Kareronline.com

Yerelden Evrensele bir bakış…

Hayvancılığa Teşvik Artmalı

Posted by on Şub-9-2010

Kırmızı et fiyatlarındaki artışı değerlendiren TZD Başkanı: Çözüm, hayvan üretimini ve teşviği artırmak
Türkİye Ziraatçılar Derneği (TZD) Genel Başkanı İbrahim Yetkin, Türkiye’nin et açığının karşılanmasında alınması gereken önlemin ithalat yolunun açılması değil, hayvan üretiminin artırılması olduğunu söyledi.

“DOĞU VE GÜNEYDOĞU’DA MERALARIN KULLANILMAZ HALE GELMESİ İLE
HAYVANCILIK BÜYÜK DARBE ALDI”
Türkiye’nin 1980′li yılların ortalarına kadar et hayvancılığında Ortadoğu’nun en zengin ülkesini olduğunu hatırlatan Yetkin, 1980′lerin ortalarına gelindiğinde Türkiye hayvancılığının merkez bölgeleri olan Doğu ve Güney Anadolu’da meraların terör nedeniyle kullanılmaz hale geldiğini, hayvancılığın büyük darbe aldığını belirtti.

“YANLIŞ POLİTİKALAR İLE MERA ALANLARI DARALDI VE YAYLA HAYVANCILIĞI BİTME NOKTASINA GELDİ”
Yetkin, Türkiye’nin o dönemde önlem almak yerine, hayvancılığa verilen teşvikleri kaldırarak dışarıdan sağlıksız ve hastalıklı et ithalatına başladığını, hayvancılık politikalarında yapılan yanlışlıklar sonucu 1940 yılında 44 milyon hektar olan çayır mera alanlarının 2000′li yıllarda 12 milyon hektara kadar düştüğünü bildirdi.
Et ithalinin serbest bırakılmasının üstüne, Et ve Balık Kurumu’nun (EBK) özelleştirilme kapsamına alın masının yanlışların devamı olduğunu ifade eden Yetkin, üreticinin yetiştirdiği hayvanların değerlendirilmesinde ve hayvan hastalıklarının denetlenmesinde önemli yere sahip olan kombinaların kapanmasıyla, EBK’nın piyasadaki belirleyiciliğinin kalktığını, et piyasasında ancak yüzde 1 paya sahip bir konuma itildiğini dile getirdi.
“EBK, ET PİYASASINDA YENİDEN DÜZENLEYİCİ KONUMA GETİRİLMELİ”
Yetkin, Türkiye’nin 1 milyon 200 bin ton civarında kırmızı et tüketimi, 576 bin ton ise kayıt altında kırmızı et üretimi bulunduğunu, gelinen noktada et açığının karşılanması için alınması gereken önlemin ithalat yolunun açılması değil, hayvan üretiminin artırılması olduğunu söyledi ve ”Önlemler damızlık ve süt hayvanlarının kesimini engellemeye, kuzu ve dana et tüketimi yerine koyun ve sığır eti tüketimini teşvik etmeye, toplu bakım ve sağılma yapılacak hayvan kreşleri kurulmasına yönelik olmalı” dedi.
Yetkin, EBK’nın et piyasasında yeniden düzenleyici konuma getirilmesini ve kayıt dışı üretimi engellemeye yönelik yaptırımlar uygulanmasını önerdi.

Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz Ak Parti’nin başarısızlığını ortaya koydu..”Türkiye’de küçülme yaşanacak ama bir yapısal tahribata neden olmayacak” dedi

Yılmaz, TBMM Genel Kurulunda, bakanlığına bağlı kurumların 2010 yılı bütçesi üzerinde yaptığı konuşmada, 2002 sonrası dönemde, nereden bakılırsa bakılsın, Türkiye’nin ölçek değiştirdiğini belirtti. Yılmaz, Türkiye’nin, yalnızca sayısal anlamda değil, nitelik anlamında da farklı bir kategoriye geçtiğini ifade ederek, ‘Artık Türkiye, eski Türkiye değil, yepyeni bir Türkiye’ dedi.
Bu başarıdaki en önemli unsurlardan birinin, çok hızlı karar alabilen ve uygulayabilen tek başına bir hükümetin ülkeyi yönetmesi olduğunu belirten Yılmaz, AK Parti’nin çatışmacı değil, uzlaşmacı yaklaşım izlediğini, popülizmi değil orta ve uzun vadeli politikaları esas aldığını ifade etti.
Ekonomi politikalarını, demokrasi, hukuk, sosyal politika ve dış politikadan bağımsız düşünmediklerini belirten Yılmaz, başarılarının en önemli sırlarından birinin de bu olduğunu kaydetti.
Özellikle büyümede güçlü bir performans gösterdiklerini anlatan Yılmaz, DPT’nin de kurum olarak bunda önemli katkıları bulunduğunu dile getirdi. Acil Eylem Planında güçlü bir planlama yapıldığını ifade eden Yılmaz, ‘Kağıt üzerinde planlama yapmak önemli değil. Bunu herkes yapabilir. Önemli olan bu planları uygulama iradesini gösterebilmektir. Biz Acil Eylem Planını hayata geçirdik ve onun sonuçlarını da vatandaşımız yaşıyor. Alınan buzdolaplarının, otomobillerin sayısı, üniversite, konut sayısı ile vatandaşımız bunu yaşıyor. Yaşamasa biz burada iktidara devam ediyor olmazdık’ diye konuştu.

‘YAPISAL TAHRİBAT OLMAYACAK’

Ekonomik krizin etkisiyle Türkiye’de bir küçülme olacağını, bunun Orta Vadeli Programda da ilan edildiğini kaydeden Yılmaz, ancak bunun yapısal bir tahribata yol açmayacağına dikkati çekti.
Bankacılık sistemi batan ülkelerde, bankalara kamu bütçesinden destek verildiğini belirten Yılmaz, ancak bu desteğin bedelini, bu ülkelerin vatandaşlarının ödeyeceğini kaydetti.
Kriz sonrası dünyanın çok iyi algılaması ve Türkiye’nin buna göre konumlandırılması gerektiğini belirten Yılmaz, ‘Yeni bir dünya oluşuyor. Artık dünyanın iyi yönetilmediğini herkes görüyor. Dengesizliği görüyor. Dünya iyi idare edilmedi ve bugünkü noktaya geldi. Bundan sonraki süreçte, dünyanın yeniden şekillenmesinde biz de katkımızı sunmak durumundayız’ diye konuştu.
Yılmaz, küresel ısınma konusunun, geleceğe yönelik büyüme politikalarında çok dikkatli şekilde değerlendirilmesi gerektiğini, çevre, enerji ve sanayi politikalarının küresel ısınma sürecinde nasıl yeniden ayarlanabileceğinin düşünülmesi gerektiğini ifade etti.
AB’nin Lizbon Stratejisinin 2010 yılında sone ereceğini belirten Yılmaz, 2020 yılı ile ilgili tartışmaların yapıldığını söyledi. Türkiye’nin bu tartışmaları dikkatli bir şekilde izlemesi gerektiğini belirten Yılmaz, şöyle devam etti:
‘Bu tartışmalarda yenilik stratejileri ön plana çıktı. Yerel düzey çok fazla vurgulanıyor. Artık makro politika yeterli değil. Rekabetçi dünyada yenilik yapmak istiyorsanız yerel düzeye inmek durumundasınız. Bütün ülkedeki potansiyeli harekete geçirmek gerekiyor. AB bölgesel politikaların bu anlamdaki önemini ön plana çıkarıyor. Biz bu konuda aslında son yıllarda GAP ve Kalkınma Ajansı ile önemli atılımlar yaptık. Üniversitesi olmayan ilimiz kalmadı. Önümüzdeki dönemlerde Anadolu’nun potansiyelini hayata geçirebiliriz. Bunun gayreti içindeyiz.’
Kalkınma ajanslarından çok şey beklediklerini belirten Yılmaz, bunların, bölgelerin potansiyelini ortaya çıkaracağını söyledi.

GAP EYLEM PLANI

GAP Eylem Planı’na da değinen Yılmaz, projenin önemli ivme kazandığını anlattı. Yılmaz, 400 kilometre uzunluğunda ana kanallar inşa edildiğini belirten Yılmaz, bunun, GAP’ın sulama sisteminin omurgasını oluşturduğunu kaydetti.
Yılmaz, ayrıca, bunun yanında 16 sulama şebekesinin yapımının ihale edildiğini, 1 milyon 178 bin hektar alanda toplulaştırma ihalesi yapıldığını söyledi. Bakan Yılmaz, bölgede eski eserlerin onarıldığını, 4 ilin cazibe merkezi ilan edildiğini, Sosyal Destek Programının uygulandığını anlatan Yılmaz, ‘Biz, GAP’ı sadece fiziki altyapı olarak görmüyoruz. Sosyal boyutunu, ekonomik boyutunu çok önemsiyoruz. Bölgede, ülkemizde huzur ve güven ortamının da pekişmesiyle bu kamu yatırımlarını özel sektör yatırımlarıyla, kalkınma ajanslarıyla destekleyeceğiz. Bölgeyi çok farklı bir noktaya taşıyacağız’ diye konuşt

Türkiye’de boşanmanın en az yaşandığı iller arasında Hakkari birinci, Bitlis ikinci sırada yer alırken, Bingöl’de 2008 verilerine göre 135 boşanma davası yaşandı.
Türkİye’de boşanmanın en az yaşandığı iller arasında Hakkari birinci, Bitlis ikinci sırada yer aldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)’nun 2008 verilerine göre Bingöl’de 135, Van’da 161, Muş’ta 76, Bitlis’te 38, Hakkâri’de 30 ve Ağrı’da 114 boşanma vakası kaydedildi. Resmi veriler ilginç bir gelişmeye daha işaret ediyor. Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki evlilik oranlarında düşüş gözlenirken, boşanmalar artıyor. Bölgede 2004′te 59 bin 342, 2005′te 65 bin 35, 2006′da 59 bin 850, 2007′de 57 bin 482 ve 2008 yılında da 56 bin 305 çift nikah akdi imzaladı. Bölgede 2008 yılında yapılan evlilik sayısı 2004′e göre yüzde 5.11 oranında düştü.
Bitlis’in Güroymak ilçesine bağlı Gölbaşı beldesinde ikamet eden 55 yıllık evli çift Salih ve Dilşah Okay, evliliği mutlu bir şekilde sürdürmek için saygı ve sevginin şart olduğunu vurguluyor. Okay çiftinin 9 çocukları ve 36 torunları var. Salih Okay, “Şimdiki gençler, evliliği oyuncak ve eğlence olarak gördükleri için boşanmalar fazla. Aileler çocuklarına evli-liğin kutsal olduğu konusunda gerekli bilgiyi veriyor. Gençler, televizyon ekranlarında evlenip kısa sürede boşanan sanatçıları örnek alıyor.” dedi.

İHD’den Müzik Programına Tepki

Posted by on Oca-29-2010

İnsan Hakları Derneği (İHD) Bingöl Şubesi Başkanı Nihat Aksoy, dün Dörtyol’da müzikli program yapan Samanyolu TV’ye tepki gösterdi. Aksoy yaptığı açıklamada, “Bingöl’de 22 Ocak 2010 Cuma günü karne aldıktan sonra tatil kitabı almak için Saray Mahallesi’ndeki Temel Yapı Konutları’nda bulunan evlerinden ayrılan ve bir daha haber alınamayan Zeynep Varış (13) ile dayısının kızı Asliye Ayaz (8)’ın cesetleri bulundu.
Bu iki kızımızın hazin bir şekilde ölmesi (veya öldürülmüş olması) bizleri derinden etkilemiştir. Bu trajik ölüm haberleri bizler için adeta bir matem günü olmuştur.
Durum böyle iken, Samanyolu Televizyonu (STV)’ nin ilimize gelerek televizyonları için Bingöl’ün tam orta yeri olan Dörtyol Parkı’nda “Bingöl Sokak Starını Arıyor” adıyla eğlenceli müzik programı yapması bizleri bir daha üzdü. Bu program daha önce düşünülmüş ise de böyle bir günde iptal edilerek ertelenmeliydi.
Samanyolu Tv’nin bu programlarını böylesi acı günde yapmalarını esefle kınıyorum.” dedi.

Etkili olan kar yağışı ve tipi nedeniyle Bingöl-Karlıova yolu ulaşıma kapandı.

Karayolları Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, Bingöl-Karlıova, Dereli-Şebinkarahisar, Cumaçay-Ağrı ve Göle-Kars yolları kar ve tipi nedeniyle ulaşıma kapalı bulunuyor.

Bodrum-Milas karayolunun 17. kilometresinde yolda meydana gelen hasar nedeniyle yolun bir şeridi trafiğe kapatılırken, ulaşım geliş yönünde tek şeritten sağlanıyor.

Afyonkarahisar-Çay karayolunun 42-49. kilometrelerindeki bölünmüş yol yapım çalışmaları nedeniyle sürücülerin trafik işaret ve işaretçilerine dikkat etmeleri gerekiyor.

–218 köy yolu ulaşıma kapalı–

Geçtiğimiz hafta Cumartesi gününden itibaren etkili olan kar yağışı ile birlikte Bingöl merkez ve ilçelerindeki 218 köy yolu ulaşıma kapandı.

Valilik İl Özel İdaresi Köye Yönelik Hizmetler Birimi’nden yapılan açıklamaya göre, kar yağışı sonucu merkezde 44, Adaklı‘da 32, Genç‘te 41, Karlıova’da 37, Kiğı‘da 25, Solhan’da 16, Yayladere’de 16 ve Yedisu’da  7 olmak üzere toplam 218 köy yolunun ulaşıma kapandığı bildirildi.
Açıklamada, ekiplerin yağışın sürmesi nedeniyle çalışma yapamadığı kaydedildi.