Kareronline.com

Yerelden Evrensele bir bakış…

Bingöl Devlet Hastanesi’nde görev yapan Üroloji Uzmanı Dr. Erdal Benli, ülkemizin de üzerinde bulunduğu coğrafya üzerinde taş hastalığına oldukça sık rastlanıldığını belirterek, hastalığın insanlık tarihi kadar eski olduğunu söyledi.

Bingöl Devlet Hastanesi’nde görev yapan Üroloji Uzmanı Dr. Benli, oldukça sık rastlanılan taş hastalığı konusunda gazetemiz muhabirine açıklamalarda bulundu. Taş hastalığı insanlık tarihi kadar eski bir hastalık olduğunu söyleyen Benli, Mısır’da El Amrah’daki bir mezarda MÖ 4800 yıllarından kalma bir erkek iskeletinde mesane taşı bulunduğunu ve mesane taşı ameliyatları MÖ 1500 ‘lerde Hintliler tarafından yapıldığını hatırlattı.

Erişkin insan nüfusunun yüzde 4’ünde hayatları boyunca, bir veya daha fazla böbrek taşı hastalığı görüldüğünü belirten Benli, “İlk defa taş hastalığı tanısı alan bir hastanın bu taş atağını geçirdikten sonra 10 yıl içinde %50 oranında tekrar taş hastalığı geçirme ihtimali vardır, taş hastalarının bu hususu unutmamaları gerekir. Bunun için hasta ve doktor işbirliği oldukça önemlidir. Ülkemizin de üzerinde bulunduğu coğrafya üzerinde taş hastalığına oldukça sık rastlanmaktadır. Taş oluşumu tam olarak anlaşılamamıştır ancak ailesel geçiş, yaş, cinsiyet, coğrafi durum, hava ısısı ve iklim, su tüketimi, diyet, meslek gb nedenler en çok dikkati çeken sebeplerdir. Taş hastalığında kilit olaylardan biri kristalizasyon ve ardından meydana gelen agregasyon(çökme)dur. Kristalizasyon deyince basitçe anlaşılması gereken: kristalize olma özelliği olan bir madde suya azar azar ilave edilince önce bu madde suda erir ve madde eklemeye devam edildiğinde artık bu madde suda erimeden çökmeye başlar işte bu noktada ilk kristaller görülür ki bu sıvı doydu (satüre oldu) anlamına gelir. Sonuçta idrar bir madde ile satüre olduğunda kristaller böbreğin küçük kanallarında oluşmaya başlar ve taşın ilk hali olan bir çekirdek oluşur. Taş oluşumunda kritik nokta oluşan kristal ve çekirdeğin böbrekte birikmesidir aksi halde idrar ile bu yapılar uzaklaştırılır. Böylece taş oluşumu için kristal-çekirdek yeterli süre böbrekte kalamaz ilerde bahsedileceği gibi fazla su tüketimi işte bu noktada hayati rol oynar. Yani böbrek taş oluşturan etkenler ile taşın oluşumunu engelleyen faktörler arasında bir savaş alanı olarak düşünülebilir” dedi.

Hastaların genelde doktora gece oluşan şiddetli, kıvrandırıcı ve hiçbir pozisyonda hastaya rahat vermeyen yan ağrısı, bulantı, kusma, idrarda kanama, idrarda yanma bazen karın ağrısı gibi çok değişik şikayetlerle; bazen de arada bir oluşan hastayı fazla rahatsız etmeyen müphem karın ve sırt ağrısı gibi şikayetlerle geldiğini ifade eden Benli, bu tür ağrılarla doktora gelen hastaların durumu belirlendikten sonra tedaviyi belirleyen en önemli husus taşın yerleşimi, büyüklüğü, enfeksiyon varlığı, hastanın ağrısı, böbreğin etkilenme düzeyi durumlarına bakılarak tedavi uygulandığını kaydederek, “Hastanın acil tedavisi yapıldıktan sonra en önemli husus taşın kimyasal yapısının tespitidir. Tedavi izlem ile başlayan ve cerrahiye kadar uzanan bir süreci kapsar. Önemli husus her taş hastalığı aktif tedavi gerektirmez. Şok dalgaları (ESWL) ile taşların kırılması taş tedavisinde önemli bir yer tutar” diye konuştu.

‘Taş kırma (ESWL) böbreğe zarar verir mi?’ sorusunu yanıtlayan Benli, “Şu nokta iyi bilinmelidir ki yan etkisi olmayan ve mükemmel olan bir tedavi yöntemi henüz bulunamamıştır. Ancak tedavide hasta için kar-zarar oranına bakılır ve hasta için en doğru tedavi yöntemi bulunmaya çalışılır. Tabii ki taş kırmanın da istenmeyen yan etkileri vardır ve bazı durumlarda ve uyumsuz hastalarda arzu edilmeyen sonuçlara sebep olabilir. Ancak taş tedavisinde 20 yılı aşkın süredir kullanılan ve yeri doldurulamayacak kadar önemli bir tedavi şeklidir. Başarısı taşın yerleşimine, taşın yüküne, taşın yapısına ve hastaya bağlıdır” ifadelerini kullandı.

Taş hastalarına önerilerde bulunan Benli, “Böbrek taşının sebepleri araştırılmalı mümkünse neden ortadan kaldırılmalıdır. Hastalar taş hastalığının tekrarlayıcı olduğunu ve tedavide kendilerinin çok önemli rol oynadığını ve taş hastalığından nasıl korunacakları konularını çok iyi kavramaları gerekir. Artmış idrar miktarı taş oluşumunu taşın cinsine bakılmaksızın azaltır. Günlük idrar çıkışı 2 litre ve üzeri olacak şekilde sıvı tüketimi arttırılmalıdır. Hastalar sık olarak sıvı alamadıklarından şikâyet ederler; sıvı tüketimi alışkanlıkla ilgili bir husustur bu nedenle yanlarında sürekli bir su şişesi taşımalarını ve su içmek için susamayı beklememelerini, su içme alışkanlığını kazanmalarını onlara şiddetle tavsiye etmekteyiz. Az şekerli limonata ve portakal suyunun idrardaki sitrat denen bir maddeyi arttırarak taş oluşumunu engellediği bilgilerimiz arasındadır. (Örneğin 6-8 bardak limonata) Aşırı hayvansal proteinlerin tüketimi, artmış bel çevresi ve kilo alımı, hareketsiz bir yaşam tarzı taş oluşumunu kolaylaştırır, yürüyüş, bisiklete binme vb spor faaliyetlerini hastalara şiddetle öneriyoruz.Akılda kalması gerekenler; ağrı oluştuğunda sağlık merkezine ulaşılamazsa ağrı kesiciler, sıcak su kompresleri yada sıcak duş hastayı rahatlatır. Yine bir akupunktur yöntemi olarak kullanılan aku-basınç noktaları kısa süreli ağrıyı azaltmada etkili olabilir, her iki başparmağın belirtilen noktalarına 2-3 dakika süre ile masaj yapılır (Başparmak kenarlarındaki tırnağa yakın noktalar). Çok önemli bir nokta sıvı alamadıklarında, uzun süreli ve yüksek seyreden ateş durumlarında ve özellikle tek böbrekli hastalar mutlaka sağlık kuruluşuna müracaat etmelidir” şeklinde konuştu.

Bingöl Devlet Hastanesi’nde taş hastalığı ile ilgili neler yaptıklarını anlatan Benli, “Taş kırma (ESWL) işlemleri, açık ve kapalı taş cerrahisi uygulanmaktadır. Kapalı (URS) taş cerrahisi rutin uygulamalar arasındadır ve hastalar cerrahinin aynı ya da ertesi günü evlerine gitmektedirler” ifadelerine yer verdi.

Balyoz’a Balyoz Gibi Cevap

Posted by on Oca-25-2010

ki gündür Türkiye’nin gündemine oturan Balyoz darbe girişimine Bingöl’den tepkiler çığ gibi oldu. Sivil Toplum Örgütleri ve Bingöl Barosu, bu planını demokrasi ve hukuk cinayeti olarak görüyor. Taraf Gazetesi’nin yayımladığı Balyoz Planı‘na göre, Türkiye genelinde sıkıyönetim ilan edilmesi ve darbeye zemin oluşturulmasını hedefleyen cuntacılar, bunun için çok sayıda insanın ölmesine yol açabilecek kanlı eylemler gerçekleştirecekti. Fatih ve Beyazıt camilerinin en kalabalık olduğu cuma namazı sırasında bombalanması, cübbeli ajanlara askerî hava müzesinin bastırılması, Türk jet uçağının düşürülerek pilotun şehit edilmesinin ardından Yunanistan’ın tahrik edilmesi gibi unsurların yer aldığı kaos planı, kamuoyunun tepkisini çekti. Bingöl’de de sert bir tepki çeken darbe iddiası hakkında görüşlerini aldığımız STK’lar, darbe girişimlerinin ülkeye büyük zarar verdiğini açıklıyor.

İşte Bingöl Sivil Toplum Örgütleri’nin açıklamaları: BİNGÖL BAROSU BAŞKANI AVUKAT ERDAL AYDEMİR:

“Ülkemizde demokrasi ve hukuk cinayeti olduğu anlaşılmıştır. Eğer bu iddialar gerçekse tarihten bu yana geçirdiğimiz, yaşadığımız tehlikelerin yanında planlanıp yapılmayanlar da var. Darbenin ülkeye, demokrasiye, ülke insanına, ülkede yaşayan bütün halklara zulüm, ölüm ve işkence dışında hiçbir şey vermediği açıktır. Tabi bunda sağ, sol, etnitize ayrımına gidilmemeli, Darbeler bu ülkede yaşayan herkesin zarar görmesine neden olur. Kaldı ki ülke ekonomisinde 20–30 yıllık gerilemeler yaşatır. En önemlisi ülkemizin uluslar arası alanda kabul edilmiş hukukun üstün ilkelerini esas alan eşitlik, özgürlük temelinde gelişmesini engellemiştir. Darbelerin bu ülke ekonomisine, demokrasisine bu güne hiçbir katkısı olmamıştır. Olamaz da. Ülkemizde demokrasi ve hukuk cinayeti olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca darbeler, darbeleri yapan kurumları da yıpratmakta ve zarar vermektedir.”

MEMUR SEN BİNGÖL BAŞKANI ABDURRAHMAN ENSARİ:Cumhuriyeti korumak bahanesiyle, demokrasiyi korumak bahanesiyle camileri bile bombalamayı planlayanlardan ne beklenebilir ki. Bu ülkede demokrasiyi ve özgürlüğü isteyenler darbeciler ve cuntacılar kadar cesur olmalı. Demokrasinin ve cumhuriyetin asıl düşmanları onlardır. Demokratik açılım sürecinin başlaması ile birlikte ülkede kaos çıkarmak isteyen bazı güçlerin eylemlerini arttırdı. Şimdi görüyoruz ki bu oyunlar görünenlerden çok bilmediğimiz ve yeni ortaya çıkan çirkin oyunlarla dolu. Bizi, ülkemizi ne hale getirmeye çalışmışlar. Herkesin bu oynanmak istenen oyunlar karşısında dikkatli olması gerekiyor. Bunların bir bir ortaya dökülmesi her gün karanlıklardan aydınlığa çıkışımızın yoludur. Hiçbirimizin olanların hiçbirine sessiz kalmaması lazım.”

BİNGÖL GÜLDEREN ÇALIŞANLAR DERNEĞİ BAŞKANI SELAHATTİN BULUT:

“Fatih Camisini bombalayıp, kendi ülkemizin jetlerini düşürmek isteyerek ülkeyi kaosa sürüklemek isteyen zihniyetleri esefle kınıyorum. Bu tür planların artık ülkemizde gizli kalması mümkün değildir. Bu planları yapanlar, ülkemizin gücünü görmeliler. Bu ülke yıllardır neler çekmiş, ülkemizin üzerinde ne oyunlar oynanmış ve ne oyunlar oynanmak istenmiş hepsi bir bir ortaya çıkıyor. Bugüne kadar o kadar darbe teşebbüsü ortaya çıkarıldı ki. Birinci darbe iddiasında şüphe duyanlar, ikincisinde şüphe duyanlar, bugün artık yapılmak istenen darbelere şüphe duymamalı. O kadar çok arka arkaya çıktı ve o kadar delil ortaya çıktı ki binlerce sayfa. Belli ki bu ülkede birileri ülkeyi korumak yerine darbe planlamaktan başka bir iş yapmıyorlar. Bunlar mutlaka bu topluma hesap vermeliler. Hukukun önünde hesap vermeliler. Bu hesap sorulmadığı takdirde bu ülkede geleceğimizi nasıl güvence altında hissedeceğiz.”

İHD BİNGÖL ŞUBESİ BAŞKANI NİHAT AKSOY:

“Yıllardır kimlerin bu ülkeyi kan gölüne çevirmeye çalıştığı bir kez daha ortaya çıkmıştır. Bu son iddialarda bunun daha kapsamlı ve ülkeyi daha çok yıpratacak bir plan olduğu ortadır. Toplumun büyük kesimini tedirgin edecek ve daha büyük infiallere yol açacak bu planları yapanlar bu ülkenin iyiliğini ve geleceğini düşünen insanlar olamazlar. Biz İnsan Hakları Derneği olarak bu planları ve bu planları yapanları kınıyoruz.”

Avni Polat Potporiler

Posted by on Oca-11-2010

Bingöl Video Reklam Alanı

İletişim için bingolvideo@gmail.com mail adresini kullanabilirsiniz

Yerelden Evrensele Karer…

Posted by on Ara-29-2009


klipler Yerelden Evrensele Karer… / www.KarerOnline.com

Bingöl Video Reklam Alanı

İletişim için bingolvideo@gmail.com mail adresini kullanabilirsiniz