Kareronline.com

Yerelden Evrensele bir bakış…

Bingöl’de Bocce Oyun Heyecanı

Posted by on Mar-23-2010

Türkiye’de 1992’de oynanmaya başlanan Bocce, Bingöl’de de oynanmaya başlandı. Bocce eğitiminin ardından ilk sınav Ankara’da verilecek.
009–2010 Eğitim-Öğretim döneminin başlamasıyla birlikte Bocce sporu ilk olarak İMKB Ekinyolu İlköğretim okulunda başladı. Bocce dalında Dünya 3’ncülüğü, Akdeniz oyunlarında 2’ncilik derecesi bulunan Milli Sporcu Beden Eğitimi öğretmeni Rukiye Yüksel tarafından öğrencilere verilen Bocce sporu eğitimi, öğrenciler büyük ilgi gösterdi. Okul Müdürü Nizamettin Bukan tarafından dikkatle takip edilen Bocce eğitimleri sonunda İMKB Ekinyolu İlköğretim Okulu öğrencilerinin ilk hedefi 2–4 Nisan 2010 tarihleri arasında Ankara’da yapılacak olan Türkiye Bocce 2. lig 1. etap müsabakalarında başarıya ulaşmak.

İMKB Ekinyolu Bocce takımı, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün desteğini alarak Ankara’daki ilk yarışmalarında ter dökecek.

Bocce nedir?Bocce daha çok İtalya’nın oynadığı ama Mezopotamya kökenli bir spordur. Ülkemizde ilk kez 1992 yılında oynanmaya başlamıştır. Bocce sporu raffa, volo ve petank olmak üzere kendi içinde 3 sisteme ayrılmaktadır.Raffa: 26 metre uzunluğunda 4 metre genişliğinde ülkemizde halı üzerinde oynanmaktadır. En az 15 en fazla 26 metre uzaklıktaki mesafeye pallino ismi verilen hedef top konularak, 920 gr ağırlığındaki toplarla pallinoya yaklaşma atışları yapılır ve yakın olan rakip top ise vurularak hedef topun çevresinden uzaklaştırılır. Atışlar bitince pallinoya en yakın olan top kiminse o sayı alır.

Petank: Raffa sistemindeki gibi hedef topa yaklaşma atışları ve hedef topa yakın olan rakip topu uzaklaştırarak sayı almaktır. Raffa sisteminden farkı halı üzerinde değil kum üzerinde oynanmasıdır.Volo: Belirli uzaklıklara yerleştirilmiş topları 5 dakika boyunca koşarak vurmaya çalışmaktır.

İHD Diyarbakır Şubesi’nin düzenlediği ödül töreninde konuşan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, “Bingöl Solhan’da Yeşil’den kılpayı kurtulduk” dedi.

İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şubesi tarafından düzenlenen “İnsan Hakları Ödülü” törenine Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, kapatılan DTP’nin siyasi yasaklı milletvekili Aysel Tuğluk, İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, DTK Eşbaşkanı Yüksel Genç’in de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi katıldı.

“YEŞİL AZ DAHA BİZİDE GÖTÜRÜYORDU”
Törende daha önce şube başkanlığı da yapmış olan Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, ilginç açıklamalarda bulundu. Ödülü alan Rıdvan Kızgın’ın, birçok insan hakkı ihlalini cesurca ortaya çıkardığını belirten Baydemir: “1993′lerde Şırnak’ta İHD Şubesi açmak ne anlama geliyorsa, 2000′li yıllarda Bingöl’de İHD Şubesi açmak da o anlama geliyordu. Rıdvan ağabey ile birlikte Solhan’da birkaç kere kıl payı kurtardık kendimizi. Yeşil denen adamdan bir kaç kez kılpayı kurtulduk. Az daha bizi de götürüyorlardı. Bir kaç kez de karakola çektiler. Bunun canlı tanıkları da şu an aramızdalar” dedi.
İnsan hakları mücadelesinde verilen çaba ve uğraşın asla boşa gitmediğini söyleyen Baydemir: “Miskali zerre kadar boşa gitmiş değildir. Bütün bu bedeller bir hafıza oluşturdu, bir bellek oluşturdu. Ve inancım odur ki bu bellek, bu çaba mutlaka insan hakları kültürünü bu ülkede de yaşamsal kılacaktır” şeklinde konuştu.

“KEFENİ SİZ YIRTACAKSINIZ”
Baydemir, Türkiye tarihinin en büyük legal sivil siyaset darbesinin yapıldığını, 12 Eylül darbesinde bile bu kadar sivil, üst düzey Kürt siyasetçisinin gözaltına alınıp cezaevine konulmadığını ileri sürerek, “Bir yılda 4 bin 500 gözaltı, 2 binlere varan tutuklu. Bildiğim kadarıyla Türkiye Cumhuriyeti tarihinde hiçbir zaman çocuk yaşta bu kadar insan tutuklanıp gözaltına konmamıştır. Yargı hiç bu kadar politize olmamıştı. Ve dünya bu kadar sessiz olmamıştı. Türkiye’nin Batı yakası bu kadar sessiz olmamıştı. Dolayısıyla bu sessizliği, bu kefeni yırtacak olan yine sizlersiniz. Yine insan hakları savunucularıdır. Yine bizleriz” ifadelerini kullandı.

Baydemir konuşmasının ardından Kızgın’a İnsan Hakları Ödülü’nü verdi. Baydemir’in eşi Reyhan Yalçındağ da, Kızgın’ın ve Baydemir’in yıllar önce birlikte çalıştıkları bir dönemde çekilmiş ve çerçevelenmiş büyük bir fotoğrafını hediye etti.

BAYDEMİR’DEN ÇOK ŞEY ÖGRENDİM
İnsan Hakları Ödülü’nü Büyükşehir Belediye Başkanı’nın ellerinden alan Rıdvan Kızgın, ödülü almaktan büyük bir mutluluk duyduğunu, ancak Diyarbakır Şube Başkanı Muharrem Erbey’in ve çocukların tutuklu bulunmasından dolayı buruk bir mutluluk yaşadığını söyledi. Kızgın, uzun yıllar beraber çalıştığı Baydemir’den kendisinden 20 yaş küçük olmasına rağmen çok şey öğrendiğini ifade ederek, “Şartlar ne olursa olsun insan hakları mücadelesi içindeki mücadelem sürecek. Çünkü bu mücadele onurlu olma, insan olma mücadelesidir. Umarım tüm arkadaşlarımız özgürlüklerine kavuşur, ülkemize, bölgemize tüm renklerimizle yaşayacağımız günlerde bir arda oluruz” diye konuştu.