Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz Ak Parti’nin başarısızlığını ortaya koydu..”Türkiye’de küçülme yaşanacak ama bir yapısal tahribata neden olmayacak” dedi
Yılmaz, TBMM Genel Kurulunda, bakanlığına bağlı kurumların 2010 yılı bütçesi üzerinde yaptığı konuşmada, 2002 sonrası dönemde, nereden bakılırsa bakılsın, Türkiye’nin ölçek değiştirdiğini belirtti. Yılmaz, Türkiye’nin, yalnızca sayısal anlamda değil, nitelik anlamında da farklı bir kategoriye geçtiğini ifade ederek, ‘Artık Türkiye, eski Türkiye değil, yepyeni bir Türkiye’ dedi.
Bu başarıdaki en önemli unsurlardan birinin, çok hızlı karar alabilen ve uygulayabilen tek başına bir hükümetin ülkeyi yönetmesi olduğunu belirten Yılmaz, AK Parti’nin çatışmacı değil, uzlaşmacı yaklaşım izlediğini, popülizmi değil orta ve uzun vadeli politikaları esas aldığını ifade etti.
Ekonomi politikalarını, demokrasi, hukuk, sosyal politika ve dış politikadan bağımsız düşünmediklerini belirten Yılmaz, başarılarının en önemli sırlarından birinin de bu olduğunu kaydetti.
Özellikle büyümede güçlü bir performans gösterdiklerini anlatan Yılmaz, DPT’nin de kurum olarak bunda önemli katkıları bulunduğunu dile getirdi. Acil Eylem Planında güçlü bir planlama yapıldığını ifade eden Yılmaz, ‘Kağıt üzerinde planlama yapmak önemli değil. Bunu herkes yapabilir. Önemli olan bu planları uygulama iradesini gösterebilmektir. Biz Acil Eylem Planını hayata geçirdik ve onun sonuçlarını da vatandaşımız yaşıyor. Alınan buzdolaplarının, otomobillerin sayısı, üniversite, konut sayısı ile vatandaşımız bunu yaşıyor. Yaşamasa biz burada iktidara devam ediyor olmazdık’ diye konuştu.
‘YAPISAL TAHRİBAT OLMAYACAK’
Ekonomik krizin etkisiyle Türkiye’de bir küçülme olacağını, bunun Orta Vadeli Programda da ilan edildiğini kaydeden Yılmaz, ancak bunun yapısal bir tahribata yol açmayacağına dikkati çekti.
Bankacılık sistemi batan ülkelerde, bankalara kamu bütçesinden destek verildiğini belirten Yılmaz, ancak bu desteğin bedelini, bu ülkelerin vatandaşlarının ödeyeceğini kaydetti.
Kriz sonrası dünyanın çok iyi algılaması ve Türkiye’nin buna göre konumlandırılması gerektiğini belirten Yılmaz, ‘Yeni bir dünya oluşuyor. Artık dünyanın iyi yönetilmediğini herkes görüyor. Dengesizliği görüyor. Dünya iyi idare edilmedi ve bugünkü noktaya geldi. Bundan sonraki süreçte, dünyanın yeniden şekillenmesinde biz de katkımızı sunmak durumundayız’ diye konuştu.
Yılmaz, küresel ısınma konusunun, geleceğe yönelik büyüme politikalarında çok dikkatli şekilde değerlendirilmesi gerektiğini, çevre, enerji ve sanayi politikalarının küresel ısınma sürecinde nasıl yeniden ayarlanabileceğinin düşünülmesi gerektiğini ifade etti.
AB’nin Lizbon Stratejisinin 2010 yılında sone ereceğini belirten Yılmaz, 2020 yılı ile ilgili tartışmaların yapıldığını söyledi. Türkiye’nin bu tartışmaları dikkatli bir şekilde izlemesi gerektiğini belirten Yılmaz, şöyle devam etti:
‘Bu tartışmalarda yenilik stratejileri ön plana çıktı. Yerel düzey çok fazla vurgulanıyor. Artık makro politika yeterli değil. Rekabetçi dünyada yenilik yapmak istiyorsanız yerel düzeye inmek durumundasınız. Bütün ülkedeki potansiyeli harekete geçirmek gerekiyor. AB bölgesel politikaların bu anlamdaki önemini ön plana çıkarıyor. Biz bu konuda aslında son yıllarda GAP ve Kalkınma Ajansı ile önemli atılımlar yaptık. Üniversitesi olmayan ilimiz kalmadı. Önümüzdeki dönemlerde Anadolu’nun potansiyelini hayata geçirebiliriz. Bunun gayreti içindeyiz.’
Kalkınma ajanslarından çok şey beklediklerini belirten Yılmaz, bunların, bölgelerin potansiyelini ortaya çıkaracağını söyledi.
GAP EYLEM PLANI
GAP Eylem Planı’na da değinen Yılmaz, projenin önemli ivme kazandığını anlattı. Yılmaz, 400 kilometre uzunluğunda ana kanallar inşa edildiğini belirten Yılmaz, bunun, GAP’ın sulama sisteminin omurgasını oluşturduğunu kaydetti.
Yılmaz, ayrıca, bunun yanında 16 sulama şebekesinin yapımının ihale edildiğini, 1 milyon 178 bin hektar alanda toplulaştırma ihalesi yapıldığını söyledi. Bakan Yılmaz, bölgede eski eserlerin onarıldığını, 4 ilin cazibe merkezi ilan edildiğini, Sosyal Destek Programının uygulandığını anlatan Yılmaz, ‘Biz, GAP’ı sadece fiziki altyapı olarak görmüyoruz. Sosyal boyutunu, ekonomik boyutunu çok önemsiyoruz. Bölgede, ülkemizde huzur ve güven ortamının da pekişmesiyle bu kamu yatırımlarını özel sektör yatırımlarıyla, kalkınma ajanslarıyla destekleyeceğiz. Bölgeyi çok farklı bir noktaya taşıyacağız’ diye konuşt
Özürlü bireylere, özel eğitim okulları ile özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde verilen destek eğitiminin bütçeden karşılanacak kısmı, katma değer vergisi hariç olmak üzere bireysel eğitim için aylık 311 TL, grup eğitimi için 89 TL olarak belirlendi.
Maliye Bakanlığı’nın 2010 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Uygulama Tebliği 1 Ocak’tan itibaren geçerli olmak üzere Resmi Gazete’de yayımlandı. Buna göre, 5580 sayılı kanun kapsamında açılan özel eğitim okulları ile özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde özürlü bireylere verilen destek eğitiminin bütçeden karşılanacak kısmı, katma değer vergisi hariç olmak üzere bireysel eğitim için aylık 311 TL, grup eğitimi için 89 TL olacak. Belirlenen tutarlar, Milli Eğitim Bakanlığı bütçesine bu amaçla konulan ödenekten, bu tutarları aşan kısmı ise ilgililer tarafından karşılanacak.