Kareronline.com

Yerelden Evrensele bir bakış…

Bu konuda kapsamlı kaynak saysı azdır, bu konu ile ilgili araştırmacı yazar Sedat Ulugana tarafından “ağrı dağı direnişi ve zilan katliamı (1926-1931) ” olayın ayrıntılı incelemesi yapılan bir kitap yayınlanmıştır.

— arka kapaktan —

İttihat terakki cemiyeti (itc), “türkler nasıl millet olur?” sorusuna cevap aradı.
Dr bahattin şakir, Dr. ziya gökalp, Dr. nazım’a raporlar düzenlettirdi.

Daha sonra rötüşler ile devletin resmi ideoljisi haline evrilen bu raporlarla: “rumların servet ve sermayelerine el konularak sürülmeleri, turan’a varmak ve birleşmek için yerleşmek için ermenilerin varlıklarının ellerinden alınarak temizlenmeleri, homojen bir toplum oluşturmak gayesi ile alevilerin müslümanlaştırılması (sünnileştirilmesi -a.n), kürtlerin ise zamana yayılır şekilde türk unsur içinde eritilmesi gerekir.” ve “behemahal herkesin türk edilmeleri şartı” ile hareketler tanzim edildi. bunlar gerçekleştiği oranda esası türk olmayan “şu çılgın türkler”, osmanlılardan arta kalan etnisitelerin toplamından “türk ulus” yaratacaktı…

Elinizdeki kitap zilan’da yaşanan katliamın önemli tanıklarının eseridir. Analiz edilmesi, tarihimizin önemli bir kesitinin ve ardındaki ‘neden ve sonuç’larının bilimsel olarak tartışılması, aydınlığa ulaştırılması için bu veriler önemlidir.

— arka kapaktan —

ABD Dışişleri Bakanlığının yıllık her yıl yayımladığı 2009 Dini Özgürlükler Raporunda, Türkiye’de devletin dini özgürlüklerin uygulanmasına genelde saygı gösterdiği, ancak birçok sorunun da mevcut olduğu belirtiliyor.

Raporda ”laik devleti” koruma gerekçesiyle, İslami ve diğer dini gruplara sınırlamalar getirmeye ve devlet kuruluşları ve üniversitelerde İslami ifadeye önemli kısıtlamalar koymaya devam ettiği belirtildi.

YAHUDİ KARŞITI DUYGULAR ARTTI
”Dini eğilim, inanç ve ibadete ilişkin toplumsal kötü muamele ve ayrımcılığa dair haberlerin yayınlandığına” işaret edilen raporda, ”Müslüman olmayanlara yönelik tehditlerin, bir baskı atmosferine yol açtığı ve Müslüman olmayan bazı toplulukların özgürlüğünü azalttığı” kaydedildi.Raporda, ”Birçok Hristiyan, Bahai ve farklı görüşe sahip Müslümanın toplumsal şüphe ve güvensizlikle karşılaştığı, toplumun bazı unsurlarının Yahudi karşıtı duyguları dile getirmeye devam ettiği, ayrıca İslam’dan farklı bir dine geçmek isteyenlerin, bazen akrabaları ve komşularının sosyal tacizi ve şiddetine maruz kaldığı” ifade edildi.

”Dini Özgürlüklere Toplumsal Baskının Statüsü” başlıklı bölümde, ”milliyetçi duyguların bazen Hristiyan ve Yahudi karşıtı tonlar içerdiği” belirtilerek, Yahudi toplumuna mensup üyelerin, İsrail’in Gazze operasyonlarından sonra ülkede Yahudi karşıtı duyguların arttığı yönündeki ifadelerine yer verildi.

TARİKATLAR HALA YAYGIN
Raporda, 1920′lerde yasaklanan tarikat ve cemaatlerin hala ”aktif ve yaygın” olduğu da ifade edildi.

EKÜMENİK SIFATI TANINMIYOR
”Yetkililerin, Rum Ortodoks kiliselerinin yönetimine önemli kısıtlamalar getirdiği” belirtilen raporda, ”devletin Rum Ortodoks Patriğinin ekümenik statüsünü tanımadığına” işaret edildi. Raporda, ”ekümenik” olarak tanımlanan İstanbul’daki Rum Patrikhanesi’nin, Heybeliada’daki ruhban okulunun açılması için çabalarını sürdürdüğü ifade edildi.