RIWES (Işkın) : Bu ot yörenin kıt olan otlarındandır. Genellikle yamaçlarda olur, büyük ve geniş yapraklı bir ottur. Yapraklarının arasında neri dediğimiz bir dal çıkar, bu dal soyulup çiğ olarak yenir, tadı güzel ve hafif ekşidir.
TIRŞIK (Ekşimik) : Büyük ve küçük olmak üzere iki çeşidi bulunur. Büyüğüne tırşıka gahan denir, bu tırşıkın yaprakları genellikle sarma olarak kullanılır. Çok tohumlu bir ottur, oldukça uzanır, bazen boyu bir buçuk metreyi geçer. Tohumunun her döküldüğü yerde olduğu için yörede çoktur. Küçüğünün ıspanağa benzeyen yaprakları tazeyken tuzlanıp çiğ olarak yenir. Tadı ekşi olup daha çok çimenlerde olur, ayriyeten kökünü çaya koyup tatlandırıcı olarak ta kullanan vardır.
GÛ LSOSIN (nevroz çiçeği) : Yörenin en güzel çiçeğidir. Vişne çürüğü bir rengi vardır ve nadir bulunur, bu çiçeğin yaprakları ve kökü tazeyken yenir. Yörede güzel olan birisine (Tu wek gûlsosini ) denir.
RI HAN (REYHAN: İnce uzun dallı, küçük yuvarlak yapraklı olan bu ot, çok hoş kokar. Bostanlarda ekilir. Genellikle böreklere konulur. Kurutulup kışın da yemeklerde tatlandırıcı olarak kullanılır. Yörede ince uzun boylu kızlara (Bejna te mina bejne Rahane ye) denir.
GIZERA BOSTANAN (Yer elması) : Sari geniş ve uzun boylu bir ottur. Kökü patatese benzer. Soyulup çiğ olarak yenir. Sonbaharın habercisidir, özel olarak bostanlarda ekilir. Sonbaharın ilk gününde çiçek açar, nerede olursa olsun, Ekim ayının birinde çiçek açar.
SILMASTIK: Bu ot yabani ıspanaktır, yörede çok olur, pancar olarak kullanılan bir ottur.
PUNG (Nane): Genellikle ere kenarlarında olur. Küçük yapraklıdır. Tazeyken yörede ayran çorbasında tatlandırıcı olara kullanılır çok lezzetli bir tat katar.Kurutulup kışın da baharat olarak da kullanılır.
ANIX : Dağlık ve kayalık alanlarda olur. İnce dalları, küçücük ve güzel çiçekleri olur. Çiçeği kurutulup ufaltılır, kışın baharat olarak kullanılır. Yağda kızartılıp bir nevi sos olarak çorbalara katılır.
PILTAN : Çok nadir olarak bulunan otlardadır, ufaltılıp çökeleklere tatlandırıcı olarak kullanılır.
ZENBUR (Kekik ve yarpuz cinsinden bir baharat) .Yere yapışık olarak çıkar, çok kokuludur, uzaklarda kokusu hissedilir. özellikle çay suyunda kullanılınca güzel bir tat verir. İnsanı terleten bir ottur, aynı zamanda nefes açıcı özelliği de vardır.
DEMA ÇOLE (Yaban çayı) : Dağlık alanlarda olan bu cay on-on beş santim boyunda, ufak yapraklı güzel ve küçük çiçekli olur. Haziran_Temmuz aylarında kıvamına gelir. Çay gibi suda kaynatılarak içilir, suya sarı renk verir. Ayrıca kurutulup kışın da çay olarak kullanılır.
QARI (Dana ayağı otu): Bu ot tazeyken yaprakları pancar olarak kullanılır, ayriyeten kurutulup kışın çorbası da yapılır. Yeşil ve geniş yapraklıdır, ortasında bir dal çıkar ve uzanır, bu dal çok güzeldir, bir nevi kılıca benzer.
MENDIK :Mayıs ve haziran aylarında evlerimizde eksik olmayan otlardadır. Pancar olarak kullanıldığı gibi, ortasında çıkan ve tohum veren dal doyularak çiğ olarak da yenilir.
GIYAYE KURMAN (Solucan otu): Çimenlerde olur, küçük yapraklıdır. Sarı ve küçük çiçek açar, çok zehirli bir ottur. Bu otu tazeyken yenen hayvan zehirlenir ve kolay kolay kurtulamaz. Kartlaşıp tohum verdi mi, etkisi geçer.
JAHRI: bu ot da tarlalarda ve sulu yerlerde yetişir. Sarı çiçeklidir. Bazı yörelerde zerîk de denir. Zehirlidir. Onu yiyen hayvan, şişer. Hayvanın şiştiği fark edilirse kulağı kanatılır. Kanın akmasıyla hayvan kendine gelir. Bu ot çok olduğundan, biçilip kışlık yem olarak kullanılır. Zehri çok olan bu ot kışın ıslatılır ve karın içinde bekletilir. Karda kalan bu otun zehri geçer.
ADROK: Çimenlerde olur. Baharda en erken çıkan otlardandır. Sarı çiçekli olup hoş görüntülü bir ottur. Baharın ilk aylarında çimenleri sarıya süsleyen tek çiçektir. Çiçeğin ömrü kısadır. Çiçek yerini tohuma bırakır. Çiçeği zehirlidir ve bu yüzden hayvanları baharın ilk aylarında bu çiçekten uzak tutarlar, tohum verdiğinde zehirsiz olur.
ONCE (YONCA): Dört yaprağıyla tanınır. Pancar olarak kullanılır. Tazeyken zehirlidir, onun için hayvanlara tazeyken pek fazla verilmez. Yonca, davar yemi olarak kullanılır. En büyük özelliği senede iki üç kere biçilmesidir.
KINKOR: Dağlarda ve ormanlarda çok olan bu ot genelde kümeler halinde olur. Tazeyken pancar olur. Büyüdükçe kartlaşır. Çok olduğundan davar yemi olarak kullanılır. Hoş bir kokusu var. Bu otu yiyen hayvanın sütünde de aynı koku vardır. Kökünde çok lezzetli mantar vardır. Mantarları çok sert ve küçüktür. Pişirildikten sonra hem tadı güzel olur hem de yumuşar. Ayrıca bu ottan sabun da yapılır. Önce kazanlarda kaynatılır Eriyip katılaşınca kalıplar halinde kesilip sabun yapılır. Kınkor yörede çok olduğundan hayvan yemciliğinde önemli rol oynar.
GURIZ: Genellikle tarlalarda geniş yapraklı ve ufacık dikenli olur ve daha sonra dallanır. Dalında kırmızı ufak güzel çiçekler açar. Arıların en çok konduğu çiçeklerdendir.
PERÇEK: Her yerde yetiştiği gibi gübre yığınlarının ve evlerin çevrelerinde daha çok yetişir. Bir çeşit yer sarmaşığıdır. Pancar olarak da kullanılır. İç Anadolu’da madımak denilen ottur.
GULING: Otların içinde en uzun boylusudur. Olduğu yerde hemen kendini gösterir. Tek dal ve yapraklı olur. İki üç metreye kadar uzanır. Dallarının tepesinde misket büyüklüğünde ve beyaz bir çiçek olur. Dalının içi boru gibi boştur. Kesildiğinde katı ve beyaz bir sıvı çıkarır, bu sıvı kanı durdurur. Onun için yörede önemi büyüktür. Bu otu kanayan yaraya sürünce çok can yanar ama kanı kesinlikle anında durdurur. Olgunlaştığı dönemlerde üzerinde sert kanatlı böcek türleri birikir ve bu böcekler insan vücuduyla temas ettiği an, güneş yanıklarına benzer bir tahrip meydana getirir.
PEL HEWES: Dere ve ark kenarlarında olan bu ot küçüktür. Sulak yerleri seven bu ot, uzamaz. Yaprakları bir nevi yere yapışık gibidir. Yarayı erken iyileştirdiği gibi, yumuşak, tutma özelliğine de sahiptir.
SIRE DELE (ŞİLAN): İsmi it sütü anlamına gelen bu ot, yörede çoktur. Kesildiğinde süt gibi bir sıvı akar. Bulanık suya bir kaç damla damlatıldığında, bu sıvı suyun yüzeyindeki tüm tozları dışa doğru hızlı bir şekilde iter ve suya berrak bir görünüm verir. Çocuk pipisine sürüldüğünde pipi günlerce şiş kalır ve ağrıtır, bu yüzden yöre insanı bu ottan çocuklarını uzak tutar.
ZIRIK GEZOK (ISIRGAN OTU) : Çok yapraklı ve dal şeklinde olan bu ot, insanı uyuşturur. Onun için bu ot fazla biçilmiyor. Dere ve sulak yerlerde daha çok çıkar. Yöremizde daha evvel önemsenmeyen bu ot, son dönemlerde yaprakları pancar olarak yenilir. Kaynatılıp suyu içildiğinde böbreklere iyi geldiği bilinir. Ayrıca romatizmalı yerlere yaprakları koyulur, romatizmaya da iyi geldiği bilinir.
GIYAYE REŞIK: Koyu yeşil renkli olan bu otun yaprakları çok geniş ve yumuşaktır. Büyümez, yer seviyesinde kalır. Boyacılıkta kullanılır. Bu ot kaynatılır, suyuna yün ve ipler konur ve siyah bir renk verir ve rengi kalıcı bir özelliğe sahiptir. Yörenin kilim-halı ve cacım yünlerini boyamada kullanılır.
GÛLA ÇEQER (SARI ÇİÇEK): Aslında zer olan bu sarı renk bizim yörede çeqer olarak da kullanılır. Bu çiçek yaz kış tazeliğini korur. Devamlı kokar. Kurusu da tazesi gibidir. Kururken de hiç bir özelliğini kaybetmez. Tek dal olarak çıkar. Ucunda yuvarlak, ufak, sarı renkli çiçekler olur. Bu çiçekler sarı olduğundan ismine gûla çeqer denir. Bir bardak suyun içine atılıp günlerce bekletildiğinde, bu su kolonya gibi kokar.
HAWLÊK (SÜPÜRGE): Kırmızı-beyaz çiçek açan bu bitki 30-40 cm. uzunluğunda olur. Olgunlaştığında toplanıp bağlanır ve süpürge olarak kullanılır.
PIVOK (ÇİĞDEM): Pivok, baharın habercisi bir çiçektir. Açık mavi ve beyazla karışık alacalı bir çiçektir.yörede görülmesiyle baharın geldiğini müjdeler.
Serabi Güreş
Bingöl Video Reklam Alanı
İletişim için bingolvideo@gmail.com mail adresini kullanabilirsiniz