Kareronline.com

Yerelden Evrensele bir bakış…

Bingöl Video Reklam Alanı

İletişim için bingolvideo@gmail.com mail adresini kullanabilirsiniz

. Bingöl Sempozyumu hazırlıkları hızla devam ediyor. Sempozyuma çok sayıda bilim adamının katılacağı belirtildi. İşte sempozyuma dair ön bilgiler ve bazı detaylar…
Bingöl Üniversitesi’nin 17–19 Eylül 2010 tarihleri arasında düzenleyeceği ve Bingöl Belediyesi’nin de destek verdiği Bingöl Sempozyumu’na beklentinin üzerinde katılım başvurusu yapıldığı bildirildi.

Bingöl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gıyasettin Baydaş’ın verdiği bilgilere göre, bu yıl yapılacak 3. Bingöl Sempozyumu’nda, Bingöl ile ilgili 90’ın üzerinde bildirinin sunumu ve tartışması yapılacak. Bu bildirilerin yarısı başka üniversitelerden, yarısı da Bingöl Üniversitesi Öğretim Üyeleri tarafından sunulacak. Sempozyumda, Bingöl ile ilgili başta ekonomi, sosyal hayat, tarım ve hayvancılık olmak üzere, pek çok alanda yeni yapılmış bilimsel araştırma ve incelemenin sunumu ve tartışması yapılacak.

Bingöl Üniversitesi’nin ve Bingöl Belediyesi’nin ev sahipliğinde yapılacak olan Bingöl Sempozyumu ile ilgili Sempozyum Düzenleme Kurulu tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Daha önce resmi ve özel kişi ve kurumlar tarafından Bingöl ve çevresi hakkında iki sempozyum bir kolokyum düzenlenmişti. Bunlardan sonuncusunu Bingöl Üniversitesi de desteklemişti. Bu çalışmalar, Bingöl hakkında daha geniş çaplı araştırmalar yapılabileceğini, Bingöl ve çevresinin de buna ihtiyacı olduğunu ortaya çıkarmıştı. Böylece, Bingöl kamuoyunda sempozyumların devamı yönünde bir kanaat oluşmuş oldu. Bingöl Üniversitesi, sempozyumu düzenleyen diğer kurumlarla birlikte, 2010 yılında yapılacak Bingöl Sempozyumu’nun ev sahipliğini üstlenerek Bingöl ve çevresi ile ilgili çalışmaların bilimsel bir ortamda tartışılması ve değerlendirilmesini kararlaştırarak bu ihtiyaca cevap vermiş olmaktadır. Bingöl Üniversitesi, Bingöl Belediye Başkanlığı, Bingöl Valiliği ve Bingöl Araştırmaları Dergisi’nin katkılarıyla gerçekleştirilecek olan bu sempozyumun amacına ulaşmasını diliyor, Üniversite olarak Bingöl için böyle bir bilimsel çalışmaya öncülük etmekten mutluluk duyuyoruz.”

Sempozyum Düzenleme Kurulu tarafından yapılan açıklamada, sempozyumun 17–19 Eylül 2010 tarihlerinde Bingöl Kültür Merkezi’nde yapılacağı belirtildi. Sempozyumun, başta Ekonomi, Sosyal Hayat, Tarım ve Hayvancılık olmak üzere, bu ana başlıklar altında Bingöl ile ilgili her türlü yeni bilimsel araştırma ve inceleme konularında yapılacağını belirten Kurul, yapılacak Bingöl Sempozyumu’na, yukarıdaki alanlarda daha önce hiçbir yerde yayınlanmamış araştırmaların kabul edileceğini ifade etti.

Sempozyum Düzenleme Kurulu, tebliğlerin sunum süresinin 15 dakika olduğunu ve her oturumun sonunda tartışmalar yapılabileceğini belirterek sempozyum için, başvuru süresinin dolduğunu, daha önce gönderilmiş olan bildiri özetlerine ait sonuçların katılımcı araştırmacılara iletildiğini; bundan sonra tamamlanması gereken bildiri metinlerinin yine Üniversitenin web sayfasındaki başvuru formu doldurulmak suretiyle 20 Ağustos 2010 tarihine kadar sempozyum@bingol.edu.tr elektronik adresine gönderilmesi gerektiğini bildirdi.

Sempozyum Düzenleme Kurulu’nun bildirisinde, “bildirisi kabul edilen ve Bingöl dışından sempozyuma katılacak olanların ulaşım ve konaklama giderleri, sempozyumu düzenleyen kurumlar tarafından karşılanacaktır. 17–18 Eylül’de, aynı anda iki veya üç ayrı salonda bildiri sunumları ve tartışmaları yapılacaktır. 19 Eylül 2010 tarihinde Bingöl’ün doğal, tarihi ve turistik yerlerine gezi düzenlenecektir.” Bilgisine yer verildi. Sempozyum hakkında daha ayrıntılı bilgi edinmek ve başvuru formuna ulaşmak için www.bingol.edu.tr adresine bakılabileceği bildirildi.

Bugün başlayacak şenlikte, Halk Müziği Sanatçısı Özlem Özdil ve Gece Yolcuları Müzik Grubu konser verecek.
Bingöl Üniversitesi 20–21–22–23 Mayıs 2010 tarihleri arasında Bahar Şenlikleri düzenleyecek.

Konuyla ilgili Bingöl Üniversitesi’nden yapılan yazılı açıklamada şu bilgiler yer aldı: “Üniversitemizde 20–21–22–23 Mayıs 2010 tarihleri arasında Bahar Şenlikleri düzenlenecek. Bu kapsamda 20 Mayıs 2010 Perşembe günü saat 20.00’da Türk Halk Müziği sanatçısı Özlem Özdil, 21 Mayıs 2010 Cuma günü Gece Yolcuları müzik grubu birer konser verecek. Ayrıca şenliklerde halk oyunları, DJ gösterileri, animasyon ve yarışmalar, alt grup konserleri, müzik ve şiir dinletisi, tiyatro ve havai fişek gösterileri gerçekleştirilecektir. Programa tüm halkımız davetlidir.”

Üniversitelerde yeni fakülte, yüksekokul ve enstitü kurulmasına ilişkin Bakanlar Kurulu kararları Resmi Gazete’nin dünkü sayısında yayımlandı.
Bazı üniversitelere bağlı olarak yeni fakülte, yüksekokul ve enstitü kuruldu. Buna göre, Bingöl Üniversitesi’ne bağlı Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi kuruldu. Üniversitelerde yeni fakülte, yüksekokul ve enstitü kurulmasına ilişkin Bakanlar Kurulu kararları, Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı.

Buna göre, İstanbul Bilgi Üniversitesinde Bilişim ve Teknoloji Hukuku Enstitüsü, İstanbul Üniversitesinde Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi, Uludağ Üniversitesinde İnegöl İşletme Fakültesi, Bingöl Üniversitesinde Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi, Gümüşhane Üniversitesinde Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu, Tunceli Üniversitesinde Sağlık Yüksekokulu açıldı.

Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektörlüğü bünyesindeki Fen-Edebiyat Fakültesi kapatılarak, Fen Fakültesi ile Edebiyat Fakültesi ayrı ayrı kuruldu.

Ayrıca, Bakanlar Kurulu kararıyla Harran Üniversitesi’nde Teknoloji Geliştirme Bölgesi kurulacak yer tespit edildi. İstanbul Teknik Üniversitesi Arı Teknokent Teknoloji Geliştirme Bölgesi’nin (İTÜ Ayazağa Arı Teknokent-1) sınırları da yeniden belirlendi.

Karasu: Sondan ikinci sıradayız

Posted by on Şub-16-2010

Bingöl Sosyal, Kültürel ve Ekonomik Kalkınma Derneği (BİN-DER) Başkanı Doğan Karasu, “Abbas Güçlü, üniversitelerle ilgili bir araştırma sonucunu yayınladı. Kalite ve verimlilik açısından sondan ikinciyiz” dedi.
BİN-DER Başkanı Karasu, yaptığı yazılı açıklamada Bingöl Üniversitesi’ne ağır eleştirilerde bulundu. Her zenimde tarafsız, akademik kimliği ön plana çıkmış, hiçbir ideolojinin taraftarlığını yapmayan, her düşüncede insanların barınabildiği, fikir ürettikleri, banliyö üniversitesi olmayan bir üniversite talebini dile getirdiklerini söyleyen Karasu, bu taleplerinden dolayı zaman zaman tartışmalara taraf olduklarını ve beyanatlarda bulunduklarını ifade ederek, “Özgür, özgün, akademik kimliği ön plana çıkmış, her rengin kendisini rahatça ifade edeceği, Türkiye geleneğine uygun olmayan bir üniversite kuruluncaya kadar taraf olmaya devam edeceğimizi söyledik. Basına yansıyan iddialara göre rektör seçimi tamamen bölgecilik, lokal milliyetçi refleksler, akraba ve çevre telkinlerine göre yapılmıştır. Ve işin sorumlusu Sayın Cevdet Yılmaz’dır. Kendi bölge ve akraba çevresinin telkinleriyle bu tercihi yapmıştır. Biz akademik eğitiminden dolayı bu ihtimali güçlü bir ihtimal olarak görmüyoruz. Ve bu iddiayla ilgili olarak Sayın Cevdet Yılmaz’dan ve diğer milletvekillerimizden bir açıklama bekliyoruz. Aksi halde bizler ve tüm Bingöl kamuoyu bu iddianın doğruluğuna inanmaya başlayacaktır. Bingöl halkı asgari ücretle çalışan 3 elemanı noter kanalıyla, rektörü akraba, bölgecilik kriterleriyle seçiyorsunuz, hangisine inanalım, hangisi doğrudur demeye başlayacaktır” diye konuştu.

Halk arasındaki yaygın kanaatlerden birinin de Bingöl Üniversitesi’nin milliyetçi düşünce etrafında kadrolaştığı iddiası olduğunu belirten Karasu; “Asıl sorun burada. Nötr bir üniversite istiyoruz. Hiçbir ideolojinin tutsağı olmamış bir üniversite. Bu projenin Elazığ milliyetçileri ile Bingöl milliyetçilerinin Bingöl’ü bu kanalla Elazığ’lılaştırma projesi olduğu ifade ediliyor. Bingöl küçük bir vilayettir. Herkes herkesi tanıyor, istendiği halde derhal bilgi sahibi olmak mümkündür. Yine kamuoyunda Bingöl Üniversitesi’nin bir dayı-yeğen üniversitesine dönüştüğü kanısı hakimdir. Bu iddia doğruysa üniversitenin adını ‘Dayı-Yeğen Üniversitesi’ olarak değiştirelim. Oradaki ‘referanslar, gerçek kimlik tespitleri’ akrabalık ilişkilerinin çok daha üst seviyede olduğu gerçeğini ortaya çıkarır görüşü de kamuoyunda oldukça yaygın. Bingöl kamuoyu da ağırlıklı olarak bu görüşte. Dayı-yeğen ilişkisi rektör atamasından üniversitenin işleyişine kadar tüm süreçte belirleyici olmuştur. Bu iddia doğruysa bizler yıllarca Kemal Gürüz, Erdoğan Teziç’leri boşuna konuştuk, tartıştık. Aslında fırsatını bulduğumuzda her birimizin birer Kemal Gürüz, Erdoğan Teziç olma potansiyeli var. Üzgünüz ama, bu ülkenin gerçeği budur. İddiaya göre Baydaş soyadında 6 akademisyen varmış, bu doğru!. Gerçekten de öyle. Dayı, amca, hala, teyze çocukları ya da onlarında birinci, ikinci kuşak ve benzeri var mı? sorusunun cevabını da araştırıyoruz cevabını vermekle yetiniyoruz. Ne yapsınlar yani! Kaderlerinde profesör olmak varsa kim ne yapsın?! Kadere karşı mı geliyorsunuz?! Kaldı ki, bu ülkede sıvacının oğlu sıvacı, askerin oğlu asker, zurnacının çocuğu zurnacı olmuyor mu? Üstü kapalı bir tabakalaşma sistemi, kast düzeni her zaman var olmuştur. Doğrudur, Anadolu dan çalışarak vali olmuş insanlarda var, ama profesör, general ve benzeri olarak doğanlar da az değil yani” ifadelerini kullandı.

Abbas Güçlü, üniversitelerle ilgili bir araştırma sonucunu yayınladığını aktaran Karasu, yapılan araştırmaya göre kalite ve verimlilik açısından Bingöl Üniversitesi’nin sondan ikinci olduğunu belirterek, “Bingöl üniversitesi Tıp Fakültesi Olmayan Üniversiteler arasında 62’nci sıradadır. Yani, sondan ikinci sıradadır. Değerlendirme puanı 49 puan ve altıdır. 49 puan üst limittir. 2000 yılından sonra kurulan üniversiteler arasında 40’ncı sıradadır. Yani, sondan ikinci sıradadır. Değerlendirme 50 puan ve altı 50 puan üst limittir. İlkokullarda bile sıradanlaşan akıllı tahta olayı bu denli büyütülerek basına yansıtılacağına bu sıralamadan Bingöl kamuoyu haberdar edilseydi daha iyi olmaz mıydı? Anlayacağınız sondan bir önceki sıradayız, bizden sonra sadece Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi geliyor. Cevap verilirse veya soran olursa diğer tüm bilgileri kamuoyuyla paylaşırız. Biliyorum, Sayın Devlet Bakanımız kızacak, ‘Bingöl’ü bir tek siz mi seviyorsunuz ?’ diyecek ama bilsinler ki biz Allah’a hesap verme korkumuzdan dolayı bu gerçekleri dile getiriyoruz. Birilerinin Bingöl’ü sevmesinin niçin Sayın Bakanımızın zoruna gittiğini hala anlamış değilim” ifadelerini kullandı.