Durum aciliyet gerektirmeyen hastalar için mesai dışı poliklinik uygulaması başlayacak
SağlIk Bakanlığı Müsteşarı Nihat Tosun, yayınladığı genelgede, bakanlığa bağlı yataklı tedavi kurumlarında sağlık hizmetlerinin ihtiyaç ve talepler doğrultusunda daha etkin, kaliteli, ulaşılabilir ve zamanında verilmesinin öncelikli hedeflerinden olduğunu bildirdi.
Kamu hastanelerinde acil servislerdeki hasta yoğunluğu, mesai dışı polikliniklerle azaltılacak. Ek hizmet verecek poliklinikler saat 24.00′e kadar çalışacak. Yeni poliklinik uygulaması, mevcut vardiya sisteminden farklı olacak. Gün içerisindeki sağlık hizmetlerinin kesintiye uğramaması amacıyla doktor ve personelin mesai saatlerinde de değişiklik yapılabileceği belirtiliyor. ‘Mesai dışı poliklinik uygulaması’ hakkında bir genelge yayımlayan Bakanlık, 81 il valiliğini konuyla ilgili bilgilendirdi.
Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Nihat Tosun, genelgede acil servislere müdahale gerektirmeyen çok sayıda kişinin başvuruda bulunduğuna dikkat çekerek, bu gereksiz hasta yoğunluğunu azaltmak için bazı düzenlemelere gidileceğini açıkladı. Bu çerçevede, durumları acil sağlık hizmeti gerektirmeyen ancak çeşitli sebeplerle mesai dışında veya tatil günlerinde hastanelere başvuran hastaların muayene, tetkik, tahlil ve tedavi taleplerinin karşılanabilmesi amacıyla ihtiyaç duyulan il ve ilçelerde mesai dışı poliklinik uygulamasına geçilecek. Mesai saatleri dışında, tabip ve gerektiğinde uzman tabip düzeyinde poliklinik hizmeti vermek üzere hastanelerde belirlenecek uygun mekânlar, mesai dışı poliklinik hizmetleri için görevlendirilen tabiplerin kullanımına tahsis edilecek.
Mesai dışı polikliniklerde; hastanede aktif olarak çalışan mevcut pratisyen hekim sayısının yeterli olması halinde öncelikle bu tabiplerden görevlendirme yapılacak. Kurumun mevcut tabip sayısının yetersiz kalması durumunda ise, birinci basamak sağlık kuruluşlarından, asli görevlerini aksatmamak kaydıyla, gerekli görevlendirmeler yapılacak. Poliklinikler, hafta içinde mesai saati bitiminden saat 24.00′e, hafta sonu ve resmi tatil günlerinde ise 08.00-24.00 saatleri arasında hizmet verecek. Sağlık personeli için 8′er veya 16 saatlik çalışma sürelerine isabet edecek biçimde planlamalar yapılacak.
SAĞLIK PERSONELİNE EK ÖDEME YAPILACAK
Mesai dışı poliklinik uygulaması için birinci basamak sağlık kuruluşlarından görevlendirilecek tabiplere ve diğer sağlık personeline hastane döner sermayesinden tavanı aşmayacak şekilde ek ödeme yapılacak. Vardiya uygulaması yapan hastaneler, mesai dışı poliklinik uygulamasını vardiyadan ayrı olarak planlayacak. Genelgede şunlar kaydedildi: “Bakanlığımıza bağlı yataklı tedavi kurumları bünyesindeki acil servislere mesai saatleri haricinde, genel ve resmi tatil günlerinde; acil müdahale gerektirmeyen ve ayakta tedavisi sağlanabilecek durumdaki hasta başvurusu sayısının oldukça yüksek olduğu bilinmektedir. Bu durumdan kaynaklanan hasta müracaatlarına bağlı olarak, gereksiz yere acil servis yoğunluğu yaşanmakta ve bu nedenle tıbbi durumları acil sağlık hizmet sunumunu gerektiren acil servis hastalarına zamanında müdahale yapılmasında ve acil sağlık hizmetlerinin beklentileri karşılayabilecek nitelikte sunumunda birtakım aksaklıklar görülebilmektedir. Durumları acil sağlık hizmet sunumunu gerektirmeyen ancak çeşitli sebeplerle mesai harici veya genel ve resmi tatil günlerinde hastanelere başvuran hastaların muayene, tetkik, tahlil ve tedavi taleplerinin karşılanabilmesi amacıyla ihtiyaç duyulan il ve ilçelerde mesai dışı poliklinik uygulamasına geçilmesi planlanmaktadır.”
Karasu: “Bir yanda askeri vesayet konuşulurken diğer yandan emniyet vesayetinin varlığını görüyoruz. Eğer isteniyorsa, buradaki fikirlerimizi Emniyet Müdürüne gider söyleriz. Kayıt altına aldırmasına gerek yok” dedi.
Bingöl küçük Millet Meclisi Şubat ayı toplantısı, sıcak gelişmelere ve çarpıcı gelişmelere sahne oldu. Askeri ve sivil vesayetin tartışıldığı toplantıda emniyetin 3 kamerayla programı kayıt altına alması, sivil toplum kuruluşlarının tepkisine neden oldu. Bingöl Sosyal, Kültürel ve Ekonomik Kalkınma Derneği (BİN-DER) Başkanı Doğan Karasu ve İnsan Hakları Derneği (İHD) Bingöl Şubesi Başkanı Nihat Aksoy, STK’ların bu şekilde kayıt altına alınmasına sert bir şekilde tepki gösterdi.
Toplantının polis kameralarınca kayıt altına alınmasını eleştiren Karasu: “Biz Askeri vesayeti tartışırken, nasıl kaldırılacağı yönünde önerilerde bulunurken, yine otorite olarak kendini gören emniyet, kamerayla bizi izliyor. Eğer isteniyorsa, buradaki fikirlerimizi Emniyet Müdürüne gider söyleriz. Kayıt altına aldırmasına gerek yok” dedi.
‘Çekindiğimiz bir durum yok. Burada söylediklerimi gider emniyet müdürüne de söylerim’ diyen Karasu, sivil toplum örgütlerinin bir araya geldiği bu toplantının emniyet tarafından kayıt altına alınmasının manidar olduğuna dikkat çekti ve ekledi: “Bir önceki toplantıda da bu rahatsızlığımızı dile getirmiştik ancak görüyoruz ki değişen bir şey yok. Bir yanda askeri vesayet konuşulurken diğer yandan emniyet vesayetinin varlığını görüyoruz. Hiç kimse konuşma meraklısı değildir. Yaşam standartlarının daha da iyileştirilmesi için sorunları dile getiriyoruz. Ülkenin umutlarını zenginleştirecek konuların konuşulduğu bu tür toplantılarda emniyet kameralarının olması gereksizdir. Buradaki herkes ne konuşacağını iyi bilen insanlardır. Siz her gün bir sivil toplum kuruluşunu enerjisini ülkenin gelişimi için kullanmadığınız ve bu enerjiyi sinerjiye çeviremediğiniz müddetçe, bu ülke bir adım dahi atamaz. Adam gibi bir ülke, adam gibi bir devlet, adam gibi hukuk, adam gibi bir yönetim anlayışı istiyoruz. Biz burada söylediklerimizi emniyet müdürünün yanında da söyleriz. Burada söyleyemeyeceğimiz ya da söylemeye çekindiğimiz herhangi bir konu yok. Bu kameralar gitmezse, BİN-DER ve Bingöl Kalkınma Merkezi olarak toplantıda çekiliyoruz ve bir sonraki toplantıya katılmayacağımızın bilinmesini istiyoruz. Polis kameraları olduğu sürece toplantılara katılmayacağız.”
Karasu’nun bu sözlerinin akabinde devam eden toplantıda söz alan İnsan Hakları Derneği (İHD) Bingöl Şube Başkanı Nihat Aksoy da aynı durumdan rahatsızlığı olduklarını belirtti ve “Kimsenin bu toplantıyı manipüle etmeye hakkı yok” diyerek toplantının polis kameralarınca kayıt altına alınmasını eleştirdi.
Sanayİ ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, ‘Tekno girişim Sermayesi Desteği’ adı altında genç girişimcilere yönelik proje başlattıklarını belirterek, teknolojik ve yenilikçi fikri olan gençlere kefilsiz, karşılıksız, geri ödemesiz 100 bin liraya kadar hibe desteği sağladıklarını söyledi.
Bakan Ergün, TOBB ETÜ’deki TOBB 1. Genç Girişimciler Kurulu Kongresi’nde, “İşşizlikle Mücadele için Türkiye’de Genç Girişimcilerin Güçlendirilmesi” konulu bir konuşma yaptı. Ergün, yenilikçi fikri olan gençlere teknoparklarda, teknoloji merkezlerinde yer tahsisi de yaptıklarını belirtti. Ergün, bu merkezlere 2009 yılı Nisan ayında ilk başvuruları kabul etmeye başladıklarını,78 başvurunun uygun bulunduğu kaydetti. Bakan Ergün, yine bu proje çerçevesinde, 2010 yılı başvurularının başladığını ve 4 Ocak 2010′a kadar başvuruları kabul edeceklerini kaydetti.
Ergün, Türkiye’nin bugün karşı karşıya olduğu en önemli sorunların başında geldiğine dikkat çekerek, son açıklanan yüzde 13,4′lük işsizlik rakamlarının özellikle genç nüfusun yoğun bir işsizlik sorunu taşıdığını gösterdiğini söyledi. Ergün, krizin tüm dünyada özellikle istihdamı olumsuz etkilediğine işaret ederek, bu yıl sonu itibariyle tüm dünyadaki işsiz sayısının 240 milyona ulaşacağının tahmin edildiğini belirtti. Türkiye’nin, küresel krizin istihdamı en az etkilediği ülkelerden biri olduğunun altını çizen Ergün, işsizliğin sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal bir sorun olduğunu kaydetti.
Türkiye’nin 2010 yılı itibariyle istikrarlı büyümeye başlayacağını ifade eden Ergün, işsizli oranlarında orta vadede ciddi bir azalma beklemediklerini söyledi. Genç nüfusun önemli bir kaynak olduğunu vurgulayan Ergün, bu genç nüfusun küreselleşmenin gerektirdiği dinamizm ve esnekliği Türkiye’ye kazandıracağını kaydetti. Türk sanayisinin, özellikle ara elaman bulma konusunda büyük sıkıntı yaşadığını anlatan Ergün, bu sıkıntıyı aşmanın yolunun ise güçlü bir mesleki eğitim altyapısı oluşturmaktan geçtiğini söyledi. Gelişmiş ülkelere bakıldığında, genel lise eğitiminin, lise eğitimi içerisindeki payının yüzde 30-40 oranında olduğunu belirten Ergün, Türkiye’de ise bu durumun tam tersine olduğunu ifade ederek şunları kaydetti:
Sanayi ve Ticaret Bakanı Ergün, gençlerin sadece iş arayan değil, iş kuran gençler olmasını istediklerini belirtti.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Bingöl Şubesi Başkanı Nihat Aksoy, dün Dörtyol’da müzikli program yapan Samanyolu TV’ye tepki gösterdi. Aksoy yaptığı açıklamada, “Bingöl’de 22 Ocak 2010 Cuma günü karne aldıktan sonra tatil kitabı almak için Saray Mahallesi’ndeki Temel Yapı Konutları’nda bulunan evlerinden ayrılan ve bir daha haber alınamayan Zeynep Varış (13) ile dayısının kızı Asliye Ayaz (8)’ın cesetleri bulundu.
Bu iki kızımızın hazin bir şekilde ölmesi (veya öldürülmüş olması) bizleri derinden etkilemiştir. Bu trajik ölüm haberleri bizler için adeta bir matem günü olmuştur.
Durum böyle iken, Samanyolu Televizyonu (STV)’ nin ilimize gelerek televizyonları için Bingöl’ün tam orta yeri olan Dörtyol Parkı’nda “Bingöl Sokak Starını Arıyor” adıyla eğlenceli müzik programı yapması bizleri bir daha üzdü. Bu program daha önce düşünülmüş ise de böyle bir günde iptal edilerek ertelenmeliydi.
Samanyolu Tv’nin bu programlarını böylesi acı günde yapmalarını esefle kınıyorum.” dedi.