Taraf Gazetesi BDP’yi boykot kararı alırken Ahmet Altan konuyu köşesine taşıdı.
Taraf muhabiri Melih Altınok ile görüşen BDP lideri Demirtaş’ın “Erdoğan yeni bir anayasa sözü verirse boykottan vazgeçeriz” sözü olay oldu.Parti yönetimi, gazetenin manşetinde yer alan bu habere tepki gösterdi ve sözlerin manipüle edildiğini savundu. İşte bu gelişme gazetenin tepesindeki ismi adeta çileden çıkarttı.Taraf Genel Yayın Yönetmeni Altan, bugünkü köşesinde tiraj kaybetme uğruna boykot kararı aldığını açıkladı. Demirtaş ve ekibini dansözlükle suçladı ve eleştirileri oldukça sertti.
FAZLA KIVRAK GELİYORLAR
(…) Kürt halkının büyük çoğunluğuyla ters düşen, Kürt “sivil toplum kuruluşlarıyla” çelişen, 12 Eylül hukukuyla hesaplaşmak isteyen Kürtlerin sandık başına gitmesini istemeyen BDP’li politikacıların manevraları bana fazla “kıvrak” geliyor son zamanlarda.
YAZI İŞLERİ KARŞI ÇIKTI AMA
Bu yüzden saygısızlaşıp kabalaştiklarını düşünüyorum. Ben BDP’li politikacılardan da, hoyratlıklarından da sıkıldım, çocuğum yaşındaki birinden hakaretler işitmek de hoşuma gitmiyor, yazı işlerindeki arkadaşlarımın neredeyse tümü karşı çıktı ama ben bundan sonra BDP yönetiminden demeç istemiyorum.
TİRAJ UMURUMDA DEĞİL
Biliyorum bu gazeteciliğe aykırı, bu yüzden tiraj da kaybedebiliriz ama ben o kadar da iyi bir gazeteci değilim, iş hakarete geldiğinde tiraj falan da umurumda değil.BDP, “maksatlı” olmayan, 12 Eylül anayasasının değişmesini istemeyen gazetelerle konuşsun. Yolları açık olsun.
Bingöl’de çeşitli temaslarda bulunan Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, AK Parti Teşkilat yönetici ve üyeleriyle bir araya gelerek, referandumun 1960 ihtilalı ile başlayan, vesayetçi denilen demokratik yapıdan eksik, farklı bir döneme Türkiye’yi getirecek son derece önemli bir hasise olduğunu belirterek, “Türkiye 13 Eylül sabahı farklı uyanacaktır” dedi.
Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Bingöl’e gelen Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın Bingöl’den başlattığı referandum mitingindeki başarılarından dolayı AK Parti Teşkilat üyelerini kutlamak üzere partililerle öğretmen evi bahçesinde bir araya gelerek referandum konusunda önemli açıklamalarda bulundu.
Anayasa değişikliği için 12 Eylül’de yapılacak Referandumun önemine değinen Yılmaz, “Referandum 1960 ihtilalı ile başlayan, vesayetçi dediğimiz demokratik yapıdan, eksik bir demokrasiden, farklı bir döneme Türkiye’yi getirecek son derece önemli bir hadisedir. Bu hadisede Bingöl başlangıç noktasını oluşturdu. Bütün Türkiye Bingöl mitingini hep birlikte izledi. Şuna inanıyorum ki Türkiye 13 Eylül sabahında farklı uyanacaktır. Allah muhafaza düşünün ki 12 Eylül günü sandıktan hayır çıktı. 13 Eylül sabahı uyandık, ne olacak? Türkiye değişimi istemiyor diyecekler. Türkiye’yi ileriye götürmek isteyenlerin cesareti kırılacak. Türkiye dünyada, bölgesinde güç sahibi, etki sahibi bir ülke olma yolunda olumsuz bir darbe yemiş olacak. Hâlbuki tersini düşünün, 12 Eylül günü oylarımızı verdikten sonra 13 Eylül sabahı uyandığımızda çok büyük çoğunlukla evet çıktığı düşünün. O zaman gerçekten Türkiye’de statükocuların, Türkiye’de bu milletin iradesinin yönetime yansımasından rahatsız olanların moralinin bozulduğu, cesaretinin kırıldığı; fakat Türkiye’nin gelişmesinden, değişmesinden, güçlenmesinden yana olanların ise çok daha cesaretli, çok daha moralli bir şekilde yoluna devam edecekleri bir gün olacaktır. Bu anayasa ile bu kanunlarla Türkiye’nin ilerlemesi mümkün değil. Artık geldik duvara dayandık. Türkiye 21. yüzyılda bölgesinde ve dünyada çok etkili bir güç olacaksa, halkının refahını arttıracaksa, insanlarının hakkına, hukukuna daha fazla riayet eden, onların hürriyetlerini, özgürlüklerini geliştiren bir ülke olacaksa, bu anayasa ile olmaz diyoruz. Bu anayasa 1980 yılında yapıldı. 30 sene önce 12 Eylülde askeri müdahaleden sonra yapıldı. O zamanı hepiniz hatırlayın, bir tane siyah beyaz televizyon kanalı vardı. O da devlet kanalıydı. Protokol konuşmaları yapılırdı, devlet neyi uygun görürse millete o anlatılırdı” dedi.
“Muhalefet vatandaşın kafasını karıştırıyor”
Referandum öncesi Muhalefet Partileri tarafından başlatılan ‘Hayır’ kampanyalarını eleştiren Bakan Yılmaz, elle tutulur hiçbir fikirleri olmamasına rağmen bunların etrafında dolanıp vatandaşın kafasını karıştıracak şeyler söylediklerini belirtti.
Yılmaz, “Bir şekilde niye bu AK Parti döneminde oldu dercesine bu işi AK Parti aleyhtarlığına dönüştürmeye çalışıyorlar. Bu tuzağa inşallah hiç birimiz düşmeyeceğiz. Bu noktada şunun altını çizmek istiyorum. Bakın onlar çok yanlış bir şeyi çok heyecanla savunup çaba sarf ediyorlar. Biz ise sizden çok doğru ve çok haklı olan bir şeyi savunmanızı istiyoruz. Bu konuda bütün teşkilat mensuplarımız kapı kapı dolaşarak referandum ile ilgili kafası karışık olanları aydınlatmalıdır” şeklinde konuştu.
Kahvaltılı toplantıya AK Parti Bingöl Milletvekili Kazım Ataoğlu, Bingöl Belediye Başkanı Serdar Atalay, AK Parti Bingöl İl Başkanı Cevdet Çalbay, ilçe ve belde belediye başkanları ile çok sayıda partili katıldı.
Halk arasında kullanılan bu terim, Adaklı İlçesi’nde gerçek oldu. AK Parti Adaklı İlçe Başkanı Ersin Almalı’nın adı, İş-Kur aracılığıyla 4 ay süreyle çalıştırılacak geçici işçiler arasında geçiyor. Üstelik işe gitmeden maaş aldığı iddia ediliyor.
Türkiye İş Kurumu (İş-Kur) İl Müdürlüğü’nün Toplum Yararına Çalışma (TYÇ) Programı kapsamında 4 ay süreyle çalıştırılmak üzere Adaklı Belediyesi’ne alınan 10 geçici işçi arasında AK Parti Adaklı İlçe Başkanı Ersin Almalı’nın da yer alması ilçede ciddi tepkilere neden oldu.
Bir süredir devam eden tepkiler, dün patlak verdi. Kent Haber Gazetesi&Bingöl Medya.Com’a ulaşan ve AK Parti Adaklı İlçe Teşkilatı Üyesi olduğunu belirten Ahmet Işık, çarpıcı iddialarda bulundu.
İş-Kur bünyesinde alınan 10 geçici işçiden biri olan AK Parti Adaklı İlçe Başkanı Ersin Almalı’nın Ford Focus marka aracının olduğuna dikkat çeken Işık: “Ersin Almalı’nın bir adet otomobili, 4 işyeri ve 4 evi var. Bütün ilçe halkı bu araç ve işyerleri ile evlerin Ersin Almalı’ya ait olduğunu ve kira gelirlerinin yine kendisi tarafından alındığını biliyor. Belki araç ve gayrimenkuller resmiyette Ersin Almalı adına kayıt değildir ama tüm ilçe halkı gerçeği biliyor” dedi.
Bunca gelir ve mülkiyete karşılık geçici işçi statüsüyle çalıştırılan AK Parti Adaklı İlçe Başkanı Ersin Almalı’nın işe de gitmediğini, bunun da yine ilçe halkı tarafından bilindiğini kaydeden Işık, iddiasını şu sözlerle sürdürdü. “Ben de AK Parti üyesiyim. Ancak ortada bir haksızlık var. Arabası, ev ve işyerlerinden kira geliri olan bir kişi paraya ihtiyacı yokken işe alınıyor, diğer tarafta iş arayan onca insan boşta kalıyor. Bunun adı adalet olamaz, adında adalet cümlesi bulunan bir partiye yakışmaz. Gerçekten mağdur olsa ve işe alındığında işine gidip hakkını verse elbette kimse müdahale etmez. Ama hem maddi durumu iyi hem de işe gitmiyor. İlgili kurumların da, parti teşkilatının da bu konunun üzerine gitmesini istiyoruz. Aksi halde halkın partiye olan güveni ciddi oranda zedelenecektir.”
Almalı’nın işe gidip gitmediği konusunda görüşleri alınmak istenen Adaklı Belediye Başkanı Mehmet Resul Antlı ise, ilk telefon görüşmesinde müsait olmadığını beyan etmiş, ikinci aramamızda ise aramayı yanıtsız bırakmıştır.