Kareronline.com

Yerelden Evrensele bir bakış…


Merhum Hıdır Dayanç’ın ArdındanClick here for more free videos

Son 30 yılın en sıcak kış mevsimi, Çayağzı Köyü’nde çiçekler açtı.Bingöl son yılların en sıcak kış mevsimini yaşıyor. Merkez Çayağzı Köyü’nde açan çiçekler görenleri şaşırttı.
Küresel ısınma ile birlikte mevsimlerin değişmeye başlaması bahar aylarında açması gereken kır çiçeklerinin kış ayında açmasına neden oldu. Çevresel faktör ve iklim şartlarından etkilenen çiçekler erken açarken, kış aylarında bu durumla karşılaşan vatandaşlar şaşkınlıklarını gizleyemedi. Bingöl’ün Çayağzı köyünde bulunan boş bir arazide açan onlarca çiçek, çevredeki insanları şaşırtıyor. Çayağzı Köyü Muhtarı Aydın Alınak, 50 yaşında olduğunu ve ilk defa böyle bir durumla karşılaştığını söyledi. Alınak, “Bahar aylarında açması gereken çiçekler kış aylarında kendini göstermeye başladı. Böyle bir durumu ilk defa yaşıyoruz. Boş arazilerde çiçek açarken, birçok yerde ise ağaçlarda meyve tomurcukları oluşmaya başladı. Normal şartlarda bu çiçeklerin kar kalktıktan sonra bahar aylarında açması geriyordu. Bunlarla birlikte meyve ağaçları da çiçek açmak üzeredir. Şimdiden kırlarda çiçeklerin olması ve ağaçların çiçek vermeye başlaması iyi değil. Çünkü soğuklar vurunca bunlar kuruyacak ve normal şartlarda meyve vermesi gereken ağaçlardan verim alınamayacaktır” dedi.

Diyarbakır’da 45 ilden baro başkanının buluştuğu “Barolar açılımı tartışıyor” toplantısı yapıldı. Toplantı sonrası düzenlenen yemekte bir konuşma yapan Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, ”Her birimiz kendi zeminimizde barışın dostluğun, hoşgörünün elçileri ve köprüleri olabileceğimize inanıyorum” dedi
DİyarbakIr Barosu tarafından düzenlenen “Barolar açılımı tartışıyor” toplantısının ardından Kervansaray Otel’de bir yemek verildi. Aralarında Ankara, Balıkesir, Bursa, İzmir, Van, Batman, Bingöl’ün de bulunduğu 45 ilden gelen baro başkanlarının katıldığı yemekte Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir de yer aldı. Diyarbakır Barosu Başkanı Emin Aktar’ın ev sahipliği yaptığı gecede Baydemir bir konuşma yaptı. Türkiye’nin ve dünyanın en nadide meslek gruplarından bir tanesinin temsilcilerini
Diyarbakır’da ağırlamaktan büyük bir heyecan duyduğunu söyleyerek konuşmasına başlayan Baydemir konuklarına, “Binlerce yıldır yaşamın hiç durmadığı kadim kentimize hoş geldiniz” dedi.
Baydemir, birgün mutlaka bu ülkenin Türk’üyle, Kürt’üyle, Laz’ıyla, Çerkezi’yle, bütün inanç gruplarıyla kardeşleşmeyi ve demokrasiyi yaşama geçireceğinin inancını taşıdığını söyledi. Anadolu ve Mezopotamya coğrafyasındaki ortak paydalarda buluşabilmenin önemine vurgu yapan Baydemir, “Maalesef bir algı farklılığını oluşturuyorlar. Bence bu algı farklılığını ortadan kaldırmanın en etkin yollarından bir tanesi de bugün baromuzun ev sahipliğinde gerçekleşen bu buluşmadır. Umut ediyorum ki bu buluşmalar çoğalır ve önyargıların ortadan kaldırılması sürecine çok büyük bir katkı sunar. İnanıyorum ki ortak paydalarımız bütün farklılıklardan çok daha yüksektir” görüşünü dile getirdi.
Baydemir, şöyle devam etti:
“Bizler Anadolu ve Mezopotamya coğrafyasının evlatları olarak birbirinden farklı buğday başaklarının taneleri olabiliriz. Farklı değirmenlerde öğütülmüş olabiliriz. Ama aynı leğende yoğrulmuş, aynı tandırda pişirilmiş ekmekleriz. Velev ki bu ekmeğin kıymetini bilelim, tadını başka bir şeye değiştirmeyelim. En zor koşulda bile bu coğrafyada sağduyunun, kardeşliğin ve ortak paydalarda buluşmanın hakim olacağından miskal-i zerre kadar şüphe duymadım. Mutlaka o kardeşleşme sağlanacak. Akdeniz’in hümanizması, çok kültürlülüğü, Ege’nin Efes’i, Karadeniz’in horonu ve bölgemin halayı mutlaka aynı salonda, aynı ortamda, aynı duyguda buluşacaktır. Biz yeter ki bu konuda çaba sarf edelim. Ben inanıyorum ki, bu birliktelik daha ileriki safhalarda daha da çoğalacaktır. Her birimiz kendi zeminimizde barışın dostluğun, hoşgörünün elçileri ve köprüleri olabileceğimize inanıyorum.” Geceye Kürtçe, Türkçe, Lazca şarkılar ve çekilen halaylarla devam edildi. (DİYARBAKIR İHA)