Kareronline.com

Yerelden Evrensele bir bakış…

Sülbüs Festivali Yönetim Kurulunun çağrısı üzerine Tuzla Aydınlı’da bulunan Çalıkağıl (Masken-Herdif) Derneğinde, Bingöl Dernekler Fedarasyonu ve Kiğı-Adaklı-Yayladere bölge derneklerinden Karerliler Kültür ve Dayanışma Derneği, Cunanlılar sosyal Yardımlaşma Derneği, Kavakhanlılar Yardımlaşma Derneği, Yavuztaş Sosyal Yardımlaşma Derneği, Çanakçılar Sosyal Yardımlaşma Derneği, Yayladere Sosyal yardımlaşma Derneği, Çalıkağıl Sosyal Yardımlaşma Derneği ve Kiğılılar Sosyal Yardımlaşma Derneğinin katılımıyla bir toplantı gerçekleşti.

Toplantının konusu, ağırlıklı olarak başta Sülbüs Doğa ve Kültür festivali olmak üzere bölgede yapılan diğer festivallerin tarihi ve bu festivallerde bölge derneklerin öneri ve birlikte hareket etme ortamlarının yatılması idi.

Karerliler Kültür ve Dayanışma Derneği adına katılan Başkan Ekrem GÜREŞ, Yönetim Kurulu Üyelerinden Fikret BİNGÖL ve Fikret YURTSEVER’in ayrı ayrı yaptıkları konuşmada yapılan ve yapılacak Karer Kültür Festivalinin önemi, amaç ve hedeflerini vurgulayarak bölge dernekleriyle gerçekleştirilecek her türlü dayanışmaya hazır olduklarını ve bu noktada üzerine düşecek katkıları sunacaklarını belirttiler.

Bütün katılımcıların, yapılan 1.ve 2.Karer Kültür Festivalinin, bölgeye dikkatleri çektiğini, gerek katılım gerekse amaçlarını gerçekleştirmesi açısında çok başarılı bulduklarını vurgulayarak tebriklerini iletmeri çok önemliydi.Özellikle Bingöl Dernekler Fedarasyonu Başkanı sayın Yaşar AKYÜZ ve bölge şairlerimizden değerli Mehmet TÜZÜN arkadaşlarımızın karer festivali hakkındaki olumlu düşünceleri gelecek adına kaydadeğerdi.Bu arkadaşlarımızın festivale bizzat katıldıkları ve gözlemlerini bize aktardıkları için kendilerine teşekkür ederim.

Aynı kültürel ve sosyal yaşamı paylaşan, aynı sorunlarla karşı karşıya olan bölge derneklerin geçte olsa bir araya gelmeleri, güçbirliği oluşurup gerek bulundukları yerlerin gerek temsil ettikleri bölgelerin sorunlarını tartışmak, çözüm noktasında somut adımların atılması açısında çok önemlidir.

Hemen hemen arka arkaya yapılan bölge festivallerin organizasyonunda yapılacak işbirliği hem katılım hem de bu organizasyonların giderlerinin aşağı çekilmesi bakımından gereklidir. Aynı zamanda bu tür gerişimlerin bölge halkının kaynaşması, derneklere bakış açılarının olumlu yönde geliştirilmesinede katkısı büyük olur.

Karer Kültür ve Dayanışma Derneği, yapılan bu ve benzeri gerişimlere gerekli duyarlılığı gösterek yeni bir dernek olmalarına rağmen varlığını önemli bir biçimde hisettirmiştir. Bundan sonrada bu olguyu çok daha geliştirerek örnek bir dernek ve duruş sergilemek zorundadır.Temsil etikleri yörenin bölgedeki önemi bu zorunluluğu dahada önemli kılmaktadır.

Fikret YURTSEVER

Halkın dumansız hava sahasını benimsediğini belirten Kahraman: “Tütün ürünlerini sadece tüketmek değil, dumanına maruz kalmak dahi sağlık için ciddi tehlikeler yaratıyor”
Adaklı İlçe Kaymakamı Murat Kahraman’ın başkanlığında ‘Dumansız Hava Sahasının Oluşturulması’ konulu bir toplantı düzenlendi. Tütün ürünlerinin zararlarının önlenmesi ve kontrolü hakkında kanunun izlenmesi, değerlendirilmesi ve koordinasyonu ile ilgili olarak yapılan değerlendirmede, oluşturulan ekipler, kapalı alanlarda sigara içilip-içilmediğini kontrol edecek.

Kaymakamlık Vakıf Toplantı Salonu’nda düzenlenen toplantıya tütün ve mamullerinin denetlenmesi için Sağlık İl Müdürlüğü, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, İlçe Sağlık Grup Başkanlığı, İlçe Belediye Başkanlığı ile İlçe Emniyet Amirliği’nden oluşturulan bir komisyon üyeleri katıldı.

İlçe tütün kurulu ve denetim ekiplerine, İl Sağlık Müdürlüğü Tütün Kurulu Üyesi Mesut Göztaşı ve Enver Ablan tarafından 4207 sayılı Kanun hükümlerinin uygulamaları hakkında detaylı hizmet içi eğitim verildi.

Adaklı İlçe Kaymakamı Murat Kahraman yaptığı konuşmada, 4207 sayılı Kanun düzenlemesiyle 19 Mayıs 2008’den itibaren kapalı alanlarda temiz hava soluma hakkına, yani Dumansız Hava Sahası’na kavuştuğunu, halkın, Dumansız Hava Sahası’nı hızla benimsediğini ve gönülden desteklediğini söyledi.

19 Temmuz 2009 itibariyle de ülkede artık yüzde 100 Dumansız Hava Sahası döneminin başladığını, artık kahvehanelerin, barların, kâffelerin, restoranların ve eğlence mekânları dâhil, halkın ortak kullandığı tüm kapalı alanları sigara dumanından arındırılmaya çalışıldığını belirten Kaymakam Kahraman: “İlçede bu sorumluluk bize ait, bunun için oluşturulan komisyonun görevini titizlikle yürütmesi çok önemli. Tütün ürünlerini sadece tüketmek değil, dumanına maruz kalmak dahi sağlık için ciddi tehlikeler yaratıyor. Bilimsel araştırmalar gösteriyor ki tütün dumanı; akciğer kanseri, kalp hastalıkları, astım krizleri, solunum yolları rahatsızlıkları ve akciğer yetmezliği gibi ciddi hastalıklara yakalanma riskini artırmaktadır. Bunun için kapalı alanların sigara dumanından arındırmanın çok önemlidir” dedi.

Yapılan toplantıda 4207 sayılı Kanun hükümlerinin uygulamaları hakkında detaylı hizmet içi eğitimi veren İl Sağlık Müdürlüğü Tütün Kurulu Üyesi Enver Ablan: “Denetim ekipleri öncelikle kapalı alanlarda tütün ürünleri tüketilmeyecek. Vatandaşlarımızın yoğun bir şekilde giriş çıkış yaptıkları lokanta, kahvehane, kafeterya, birahane, nargile içilen mekânlar, alışveriş merkezi, ticaret merkezi, iş hanı, sinema, tiyatro, havaalanı, otogar, spor ve eğlence tesisi gibi yerlerin yanı sıra kuaför ve berber gibi tütün ürünleri tüketiminin yoğun olduğu işletmelerde ayrıca kapalı alanları ile birlikte açık alanlarında da tütün ürünleri tüketiminin yasak olduğu eğitim öğrenim kurumları, dershaneler, kültür ve sosyal hizmet binalarında inceleme yapmaları gerekiyor. Denetim ekipleri ziyaret ettiği mekânda öncelikle ziyaret sebepleri ve 4207 sayılı Kanun, işletmelerin Kanun gereği yerine getirmeleri gerekli yükümlülükler hakkında kısa bir bilgilendirme yapmalı, ziyaret esnasında olumlu, eğitici, yapıcı bir tavır içinde olmalıdır” ifadelerini kullandı.
“Denetimler belirli bir plan dâhilinde ve sürekli yapılmalı, bunun dışında ihbar gelmesi halinde derhal denetime çıkılmalıdır” diyen Ablan: “Denetimlerde uyarılan ve gerekli düzenlemeleri yapması istenen kurum ve kuruluşlar, verilen süre sonunda eksikliğin giderilip giderilmediğinin tespiti bakımından mutlaka tekrar ziyaret edilmelidir. Denetimlerde ekipleri 4207 sayılı Kanun Uygulamalarını İzleme Formu ve 4207 Sayılı Kanun Uygulamalarını Tespit Formundan yeterli sayıda bulundurmalıdırlar. Yapılan her denetim, aksaklık olup olmadığına bakılmaksızın mutlaka kaydedilmelidir” şeklinde konuştu.

TFFHGD’den Arıkan’a Ziyaret

Posted by on Şub-11-2010

Türkiye Faal Futbol Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği (TFFHGD) yöneticileri, Gençlik Spor İl Müdürlüğü görevine atanan Erdal Arıkan’a hayırlı olsun ziyaretinde bulundular.

TFFHGD Genel Başkan Yardımcısı Metin Karaarslan ve Şube Başkanı B.Resul Gönül Gençlik Spor İl Müdürlüğü görevine atanan Erdal Arıkan’ı makamında ziyaret ettiler.

Ziyarete, Klasman hakemlerinden Serkan Varol, Ersan Anşin, Sezgin Altun ve Şube Yönetim Kurulu Üyesi Özkan Gündüz’e katıldı. Arıkan’a TFFHGD Genel Başkanı, Yönetim Kurulu Üyeleri ve FİFA hakemlerinin imzaladığı hakem forması, hakem kokartı, flama ve sarı kırmızı kart hediye eden Karaarslan, şunları söyledi:

“Erdal Arıkan ilimizde futbol il gözlemciliği yapmış, sporcu kimliği olan bir arkadaşımızdır. Bundan sonraki süreçte hakem camiasına daha fazla katkı sunacağından şüphemiz yoktur. Yeni görevinde başarılar diliyor ve Bingöl adına sportif anlamda başarılı çalışmalarda bulunacağını düşünüyorum.”

400’e yakın odası olduğu söylenen Surp Garabet Manastırı’nın taşları Bingöl’e kadar yayıldı. Yeni yapılaşmalarda bu yapıya ait taşlar kullanıldığı iddiası, Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından da tespit edildi.

Bingöl-Muş ilerli arasında bulunan Zerdüştilerin Ateş Tapınağı, Hıristiyan Ermenilerin Surp Karabet Manastırı, yok edildi. 1915 yılında Hıristiyan Ermenilerden boşalan dev manastırın sadece bir duvarı ayakta. Definecilerin uğrak yeri olan eski ateş tapınağının kabartmalı taşları, köyün camisi dâhil tüm yeni yapılaşmalarda kullanıldı.

Muş ili Merkez ilçeye bağlı Yaygın Bucağı yakınında, Şerafettin Dağları eteğinde bulunan Surp Karabet Manastırı (Çengel Kilise) sinin kalıntıları Bingöl Solhan ilçesi başta olmak üzere, bölgede tüm alanlara yayılmış. 1915 yılına kadar Ermeni Manastırı olan bu dev yapıtın, 400’e yakın odası olduğu ifade ediliyor. Aynı zamanda da içerisindeki kabartmaları ile ün yapan Surp Karabet Manastırının yapım tarihi net olarak bilinmiyor.

İLK OLARAK MS.399 YILINDA HIRISTIYAN ERMENİELRE VERİLMİŞ

Çengilli Köyü Yukarı Yongalı Mezrası sınırları içerisinde bulunan ve Hıristiyan âlemince kutsal sayılan Çengilli (Çanlı Surp Garabet) Kilisesi, ilk dönemlerde ateş tapınağı olarak kullanıldı. Roma imparatorluğundan sonra gelen Sasaniler döneminde, MS. 399 yılında Hıristiyan Ermenilerin ibadethanesine dönüştürüldü. 1950’li yıllara dek ayakta olan yapının yaklaşık 300-350 odalı olduğu söyleniyor. Günümüzde ise, dev yapıdan sadece bir duvar ayakta durduğu görülüyor.

MANASTIRI NORVEÇLİ MİSYONER BODİL KERTİN FOTOĞRAFLADI

Manastır’ın 1905–1915 yılına kadar Ermeniler tarafından kullanıldığı, Norveçli Misyoner Bodil Kertin, kendi arşivinde anlatıyor. 1905’de “Kadın Misyonerler” tarafından Osmanlı İmparatorluğuna gönderilen Biorn ilk olarak Harput’un ilçelerinden Mezre’de daha sonra, Muş’ta çalışmış. 1915’de Muş bölgesinde bulunan Biorn, o dönmede yaşanan Ermeni tehcirini bölgede çektiği fotoğraflarla anlatmış. Aynı dönmede manastırın fotoğrafları da Norveçli Misyoner Bodil Ketrin tarafından çekilmiş.

MANASTIRIN TAŞLARINDAN KÖYLER İNŞA EDİLMİŞ

Manastırın Kalıntılarına, Çengel Kilise, Çengilli Beyaz Kilisesi olarak Türkçe isim verilmiş. Beyaz Kilise olarak adlandırılması ise, yapımında kullanılan beyaz malzemeden ötürü olduğu tahmin ediliyor. Yapı, günümüzde tamimiyle tahrip edilip sadece doğu kısmı tonoz ve doğu duvarındaki kemerler seviyesinde kalıntılar görülebiliyor. 400’e yakın odası olduğu söylenen Surp Garabet Manastırının taşları Bingöl’e kadar yayıldı.

Köylülerin şifayen söylediği, köyün camisi de dâhil olmak üzere tüm yeni yapılaşmalarda bu yapıya ait taşlar kullanıldığı iddiası, Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından da tespit edildi.

Üzerinde kabartma olan taşlarıyla ünlü eski Ateş Tapınağı ve Ermeniler tarafından kullanılan Manastırın taşları tüm bölgede kullanıldı. Bingöl’ün Solhan ilçesi ilçe merkezinde 1950 yılından yapılan iş merkezinde, manastırın taşları kullanıldığı belirgin bir şekilde görülüyor. Taşlarda bulunan, kabartama aslan figürleri dikkat çekiyor.

Sanayİ ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, ‘Tekno girişim Sermayesi Desteği’ adı altında genç girişimcilere yönelik proje başlattıklarını belirterek, teknolojik ve yenilikçi fikri olan gençlere kefilsiz, karşılıksız, geri ödemesiz 100 bin liraya kadar hibe desteği sağladıklarını söyledi.
Bakan Ergün, TOBB ETÜ’deki TOBB 1. Genç Girişimciler Kurulu Kongresi’nde, “İşşizlikle Mücadele için Türkiye’de Genç Girişimcilerin Güçlendirilmesi” konulu bir konuşma yaptı. Ergün, yenilikçi fikri olan gençlere teknoparklarda, teknoloji merkezlerinde yer tahsisi de yaptıklarını belirtti. Ergün, bu merkezlere 2009 yılı Nisan ayında ilk başvuruları kabul etmeye başladıklarını,78 başvurunun uygun bulunduğu kaydetti. Bakan Ergün, yine bu proje çerçevesinde, 2010 yılı başvurularının başladığını ve 4 Ocak 2010′a kadar başvuruları kabul edeceklerini kaydetti.
Ergün, Türkiye’nin bugün karşı karşıya olduğu en önemli sorunların başında geldiğine dikkat çekerek, son açıklanan yüzde 13,4′lük işsizlik rakamlarının özellikle genç nüfusun yoğun bir işsizlik sorunu taşıdığını gösterdiğini söyledi. Ergün, krizin tüm dünyada özellikle istihdamı olumsuz etkilediğine işaret ederek, bu yıl sonu itibariyle tüm dünyadaki işsiz sayısının 240 milyona ulaşacağının tahmin edildiğini belirtti. Türkiye’nin, küresel krizin istihdamı en az etkilediği ülkelerden biri olduğunun altını çizen Ergün, işsizliğin sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal bir sorun olduğunu kaydetti.
Türkiye’nin 2010 yılı itibariyle istikrarlı büyümeye başlayacağını ifade eden Ergün, işsizli oranlarında orta vadede ciddi bir azalma beklemediklerini söyledi. Genç nüfusun önemli bir kaynak olduğunu vurgulayan Ergün, bu genç nüfusun küreselleşmenin gerektirdiği dinamizm ve esnekliği Türkiye’ye kazandıracağını kaydetti. Türk sanayisinin, özellikle ara elaman bulma konusunda büyük sıkıntı yaşadığını anlatan Ergün, bu sıkıntıyı aşmanın yolunun ise güçlü bir mesleki eğitim altyapısı oluşturmaktan geçtiğini söyledi. Gelişmiş ülkelere bakıldığında, genel lise eğitiminin, lise eğitimi içerisindeki payının yüzde 30-40 oranında olduğunu belirten Ergün, Türkiye’de ise bu durumun tam tersine olduğunu ifade ederek şunları kaydetti:
Sanayi ve Ticaret Bakanı Ergün, gençlerin sadece iş arayan değil, iş kuran gençler olmasını istediklerini belirtti.