Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, Bingöl’ün Yedisu İlçesi Güzgülü Köyü’nde kurulan Cem Evi ve Kültür Merkezi’nin açılışını yaptı. Yılmaz, birlik ve beraberliğin önemine dikkat çekti.
Yedisu İlçesi Güzgüllü köyünde yapımı tamamlanan Cem Evi ve Kültür Merkezi törenle açıldı.
Açılış törenin; Devlet Bakanı Dr. Cevdet Yılmaz, Bingöl Valisi İrfan Balkanlıoğlu, Bingöl Milletvekili Kazım Ataoğlu, Adıyaman Milletvekili Şevket Köse, Bingöl Belediye Başkanı Serdar Atalay, Bingöl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gıyasettin Baydaş, AK Parti İl Başkanı Cevdet Çalbay, Yedisu Kaymakamı Mustafa Pala, Yedisu Belediye Başkanı Şerif Memioğlu, Yedisulular ve Güzgülü Köyü sakinler katıldı.
Programın açılış konuşmasını Cem Evi’nin yapılmasında büyük çaba harcayan Hasan Müldür yaptı. Müldür’ün akabinde konuşma yapan Cem Evi Dedesi Selçuk Sevin, Alevi veya Sünni diye bir dinin olmadığını vurguladı.
Alevilik üzerine yayınlar yapıldığını belirten Sevin: “İnancımızın temeli Allah, Muhammed ve Ali’dir. Bizler, Sayın Bakanımız Cevdet Yılmaz buradayken kendisine taleplerimizi iletelim. Biz, Anayasadaki haklarımızın verilmesini, zorunlu din derslerinin kaldırılmasını, Ehlibeyt dergâhlarının bütçeden pay almalarını, üniversitede Alevilik kürsüsünün açılmasını ve cem evlerinin ibadethane olarak kabul edilmesini istiyoruz” dedi.
“Bu köye ilk defa geldim ve emrinizdeyim”
Törende konuşan Bingöl Valisi İrfan Balkanlıoğlu ise, Yunus Emre ve Hacı Bektaşi Veli’den örnekler verdi.
Balkanlıoğlu: “Herkim olursa olsun, yakıcı ve yıkıcı olmamak suretiyle, inancını özgürce yaşamalıdır. Bu insanca yaşam için gereklidir. Bu güne kadar bazı düşünce ve inançlar, özgürce inançlarını yaşayamadılar maalesef. Türkiye, son yıllarda, bu konuda önemli adımlar attı. Ve demokratik temelde, herkes inancını özgürce yaşayabilecek. Her şeyin insan kaynaklı odluğunu, dünyada bulunan hiçbir şeyin gerçek sahiplerinin kim odluğunu, Yunus Emre ve Hacı Bektaş-i Veli açık bir şekilde ifade etmişlerdir. Yunus Emre derki; “Mal sahibi, mülk sahibi, Hani bunun ilk sahibi” diye sorar. Hacı Bektaşi Veli derki; Şeriatta; “Bu senindir, bu benimdir” Tarikatta; “Hem senindir, hem benim” Hakikatte ise; “Ne senindir, ne benimdir” der. İnsanlar bu temelde hareket ederse, dünyadaki her şeyi bir gün bırakıp gideceğini çok iyi bilirler. Bur da insanlar, köyleri için bir yapı inşa ettiler. Ben o hayırsever vatandaşlara teşekkür ediyorum. Ben bu köye ilk defa geldim ve emrinizdeyim” dedi.
“Bingöl’de bir ilk gerçekleştirilmiştir”
Cem Evi açılışının çok güzel birlik ve beraberlik manzarası olduğuna dikkat çeken Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz: “Bu manzara yapılan bu güzelliğe partiler üstü, siyaset üstü bakmanın çok güzel bir göstergesinin ifadesidir. Bu bakımdan gerçekten çok büyük mutluluk duyuyorum. Cem evinin açılışına katılmaktan şeref, onur duyuyorum. Bingöl’de bir ilk gerçekleşiyor. Bu açıdan da cem evi açılışını çok önemli görüyoruz. Tabi bir ilk derken yanlış anlaşılmasın. Bingöl’de Alevi kardeşlerimiz inançlarını, kültürlerini yüzyıllardır sürdürüyorlar. Değişik mekânlarda, belki adı konulmamış bir şekilde yapıyorlardı. Ama bu açılışla adını koyarak günümüzün şartlarında güzel bir adım atıldı. Özellikle liderlik ve öncülük yapanlara, katkıda bulananlara, maddi, manevi destek sağlayanlara teşekkür ediyorum. Az önce Alevi dedelerimizden biri çok güzel mesajlar verdi. Bence en önemlisi hepimizin altını çizdiği mesaj şudur. Bu anlamda Alevi Bektaşi kültürünün insana yaptığı vurgu, manevi değerlere yaptığı vurgu, sadece Alevi kardeşlerimizin değil aslında hepimizin ortak değerleridir. Tabii ki bu vurgular özelde onlarındır ama genelde hepimizindir. Bundan da nasibimizi almak durumundayız” dedi.
“Bingöl çok güzel bir geçmişe sahip”
Bingöl’ü güzel bir örnek olarak gösteren Devlet Bakanı Yılmaz: “Bu anlamda, bu günkü çağdaş dünya dediğimiz demokrasi, insan hakları, evrensel hukuk bütün bunları aslında medeniyetimize, atalarımıza baktığımızda görüyoruz. Bingöl’ü güzel bir örnek olarak alabiliriz. Bırakın Aleviliği-Sünniliği, değişik dinlerde, Kürt, Zaza çok farklı dillerde, etnik gruplarda insanları, Müslüman’ı, Hıristiyan’ı, değişik coğrafyaların insanları yüzyıllarca bir arada yaşayabilmişler. Bununla hepimizin iftihar etmesi lazımdır. Birbirleriyle ötekileştirilmeden, birbirlerine zulüm etmeden, birbirlerine önyargılarla bakmadan, bir arada yaşayabilmişler, komşu, kirve olmuşlar, evlenmişler, iş kurmuşlar hep birlikte bu hayatı paylaşmışlar. Bunlarla gerçekten iftihar ediyoruz. Bingöl, bu anlamda Türkiye’ye örnek olabilecek bir ilimiz. Çok güzel geçmişe sahip olan bir ilimiz. Geçmişte yapılan yanlışları hep birlikte kınayarak bunları söylüyorum. Gerçekten güzel insanlarımız var, güzel anlayışımız ve tarihimiz var. Bunun üzerine de geleceği çok rahat inşa edebiliriz. Medeniyetimizi, maneviyatımızı bugünkü insanlığın evrensel hukuki değerleriyle de birleştirdiğimizde çözemeyeceğimiz hiçbir sorun yoktur. Alevi dedelerimiz birkaç konuya değindiği için son dönemlerde Alevi açılımı olarak kamuoyunda bilinen çalışmalarla ilgili birkaç şey söylemek istiyorum. Bu ve çok değişik konularda olduğu gibi demokratikleşme dediğimizde Kürt konusu da gündeme geliyor. Gayrimüslimlerin sıkıntısı da gündeme geliyor. Yoksul kesimlerin, dışlanmış kesimlerin, işsizlik sıkıntısı yaşayan vatandaşların sıkıntıları gündeme geliyor. Bu kapsamda önemli çalışmalar yaptık. Birçok çalıştaylar düzenledik. Bilim adamlarıyla, siyasetçilerle, kanaat önderleriyle, çok değişik yetkililerle çalışmalar yapıldı. Buralardan gerçekten ortaya güzel fikirler çıktı. Ama bu fikirlerin altını daha fazla doldurmak gerekiyor. Alevi vatandaşlardan farklı fikirler var, hepsi aynı fikirde kalmıyorlar. Bunların bir noktada buluşması ve devletin de bunları dikkate alarak gerekli düzenlemeleri yapması yolunda bir süreç başlamış durumda. Zannediyorum bu süreç akılla, bilimle, sabırla, metanetle sonuca ulaşacaktır. Hacı Bektaş-ı Veli’nin dediği gibi ‘Murada ermek sabırla olur, acelecilikle değil, telaşla değil’ ama insanın özgür bir şekilde konuşmasıyla tartışmasıyla değişik fikirlerin bir araya gelmesiyle bunun şeffaf şekilde olmasıyla olur. Bir takım işler gizli kapaklı olursa önyargılar büyür. Ne kadar şeffaflık olursa, ne kadar insanlar birbirlerini tanırsa o kadar önyargıların önüne geçilir” ifadelerini kullandı.
“Alevilik enstitüsü kuracak”
Bingöl Üniversitesi’nin Alevilik Enstitüsü kurmak için çalışmalar yaptığını hatırlatan Bakan Yılmaz: “Alevi dedelerimizden biri Bingöl Üniversitesi’nde Alevilik Enstitüsünün açılmasını istedi. Bu konuda araştırma yapılmasını isteyerek durumu rektöre ilettik. Böyle bir başvuru yaptıklarını öğrendik. Bu konuda da rektörümüzü tebrik ediyoruz. Gerekli yerlere başvurular yapıldı. Biz burada Bingöllüler olarak hep birlikte birbirimize sahip çıkacağız. Çünkü biz hep biriz. Ortaklıklarımız, farklılıklarımızdan çok daha fazla. Farklılıklarımızı da zenginlik olarak görüp birbirimize kenetleneceğiz” şeklinde konuştu.
Program, Güzgüllü Cem Evi ve Kültür Merkezi açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından yapılan ikram ve sema gösterileriyle son buldu.