Kareronline.com

Yerelden Evrensele bir bakış…

Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından vatandaşlara çevre bilincini aşılamak maksadıyla bütün Türkiye’yi dolaşacak olan Seyyar Eğitim Aracı 4 Mayıs’ta Bingöl’de olacak.
Bingöl merkez İş Bankası karşısında Hükümet Caddesi’nde vatandaşlarla buluşacak olan Çevre Eğitim Aracı ilköğretim öğrencilerine, Hacivat ve Karagöz eşliğinde çeşitli oyunlar oynatarak, atık pil ve çevreyi koruma konusunda bilgiler verecek.

Çevre Eğitim Aracının ilerleyen günlerde Bingöl’e gelip bilgilendirme yapacağını belirten İl Çevre ve Orman Müdürü Bedrettin Taşkesen: “Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından halkın bütün kesimlerinde çevre bilincinin geliştirilmesi maksadıyla, “Çevre Orman Seyyar Eğitim Aracı” projesi yürütülmektedir. Bu Proje kapsamında söz konusu eğitim aracı 04 Mayıs 2010 tarihinde İlimizde olacak ve Bingöl merkez İş Bankası karşısında Hükümet Caddesi’nde konuşlanarak halkımıza gerekli eğitim ve tanıtım çalışmaları yapılacaktır. Ayrıca Proje kapsamında Sincap Çocuk Tiyatro grubu tarafından İlimiz Kültür Merkezi salonunda Milli Eğitim Müdürlüğü’nün belirleyeceği öğrencilere tiyatro gösterimi sergilenecektir. Araç daha sonra 05 Mayıs 2010 tarihinde Karlıova İlçemizde tanıtımlar yaptıktan sonra ilimizden ayrılacaktır. Bu etkinliğe tüm halkımız davetlidir” dedi.

Projenin konusu

Çevre ve Orman Bakanlığı’nın temel görevlerinden biri; öğrenciler, öğretmenler, sanayiciler, yerel yöneticiler, ev hanımları gibi toplumun tüm kesimlerine su tasarrufu, çevrenin korunması, ağaçlandırmanın önemi orman yangınlarının önlenmesi konularında gerekli eğitimi vermektir. Çevre ve Orman Bakanlığı’na ait 5 adet tır, özel olarak giydirilip hazırlanarak, çevre bilincini yükseltmek amaçlı eğitimler vermek üzere 81 ilimizi gezecek.

Projenin Hedef Kitleleri:

Öğretmenler ve öğrenciler, Yerel yönetim temsilcileri, Sanayi ve Ticaret Odaları / Meslek Odaları, KOBİ’ler ve küçük esnaf, ev hanımları ve daha temiz bir dünya için destek vermeye hazır bütün vatandaşlar.

Projenin Amaçları• Su kaynaklarımızın israf edilmeden kullanılması için farkındalık yaratılması.• Ülkemizdeki doğal zenginliklerin, bitki ve hayvanların korunması.• Ormanların her türlü tehlikelerden korunması. • Yeşil bir Türkiye’nin tesisi için ağaçlandırma çalışmalarına önem verilmesi.• Temiz bir çevre için yapılan çalışmalara katılımın sağlanması ve vatandaşlarımızın gerekli bireysel tedbirleri alması için bilgilendirilmesi.• Hayatımızı etkileyen meteorolojik olaylar konusunda bilgi sahibi olarak gerekli tedbirlerin alınmasının sağlanması.• Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülmekte olan projelerin vatandaşlarımıza anlatılarak projelere dair görüş ve önerilerinin alınması.Çevre ve Orman Seyyar Eğitim Aracı• Toplam 85 m2 alanı kapsayacak Çevre Orman Seyyar Eğitim Aracı’nda eğitici sunum ve filmler yayınlanacak.• Kişinin Karbon Ayak İzi ölçülebilecek.• Proje kapsamında tiyatro gösterileri, çevre konulu şarkı, şiir yarışmaları düzenlenecek.• Fidan dağıtımı ve dikimi yapılacak.

Geçen hafta atandığı görevine başlayan Bingöl Doğum ve Çocuk Bakım Hastanesi’nin yeni başhekimi Uzman Doktor Aydın Budunoğlu, Doğum Hastanesine atanan ilk Bingöllü doktor olma unvanını kazanmış oldu.

Bingöl Doğum ve Çocuk Bakım Hastanesi’nin çiçeği burnunda Başhekimi Aydın Budunoğlu, basın mensupları ile bir araya geldi. Makam odasında gazetecilerle bir araya gelen Budunoğlu, görev yapacağı süre boyunca herkese eşit bir yaklaşım ve adaletli bir yaklaşım sergileyeceğinin altını çizdi.

Hastanede sadece 1 ambulans var

Solhan Devlet Hastanesinde yaklaşık bir yıl başhekim olarak görev yapan Aydın Budunoğlu, Doğum Hastanesi için şimdiden kolları sıvadı. Hastanede genel bir inceleme yaptığını belirten Budunoğlu, hastanede en büyük eksikliğin ambulans sıkıntısı olduğunu ve bunun en kısa sürede giderilmesi gerektiğini söyledi. Hastanede sadece bir ambulansın olduğunu ifade eden Budunoğlu, hasta taşınmasında bu eksikliğin pürüz çıkartabileceğini kaydetti. Budunoğlu, “ Hastanemiz yeni olması itibariyle bazı eksiklikler mevcuttur. Özellikle ulaşımdan dolayı vatandaşlardan şikâyet geliyor. Hastaneye gelen yol kötü bir durumdadır. Tabi bu da hastanenin yeni taşınmasından kaynaklanıyor. Yetkililerimiz bu sorunda çözüm bulacaklardır. Bunun yanı sıra çevre düzenlemesi yapacağız. Bunun için Çevre ve Orman Bakanlığı 5 çeşit olmak üzere hastanemize 2 bin 200 fidan tahsis etmiştir. Hastanemiz fiziki açıdan bölge hastaneleri açısından önemli bir konumdadır. Bu binanın özenli bir şekilde dizayn edilmesinde elbette Sayın bakanımız Cevdet Yılmaz, Milletvekillerimiz Yusuf Coşkun ve Kazım Ataoğlu ve Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Turan Bozgan’ın çok büyük emekleri vardır. Bundan dolayı sayın bakanımız, milletvekillerimiz ve müsteşarımıza halkımız adına çok teşekkür ediyorum”şeklinde konuştu.

Budunoğlu’nun Bingöllü olması ve Zaza’ca bilmesi Türkçe bilmeyen hastalar açısından çok olumlu bir karar olduğu belirtildi. Geçtiğimiz yıllarda sadece birkaç aylığına Bingöl Devlet Hastanesine başhekim olarak atan İlhan Çakabay, Bingöl tarihinde ilk Bingöllü başhekim olmuştu.

Çakabay’dan sonra Doğum Hastanesine başhekim olarak ataması yapılan Budunoğlu, hastalara karşı olan yakın ilgisi ve görevinde olan disiplinli yapısıyla tanınan başarılı bir doktor. Uz. Dr. Aydın Budunoğlu, görev yaptığı hastanelerde özellikle vatandaşlarla olan diyalogundan dolayı takdir toplayan bir isim olduğu ifade edildi.

Aydın Budunoğlu Kimdir?

1972 Bingöl Erentepe Köyünde Doğdum, Bingöl Lisesinden mezun oldum. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesini okudum. Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Aile Hekimliği Uzmanlığını yaptım 1,5 yıl Solhan Devlet Hastanesinde çalıştım bunun 1 yılını başhekim olarak yürüttüm.

Su Arızası Giderildi

Posted by on Oca-27-2010

Önceki gün etkili olan yağışların ardından heyelan sonucu zarar gören Kürük içme suyu isale hattı Bingöl belediyesi’nin yoğun çalışmaları sonucu onarıldı.

25 Ocak 2010 Pazartesi günü Soğukçeşme ve Çobantaşı civarında etkili olan kar nedeniyle heyelan sonucu zarar gören Kürük suyu isale hattında çatlayan boruları Bingöl belediyesi Su Şebeke Amirliği ekipleri, Bingöl Belediye Başkan Yardımcısı Orhan Bozgan ve 15 kişilik çalışma ekibi ile olay yerine giderek yoğun çalışmalar sonucu borular onarıldı.. Önceki gün Sabah saatlerinde başlan çalışmalar gece boyunca devam etti. Çalışmalar sonucu arıza dün sabah saat 07:20’de giderildi. Yapılan yoğun çalışmalar sonucunda heyelan nedeniyle iki yerde oluşan çatlak, kaynak yapılarak onarıldı. Dün şehir merkezinde kesilen su tekrar musluklardan akmaya başladı.
Bingolonline

Karne konusunda aileleri uyaran İl Milli Eğitim Müdür Vekili Ali Berdibek, “Çocuğunuzun kendine güvenmesini sağlayın, kırık notu olsa da çocuğunuzu sevin” dedi.

2009-2010 Eğitim-Öğretim yılı yarıyıl tatili dün başladı. Bingöl’de 392 ilk ve orta dereceli okulda bin 962 derslikte yaklaşık 3 bin öğretmen ve 60 bin 649 öğrenci ile eğitim-öğretime ara vererek karne aldı. 2009-2010 yarıyıl tatili 5 Şubat 2010 tarihinde sona erecek.

Karne ile ilgili aileleri çocuklarına kötü davranmamaları yönünde uyaran İl Milli Eğitim Müdür Vekili Berdibek, öğrencinin kırık notu olsa da ailesi tarafından sevilmesinin son derece önemli olduğunu söyledi.

Karnenin her şey olmadığına dikkat çeken Berdibek, annelerin ve babaların dikkat etmesi gerekenleri şöyle açıkladı:

“En önemlisi çocuğun bireysel özellikleri, genel kapasitesi ve güçlü olduğu alanlar gelmelidir. Artık sadece bir tek zeka veya yetenek olmadığını biliyoruz. Bu nedenle, çocuk, örneğin matematik dersinde zorlanmakta ise onun yeterince akıllı olmadığını düşünmek hatadır. Bir çocuğun sözel veya sayısal alanlara, müziğe, spora veya doğa bilimlerine karşı bir eğilimi olabilir. Ancak okul ortamı içinde kendisinden çok çeşitli alanlarda eşit derecede başarılı olması beklenir. Çok az kimse birçok değişik alana eşit derecede ilgi duyabilir, dolayısıyla da bazı alanlara doğası gereği kendini daha yakın hisseder, diğerlerini de mecbur olduğu için öğrenir. Ailelerin fark etmesi gereken çocuğun çok da yatkınlığı ya da merakı olmadığı halde, bir konuda bir şeyler öğrenme konusunda ne kadar çaba gösterdiğidir. Çocuk o dersi önemser ve anlamak için elinden geleni yaparsa, çaba gösterirse artık getirdiği karne notunun pek de önemi kalmaz.”

Herkesin çocuğunun karnesini eline aldığında mutlu olduğunu ve gururlandığını hatırlatan Berdibek, karnedeki notları zayıf olan çocukların da güçlük yaşamış olabileceğine işaret etti. Çekilen güçlüğün hayatın bir gerçeği olduğunu vurgulayan Berdibek, “Çocuğumuz karnesiyle geldiğinde bir veya birkaç kırık notu olması onu sevmememizi gerektirmez. Çocuğa çok sert tepki gösterelim, hatta dövelim ki o da durumun önemli olduğunu anlasın derslerine çalışsın diye düşünüp çocuğa karşı çok katı tutuma giren anne babalar çocuklarının ruhsal durumunu tehlikeye attıklarını düşünmelidirler. Aile çocuğa zayıfları için kızabilir. Ama çok katı ve ağır tepkiler çocuğu korkutabileceği gibi, ürkütebilir ve çocuğu dersten ve okuldan soğutabilir. Çocuğun kendine güvenini olumsuz yönde etkileyebilir. Bu hiç istenmeyen bir durumdur. Çocuğa zayıfından dolayı kızmalı. Ama onunla konuşup, yardımcı olabileceğinizi de göstermeli, ona destek olacağınızı anlatmalısınız.” görüşlerine yer verdi.

KIRIK NOT HAYATIN SONU DEĞİL

Karnede zayıf olmasının hayatın sonu anlamına gelmediğine dikkat çeken Berdibek, konuşmasına şöyle devam etti:

“Bu zayıflar düzeltilebilir. Ailelerin yapması gereken çocukla ile ilgili olmak, onları günü gününe takip etmektir. Okul aile işbirliği her zaman istenilen bir çalışmadır. Bu çalışmada okul aile ile her yönden işbirliği içinde olursa çocuğa daha fazla yardımcı olunabilir. Zaten ana amaç da çocuğu en iyi şekilde eğitmektir. Bütün bu yazıların aşağı yukarı bir amacı var. Karne dönemi pek çoğumuz gazetelerde okumuştur; intihar eden ilkokul veya ortaokul öğrencilerinin acı sonunu. Bir ağır sonuç intihar, diğer bir ağır sonuç ise evden kaçmadır. Çocuk karnesini annesine veya babasına göstermekten öylesine korkar ki, çareyi evden kaçmakta bulur. Bu yolda kötü niyetli kişilerce su istimal edilir. Bu tehlikeli sonuçları yaşamamak için lütfen aceleci olmamaya çalışalım. “Hışımla kalkan zararla oturur” atasözünü unutmadan dayak ve ağır cezalandırma yolunu değil; işbirliği, anlayış, destek ve yardım, konuşma, anlamaya çalışma yolunu seçelim. Kimi öğrencimizin içi rahat, kimi öğrencimiz çok ince hesaplar içinde. Bazısı kendi durumunu düşünürken bazısı nasıl tepkiler alacağını düşünüyor. Bir karnenin iyi veya kötü olması neye göre değerlendirilir? Bu değerlendirme öncelikle, doğal olarak karnede kaç kırık, kaç geçer not olduğuna bakılarak yapılır. Genellikle de içinde kırık not olmayan karne “iyi” karne olarak değerlendirilir. Diğer bütün performanslar gibi karnedeki duruma bakarak bir öğrenciyi, bir insanı değerlendirmek, yani sadece sonuçtan yola çıkarak bir yargıya varmak anneleri ve babaları yanlış noktalara götürebilir. Karne bir sonuçtur ve bir anlamı vardır, önemli olan bu sonuca götüren süreci iyi değerlendirmektir.”