Kareronline.com

Yerelden Evrensele bir bakış…

Tokuş: “Maddi bir talebimiz olmadı. Sadece manevi destek istedik o kadar. Bu kadarını da yapamıyorlarsa, Ankara gibi büyük bir kentte hemşerilerine yardımcı olamıyorlarsa söyleyecek sözümüz yoktur.”
14 Şubat günü babasını Ankara’ya götürdüğünü ve Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde özel muayene ettirdiğini söyleyen Gülten Tokuş, hastaneden, babasının yatışı için 10 Nisan 2010’a gün verildiğini anlattı.

15 Şubat günü milletvekillerini arayıp yatış gününü öne almaları ricasında bulunduğunu ancak 2 gün boyunca sonuç alamadığını iddia eden Tokuş, milletvekillerinin kendilerini Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Turan Buzgan’a yönlendirdiğini, Buzgan’ın da “Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Sağlık Bakanlığı’na ait değil” yanıtı vererek yardımcı olmadığını savundu.

2 gün boyunca Ankara’da kaldıklarını ancak milletvekillerinden ve bürokratlardan herhangi bir yardım göremediği iddiasını sürdüren Tokuş: “Onlardan maddi bir talebim de olmadı. Sadece muayene gününü öne almaları ricasında bulunduk ama ona da pişman olduk. Babam kan kanseri. 1 aydır Ankara’da hastanedeydik ve çok şükür sıkıntımızı giderdik, Bingöl’e döndük” dedi.

Kendisine yardımcı olunmadığı için AK Parti Niğde Milletvekili Erdoğan Özegen’e gittiğini ve Özegen’in yardımıyla babasının Ankara Bayındır Hastanesi’nde muayene edildiğini ve sonrasında Ankara Özel Eğitim Araştırma Hastanesi’ne yatışının yapıldığını aktaran Tokuş: “Niğde milletvekili Sayın Erdoğan Özegen, tüm masrafları karşıladı, her saat başı arayarak gelişmeler hakkında bilgi aldı. Bir tane Bakan, iki milletvekili, bir müsteşar yardımcımız var ama bizler başka ilin milletvekilinden yardım görüyoruz. Bu, kabullenilecek bir durum değildir. Maddi bir talebimiz olmadı. Sadece manevi destek istedik o kadar. Bu kadarını da yapamıyorlarsa, Ankara gibi büyük bir kentte hemşerilerine yardımcı olamıyorlarsa söyleyecek sözümüz yoktur. Yardımcı olmalarını istediğimizde bizi sekreterlerle muhatap ediyorlar. Ama seçim zamanı kendileri gelip oy istemesini biliyorlar. Bunları unutmuyoruz, unutmayacağız da” sözleriyle tepkisini dile getirdi.

Tokuş’un bu iddiası üzerine görüşleri alınan milletvekilleri ve bürokratlar: “Bize gelmemiş, sadece telefonla arayıp destek talebinde bulunmuştur. Bizler de kendisini görmememize ve tanımamamıza rağmen yardımcı olacağımızı beyan ettik ancak iddia sahibi bayan, hakaretlere ulaşan tavırlar sergilemiş ve hoş olmayan sözler sarf etmiştir. Üniversite hastaneleri Sağlık Bakanlığı’na bağlı değil, başlı başına özel yapısı olan kuruluşlardır. Bizler devlet kuruluşlarında yatış yapılmasını da istedik ancak bayan, bunu kabul etmemiştir. Bingöl’den her gün onca hasta gelmekte ve bizler her hastayla özel olarak ilgilenmekteyiz. Bugüne kadar kimseye yardımcı olmayız demedik, demeyiz de. Gelen herkese de yardımcı olmuşuzdur. İddia sahibi bayan kendi yaptıklarını anlatmıyor” yanıtını verdiler.

Bingöl Lisesi eski mezunları ile öğrenciler voleybol maçında buluştu
Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, mezun olduğu lisenin öğrencileriyle voleybol maçı yaptı.

Çekişmeli geçen maçı öğrenciler 3-2 kazandı.

Çeşitli temaslarda bulunmak üzere memleketi Bingöl’e gelen Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, aynı dönem mezunlarından AK Parti Bingöl Milletvekili Yusuf Coşkun, Zihni Karaarslan, Sıdık Ateş, Aydın Polat, Fahri Alimoğlu, Yılmaz Karaarslan, Zeki Erkuş ve Haluk Kanmaz’ın bir araya gelerek öğrenciler arasında düzenlenen voleybol maçına çıktı.

1983 Bingöl Lisesi Mezunlarından olan Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, AK Parti Bingöl Milletvekili Yusuf Coşkun, Avukat, Hakem ve İşadamlarından oluşan bir takımla, okulun öğrencilerinden bir ekip arasında Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne ait kapalı spor salonda voleybol maçı düzenlendi.

Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği voleybol maçı için salona gelen Bakan Yılmaz, alkışlarla karşılandı.

Maç öncesi gazetecilere kısa bir açıklama yapan Bakan Yılmaz, Bingöl lisesinin tarihi bir anlamı olduğunu belirterek, eski mezunlar olarak öğrencilerle iyi bir maç yapacaklarını kaydetti.

Aynı dönem mezunlarından milletvekili Yusuf Coşkun ise, genç kardeşleriyle bütünleşmek, onlara mesaj vermek ve onların yanında olduklarını göstermek amacıyla böyle bir maçı organize ettiklerini söyledi.

Yapılan kısa açıklamaların ardından iki takım bir birlerine başarı dileğinde bulundu. Çekişmeli ve güzel görüntülere sahne olan voleybol maçının ilk seti öğrenciler 25-20 önde tamamladı. İkinci set ise, eski mezunlar 25’e 21, 3’ncü seti de 25’e 18 kazanarak 2-1 üstünlük sağladı. 4’ncü seti 25’e 19 kazanan öğrenciler eşitliği sağladı. Son sette ise öğrenciler 15’e 10 seti tamamlayarak maçı 3-2 kazandı.

Maç sonrası açıklama yapan Bakan Yılmaz şunları söyledi: “bir takım kaybetti, bir takım kazandı. Sonuçta Bingöl lisesi kazandı. O yüzden bizde kendimizi kazanmış sayıyoruz. Gençleri tebrik ediyoruz. Çok güzel oynadılar. Çok centilmence oynadılar. Biz arada bir kaynattık ama, onlar çok ciddi, çok centilmen oynadılar. Hepsini yürekten tebrik ediyorum, başarılar diliyorum” diye konuştu.

Yapılan maçın ardından Bingöl Valisi İrfan Balkanlıoğlu, maçı kazanan takıma kupa ve madalya verirken, eski mezunlara da Belediye Başkanı Serdar Atalay tarafından kupa ve madalya takdim edildi.

Çeşitli temaslarda bulunmak üzere yardın Bingöl’e gelecek olan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek ile Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz’ın Bingöl programı açıklandı.
Bakan Çiçek ve Yılmaz, bu gece hava yoluyla Elazığ’a, oradan da gece saat 23.30′da Bingöl’e gelecekler. İki bakan Cumartesi günü Bingöl Valiliği, Bingöl Belediyesi ve Ak Parti il başkanlığını ziyaret edecek. Bakan Çiçek, Cumartesi günü Bingöl’den ayrılacak. Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz ise, Pazar gününü de Bingöl’de geçirecek.

BAKANLARIN BİNGÖL PROGRAMI

13 MART 2010 (CUMARTESİ)

09:30-Bingöl’de, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek ve beraberlerindeki heyetin karşılanması

09:45 – 10:15-Valilik ziyareti

10:30 – 11:00-Belediye Başkanlığı’nı ziyaret

11:15-“Türkiye Buluşmaları” Toplantısı

Yer: Kültür Merkezi

14:00-AK Parti İl Başkanlığı’nı ziyaret

15:30-Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek ve beraberlerindeki heyetin uğurlanması

15:30-Serbest Program

- Devlet Hastanesi

- Çocuk ve Doğum Hastanesi

- Esnaf Ziyaretleri

- Taziyeler

18:30-Basın Mensupları ile Akşam Yemeği

Yer: Polisevi

19:30-Bingöl Lisesi Öğrencileri ile Voleybol Maçı

Yer: Gençlik Spor İl Müdürlüğü Spor Salonu

14 MART 2010 (PAZAR)

08:30 – 08:45-Bingöl’den hareket ve Ilıcalar’a varış

08:45 – 09:30-Ilıcalar Belediyesi’ni ziyaret

09:30 – 11:00-Belediye Başkanları ve Belediye Meclis Üyeleri ile toplantı

Yer: Ilıcalar Kös Kaplıcaları

11:15 – 12:45-İl Genel Meclis Üyeleri ile Toplantı

Yer: Ilıcalar Kös Kaplıcaları

14:30 – 17:00-İl Yönetim Kurulu Üyeleri, İlçe Başkanları, Kadın ve Gençlik Kolları Başkanları ile toplantı

Yer: Ilıcalar Kös Kaplıcaları

17:15 – 18:15-Genel Değerlendirme Toplantısı

Yer: Ilıcalar Kös Kaplıcaları

18:30 – 20:15-Bingöl Ilıcalar’dan hareket ve Diyarbakır’a varış

20:40 – 22:10-Diyarbakır’dan hareket ve Ankara’ya varış

Bingöl Valisi İrfan Balkanlıoğlu, köy gezilerine kaldığı yerden devam etti. Valilik müessesinin valinin faydalanacağı, saltanat süreceği yer olmadığını söyleyen Balkanlıoğlu, Bingöl’ün en ücra köşesindeki vatandaşın ayağına giderek sorunlarını çözmek, dertlerine ortak olmak istediğini söyledi.

Bingöl Valisi İrfan Balkanlıoğlu, 2010 yılında başlattığı köy gezilerine yoğun kar yağışı ve tipiye rağmen tüm hızıyla devam ediyor. Köylülerin sorunlarını, şikâyetlerini yerinde dinlemek amacıyla Karlıova ilçesine bağlı köylere kurum amirlerini yanına alarak giden Vali Balkanlıoğlu’na AK Parti Bingöl Milletvekili Yusuf Coşkun da eşlik etti.

Karlıova İlçesi’ne bağlı Tuzluca, Kantarkaya, Yoncalık, Taşlıçay, Toklular, Boncukgöze, Çiligöl ve Karabalçık olmak üzere bir günde 8 köyü dolaşan Vali ile Milletvekili, köylülerin sorunlarını ve şikâyetlerini dinledi.

Köy ziyaretleri ile ilgili açıklama yapan Vali Balkanlıoğlu, koltukta oturmak yerine, vatandaşın ayağına giderek onların sorunlarını ve şikâyetlerini dinlemek istediğini belirterek, yapılan ziyaretlerde vatandaşların sorunlarını çözmek için onların muhatabı olan kurum amirlerini de yanında götürdüğünü söyledi.

“Vatandaşı küçük şeylerle mutlu etmemiz zor”

Karlıova ilçesine bağlı şuana kadar 26 köy gezdiğini ve son olarak da 8 köye gittiğini hatırlatan Balkanlıoğlu, bu ziyaretlerde sevindiği ve üzüldüğü bazı konularla karşılaştığını anlattı.

Balkanlıoğlu: “Gittiğim köylerde aşağı yukarı aynı sorunlar ve aynı şikâyetler geliyor. Karlıova ilçemizde de en çok elektrik kesintileri, trafoların yetersizliği ve afet nedeniyle yapılması planlanan konutlarla ilgili haksızlıkların yapıldığı yönünde şikâyetler geldi. Bu ziyaretlerde özelikle eğitim konusuna büyük önem veriyorum. Öğretmen ve öğrencileri ziyaret ederek motive etmeye çalışıyorum. Eğitim kalitesini yükseltmemiz lazım, okuma-yazma bilmeyenleri eğitim kurumlarına yönlendirmemiz lazım. Valilik müessesi valinin faydalanacağı, saltanat süreceği yer değildir. Bu nedenle hizmet konusunda vatandaşın ayağına gidiyoruz. Bizi sevindiren ise, bütün köylerimize yol yapılması, içme suyunun verilmesi, kanalizasyonların yapılması ve en önemlisi de öğrencisi olan bütün köy okullarımızın eğitime açık olmasıdır. Ancak bu hizmetlerin daha kalitelisini istiyorlar. Teknoloji sayesinde birçok köyde internet var. Vatandaş Avrupa ülkelerindeki hizmetleri görüyor ve aynısını istiyor. Standartların yükselmesi talebi var. Vatandaş haklıdır. Bizde imkanlarımız dahilinde yardımcı olmaya çalışıyoruz. Artık vatandaşı küçük şeylerle mutlu etmemiz zor” dedi.

Cem ve taziye evi talebi var

Karlıova ilçesine bağlı Tuzluca köyüne giden Vali Balkanlıoğlu ile Milletvekili Coşkun’a köylülerden iki ayrı istek geldi. Köylerine taziye evi yapılmasını isteyen vatandaşlar, Cemevi isteklerini de dile getirdiler.

İbadetlerini rahat yapabilmek için Alevi vatandaşlardan gelen Cem evi isteği ile Taziye evi talebine Vali ve Milletvekili, imkanları dahilinde yardımcı olabileceklerini söylediler.

Vatandaşların yapacağı çalışmalara malzeme desteği verebileceklerini söyleyen Balkanlıoğlu, cem evi için ilk defa, taziye evi için ise defalarca talep geldiğini söyledi.

Milletvekili Yusuf Coşkun ise, Demokratik açılım kapsamında ayrım yapılmadan her vatandaşa eşit hizmet sunulduğunu ifade ederek, vatandaşların bu talebini de değerlendirip gerekli desteği sağlayacaklarını açıkladı.

Taşlıçay köyünde ise silikozis hastaları Vali ve Milletvekiliyle görüşerek yardım istediler. Yakalandıkları hastalık nedeniyle çalışamaz hale geldiklerini söyleyen Taşlıçay köyündeki silikozis hastaları, ailelerinin geleceği için devletten kendilerine yardım elinin uzatılmasını talep etti.

İHD Diyarbakır Şubesi’nin düzenlediği ödül töreninde konuşan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, “Bingöl Solhan’da Yeşil’den kılpayı kurtulduk” dedi.

İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şubesi tarafından düzenlenen “İnsan Hakları Ödülü” törenine Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, kapatılan DTP’nin siyasi yasaklı milletvekili Aysel Tuğluk, İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, DTK Eşbaşkanı Yüksel Genç’in de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi katıldı.

“YEŞİL AZ DAHA BİZİDE GÖTÜRÜYORDU”
Törende daha önce şube başkanlığı da yapmış olan Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, ilginç açıklamalarda bulundu. Ödülü alan Rıdvan Kızgın’ın, birçok insan hakkı ihlalini cesurca ortaya çıkardığını belirten Baydemir: “1993′lerde Şırnak’ta İHD Şubesi açmak ne anlama geliyorsa, 2000′li yıllarda Bingöl’de İHD Şubesi açmak da o anlama geliyordu. Rıdvan ağabey ile birlikte Solhan’da birkaç kere kıl payı kurtardık kendimizi. Yeşil denen adamdan bir kaç kez kılpayı kurtulduk. Az daha bizi de götürüyorlardı. Bir kaç kez de karakola çektiler. Bunun canlı tanıkları da şu an aramızdalar” dedi.
İnsan hakları mücadelesinde verilen çaba ve uğraşın asla boşa gitmediğini söyleyen Baydemir: “Miskali zerre kadar boşa gitmiş değildir. Bütün bu bedeller bir hafıza oluşturdu, bir bellek oluşturdu. Ve inancım odur ki bu bellek, bu çaba mutlaka insan hakları kültürünü bu ülkede de yaşamsal kılacaktır” şeklinde konuştu.

“KEFENİ SİZ YIRTACAKSINIZ”
Baydemir, Türkiye tarihinin en büyük legal sivil siyaset darbesinin yapıldığını, 12 Eylül darbesinde bile bu kadar sivil, üst düzey Kürt siyasetçisinin gözaltına alınıp cezaevine konulmadığını ileri sürerek, “Bir yılda 4 bin 500 gözaltı, 2 binlere varan tutuklu. Bildiğim kadarıyla Türkiye Cumhuriyeti tarihinde hiçbir zaman çocuk yaşta bu kadar insan tutuklanıp gözaltına konmamıştır. Yargı hiç bu kadar politize olmamıştı. Ve dünya bu kadar sessiz olmamıştı. Türkiye’nin Batı yakası bu kadar sessiz olmamıştı. Dolayısıyla bu sessizliği, bu kefeni yırtacak olan yine sizlersiniz. Yine insan hakları savunucularıdır. Yine bizleriz” ifadelerini kullandı.

Baydemir konuşmasının ardından Kızgın’a İnsan Hakları Ödülü’nü verdi. Baydemir’in eşi Reyhan Yalçındağ da, Kızgın’ın ve Baydemir’in yıllar önce birlikte çalıştıkları bir dönemde çekilmiş ve çerçevelenmiş büyük bir fotoğrafını hediye etti.

BAYDEMİR’DEN ÇOK ŞEY ÖGRENDİM
İnsan Hakları Ödülü’nü Büyükşehir Belediye Başkanı’nın ellerinden alan Rıdvan Kızgın, ödülü almaktan büyük bir mutluluk duyduğunu, ancak Diyarbakır Şube Başkanı Muharrem Erbey’in ve çocukların tutuklu bulunmasından dolayı buruk bir mutluluk yaşadığını söyledi. Kızgın, uzun yıllar beraber çalıştığı Baydemir’den kendisinden 20 yaş küçük olmasına rağmen çok şey öğrendiğini ifade ederek, “Şartlar ne olursa olsun insan hakları mücadelesi içindeki mücadelem sürecek. Çünkü bu mücadele onurlu olma, insan olma mücadelesidir. Umarım tüm arkadaşlarımız özgürlüklerine kavuşur, ülkemize, bölgemize tüm renklerimizle yaşayacağımız günlerde bir arda oluruz” diye konuştu.