Memur-Sen üyeleri için İçmeler Mevkiinde yapımına başlanan 388 konut içi başvuruda bulunan Bin 300’den fazla kişi, kura heyecanı yaşadı. Dün 138 konutun kurası çekilirken, 250 konutun kurasının da Çarşamba günü çekileceği belirtildi.
TOKİ Başkanlığı ile Memur-Sen arasında 31.03.2010 tarihinde yapılan protokolle Bingöl merkez Genç yolu İçmeler mevkiinde Memur-Sen üyeleri için yapılacak olan 388 adet konuttan Diyanet-Sen, Enerji Bir-Sen, Büro Memur-Sen, Toç Bir-Sen, Kültür Memur-Sen, Bayındır Memur-Sen, Bem Bir-Sen, Birlik Haber-Sen ve Ulaştırma Memur-Sen üyelerine ayrılan 138 konutun kurası, dün saat 13.00’da Kültür merkezinde düzenlenen törenle çekildi.
“ÜCRET SENDİKACILIĞI YAPMIYORUZ”
Kura çekim öncesi bir konuşma yapan Memur-Sen İl Başkanı Abdurrahman Ensari, Memur-Sen’in sadece ücret sendikacılığı değil, aynı zamanda üyelerinin her türlü sosyal ve ekonomik ihtiyaçlarını da karşılamayı amaç edinen bir sendikal anlayışa sahip olduğunu söyledi.
2007 yılında konut yapımı için TOKİ’ye yaptıkları başvurunun kabul edildiğini belirten Ensari, “Çok sıkıntılı süreçlerden geçerek buralara kadar geldik. Sadece tarihi yapı nedeniyle süreç bir yıl uzadı. Bölgede bulunan Höyük, projenin dışına çıkarılarak engel aşıldı. Konutlar yapılmaya başlandı. Başvurular fazla olduğu için hak sahiplerini kura ile belirliyoruz” dedi.
Programda Anayasa değişikliği konusuna da değinen Ensari, değişikliği önemsediklerini söyledi. Hiç kimsenin yandaşı ve arka bahçesi olmadıklarını ve kim yaparsa yapsın doğrunun yanında yer aldıklarını ifade eden Ensari, “Biz Anayasanın tamamen değişmesini istiyorduk. Bu gerçekleşmedi. Ancak yargı ve askeri vesayete son vermek için yapılan değişiklikleri önemsiyoruz” ifadelerini kullandı.
250 KONUTUN KURASI ÇARŞAMBA GÜNÜ ÇEKİLECEK
Ensari’nin konuşmasının ardından Diyanet-Sen, Enerji Bir-Sen, Büro Memur-Sen, Toç Bir-Sen, Kültür Memur-Sen, Bayındır Memur-Sen, Bem Bir-Sen, Birlik Haber-Sen ve Ulaştırma Memur-Sen üyelerine ayrılan 138 konut için kura çekimleri yapıldı.
Üye sayısı fazla olan Eğitim Bir-Sen ve Sağlık-Sen üyeleri 250 adet konut için Çarşamba günü saat 17.00′da kültür merkezinde kura çekeceği bildirildi.
Doğu ve Güneydoğu Anadolu gezisi kapsamında Bingöl’e gelen Türk Eğitim-Sen Genel Sekreteri Aktaş: “İktidar, devleti sosyal devletten tüccar devleti anlayışına doğru götürmeye çalışıyor. Kamu-Sen olarak bu uygulamalara karşı direneceğiz.
Türk Eğitim-Sen Genel Sekreteri Musa Aktaş ve Genel Mevzuat Sekreteri M. Yaşar Doğan, Doğu ve Güneydoğu bölgesi ziyaret programı kapsamında Bingöl’e geldi. Bölgedeki teşkilatlarını ziyaret eden Aktaş ve Doğan, sendikalarına bağlı kamu çalışanlarının sorunlarını dinledi.
Bingöl’de Lise Müdürlerini ziyaret eden Aktaş ve Doğan, Bingöl Eğitim grafiği hakkında bilgi aldıktan sonra İl Milli Eğitim Müdürlüğünü ziyaret etti. Daha sonra Kamu-Sen Bingöl Şubesine geçen Aktaş ve Doğan burada basın mensuplarına gezi programına ilişkin izlenimlerini aktardı.
“Türkiye eşsiz bir ülke”
Doğusu, batısı kuzeyi ve güneyiyle Türkiye’nin eşsiz bir ülke olduğunu belirten Türk Eğitim-Sen Genel Sekreteri Musa Aktaş: “Şırnak’tan başlayarak bölgede bulunan tüm illeri geziyoruz. Her yerde ülkenin birlik ve beraberliğinin önemseniyor. Bu konuda en önemli görev eğiticilere düşüyor. Eğitimcilerimiz çocuklara Çanakkale Zaferini, Çanakkale Ruhu’nu anlatmalı. Çanakkale birlik ve berberliğin en önemli örneğidir. Orada ülkenin birliği için 7 düvele karşı Bingöllü, Diyarbakırlı, Rizeli ve tüm Türkiye den insanlar omuz omuza savaşmıştır, şahadet şerbetini içmiştir. Bu birliktelik şu anda var. Bu anlatılabilir ve aktarılabilir. Bunu en iyi eğiticiler yapabilir” dedi.
“Hükümet sosyal devletten, tüccar devleti anlayışına dönüyor”
Konfederasyonlarının sendikal alanda aktif çalışmalar yürüttüklerini belirten Aktaş, cumhuriyet tarihi boyunca elde edilen haklar olduğunu, bu elde edilen sosyal ve ekonomik hakların ellerinden alınmak istendiğinin altını çizdi.
Bunun AKP iktidarı tarafından gerçekleştirilmek istendiğini ifade eden Aktaş: “İktidar, devleti sosyal devletten, tüccar devleti anlayışına doğru götürmeye çalışıyor. Kamu-Sen olarak bu uygulamalara karşı direneceğiz. Şu anda tekel işçilerinin durumunda olduğu gibi, çalışanların hakları elinden alınmak istenmektedir. Biz sendikal haklarımızı koruyacağımız gibi, yeterli olmayan hakları da elde etmek için çalışmalarımıza devam edeceğiz. Şu anda önemli üye sayısında olan konfederasyonumuz, toplu görüşmelere katılıyor ve önemli kazanımlar elde ediyor. Bu yönlü çalışmalarımızı sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.
İnsanlık haysiyetine yaraşır adil bir ücret, daha iyi çalışma şartları, iş güvenliği ve mesleki saygınlık için mücadele vermekteyiz diyen Korkmaz: “Kuruluş ve mücadelemizin ana ilkesi, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğü çalışanlarının haklarının korunması ve geliştirilmesidir”
Bingöl’e gelen Türk Diyanet Vakıf Sen Basın ve Halkla İlişkiler Sekreteri Mustafa Korkmaz, dün saat 10.00’da Türk Kamu Sen binasında basın açıklaması yaptı.
Türkiye Kamu Sen Bingöl İl Temsilcisi Sedat Dursun, Türk Diyanet Vakıf Sen İl Temsilcisi Tahsin Gönç, Türk Sağlık-Sen İl Temsilcisi Salih Kızılboğa ve sendika üyelerinin eşlik ettiği Türk Diyanet Vakıf Sen Basın ve Halkla İlişkiler Sekreteri Mustafa Korkmaz düzenlenen basın açıklamasında sendika olarak yaptıkları çalışmalar hakkında bilgilendirme yaptı.
Sendika olarak mücadelelerinin amaçlarını açıklayan Türk Diyanet Vakıf Sen Basın ve Halkla İlişkiler Sekreteri Korkmaz: “Türk Diyanet Vakıf-Sen; 4688 sayılı Kanun çerçevesinde kamu görevlilerinin ortak ekonomik, sosyal ve mesleki hak ve menfaatlerinin korunması ve geliştirilmesi amaçlı, üreten, yol gösteren ve hak ettiğini mutlaka alan sorumlu, kararlı ve ilkeli bir sendikal anlayışın sahibi olarak mücadelesine devam etmektedir. Kuruluş ve mücadelemizin ana ilkesi; Diyanet İşleri Başkanlığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğü çalışanlarının haklarının korunması ve geliştirilmesidir. Kamu çalışanlarının haklarını korumak ve geliştirmekle amacıyla, aile sorumluluklarını yerine getirebilmek için yaptıkları işe uygun, insanlık haysiyetine yaraşır adil bir ücret, daha iyi çalışma şartları, iş güvenliği ve mesleki saygınlık için mücadele vermekteyiz. Bu itibarla da kamu çalışanlarını haklarının aranması, problemlerinin çözülmesi için sendikal mücadeleye çağırıyoruz. Haklı olmanın yetmediği günümüzde hakkımızı alabilmek için güçlü olmak zorundayız. Bunun yolu da sendikal harekete katkı sağlamaktır. Diyanet İşleri Başkanlığı çok önemli bir kurum ve çalışanları da önemli bir camiadır. Bu memleketin huzuru, birlik ve beraberliğinde Diyanet ve Din görevlisinin payı büyüktür. Din görevlileri; insanımızın acısını ve mutluluğunu paylaşın, gelecek nesillere Allah, peygamber, vatan-millet, ana-baba, sevgi ve saygısını öğreten, hatırlatan, hayri hizmetlerde rehberlikte bulunan ve 24 saat cefakârca kamu hizmeti vermektedir. Ülkemizin en ücra köşesinden şehir merkezlerine kadar geniş bir alanda hizmet sunan ve görevi “din konusunda toplumu aydınlatmak” olan Diyanet İşleri Başkanlığı personeli, “bütün siyasi görüş ve düşünüşlerin dışında kalarak ve milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinerek” görev yapmaktadır. Bu kadar önemli bir görevi icra eden Diyanet ve Din görevlisinin elbette ki sıkıntıları ve problemleri vardır. Bunların başında da yüz binlere ulaşan personele sahip ve 3 Mart 1924 tarihinde Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından kurulan Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bugün hala Teşkilat Kanunu çıkarılmamıştır.Bu itibarla; Yıllarca sürüncemede kalan ve şu günlerde hazırlığı tamamlanan Diyanet İşleri Başkanlığı Teşkilat Kanunu bir an önce çıkarılmalıdır” dedi. Korkmaz, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü: “Sorumlu sendikacılık anlayışımız gereği, Sendikamız 2008 Kasım ayında çalıştay yaparak hazırlanan “Diyanet işleri Başkanlığı Teşkilat Kanunu Önerisi”ni başta Hükümet üyeleri olmak üzere, Diyanet İşleri Başkanlığı yetkilileri ve çalışanlarına, siyasi partilere, ilahiyat fakültelerine, basın kuruluşlarına ve camiamıza sunmuştur. Ayrıca 9 Ocak 2010 günü panel düzenleyerek Yasanın bir an önce ve görüşler alınarak çıkarılması gerektiği belirtilmiştir. Bugüne kadar birkaç kişini bildiği Tasarı, bu çalışmalarımız neticesinde Diyanet İşleri Başkanlığı web sayfasını konulmuş, teşkilatlardan ve sendikalardan da resmen görüşleri istenmiştir. Bu çalışmalarımızın Teşkilat Kanununun bir an önce çıkarılmasına katkı sağlamasını ümit ediyoruz. Tasarı ile ilgili bazı konuları sizlerin aracılığı ile kamuoyu ve yetkililere duyurmak istiyoruz, tasarı ile bazı hizmet sınıflarına mağduriyet getirilmekte, dolayısıyla personel arasında çalışma barışı bozulacak, çalışanlar arasında huzursuzluk ve husumet oluşacaktır. Din Hizmetleri Sınıfında iyileştirme yapılmasına rağmen, diploma farkı nedeniyle çok kısıtlı olması beklentilere cevap veremeyecektedir. Hiçbir iyileştirme yapılmayan genel idare, teknik, sağlık ve yardımcı hizmetler sınıflarında çalışmaların özlük haklarında iyileşme önerilmemiştir. Şube müdürlüğü ve murakıp kadrolarının iptal edilmesi, Teftiş Kurulunun işlevsiz hale getirilmesi mağduriyetlere ve hizmetin aksamasına sebep olacaktır” ifadelerini kullandı.
Tasarıda emekli Diyanet görevlilerinin hiç yer almadığına dikkat çeken Korkmaz: “4/B ve vekil olarak çalışan görevlilerin kadroya geçirilmesi Tasarıya alınmamıştır. Hizmet kolundaki kurumların mevzuatlarının 21.yüzyıl Türkiye’sinin ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde düzenlenmesini ve değişen şartlar ışığında iyileştirmesi ve geliştirilmesi yönünde yol göstermeyi, görüş ve öneride bulunmayı amaç edinen Türk Diyanet Vakıf-Sen, Tasarıda bulunan eksiklikleri ve taleplerini ilgililere iletmiştir. Bunların hayata geçirilmesi hususunda çalışanlar adına sonuna kadar takipçisi olacaktır. Hak arama mücadelesi zordur, ağır işler. Ancak onurludur. Türk Diyanet Vakıf-Sen, güvenilen ve güven veren bir mücadeleye değerli üyelerimizin gönülden destekleri ve katkılarıyla devam edecektir. Kamu çalışanlarımıza, Diyanet ve Vakıflar çalışanlarına insanlık haysiyeti ile uyumlu adil bir ücret, daha iyi çalışma şartları, sağlı ve mutlular diler, çıkarılacak Diyanet İşleri Başkanlığı Teşkilat Yasasının hayırlara vesile olması temennisiyle saygılar sunarım” şeklinde konuştu.
Toplantısında konuşan Şube Başkanı Kava, önemli değerlendirmelerde bulundu.
Eğitim-Bir-Sen Bingöl Şubesi Kadın Kolları Komisyonunca Bingöl Öğretmenevi’nde gerçekleştirilen İstişare toplantısında bayan üyeler buluştu. Yeni kadın komisyonunun seçildiği istişare toplantısında konuşan Şube Başkanı Yunus Kava önemli değerlendirmelerde bulundu.
Çalışanların, bir taraftan piyasanın koşullarına mahkûm edilirken diğer yandan siyaset yoluyla karar alma sürecine katılımlarının engellendiğini ifade eden Kava: Bu durumda sendika örgütlü mücadelenin yapılabileceği tek dayanak anayasal ve yasal yapıdır. Sizin aktif mücadeleniz olmadan bu örgütlü yapı yarımdır, eksiktir. Siz aktif olarak bu mücadelede yerinizi almazsanız biz de sendika olarak hedeflerimizi gerçekleştiremeyiz. Sizin yüzde 50 ‘den fazla oluşturduğunuz bir dünyada siz olmadan hiç bir hak elde edilemez. Biz çalışanlar bir araya gelir, ortak bir çaba ve eylem içinde olursak kolektif bir aktör olarak dikkate alınırız.
Eğitim-Bir-Sen İktisadi, siyasi ve sosyal adaletin gerçekleşmesi için bir araya gelmiş bilinçlerin örgütsel adıdır. Ve sizin aktif katılımınız olmadan bu sürecin lehimize dönmesi mümkün değildir” dedi.