Kareronline.com

Yerelden Evrensele bir bakış…

Diyanet-Sen Bingöl Şube Başkanı Mücahit Çelik, Mersin’de bir grup CHP’li kadının halifeliğin kaldırılışının 86′ncı yıldönümü nedeniyle bir araya gelerek çarşaf yırtmasını kınayarak 21. yüzyılda hala insanları kıyafetlerine göre değerlendiren CHP zihniyetinin artık değişmesi gerektiğini söyledi.
Konuyla ilgili yazılı bir basın açıklaması yapan Diyanet-Sen Bingöl Şube Başkanı Mücahit ÇELİK: “İslami değerlere ve İslam’ı çağrıştıran her şeye düşmanlığını ortaya seren CHP’nin Mersin İl Kadın Kolları’nın ekranlara yansıyan çarşaf parçalama görüntüleri bu zihniyeti taşıyanların ne kadar da acınacak durumda olduklarını bir kez daha gösteriyor. Halifeliğin kaldırılışının 86. yıldönümünü, Müslüman kadınların önemli bir kesiminin tesettür giysisi olarak kullandıkları kıyafetlere kırmızı görmüş boğa gibi saldırarak kutlayan CHP’liler, böylelikle ne kadar laik, çağdaş, cumhuriyetçi, ilerici olduklarını ortaya koyuyorlar. Türkiye’de bayanların bir bölümünün tesettür giysisi olarak tercih ettikleri çarşafa yönelik bu saldırı, aynı zamanda halkın bir bölümüne yönelik açıkça kin, nefret ve düşmanlığa sevk edecek bir eylemdir. Ceza kanununda halkı kin, nefret ve düşmanlığa teşvik suçu olan bu eylem ile ilgili olarak savcılar harekete geçmek zorundadır” dedi.

Geçtiğimiz son yerel seçimlerde gündeme gelen ve bizzat Baykal tarafından çarşaflı kadınlara CHP rozeti takılmasıyla sembolleşen “çarşaf açılımı”nı hatırlatan Çelik konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Bu ikiyüzlülük CHP’nin kuruluşundan bugüne genlerine işlemiş pragmatizm hastalığının tedavisinin mümkün olamayacağının da göstergesidir. Oy kaygısıyla iktidara gelene dek düşman olduğu değerlere kucak açmaktan imtina etmeyen bu ikiyüzlü tavır, Türkiye siyasi tarihinde böyle çirkin görüntüleri her zaman meydana getirmeye namzettir. 2009 seçimlerinde çarşaf açılımı yapıyoruz diye kadınların giyimini siyasi malzeme yapmaya kalkan CHP, 21. yüzyılda hala insanları kıyafetlerine göre değerlendirdiklerini ve asıl niyetlerini bir kez daha ortaya koymuşlardır. Yalnızca oy almak için çarşaflılara ve başörtülülere hoş görünmeye çalışan CHP zihniyeti gerçek yüzünü fazla gizleyememiştir. Ülkemizde 21. yüzyılda hala insanlar özelliklede kadınlarımız giyimlerinden dolayı hor görülüyor, eğitim ve sosyal haklarından yoksun bırakılıyorsa bunu çağdaşlıkla izah etmeye kalkmak bağnazlığın ta kendisidir. CHP’li kadınların çarşaf yırtıp ayakları altında ezmesi ne insan hakları ile ne de kadın hakları ile bağdaşan görüntülerdir. CHP’yi artık kıyafetle, kat sayıyla, başörtülü kızlarımızı üniversiteye sokmamanın yollarını bulmaya çalışmakla uğraşma yerine bu ülkenin hayrına şeyler yapmak için kafa yormaya davet ediyoruz. Bunu yapmıyorlarsa gölge etmesinler yeter” diye konuştu.

İHD Diyarbakır Şubesi’nin düzenlediği ödül töreninde konuşan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, “Bingöl Solhan’da Yeşil’den kılpayı kurtulduk” dedi.

İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şubesi tarafından düzenlenen “İnsan Hakları Ödülü” törenine Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, kapatılan DTP’nin siyasi yasaklı milletvekili Aysel Tuğluk, İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, DTK Eşbaşkanı Yüksel Genç’in de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi katıldı.

“YEŞİL AZ DAHA BİZİDE GÖTÜRÜYORDU”
Törende daha önce şube başkanlığı da yapmış olan Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, ilginç açıklamalarda bulundu. Ödülü alan Rıdvan Kızgın’ın, birçok insan hakkı ihlalini cesurca ortaya çıkardığını belirten Baydemir: “1993′lerde Şırnak’ta İHD Şubesi açmak ne anlama geliyorsa, 2000′li yıllarda Bingöl’de İHD Şubesi açmak da o anlama geliyordu. Rıdvan ağabey ile birlikte Solhan’da birkaç kere kıl payı kurtardık kendimizi. Yeşil denen adamdan bir kaç kez kılpayı kurtulduk. Az daha bizi de götürüyorlardı. Bir kaç kez de karakola çektiler. Bunun canlı tanıkları da şu an aramızdalar” dedi.
İnsan hakları mücadelesinde verilen çaba ve uğraşın asla boşa gitmediğini söyleyen Baydemir: “Miskali zerre kadar boşa gitmiş değildir. Bütün bu bedeller bir hafıza oluşturdu, bir bellek oluşturdu. Ve inancım odur ki bu bellek, bu çaba mutlaka insan hakları kültürünü bu ülkede de yaşamsal kılacaktır” şeklinde konuştu.

“KEFENİ SİZ YIRTACAKSINIZ”
Baydemir, Türkiye tarihinin en büyük legal sivil siyaset darbesinin yapıldığını, 12 Eylül darbesinde bile bu kadar sivil, üst düzey Kürt siyasetçisinin gözaltına alınıp cezaevine konulmadığını ileri sürerek, “Bir yılda 4 bin 500 gözaltı, 2 binlere varan tutuklu. Bildiğim kadarıyla Türkiye Cumhuriyeti tarihinde hiçbir zaman çocuk yaşta bu kadar insan tutuklanıp gözaltına konmamıştır. Yargı hiç bu kadar politize olmamıştı. Ve dünya bu kadar sessiz olmamıştı. Türkiye’nin Batı yakası bu kadar sessiz olmamıştı. Dolayısıyla bu sessizliği, bu kefeni yırtacak olan yine sizlersiniz. Yine insan hakları savunucularıdır. Yine bizleriz” ifadelerini kullandı.

Baydemir konuşmasının ardından Kızgın’a İnsan Hakları Ödülü’nü verdi. Baydemir’in eşi Reyhan Yalçındağ da, Kızgın’ın ve Baydemir’in yıllar önce birlikte çalıştıkları bir dönemde çekilmiş ve çerçevelenmiş büyük bir fotoğrafını hediye etti.

BAYDEMİR’DEN ÇOK ŞEY ÖGRENDİM
İnsan Hakları Ödülü’nü Büyükşehir Belediye Başkanı’nın ellerinden alan Rıdvan Kızgın, ödülü almaktan büyük bir mutluluk duyduğunu, ancak Diyarbakır Şube Başkanı Muharrem Erbey’in ve çocukların tutuklu bulunmasından dolayı buruk bir mutluluk yaşadığını söyledi. Kızgın, uzun yıllar beraber çalıştığı Baydemir’den kendisinden 20 yaş küçük olmasına rağmen çok şey öğrendiğini ifade ederek, “Şartlar ne olursa olsun insan hakları mücadelesi içindeki mücadelem sürecek. Çünkü bu mücadele onurlu olma, insan olma mücadelesidir. Umarım tüm arkadaşlarımız özgürlüklerine kavuşur, ülkemize, bölgemize tüm renklerimizle yaşayacağımız günlerde bir arda oluruz” diye konuştu.

Bingöl Belediyesi ile Hizmet-İş Sendikası Bingöl Şubesi arasındaki toplu iş sözleşmesi görüşmeleri sonuçlandı.

154 işçi adına toplu iş sözleşmesi görüşmelerini sürdüren Hizmet-İş Sendikası, ücretlere yüzde 9.5 oranında zam yapılması konusunda belediye yöneticileriyle anlaştı.

Hak-İş‘e bağlı Hizmet-İş sendikası ile Bingöl Belediyesi arasında anlaşma sağlanması nedeniyle dün saat 16.30’da Belediye Toplantı Salonu’nda imza töreni düzenlendi. Düzenlenen imza törenine Belediye Başkan Serdar Atalay, Hak-İş Bingöl Şube Başkanı Abdulmecit Akdemir, Belediye Başkan Yardımcılar, Belediye Meclis Üyeleri ve Belediye işçileri katıldı. Törende belediye adına Başkan Serdar Atalay, Hak-İş adına Bingöl Şube Başkanı Abdulmecit Akdemir, çalışan işçilerin mali ve sosyal haklarıyla ilgili 1 yıllık sözleşmeyi imzaladı.

Törende konuşan Belediye Başkanı Serdar Atalay, anlaşmanın her iki taraf için mutlu sonla bitmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, ”Emek çok kutsal bir kavramdır. Alın teri kurumadan emeğin karşılığını vermek gerekir” dedi.

Belediyede çalışan 154 işçinin sendikal haklarını konuşmak üzere Hak-İş ile 2 gün önce masaya oturduklarını anımsatan Başkan Atalay, birlik ve beraberlik içinde çalışarak anlaşmaya vardıklarını söyledi.

Birlik ve beraberlik içinde sendika ile anlaşmaya vardıklarını anlatan Başkan Atalay, şöyle konuştu:

“Emek kavramı hem inancımıza göre çok kutsal bir kavram hem de beşeri dünya içerisinde yükselen bir değerdir. Emeğin hakkının verilmesi işverene ait bir görevdir. Burada işin iki tarafı var, emek kavramının kıymetinin çok iyi bilinmesi gerekiyor. Tabi bu emeğinde alınan ücret karşılığında çok iyi harcanması gerekiyor. Bize düşen işçinin hakkını emeğini alın teri kurumadan ödemek. Bizlerde Allah’a hamd olsun 10 aydır bunu böyle yaptık, 11. ayda da böyle olacak inşallah 60. ayda da bu böyle olacak. Bunu iyi niyetle devam ettirmeye çalışacağız. Bu düzenin oluşmasında birçok arkadaşımızın katkısı var. Belediye meclis üyesi arkadaşlarımızla çok uyumlu çalışmalarımız var, fikirlerimiz uyuşmasa da zaman zaman Bingöl’ün menfaatleri doğrultusunda kararları oy birliğiyle alıyoruz. Tabi ki zaman zaman ayrı düşündüğümüz noktalarda oluyor, bu demokrasinin bir gereğidir. Örneğin personelin ücretleriyle ilgili kararı oy birliğiyle aldık” dedi.

Memurların sosyal denge sözleşmesine değinen Başkan Atalay, “Aslında bu arkadaşlarımız birkaç aydır bunu alıyorlar, ben Sayıştay ile görüştüm kesinleşmiş bir zimmet var. Devlet alacakları hiçbir zaman afa uğramıyor. Bugün olmasa yarın mutlaka gelip bu parayı alıyorlar. Biz bu arkadaşlarımızın hem o sıkıntıyı yaşamamaları için hem de daha yasal bir şeyler yapabilirmiyiz? Diye formül aradık. En son yemek yardımı yapmayı kararlaştırdık. Her arkadaşımız yaklaşık 300 TL para alıyor. Hem arkadaşlarımızı o zimmet sıkıntısından kurtardık, hem de o paranın yasal olarak verilmesini sağladık. Şirket elemanlarının alacaklarını verdik, sadece 1 aylık maaşları içerde onun ödemesini de şirkete yaptık. Ancak şirketten kaynaklanan bir sorun var onunda şirketin teminatı ile kontrol altına aldık. Göreve geldikten sonra 5–6 personel iş ahlakına uymadıkları için uyarılmalarına karşın uyarıları dinlemedikleri için işlerine son verilmiştir. Kazandıktan sonra bu salonda yaptığım konuşmada sizden iki şeye dikkat etmenizi istemiştim. Birincisi aldığınız paranın hakkını vermeniz ikicisi ise dürüstlüktü. Kimsenin dini, mezhebi, siyasi görüşü beni bağlamaz. Sizden istediğim bu iki kriterin aksini yapmadım ve ısrarla devam ettireceğim. 154 işçimizin sendikal haklarını görüşmüştük, 2 günde anlaştık, kendi işçilerimle anlaşmak için Ankara’dan Malatya’dan adam getirmeye gerek yoktu. Arkadaşlar büyük olgunluk gösterdiler, bizde Türkiye şartlarında olabilecek en iyi rakamı oluşturmaya çalıştık. Hükümetin Türk-İş ile yaptığı anlaşmanın üzerinde bir rakam belirledik. Yüzde 9,5 zam verdik, burada da enflasyonu baz aldık ve anlaştık. Atölye de çalışanla içerde çalışan bir olamaz, dış görevle iç görev arasında fark olmalıydı. İç görevi 27 TL’de sabit tuttuk, dış görevi de 100 TL’ye çıkardık. Kimseye haksızlık yapmadık dış göreve gitmek isteyen arkadaşlarımızda gönderebiliriz. Kimseye haksızlık yapmadık. Bu farkı ödemek kaydıyla gönderebiliriz. Burada sevindirici olan şudur, birlik beraberlik içerisinde belediyemizin menfaatlerini koruyarak, sonuçta ben afaki bir rakamda verebilirdim, ama ödeyemedikten sonra vermenin bir anlamı yok. Ben sizden bir tek şey istiyorum, Allah rızası için bu aldığınız maaşın hakkını verin çünkü bu Bingöl hepimizin ben bugün varım yarın yokum. Sizlerde emekli olacaksınız. Ama bizim çocuklarımız torunlarımız burada yaşayacak, burada defin edileceğiz. Bingöl’e karşı bir borcumuz var, kısıtlı imkânlarımıza rağmen bu fedakârlığı yaptık. Sizlerden de bunun karşılığını istiyorum. 1 saatimizi zayi etmeyeceğiz, aldığımız maaşın karşılığını vereceğiz. Bu sözleşmemizin Bingöl’e belediyeye ve hepinize hayırlı olmasını diliyorum” şeklinde konuştu.

Hizmet-İş Sendikası Bingöl Şube Başkanı Abdulmecit Akdemir de Türkiye değerlendirmesine göre iyi bir sözleşme yaptıklarını ifade etti. Belediye yöneticilerine ve işçilere teşekkür eden Akdemir ”İşçi arkadaşlarımız aldıkları parayı hak etmek için ellerinden gelen tüm çabayı gösterecektir. Bir kurumda birlik ve beraberlik varsa 3-5 kuruşun hesabını yapmadık. Tüm arkadaşların onayını alarak anlaşmayı imzaladık. Emeği geçenlere teşekkür ederim” diye konuştu.

Taraflar bir birilerini tebrik ederek, toplu iş sözleşme metnini imzaladı. Bingöl Belediyesinde çalışan işçilerin mali ve sosyal haklarıyla ilgili de anlaşma sağlandığı, sözleşmenin 1 Mart 2010 tarihinden itibaren yıl geçerli olacağı bildirildi.

Muhtar Burakgazi: “PTT Şubesine ya personel verilmeli, ya da başka bir mekâna taşınması sağlanmalı”Mirzan Mahallesi Muhtarı Orhan Burakgazi, PTT Adliye Şubesi’nde personel yetersizliği bulunduğunu ve bu nedenle sürekli yığılma yaşandığını söyledi.

Kendisinin de buradan maaş aldığını belirten Burakgazi: “ Adliye PTT şubesinde hem personel yetersizliği var hem de mekân dar. Buna çözüm bulunması gerekiyor. Adliye PTT Şubesine ya personel verilmeli veya başka bir mekâna taşınması sağlanmalı. Biz maaş almaya gittiğimizde sürekli yığılmalarla karşılaşıyoruz. Yetkililerden bu soruna çözüm bulmalarını istiyoruz” dedi.

TFFHGD’den Arıkan’a Ziyaret

Posted by on Şub-11-2010

Türkiye Faal Futbol Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği (TFFHGD) yöneticileri, Gençlik Spor İl Müdürlüğü görevine atanan Erdal Arıkan’a hayırlı olsun ziyaretinde bulundular.

TFFHGD Genel Başkan Yardımcısı Metin Karaarslan ve Şube Başkanı B.Resul Gönül Gençlik Spor İl Müdürlüğü görevine atanan Erdal Arıkan’ı makamında ziyaret ettiler.

Ziyarete, Klasman hakemlerinden Serkan Varol, Ersan Anşin, Sezgin Altun ve Şube Yönetim Kurulu Üyesi Özkan Gündüz’e katıldı. Arıkan’a TFFHGD Genel Başkanı, Yönetim Kurulu Üyeleri ve FİFA hakemlerinin imzaladığı hakem forması, hakem kokartı, flama ve sarı kırmızı kart hediye eden Karaarslan, şunları söyledi:

“Erdal Arıkan ilimizde futbol il gözlemciliği yapmış, sporcu kimliği olan bir arkadaşımızdır. Bundan sonraki süreçte hakem camiasına daha fazla katkı sunacağından şüphemiz yoktur. Yeni görevinde başarılar diliyor ve Bingöl adına sportif anlamda başarılı çalışmalarda bulunacağını düşünüyorum.”