olsaydı neden bugüne kadar sessiz kalınsın ki! Bakan Bey’in, milletvekillerinin, Vali Bey’in bu konuda köy halkına yardımcı olmalarını istiyoruz. Kimse bu parayı bir ayda ödeyecek durumda değil. İcra gelirse herkes evini boşaltıp çadırda oturur” diye konuştu.
AKSOY: BORÇLANMAYI KABUL ETMİŞLER”
Konuya ilişkin görüşleri alınan Bayındırlık ve İskân Müdürü Selim Aksoy, konutlar teslim edilirken gerekli sözleşmelerinin imzalandığını ve tüm hak sahiplerinin buna imza attığını söyledi.
Köy halkının iddialarını kabul etmeyen Aksoy: “Kimse köylüye zorla evrak imzalatmamış. Herkes kendi isteği ve talebi üzerine imzasını atmış. Eğer gerekli ödemeleri yapmazlarsa ya icraya verilirler, ya da devlet konutu geri alır” dedi.
“HERKES İMZASINI ATMIŞ”
Konuya ilişkin görüşleri alınan Ziraat Bankası Bingöl Şubesi yetkilileri, şu açıklamayı yaptılar.
“Deprem sonrası hasar tespitleri yapılmış, evi hasar görenler belirlenmiştir. Hasar tespit komisyonunca belirlenen mağdur vatandaşlara Afet Borçlandırma Senedi imzalatılmış. İmza atan kişi sayısı 129 kişi. Bu senetlerde köy muhtarının, ihtiyar heyetinin ve hak sahibi olacağı belirtilen kişilerin imzası alınmış ve bu senetler Bayındırlık ve İskân Bakanlığı’na gönderilmiştir. Bakanlık, bu senetlere göre yapılacak konut sayısını, maliyetini ve satış miktarını belirleyip konutları ihale ederek yaptırmıştır. Açık Borçlandırma Senedi, hak sahipliği kazanılması için imzalatılıyor. Konutlar teslim edildiğinde de kesin borçlandırma yapılmış. Tüm hak sahipleri imzalamış. Kesin borçlandırma imzalamadan kimseye borçlandırma yapılmaz. 2004’te konutlar teslim edilmiş, 2 yıl ödemesiz geçmiş, 2006–2009 yıllarına ait 4 taksit birikmiş. Bir ay içerisinde en az 2 taksit ödemeleri lazım. Çünkü 3 taksit üst üste birikmemeli. 2010 yılı taksitleri de Ağustos ayında çıkacak. Kimseyi icraya vermek niyetinde değiliz ancak gerekli ödemeler yapılmazsa icraya verilecekler.”