Kareronline.com

Yerelden Evrensele bir bakış…

Hant: “Bakanlar Kurulu kararında geçen “mesleki” ibaresi kaldırıldığı takdirde sağlık ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıfına giren herhangi bir bölümü bitiren sağlık çalışanları hak ettikleri zam ve tazminatlara kavuşabilecektir”

Sağlıkla ilgili lisans veya ön lisans düzeyinde herhangi bir bölümü bitiren sağlık çalışanlarının yürüttüğü görevle ilişkili olmasına bakılmaksızın zam ve tazminatlardan yararlanması için hukuksal süreç başlattıklarını, 2009 Toplu Görüşmelerinde mutabakata alınan ve Sağlık – Sen’in en önemli kazanımlarından olan ek ödemede aylık mahsuplaşma ile ilgili Maliye Bakanlığı’nın çalışma başlattığını, 4/C’li çalışan personelin kamu sendikalarına üye olabilmesi için Memur-Sen tarafından Ankara 3. İş Mahkemesi’nden çıkan karar ve buradan çıkan sonucu onayan Yargıtay kararı ve sonrasında Devlet Personel Başkanlığı’nın yazıları ile 4/C’lilerin, kamu çalışanları sendikalarına üye olabileceklerini yaptığı yazılı basın açıklaması ile duyuran Sağlık – Sen Bingöl Şube Başkanı Nedim Hant, Sağlık – Sen’in son dönemdeki çalışmaları ve önemli kazanımları ile ilgili bilgi verdi.

“Üst Öğrenimde ‘Mesleki’ Şartının Kaldırılması İçin Dava Açıldı”
Sağlık – Sen Genel Merkez Hukuk Bürosu tarafından Danıştay’a açılan davada, sağlıkla ilgili üst öğrenim bitiren çok sayıda sağlık çalışanının, Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Bakanlar Kurulu kararında geçen “mesleki” ibaresi nedeniyle zam ve tazminatlardan yararlanamadığına dikkat çekilerek, söz konusu ibarenin yürürlüğünün durdurulması ve iptali istendiğini belirten Hant, dava dilekçesinde, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda belirtilen sağlık ve yardımcı sağlık hizmetleri kapsamındaki bölümlerde üst öğrenim bitirenlerin intibaklarının yapılacağının belirtildiği ve mesleki üst öğrenim olma şartı aranmadığı görüşüne yer verilirken, Bakanlar Kurulu kararının, Devlet Memurları Kanununun ilgili hükmüne aykırılık teşkil ettiği için iptal edilmesi gerektiğini ifade etti.

Sağlık – Sen Bingöl Şube Başkanı Nedim Hant; “Zam ve tazminatlardan yararlanma koşulu olarak öne sürülen “mesleki” ibaresinin hukuka aykırılığının yanı sıra, uygulamada ciddi kargaşa oluşturmuş, özellikle son zamanlarda YÖK’ün sağlıkla ilgili bölümlerin üst öğrenim sayılıp sayılmayacağına yönelik verdiği kararlar sağlık çalışanlarının ciddi kayıplar yaşamasına neden olmuştur. Bakanlar Kurulu kararında geçen “mesleki” ibaresi kaldırıldığı takdirde sağlık ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıfına giren herhangi bir bölümü bitiren sağlık çalışanları hak ettikleri zam ve tazminatlara kavuşabilecektir” şeklinde konuştu.

“Ek Ödemede Aylık Mahsuplaşma İçin Düğmeye Basıldı”
2009 toplu görüşmelerinde mutabakata alınan ve Sağlık – Sen’in en önemli kazanımlarından olan ek ödemede aylık mahsuplaşma ile ilgili olarak; Maliye Bakanlığı, aylık mahsuplaşmaya ilişkin sendikamız genel merkezine gönderdiği yazıda 9 Mart’ta yapılacak komisyon toplantısına temsilci gönderilmesi talebinde bulunduğunu söyleyen Hant, şöyle devam etti:
“Sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının tek yetkili sendikası olan Sağlık-Sen’in 2009 toplu görüşmelerinde yetki farkını ortaya koyan en önemli kazanımlardan birisi olan ek ödemede aylık mahsuplaşma konusunda yasal düzenleme yapılmasıyla birlikte, döner sermaye gelirleri 375 Sayılı KHK’de belirtilen ek ödeme miktarının altında olan sağlık çalışanlarının her ay maaşı ile birlikte en az ek ödeme miktarı kadar gelir alması sağlanmış olacak. Düzenleme hayata geçirildiği takdirde yüz binlerce kamu çalışanı için çok önemli bir mağduriyet konusunun çözüme kavuşmuş olacaktır. Ayrıca yıllık izin ve rapor dönemlerinde ek ödeme alabileceklerdir. 9 Martta Maliye Bakanlığı ile yapılacak toplantıda sürecin bir an önce tamamlanması konusunda ısrarlı olacağız.” şeklinde konuştu.

“4/C’lilerin Sendikalı Olabilmesi Mücadelesi Sonuçlandı”
4/C’li çalışan personelin kamu sendikalarına üye olabilmesi için Memur-Sen tarafından Ankara 3. İş Mahkemesi’nden çıkan karar ve buradan çıkan sonucu onayan Yargıtay kararı ve sonrasında Devlet Personel Başkanlığı’nın yazıları ile 4/C’lilerin, kamu çalışanları sendikalarına üye olabileceklerini söyleyen Nedim Hant, konu hakkında şunları söyledi:

“Konfederasyonumuz Memur-Sen tarafından 4/C’li personelin memur sendikalarına üye olabilmesi için başlatılan hukuk mücadelesinin sonucu, Devlet Personel Başkanlığı’nın 23.02.2010 tarih ve 1437 yazısıyla da ilan edildi. Devlet Personel Başkanlığı, 4/C’li personelin memur sendikalarına üye olabileceklerini bildirdi. Memur-Sen’e bağlı Büro Memur-Sen 4/C’li kamu çalışanlarının sendikalı olabilmesi için yargı mücadelesini başlatmış ve kazandığı dava sonrası, gereğinin yapılması için mahkeme sonucunu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na sunmuştu. Konuyu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer’le görüşen Konfederasyonumuz Memur-Sen, bu kararın Bakanlıktan Başbakanlığa gönderilmesi ve oradan bütün kamu kurum ve kuruluşlarına duyurulması sonucunu elde etmişti. Bu gelişmeler üzerine Devlet Personel Başkanlığı, 23.02.2010 tarih ve 1437 sayılı yazıyla konuya açıklık getirerek, tartışmalara son noktayı koydu. Devlet Personel Başkanı Mehmet Tekinarslan imzasıyla yapılan açıklamada, konuyla ilgili Büro Memur-Sen’in başlattığı hukuk mücadelesinden bahisle, “657 sayılı Kanunun 4’üncü maddesinin (C) bendi uyarınca geçici personel statüsünde istihdam edilen personelin kamu görevlileri sendikalarına üye olabileceklerinin tespitine ilişkin olarak Ankara 3. İş Mahkemesinde (Büro Memur-Sen tarafından açılan dava) açılan davada 13.10.2009 tarihli ve 2009/429 esas ve 2009/526 sayılı kararı ile söz konusu personelin sendika üyesi olabileceklerine hükmedilmiştir. Anılan karar, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 01.12.2009 tarihli 2009/43695 Esas, 2009/32928 sayılı kararı ile onanmış bulunmaktadır.”

Kamuda farklı istihdam türlerinin sona erdirilmesini isteyen Sağlık – Sen’in, bu talebi gerçekleşene kadar, bu statülerde çalışan personelin özlük ve mali hakları konularında iyileştirme yapılması mücadelesinin de sürdürüleceğini belirten Hant: “Memur-Sen’in baştan beri sürdürdüğü mücadelede, 4/C’li kamu çalışanlarının çalışma süreleri uzatılmış, ücretlerinde artış yapılması sağlanmıştı. Memur-Sen olarak 4/C’lilerin sendikalı olabilmeleri için başlattığımız mücadelenin kazanımını, 4/C ve 4/B’li kamu çalışanlarının da, 4/A statüsüne geçişleri açısından önemli bir kazanım olarak görüyor ve önemsiyoruz.” diye konuştu.

Bingöl Belediyesi ile Hizmet-İş Sendikası Bingöl Şubesi arasındaki toplu iş sözleşmesi görüşmeleri sonuçlandı.

154 işçi adına toplu iş sözleşmesi görüşmelerini sürdüren Hizmet-İş Sendikası, ücretlere yüzde 9.5 oranında zam yapılması konusunda belediye yöneticileriyle anlaştı.

Hak-İş‘e bağlı Hizmet-İş sendikası ile Bingöl Belediyesi arasında anlaşma sağlanması nedeniyle dün saat 16.30’da Belediye Toplantı Salonu’nda imza töreni düzenlendi. Düzenlenen imza törenine Belediye Başkan Serdar Atalay, Hak-İş Bingöl Şube Başkanı Abdulmecit Akdemir, Belediye Başkan Yardımcılar, Belediye Meclis Üyeleri ve Belediye işçileri katıldı. Törende belediye adına Başkan Serdar Atalay, Hak-İş adına Bingöl Şube Başkanı Abdulmecit Akdemir, çalışan işçilerin mali ve sosyal haklarıyla ilgili 1 yıllık sözleşmeyi imzaladı.

Törende konuşan Belediye Başkanı Serdar Atalay, anlaşmanın her iki taraf için mutlu sonla bitmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, ”Emek çok kutsal bir kavramdır. Alın teri kurumadan emeğin karşılığını vermek gerekir” dedi.

Belediyede çalışan 154 işçinin sendikal haklarını konuşmak üzere Hak-İş ile 2 gün önce masaya oturduklarını anımsatan Başkan Atalay, birlik ve beraberlik içinde çalışarak anlaşmaya vardıklarını söyledi.

Birlik ve beraberlik içinde sendika ile anlaşmaya vardıklarını anlatan Başkan Atalay, şöyle konuştu:

“Emek kavramı hem inancımıza göre çok kutsal bir kavram hem de beşeri dünya içerisinde yükselen bir değerdir. Emeğin hakkının verilmesi işverene ait bir görevdir. Burada işin iki tarafı var, emek kavramının kıymetinin çok iyi bilinmesi gerekiyor. Tabi bu emeğinde alınan ücret karşılığında çok iyi harcanması gerekiyor. Bize düşen işçinin hakkını emeğini alın teri kurumadan ödemek. Bizlerde Allah’a hamd olsun 10 aydır bunu böyle yaptık, 11. ayda da böyle olacak inşallah 60. ayda da bu böyle olacak. Bunu iyi niyetle devam ettirmeye çalışacağız. Bu düzenin oluşmasında birçok arkadaşımızın katkısı var. Belediye meclis üyesi arkadaşlarımızla çok uyumlu çalışmalarımız var, fikirlerimiz uyuşmasa da zaman zaman Bingöl’ün menfaatleri doğrultusunda kararları oy birliğiyle alıyoruz. Tabi ki zaman zaman ayrı düşündüğümüz noktalarda oluyor, bu demokrasinin bir gereğidir. Örneğin personelin ücretleriyle ilgili kararı oy birliğiyle aldık” dedi.

Memurların sosyal denge sözleşmesine değinen Başkan Atalay, “Aslında bu arkadaşlarımız birkaç aydır bunu alıyorlar, ben Sayıştay ile görüştüm kesinleşmiş bir zimmet var. Devlet alacakları hiçbir zaman afa uğramıyor. Bugün olmasa yarın mutlaka gelip bu parayı alıyorlar. Biz bu arkadaşlarımızın hem o sıkıntıyı yaşamamaları için hem de daha yasal bir şeyler yapabilirmiyiz? Diye formül aradık. En son yemek yardımı yapmayı kararlaştırdık. Her arkadaşımız yaklaşık 300 TL para alıyor. Hem arkadaşlarımızı o zimmet sıkıntısından kurtardık, hem de o paranın yasal olarak verilmesini sağladık. Şirket elemanlarının alacaklarını verdik, sadece 1 aylık maaşları içerde onun ödemesini de şirkete yaptık. Ancak şirketten kaynaklanan bir sorun var onunda şirketin teminatı ile kontrol altına aldık. Göreve geldikten sonra 5–6 personel iş ahlakına uymadıkları için uyarılmalarına karşın uyarıları dinlemedikleri için işlerine son verilmiştir. Kazandıktan sonra bu salonda yaptığım konuşmada sizden iki şeye dikkat etmenizi istemiştim. Birincisi aldığınız paranın hakkını vermeniz ikicisi ise dürüstlüktü. Kimsenin dini, mezhebi, siyasi görüşü beni bağlamaz. Sizden istediğim bu iki kriterin aksini yapmadım ve ısrarla devam ettireceğim. 154 işçimizin sendikal haklarını görüşmüştük, 2 günde anlaştık, kendi işçilerimle anlaşmak için Ankara’dan Malatya’dan adam getirmeye gerek yoktu. Arkadaşlar büyük olgunluk gösterdiler, bizde Türkiye şartlarında olabilecek en iyi rakamı oluşturmaya çalıştık. Hükümetin Türk-İş ile yaptığı anlaşmanın üzerinde bir rakam belirledik. Yüzde 9,5 zam verdik, burada da enflasyonu baz aldık ve anlaştık. Atölye de çalışanla içerde çalışan bir olamaz, dış görevle iç görev arasında fark olmalıydı. İç görevi 27 TL’de sabit tuttuk, dış görevi de 100 TL’ye çıkardık. Kimseye haksızlık yapmadık dış göreve gitmek isteyen arkadaşlarımızda gönderebiliriz. Kimseye haksızlık yapmadık. Bu farkı ödemek kaydıyla gönderebiliriz. Burada sevindirici olan şudur, birlik beraberlik içerisinde belediyemizin menfaatlerini koruyarak, sonuçta ben afaki bir rakamda verebilirdim, ama ödeyemedikten sonra vermenin bir anlamı yok. Ben sizden bir tek şey istiyorum, Allah rızası için bu aldığınız maaşın hakkını verin çünkü bu Bingöl hepimizin ben bugün varım yarın yokum. Sizlerde emekli olacaksınız. Ama bizim çocuklarımız torunlarımız burada yaşayacak, burada defin edileceğiz. Bingöl’e karşı bir borcumuz var, kısıtlı imkânlarımıza rağmen bu fedakârlığı yaptık. Sizlerden de bunun karşılığını istiyorum. 1 saatimizi zayi etmeyeceğiz, aldığımız maaşın karşılığını vereceğiz. Bu sözleşmemizin Bingöl’e belediyeye ve hepinize hayırlı olmasını diliyorum” şeklinde konuştu.

Hizmet-İş Sendikası Bingöl Şube Başkanı Abdulmecit Akdemir de Türkiye değerlendirmesine göre iyi bir sözleşme yaptıklarını ifade etti. Belediye yöneticilerine ve işçilere teşekkür eden Akdemir ”İşçi arkadaşlarımız aldıkları parayı hak etmek için ellerinden gelen tüm çabayı gösterecektir. Bir kurumda birlik ve beraberlik varsa 3-5 kuruşun hesabını yapmadık. Tüm arkadaşların onayını alarak anlaşmayı imzaladık. Emeği geçenlere teşekkür ederim” diye konuştu.

Taraflar bir birilerini tebrik ederek, toplu iş sözleşme metnini imzaladı. Bingöl Belediyesinde çalışan işçilerin mali ve sosyal haklarıyla ilgili de anlaşma sağlandığı, sözleşmenin 1 Mart 2010 tarihinden itibaren yıl geçerli olacağı bildirildi.