Kareronline.com

Yerelden Evrensele bir bakış…

Bingöl’de çeşitli temaslarda bulunan Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, AK Parti Teşkilat yönetici ve üyeleriyle bir araya gelerek, referandumun 1960 ihtilalı ile başlayan, vesayetçi denilen demokratik yapıdan eksik, farklı bir döneme Türkiye’yi getirecek son derece önemli bir hasise olduğunu belirterek, “Türkiye 13 Eylül sabahı farklı uyanacaktır” dedi.
Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Bingöl’e gelen Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın Bingöl’den başlattığı referandum mitingindeki başarılarından dolayı AK Parti Teşkilat üyelerini kutlamak üzere partililerle öğretmen evi bahçesinde bir araya gelerek referandum konusunda önemli açıklamalarda bulundu.

Anayasa değişikliği için 12 Eylül’de yapılacak Referandumun önemine değinen Yılmaz, “Referandum 1960 ihtilalı ile başlayan, vesayetçi dediğimiz demokratik yapıdan, eksik bir demokrasiden, farklı bir döneme Türkiye’yi getirecek son derece önemli bir hadisedir. Bu hadisede Bingöl başlangıç noktasını oluşturdu. Bütün Türkiye Bingöl mitingini hep birlikte izledi. Şuna inanıyorum ki Türkiye 13 Eylül sabahında farklı uyanacaktır. Allah muhafaza düşünün ki 12 Eylül günü sandıktan hayır çıktı. 13 Eylül sabahı uyandık, ne olacak? Türkiye değişimi istemiyor diyecekler. Türkiye’yi ileriye götürmek isteyenlerin cesareti kırılacak. Türkiye dünyada, bölgesinde güç sahibi, etki sahibi bir ülke olma yolunda olumsuz bir darbe yemiş olacak. Hâlbuki tersini düşünün, 12 Eylül günü oylarımızı verdikten sonra 13 Eylül sabahı uyandığımızda çok büyük çoğunlukla evet çıktığı düşünün. O zaman gerçekten Türkiye’de statükocuların, Türkiye’de bu milletin iradesinin yönetime yansımasından rahatsız olanların moralinin bozulduğu, cesaretinin kırıldığı; fakat Türkiye’nin gelişmesinden, değişmesinden, güçlenmesinden yana olanların ise çok daha cesaretli, çok daha moralli bir şekilde yoluna devam edecekleri bir gün olacaktır. Bu anayasa ile bu kanunlarla Türkiye’nin ilerlemesi mümkün değil. Artık geldik duvara dayandık. Türkiye 21. yüzyılda bölgesinde ve dünyada çok etkili bir güç olacaksa, halkının refahını arttıracaksa, insanlarının hakkına, hukukuna daha fazla riayet eden, onların hürriyetlerini, özgürlüklerini geliştiren bir ülke olacaksa, bu anayasa ile olmaz diyoruz. Bu anayasa 1980 yılında yapıldı. 30 sene önce 12 Eylülde askeri müdahaleden sonra yapıldı. O zamanı hepiniz hatırlayın, bir tane siyah beyaz televizyon kanalı vardı. O da devlet kanalıydı. Protokol konuşmaları yapılırdı, devlet neyi uygun görürse millete o anlatılırdı” dedi.

“Muhalefet vatandaşın kafasını karıştırıyor”

Referandum öncesi Muhalefet Partileri tarafından başlatılan ‘Hayır’ kampanyalarını eleştiren Bakan Yılmaz, elle tutulur hiçbir fikirleri olmamasına rağmen bunların etrafında dolanıp vatandaşın kafasını karıştıracak şeyler söylediklerini belirtti.

Yılmaz, “Bir şekilde niye bu AK Parti döneminde oldu dercesine bu işi AK Parti aleyhtarlığına dönüştürmeye çalışıyorlar. Bu tuzağa inşallah hiç birimiz düşmeyeceğiz. Bu noktada şunun altını çizmek istiyorum. Bakın onlar çok yanlış bir şeyi çok heyecanla savunup çaba sarf ediyorlar. Biz ise sizden çok doğru ve çok haklı olan bir şeyi savunmanızı istiyoruz. Bu konuda bütün teşkilat mensuplarımız kapı kapı dolaşarak referandum ile ilgili kafası karışık olanları aydınlatmalıdır” şeklinde konuştu.

Kahvaltılı toplantıya AK Parti Bingöl Milletvekili Kazım Ataoğlu, Bingöl Belediye Başkanı Serdar Atalay, AK Parti Bingöl İl Başkanı Cevdet Çalbay, ilçe ve belde belediye başkanları ile çok sayıda partili katıldı.

Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, Bingöl’ün Yedisu İlçesi Güzgülü Köyü’nde kurulan Cem Evi ve Kültür Merkezi’nin açılışını yaptı. Yılmaz, birlik ve beraberliğin önemine dikkat çekti.
Yedisu İlçesi Güzgüllü köyünde yapımı tamamlanan Cem Evi ve Kültür Merkezi törenle açıldı.

Açılış törenin; Devlet Bakanı Dr. Cevdet Yılmaz, Bingöl Valisi İrfan Balkanlıoğlu, Bingöl Milletvekili Kazım Ataoğlu, Adıyaman Milletvekili Şevket Köse, Bingöl Belediye Başkanı Serdar Atalay, Bingöl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gıyasettin Baydaş, AK Parti İl Başkanı Cevdet Çalbay, Yedisu Kaymakamı Mustafa Pala, Yedisu Belediye Başkanı Şerif Memioğlu, Yedisulular ve Güzgülü Köyü sakinler katıldı.

Programın açılış konuşmasını Cem Evi’nin yapılmasında büyük çaba harcayan Hasan Müldür yaptı. Müldür’ün akabinde konuşma yapan Cem Evi Dedesi Selçuk Sevin, Alevi veya Sünni diye bir dinin olmadığını vurguladı.

Alevilik üzerine yayınlar yapıldığını belirten Sevin: “İnancımızın temeli Allah, Muhammed ve Ali’dir. Bizler, Sayın Bakanımız Cevdet Yılmaz buradayken kendisine taleplerimizi iletelim. Biz, Anayasadaki haklarımızın verilmesini, zorunlu din derslerinin kaldırılmasını, Ehlibeyt dergâhlarının bütçeden pay almalarını, üniversitede Alevilik kürsüsünün açılmasını ve cem evlerinin ibadethane olarak kabul edilmesini istiyoruz” dedi.

“Bu köye ilk defa geldim ve emrinizdeyim”

Törende konuşan Bingöl Valisi İrfan Balkanlıoğlu ise, Yunus Emre ve Hacı Bektaşi Veli’den örnekler verdi.

Balkanlıoğlu: “Herkim olursa olsun, yakıcı ve yıkıcı olmamak suretiyle, inancını özgürce yaşamalıdır. Bu insanca yaşam için gereklidir. Bu güne kadar bazı düşünce ve inançlar, özgürce inançlarını yaşayamadılar maalesef. Türkiye, son yıllarda, bu konuda önemli adımlar attı. Ve demokratik temelde, herkes inancını özgürce yaşayabilecek. Her şeyin insan kaynaklı odluğunu, dünyada bulunan hiçbir şeyin gerçek sahiplerinin kim odluğunu, Yunus Emre ve Hacı Bektaş-i Veli açık bir şekilde ifade etmişlerdir. Yunus Emre derki; “Mal sahibi, mülk sahibi, Hani bunun ilk sahibi” diye sorar. Hacı Bektaşi Veli derki; Şeriatta; “Bu senindir, bu benimdir” Tarikatta; “Hem senindir, hem benim” Hakikatte ise; “Ne senindir, ne benimdir” der. İnsanlar bu temelde hareket ederse, dünyadaki her şeyi bir gün bırakıp gideceğini çok iyi bilirler. Bur da insanlar, köyleri için bir yapı inşa ettiler. Ben o hayırsever vatandaşlara teşekkür ediyorum. Ben bu köye ilk defa geldim ve emrinizdeyim” dedi.

“Bingöl’de bir ilk gerçekleştirilmiştir”

Cem Evi açılışının çok güzel birlik ve beraberlik manzarası olduğuna dikkat çeken Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz: “Bu manzara yapılan bu güzelliğe partiler üstü, siyaset üstü bakmanın çok güzel bir göstergesinin ifadesidir. Bu bakımdan gerçekten çok büyük mutluluk duyuyorum. Cem evinin açılışına katılmaktan şeref, onur duyuyorum. Bingöl’de bir ilk gerçekleşiyor. Bu açıdan da cem evi açılışını çok önemli görüyoruz. Tabi bir ilk derken yanlış anlaşılmasın. Bingöl’de Alevi kardeşlerimiz inançlarını, kültürlerini yüzyıllardır sürdürüyorlar. Değişik mekânlarda, belki adı konulmamış bir şekilde yapıyorlardı. Ama bu açılışla adını koyarak günümüzün şartlarında güzel bir adım atıldı. Özellikle liderlik ve öncülük yapanlara, katkıda bulananlara, maddi, manevi destek sağlayanlara teşekkür ediyorum. Az önce Alevi dedelerimizden biri çok güzel mesajlar verdi. Bence en önemlisi hepimizin altını çizdiği mesaj şudur. Bu anlamda Alevi Bektaşi kültürünün insana yaptığı vurgu, manevi değerlere yaptığı vurgu, sadece Alevi kardeşlerimizin değil aslında hepimizin ortak değerleridir. Tabii ki bu vurgular özelde onlarındır ama genelde hepimizindir. Bundan da nasibimizi almak durumundayız” dedi.

“Bingöl çok güzel bir geçmişe sahip”

Bingöl’ü güzel bir örnek olarak gösteren Devlet Bakanı Yılmaz: “Bu anlamda, bu günkü çağdaş dünya dediğimiz demokrasi, insan hakları, evrensel hukuk bütün bunları aslında medeniyetimize, atalarımıza baktığımızda görüyoruz. Bingöl’ü güzel bir örnek olarak alabiliriz. Bırakın Aleviliği-Sünniliği, değişik dinlerde, Kürt, Zaza çok farklı dillerde, etnik gruplarda insanları, Müslüman’ı, Hıristiyan’ı, değişik coğrafyaların insanları yüzyıllarca bir arada yaşayabilmişler. Bununla hepimizin iftihar etmesi lazımdır. Birbirleriyle ötekileştirilmeden, birbirlerine zulüm etmeden, birbirlerine önyargılarla bakmadan, bir arada yaşayabilmişler, komşu, kirve olmuşlar, evlenmişler, iş kurmuşlar hep birlikte bu hayatı paylaşmışlar. Bunlarla gerçekten iftihar ediyoruz. Bingöl, bu anlamda Türkiye’ye örnek olabilecek bir ilimiz. Çok güzel geçmişe sahip olan bir ilimiz. Geçmişte yapılan yanlışları hep birlikte kınayarak bunları söylüyorum. Gerçekten güzel insanlarımız var, güzel anlayışımız ve tarihimiz var. Bunun üzerine de geleceği çok rahat inşa edebiliriz. Medeniyetimizi, maneviyatımızı bugünkü insanlığın evrensel hukuki değerleriyle de birleştirdiğimizde çözemeyeceğimiz hiçbir sorun yoktur. Alevi dedelerimiz birkaç konuya değindiği için son dönemlerde Alevi açılımı olarak kamuoyunda bilinen çalışmalarla ilgili birkaç şey söylemek istiyorum. Bu ve çok değişik konularda olduğu gibi demokratikleşme dediğimizde Kürt konusu da gündeme geliyor. Gayrimüslimlerin sıkıntısı da gündeme geliyor. Yoksul kesimlerin, dışlanmış kesimlerin, işsizlik sıkıntısı yaşayan vatandaşların sıkıntıları gündeme geliyor. Bu kapsamda önemli çalışmalar yaptık. Birçok çalıştaylar düzenledik. Bilim adamlarıyla, siyasetçilerle, kanaat önderleriyle, çok değişik yetkililerle çalışmalar yapıldı. Buralardan gerçekten ortaya güzel fikirler çıktı. Ama bu fikirlerin altını daha fazla doldurmak gerekiyor. Alevi vatandaşlardan farklı fikirler var, hepsi aynı fikirde kalmıyorlar. Bunların bir noktada buluşması ve devletin de bunları dikkate alarak gerekli düzenlemeleri yapması yolunda bir süreç başlamış durumda. Zannediyorum bu süreç akılla, bilimle, sabırla, metanetle sonuca ulaşacaktır. Hacı Bektaş-ı Veli’nin dediği gibi ‘Murada ermek sabırla olur, acelecilikle değil, telaşla değil’ ama insanın özgür bir şekilde konuşmasıyla tartışmasıyla değişik fikirlerin bir araya gelmesiyle bunun şeffaf şekilde olmasıyla olur. Bir takım işler gizli kapaklı olursa önyargılar büyür. Ne kadar şeffaflık olursa, ne kadar insanlar birbirlerini tanırsa o kadar önyargıların önüne geçilir” ifadelerini kullandı.

“Alevilik enstitüsü kuracak”

Bingöl Üniversitesi’nin Alevilik Enstitüsü kurmak için çalışmalar yaptığını hatırlatan Bakan Yılmaz: “Alevi dedelerimizden biri Bingöl Üniversitesi’nde Alevilik Enstitüsünün açılmasını istedi. Bu konuda araştırma yapılmasını isteyerek durumu rektöre ilettik. Böyle bir başvuru yaptıklarını öğrendik. Bu konuda da rektörümüzü tebrik ediyoruz. Gerekli yerlere başvurular yapıldı. Biz burada Bingöllüler olarak hep birlikte birbirimize sahip çıkacağız. Çünkü biz hep biriz. Ortaklıklarımız, farklılıklarımızdan çok daha fazla. Farklılıklarımızı da zenginlik olarak görüp birbirimize kenetleneceğiz” şeklinde konuştu.

Program, Güzgüllü Cem Evi ve Kültür Merkezi açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından yapılan ikram ve sema gösterileriyle son buldu.

Polisevi’nde basın mensuplarıyla bir araya gelen Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, Bingöl Havaalanı’nın ihalesinin yapıldığını hatırlatarak, “2011’de havaalanımız tamamlanmış olacak. Biraz daha kalitesini arttırmak istiyoruz bunun içinde özellikle pistin genişliğini arttırmak istiyoruz, daha fazla tip uçak inişi ve kalkışı olabilmesi için” dedi. Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, Cumartesi günü saat 18.30’da Polisevi’nde basın mensuplarıyla bir araya gelerek, değerlendirme toplantısı düzenledi. Toplantıya Vali İrfan Balkanlıoğlu, AK Parti Bingöl Milletvekilleri Yusuf Coşkun ve Kazım Ataoğlu, Belediye Başkanı Serdar Atalay katıldı. Bingöl’ün sorunlarının konuşulduğu yemekte Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, Havaalanı, Organize Sanayi Bölgesi ve yaşanan son depremle ilgili sorulara cevap verdi. Bingöl Havaalanı’nın ihalesinin yapıldığını hatırlatan Bakan Yılmaz, “Havaalanı 2011 programına göre bitmesi gerekiyor. Yinede elimizden geldiğince 2010 yılında tamamlamaya çalışacağız. Teknik sıkıntılar, işin gidişatı teknik işlerde hiç umulmadık aksiliklerin olması süreci uzatabiliyor. Fakat en geç 2011’de havaalanımız tamamlanmış olacak. Biraz daha kalitesini arttırmak istiyoruz bunun içinde özellikle pistin genişliğini arttırmak istiyoruz, daha fazla tip uçak inişi ve kalkışı olabilmesi için. Orda bir sıkıntımız kalmadı çok şükür. Bildiğiniz üzere havaalanının ihalesi oldu, şimdi artık firması belli ismi belli. Gelecekler ve işlerini yapacaklar, firma ile açılış türünden bir şeylerde yapmayı düşündük fakat sonradan ortaya somut bir şeyler çıksın ondan sonra arkadaşlarla birlikte hep beraber gideriz inşallah oradaki ilerlemeleri somut olarak görürüz diye düşündük. Havaalanı inşaatı açısından bir sıkıntımız kalmadı. İlave yapılması gereken ihaleler vardı üst yapı ile ilgili olarak onlarda bu dönem yapılacak” dedi. ELBİRLİĞİ İLE ÜRETİM KÜLTÜRÜNÜ GELİŞTİRMEMİZ LAZIMBingöl Organize Sanayi Bölgesi (OSB) ile ilgili bir soru üzerine Bakan Yılmaz, “Organize Sanayi Bölgesi’nde Valiliğimizle çok güzel bir çalışma yürüttük. Orda ilk aşamada kimse olmadığı için gelenlere başımızın gözümüzün üstü deyip yer tahsis ettik ama şu şartı da koyduk bunu kullanamayacaklarda geçici tahsisat yaptık iş yapamayacaklardan alıp iş yapabileceklere vereceğiz. Bazı araziler üstünde kurulu tesisler var biz daha fazla tesis kurmak için imkân sağlamaya çalışacağız. Organize sanayinin genişlemesi de önemli, organize sanayinin yavaş yavaş büyümesi de mümkün. Organize sanayi tam bir başarı hikâyesi oldu. İlk halini görenler bilir her tarafı kırılmış dökülmüş, elektriği suyu olmayan, hırsızların malzemesini çaldığı dağ başı bir yerdi. İşte o dönemde 500 milyar destek verdik. Bu dönemde yılsonuna doğru 1 Trilyon para gönderdik. İnşallah onunla bir takım ihtiyaçlar giderilecek. Bizler orda ki tesislerin somut olarak çalıştığını, istihdam oluşturduğunu gördüğümüzde çok daha farklı bakacağız oraya ilk defa Bingöl de bu kadar büyük ölçekli bir üretim merkezi oluşuyor. Bizlerin elbirliği ile üretim kültürünü geliştirmemiz lazım. İnsanlarımızın artık üreterek yaşama kültürüne geçmesi gerekmektedir. Bingöl insanı aslında çok girişimci bir insandır dışa çok açık Almanya’sından, İstanbul’undan, İzmir’inden. Her taraftan bağlantıları olan bir toplumuz. Yeter ki moralimizi bozmadan gereksiz kavgalara tutuşmadan gereksiz çatışmalarla vaktimizi kaybetmeden gerçek gündemimize odaklanalım gerçek gündemimiz aslında aş, iş, istihdam üretimdir. Bunlar olmadan hiçbir şey olmuyor. Genç ile Bingöl’ün bağlantısı açısından da güzel bir yer orası. Bir süre sonra çok güzel bir üretim merkezi olacak, TOKİ de orda konut yapıyor, meslek yüksek okulumuzda Genç’te açılacak o açıdan çok önemli bir bölge haline gelecek olan bir yerdir” diye konuştu. BİNGÖL’DE ARTIK DEPREM BİLİNCİ OLUŞMUŞ DURUMDABingöl’de yaşanan 2003 depremi sonrası yapılan yapıların sağlamlığına dikkat çeken Bakan Yılmaz, “Bingöl de yaşanan 2003 depreminin ardından hem kamu kuruluşları hem de vatandaşlar yapı konusunda oldukça hassas 2003 ten sonra yapılan yapılar çok sağlam yapıldı. Bingöl geçmişten beri doğal afetlere maruz kaldı, özellikle deprem konusunda. Fakat afetin iki boyutu var bir tabiat olayı olarak afet var, bir de insanın yapıp ettiklerinden dolayı gerçekleşen zarar ziyan söz konusu, o açıdan olayı 3’e ayırıyor afet uzmanları, afet öncesi afet esnası birde afet sonrası. Şimdi esas olan tıpkı sağlıktaki gibi afet öncesinden tedbir almak yani burada kamuya da vatandaşa da görev düşüyor. Kamu, kendi binalarını düzenlemelerini ona göre yapacak. Vatandaş ta kendisine ev yaptığı zaman yapı yaptığı zaman nasıl bir bölgede yaşadığının bilincinde yapacak. 2003 depreminden sonra Bingöllü hemşerilerimiz sağ olsunlar artık buna çok dikkat ediyorlar. Bingöl’de artık bu bilinç oluşmuş durumda. Fakat onun öncesinde bu kadar dikkat edilmiyordu. İl müdürlüğümüz zaman zaman şaka olsun diye değil gerçek tatbikatlar yapması lazım. Bu tür durumlarda organizasyonlar çok önemli yani afet esnasında geliyorum. Afet öncesinde bu tür tedbirleri almak gerekiyor. Birde afet esnasında afetin olduğu an. Burada da şoka giriyor insan, ölmese yaralanmasa bile farklı bir psikolojik hava oluşuyor. İşte o anda nasıl idare ettiğiniz çok önemli çünkü zamanla yarışıyorsunuz 2 dakika erken ulaşabileceğiniz bir yaralıyı kurtarabiliyorsunuz. 2 dakika geç kalırsanız o hayatı kaybedeceksiniz. O derece önemli bir durum. Burada da il afet acil durum yönetimi başkanlığını ve bizim akut’u tebrik ediyorum. İkisi de ilk yetişen kurumlar oldular Elazığ’a. Tabi burada yönetimi çok iyi organize edebilmek lazım afet esnasında. Çünkü insanlar adeta çocuklaşıyorlar. Bunu geçmişte de yaşadık, bir yanda açıkta kalıyorlar bir yanda ev yok bark yok, yakınlarını kaybetmiş olabiliyor ya da yaralı yakını olabiliyor. Bir kargaşa oluyor o anda. İşte o kargaşayı serinkanlı bir şekilde idare etmek çok önemli” şeklinde konuştu.


Bakan Yılmaz

Kadir | MySpace Video